“Bende senin kalbinin haritası var. Ben orada asla kaybolmam.”
Krallıkların savaşı sona erdi lakin Sara ve Hazar’ın savaşı daha yeni başlıyor...
Sara ondan ustalıkla gizlenen sırları art arda öğrenmenin şaşkınlığını yaşarken kendini bir kâbusun içinde bulacak, Hazar ise tüm bunların ortasında hiç olmadığı kadar acı dolu bir çaresizliğe hapsolacaktı... Hissettiği tüm güzel hisler yerini kahra ve hüzne bırakırken Sara, tutunduğu her dalın çatırdadığını izleyecek, umutsuzluğu tadacaktı. Peki, tüm aşk masalları mutlu sonla bitmez miydi?
İlk kitabıyla bizi yüzlerce yıl öncesine götüren ve krallıkların kapılarını açan Kalp Muhafızı serisi ikinci kitabıyla devam ediyor!
"Bana göre herkes içinde kendi krallığını taşır ve sen benim şahsi krallığımı yerle bir ettin."
15 Şubat 1996 tarihinde dünyaya gelen Beyza Alkoç bir İngilizce Mütercim Tercümanlık öğrencisidir. Küçük yaşlardan beri romanlar, senaryolar ve tiyatro oyunları yazan Beyza Alkoç'un ilk kitabı 2015 yılında yayınlanmıştır.
3⁵/5 Yazarın ilk kitapları çok güzelken ikinci kitapları o kadar da iyi olmuyor. Bu kitapta Hazar`ın bir şeyleri daha erken söylemesini beklerdim. Çünkü ihanet etti sandık nerdeyse kitabın son 100 sayfasına kadar. Ben biraz daha aşklarını okuyabilmek isterdim. Aynı zamanda savaşın bir bölüm değil de iki üç bölüm sürüp heyecanlandırmasını beklerdim ama pek öyle olmadı üstünden kısaca geçilmiş gibiydi. Yine de kitap çok sürükleyiciydi. Okulum olmasa 3 değil 2 günde bitirirdim. Fikirlerim bu kadar yine de Beyza`nın kitaplarını okumayı seviyorum.
çoğu kişinin aksine ikinci kitabı daha çok beğendim. burdaki olayları okumak daha çok keyiflendirdi beni, daha çok sürüklendim. hazar ve sara ikilisi çok güzeldi🖤 neredeyse fantastik denilemeyecek kadar hafif olan çerezlik bir kitap okumak istiyorsanız tavsiyemdirrr
This book could be better. I feel like everything happend so fast and so slow at the same time. I wasn’t satisfied with the character Aref. Because was he bad or good? It all ended at some point. The same with Sara’s brother, he was the villain and he hated her, but why? What made him hate her so much? He has a powerful kingdom but lost so easily?
I just expected more from this book, there was also almost no slow burn because Sara was always in her room. The only thing that was well written was the ending.
This entire review has been hidden because of spoilers.
serinin ikinci kitabı ve biraz serinin beni hayak kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim aslında beğendim fakat çok fazla beklentimi karşılamadı bu yüzden biraz puan kırdım kitabın sonunu baya baya direk tahmin ediyordum zaten olaylar çok hızlı gelişti aklımda çok fazla soru işareti bıraktı yazım dili basit ve mantıksızdı bu yüzden basit buldum beğendim kurguyu fakat beklentimi karşılamadı bunu söyleyebilirim✨
Gerçekten harika bir kitaptı. İlk kitapta ihanetine uğradığımız hazarın da ihanetine uğramamışız ve beni en çok sevindiren şey bu oldu. Çok sardı ve tek günde bitirdim. Olaylar cok güzeldi ve hayatta aklıma gelmeyecek seyler beni sasırttı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
İkinci kitabı ilkinden çok daha fazla beğendim. Beni hitap eden bir türdendi. Aksiyon, aşk, nefret ve gerçeklerle dolu bir kitaptı. İlkinden daha fazla aksiyon ve yaşanmışlık içeriyordu. Mutlu son da benim için bir artıydı.
2,5 güzeldi okutuyordu Kendini ama hiç beklentimi karşılamadı fantastik kitap diyince böyle bir şey beklememistim yani eh birinci kitap en azından dhaa iyiydii
Sanırım çoğu kişinin aksine ben bu kitabı 1. kitaptan daha çok beğendim. İnanın bana, eğer kitabı Hazar'dan nefret etmeyerek, sadece Sara'nın bakış açısına dayanarak bütün karakterlere karşı ön yargı beslemeyerek ve Hazar'ı anlamaya çalışarak okursanız çok daha keyifli ve güzel bir deneyim oluyor. Yani, bu kitap kesinlikle fantastik olarak değerlendirilebilecek herhangi bir özelliğe sahip değil aslında fakat zaten ben bu seriyi de, 1. kitabı da Throne of Glass serisindeki gibi büyüler, savaşlar, kan, yaratıklar, cadılar, ejderhalar, ohoo... Böyle fantastik ögeler barındırmasını bekleyerek okumadım. Bu kitabı fantastik olup olmamasına göre değil de tek başına değerlendirirseniz gayet güzel olduğunu düşünüyorum, ben gayet beğendim.
Sara ondan ustalıkla gizlenen sırları art arda öğrenmenin şaşkınlığını yaşarken kendini bir kâbusun içinde bulacak, Hazar ise tüm bunların ortasında hiç olmadığı kadar acı dolu bir çaresizliğe hapsolacaktı... Hissettiği tüm güzel hisler yerini kahra ve hüzne bırakırken Sara, tutunduğu her dalın çatırdadığını izleyecek, umutsuzluğu tadacaktır...
Birinci kitaptan her ne kadar çok etkilensem de ikinci kitap beklentimin çoğunu karşılamadı maalesef. Şahsen ben kurgunun yeterince iyi kullanılmadığını düşünüyorum. Ayrıca hayatı boyunca sarayda yaşayan bir Prensesin bir anda normal sıradan bir insan gibi yaşaması gerçekten sinirimi bozdu ve gerçekle bağını kopardı. Ama onun dışında kurgunun dili ve anlatımı bakımından yeterliydi. Kitabın sonu da bu aşk hikayesi için çok güzel bitti o yüzden mutluyum. Hep kalbimde kalıcaksınız Sara ve Hazar. Sizleri şimdiden özlüyorum...