Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar kitabıyla 2023 Fakir Baykurt Öykü Ödülü’ne layık görülen Polat Özlüoğlu’nun beşinci öykü toplamı: Sahi Adım Neydi.
Terk edişler, bitmeyen özlemler, dipdiri yalnızlıklar, ölümlü aşklar… Beklediği uğruna saçlarına kıyanların, balkonları kurtuluş bilenlerin, kayıp defteri tutan otellerde yitenlerin, trenlerle uçsuz bozkırlara sürülmüşlerin “yaşamasız” hikâyeleri. Polat Özlüoğlu, acıyla baş edemeyen, herkesçe itilip kakılan, sorunlu erkekliğin zulmüyle bir başına kalmış kadınları ve ötede tutulan cinsel kimlikleri merkeze alıyor öykülerinde. Kalemine eşlik eden şiirler ve şarkılar, okuyanların çoğunun adını sığdıracağı; yakın tarihle, iyileşmek bilmeyen yaralarla örülü, nostaljik bir salıncak kuruyor. Hiç yara almadan aynadan geçememişlerin sallandığı bir salıncak.
“O geceden sonra bir daha gündüz olmadı. Bir daha kimse eve hoş gelmedi. Bir daha güneş düşmedi üstüme. Şehirdeki bütün suratlar lekelendi, kirlendi. Yüzlerine baktıkça bulandı içim. Nasıl sığamadıysak şu siyah beyaz dünyaya, anlamadım. Kıyafetlerini sakladım. Arada çıkarıp sarıldım, kokladım. Bavulunu atmadım. Ayakkabılarını kapının önüne bırakmadım. Alıp götürsün istemedim kimse. Dursun, belki gelir giyer, dedim bir gece.”
Benim için Polat Özlüoğlu öykücülüğü diye bir şey var, bu durumu anladım kabul ettim ve yoluma devam ediyorum:) çünkü satırlarında ve duygularında bana ait bir şeyler var.. Hem gerçek, hem yürek yakan, hem de çok cesur. Tertemiz bir Türkçe, edebiyatla içiçe olduğunu hissettiren bir anlatım. Ve tabii ki o öyküler.. Annem kovboylar ve sarhoş atlar 2023 yılında Fakir Baykurt öykü Ödülü’ne layık görülmüştü.. Israrla, ısrarla ve ısrarla okumanızı öneririm onu da. Sahi adım neydi ; ayrılıkların, yalnızlıkların ,terk edilmişliklerin ,ölümün ve aşkın kitabı.. Yazarın imzası her öykü de kendini belli ediyor. Yine kendi tarzıyla anlatmış, yine travmalar ve acılar var ama kendini acındırmıyor, zaten insan olan yerlerimize otomatikmen dokunuyor. Bu kitaptaki aşkı yaşayan insanların birçoğunun ortak noktası ötekileştirilmiş olmaları. İşte bu beni can evimden vurdu. Yani daha çok sevdim yazarla tanışmanızı yürekten isterim. iyi ki Polat beyle aynı dönemde yaşıyorum ve iyi ki yolumuz kesişmiş diye hissederim her okuduğumda kalemine sağlık.
Yazarımız 2023 yılı Fakir Baykurt ve Haldun Taner Öykü Ödülü sahibi.
“Sahi Adım Neydi” öteki olmak, yalnızlık, ölüm, yas, kaybediş, ayrılık, dışlanma, özlem, sıkışmışlık ve aşkın kitabı. Tam da gözümüzün önüne, toplumun görmezden geldiği, yok saydığı kişileri duyguları ve dertleriyle koyarak onları görmemizi ve duymamızı sağlıyor; acılarına, travmalarına ışık tutarken de karakterlerine umulmadık sonlar çiziyor. Öykülerin ortak noktası olarak karakterlerin yalnızlıkları ve kırık kalpleri diyebiliriz.
Öykülerimiz, genel geçer cinsiyet rollerine, toplumsal düzene, aile dayatması ve baskılarına karşı çıkan cesur, duru ve akıcı bir dille yazılmış. Öyle güzel betimlemeleri var ki yazılanlar adeta bir film izler gibi gözünüzde canlanıyorlar.
Kitabın sonunda yazarımızın öykülerini yazarken dinlediği şarkılardan oluşan mini bir şarkı listesi de var. Ayrıca Sevgili Özlüoğlu kitabında sevdiği şairleri unutmamış ve onların dizelerine de yer vermiş. Bu şiirler içinde okumaktan zevk aldığım Birhan Keskin’in Kargo’su oldu.
Bu kitapta en sevdiğim öykü “Evde Bekleyen Biri”. Sizin en sevdiğiniz Polat Özlüoğlu öyküsü hangisi?
İyi ki tanıştım dediğim yazar, en kısa zamanda tüm külliyatına başlamam gerekiyor. Müthiş bir gözlem, betimleme ve kurgu yeteneği, inanamıyorum, bayıldım!
İlk öykü ile çok rahatsız bir başlangıç yaptım derken, devam eden öykülerde de aynı duyguyu paylaştım. Bir erkeğin bir kadının ağzından kadın bedenini, bedeni üzerinden geçen duyguları anlatmasını sevmiyorum. Neredeyse bütün hikayeler kadın ağzından anlatılıyor. Ama bunların dışında en büyük sıkıntı kesinlikle virgül eksikliği cümlereler tek satır olduğu için okumak çok zorlaşıyor. Tüm bunlara rağmen “ötekileri” anlattığı için (iyi olmasa da) ve güzel yerlerde güzel sözler söylediği için en önemlisi de “ablam aşktan ölmüş” ve “tavuk hanım” öyküleri için puanımı yükselttim. Yazardan okuduğum ilk kitaptı, ilk kitapta küslük olmaz.
"Şimdi işte böyle tuhaf biri oldum. Noktalı virgüllü bir hayatı yaşıyorum artık. Kara kuru bir kadınım. Yaşadığımız enteresan, küçük bir öykü imiş meğer. Senin kocaman hayatında bir virgül, bir es, on beş yıllık bir durakmışım. Gelip geçen bir şeymiş olanlar. Miyadı dolmuş. Bozulup kesilmiş bir kese süt gibiyim. Parçalandım. Her bir parçamı çekmeceler, dolaplara,kapı arkalarına, koltuk altlarına istifledim. Şimdi bulamıyorum. Hani adını hiç unutmayacağını sandığın ama unuttuğum biri gibi. Artık geride kalmış, isimsiz, eski bir ev arkadaşı. Sahi adım neydi?"
Sahi Adım Neydi karanlık ama tuhaf bir şekilde kasvet vermeyen bir kitaptı. İnsanı içinde yarım kalan acılarla yüzleşmesi için kaşırken bir yandan da çaktırmadan iyi olacaksın diyor. Değişik duygular içindeyim...