Anadolu’dan büyük kentlere, özellikle de İstanbul’a yönelen büyük göçün kendini iyiden iyiye gösterdiği yıllarda, 1956'da Akşam gazetesinde, “Çok Çocuklu Aileler Arasında” başlıklı bir röportaj dizisi hazırlar. Üç büyük edebiyatçı Orhan Kemal, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile dönemin iki tanınmış gazetecisi İsmet Yenisey ve Remzi Tozanoğlu’nun İstanbul’da toplam yirmi beş aileyle yaptığı bu röportaj dizisi, kitap olarak ilk kez okur önüne çıkıyor.
1950'de Samsun Çarşamba'da doğdu. 1960'lardaki lise öğrenimi sırasında yazı, resim, hikâye ve tiyatro çalışmaları yaptı. 1970'ten sonra İstanbul'da sinema alanında yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1977'den başlayarak karikatür üzerine yazmaya başladı. Bu alandaki ilk çalışması, dört dönemi değerlendiren üç ciltlik Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü / 1867-1923 (Adam Yay., 1986-1991) oldu. II. Meşrutiyet döneminde yayımlanmış anonim karikatür kartpostalları üzerine bir inceleme-albüm olan İbret Albümü - 1908'i (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yay. 1991) yayımladı. 1993'te İris Yayıncılık ve Filmcilik'i kurdu ve dört aylık mizah kültürü dergisi Güldiken'i yayımlamaya başladı. Hayal'de (1995) hikâyelerini, Karikatür Üzerine Yazılar'da eleştirilerini topladı. Araştırmasını yapıp senaryosunu yazdığı Türk Canlandırma Sineması / 1931-1995 (İris Yay. ve Filmcilik 1995) video tekniğiyle (Erdoğan Kar'la birlikte) çekti. 1997'de mizah kültürü üzerine beşi çeviri, üçü telif olmak üzere sekiz kitap yayımladı. Aziz Nesin'in Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı (Adam Yay., 2001) adlı antolojisini yeni eklerle geliştirip güncelleyerek ikinci basıma hazırladı.
bir kere kor kitap’ı kutluyorum bu söyleşileri gün yüzüne çıkardığı için. 1956’da akşam gazetesinde “çok çocuklu aileler arasında” başlığıyla yayımlanan ünlü yazarların gazetecilerin yaptığı röportajlar bunlar. fakir fukara, yoksul diyemiyorlar çünkü başlarındaki hükümet yasaklamış. fakir yok. yassah. şu seçim vs bitsin sanırım bu kitaba bir video çekerim çünkü anlatmak istediklerim var ama türkiye cumhuriyeti’nin 50’lere gelindiğinde belki de özellikle o yıllarda nasıl bir sosyal devlet olamayışı, tutulmayan 6 çocuk üstüne yardım sözü, emekliliğin sigortalılığın hayal olduğu, 10 kişinin tek göz odada yaşadığı bir dönem hayal edin. gerçi hayale gerek yok, hâlâ var. utanıp konuşmak istemeyenler, sağlığı bozulmuşlar, çocuklar ah hep o çocuklar, çocuk işçiler, allah rızkını verir’ler önümüzden geçip gidiyorlar. bu ülke kulluktan sosyal hak aramaya geçebildiyse bile 100 yılda gerçekten mucize gibi. çünkü 1956’da daha hakkın hukukun emaresi yok. kitap bize röportajın ne olduğunu da anımsatıyor. röportaj ayşe arman’ın yaptığı değil, bu çünkü. ve orhan kemal, oktay rifat’ların melih cevdet’lerin arasında yıldız gibi parlıyor, diğerleri kusura kalmasın. en alt tabakadaki halkla onların diliyle konuşabilip üstten bakmadan, ders vermeden eyvallah diyip çıkıyor. kitabın başındaki önsözlere tarih atılsaymış iyi olurmuş, ben anlamadım mesela bu kitap ilk kez ne zaman yayınlandı, ayşe buğra hangi yıllardan bahsediyor. ve maalesef kitapta inanılmaz tashih var. hiç mi bakılmamış dediğim sayfalar oldu. yani sanırım orijinalliğine dokunmadık denmiyordur çünkü anlamayı güçleştiren yazım hataları var. yine de nefis bir belge, sosyolojik, ekonomik hatta tıbbi olarak okumak mümkün. hepsini anlatıcam :))
56 yılının İstanbul'undan çok çocuklu yoksul aile fragmanları. Vaktiyle Akşam gazetesi için hazırlanan bir seri olduğundan metin uzunlukları aile portrelerinin yeterince serimlenmesine imkan vermemiş, hikayeler fazla uzatılamamış, birkaç kare fotoğraf olarak kalmış. Yine de çok kıymetli çalışma.