Siyasi nedenlerle Çocuk Şube’ye yollanan Komiser Suat Zamir’in odasına bir gün Samet adlı bir çocuk gelir. Samet babasının kalbini bir kutuda bulduğunu ileri sürer. Diğer yandan iktidarın gözbebeği müteahhit Cüneyt Canipoğlu’nun gizemli bir şekilde kaybolması Emniyet’i alarma geçirmiştir. Birbirinden bağımsız görünen iki soruşturma Suat Zamir ve meslektaşları Selim ile Beren’i akıl almaz bir suç zincirine yönlendirir. Komiser Suat Zamir’in üçüncü macerası Çıplak Kalp, devlet, tarikatlar, çocuklar ve hurafeler ekseninde akan, gerilimi yüksek bir polisiye roman…
1975 Bursa doğumlu. ODTÜ’de işletme okuduktan sonra Belçika’da Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinde yüksek lisans yaptı.
Brüksel’de ekonomi-politika doktorasını yaparken gazeteciliğe başladı.
Cumhuriyet, Dünya, Virgül, TimeOut, Huffington Post, Vocativ ve BBC gibi yerli ve yabancı medya kuruluşları için çalıştı. Bu süreçte İstanbul, Washington, Brüksel ve Londra’da yaşadı.
İlk romanı Gazetecinin Ölümü 2014 yılında, ikinci romanı Kara Muska 2016’da, üçüncü romanı Mantolu Kadın Kasım 2018’de yayımlandı.
İngiltere’nin seçkin derneği Polisiye Yazarlar Birliği’ne (CWA) 2016 yılında kabul edildi.
Komiser Suat Zamir maceralarinin ucuncusu. Ilk iki kitaba gore daha basarili buldum.
Okunasi kolay, konunun takibinin kolay oldugu bir polisiye. Sadece biraz daha detay gerekli. Polislerin kisisel hikayeleri, kurbanin aile uyelerinin gecmisleri, bulunduklari yerlere nasil geldikleri. Hikaye akici ama bu detaylar olmayinca derinlik eksik kaliyor bence.
Çıplak Kalp, Suat Zamir serisinin üçüncü kitabı. İkinci maceradaki olayların ardından Cinayet Büro'dan alınıp, Çocuk Şube'ye gönderilen Suat komiser mutsuzdur. Bir gün odasına gelen bir çocuk, babasının kalbini bir kutuda bulduğunu söyler. Aynı günlerde ünlü bir müteahhit gizemli bir şekilde kaybolur. İki soruşturma arasında ortak noktalar ortaya çıkmaya başlayınca olaylar hızlanır… Suat Zamir'i ve kitaptaki diğer karakterleri seviyorum. Olay örgüsü iyiydi; inşaat sektörü, ihaleler, Emniyet teşkilatındaki çekişmeler, tarikatlar gibi güncel konuları işlemesini beğendim. Ancak son kısım ve katil beni tatmin etmedi. O kadar güzel işlenmiş bir hikaye daha inandırıcı bir sonu hakediyordu, tabii bana göre… Yine de gelecek macerayı merakla bekliyorum...
Konu ve islenis iyi ama biraz fazla baharatli bir yemek gibi. Suc var, mitoloji var (3 cadilar), siyaset var. Yan karakterler biraz fazla klise. Ana karakterler ortaya karisik, yarisi nordic polisiyesinden yarisi çinçinden aparma gibi. Suat karakterini icim almadi bir turlu, fazla keskinlestirilmis. Daha ozenli secilmis karakterler ve biraz daha zenginlestirilmis konularla daha iyi kitaplar cikaracagini tahmin ediyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Yazarin okudugum ilk kitabi. Polisiye bir roman. Oldukca akici bir dili var; 3 gunde ama toplamda 4-5 saatte bitti. Edebi bir dilinin olmamasi buyuk eksiklik bana gore zira kisa bir film izler gibi okudum ve bitti. Edebi anlamda ve dil anlaminda bana bir sey kattigini dusunmuyorum. Karakterler bir cok klasik polisiye romaninda yer alan karakterler: Erkeksi polis memuru kadin, nahif polis memuru kadin, asagilik kompleksi olan guclu baskomiser, hukumeti tutan bazi isbirlikci polisler ve cirkin isler yapan tarikat gorunumlu suc ceteleri. Daha iyi bir roman olabilirdi bana gore.
Suat Zamir'in okudugum ikinci macerasi. Kitabin temposu o kadar akici ki elinizden birakamiyorsunuz. Bu kitapta Suat Zamir'i ayrica bir sevdim ve bence Turkiye toplumunun gotikligiyle harmanlanmis Holding-Tarikat-Devlet ucgeni ortaya tam bir Turkish Horror Story cikarmis.
Suat Zamir'in bir sonraki mecarasini sabirsizlikla bekliyorum.
Suat Zamir serisi her kitapta cok daha usta bir is sunuyor bize. Gerek konunun guncelligi, gerek kurgunun basarisi Suat Zamir’in guclu tanimlanmasinin uzerinde daha da yukseliyor.
I really liked the plot and plot of the book. It's gripping from beginning to end. Just the right amount of tension and a great ending! I recommend it. I will read the other Elçin Poyrazlar books.