Kısacık, çerezlik bir kitaptı ama biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Korku yazarı Selin, ünlü bir kadınla öpüştüğü için kazandığı şöhretinden gelen parayla yeni bir eve taşınıyor ve evin her şeyini çok seviyor: komşuları, mahallesi, evin tarihi dokusu... Evin eski sahibi Lidya'ya resmen aşık oluyor ama tam da orada çok mutlu olabileceğini düşünmeye başladığı sırada evde tuhaf şeyler olmaya başlıyor; çekmecedeki eldivenler dışarı çıkıyor, kapılar çarpıyor, kitaplar yere düşüyor...
Bunlar yetmezmiş gibi Selin, bir de sosyal medyada kitaplarını kötüleyen bir Bookstagram hesabıyla uğraşmak zorunda.
SPOILER
Hikâyeyi ilginç buldum bulmasına ama Selin'in giyimiydi, beslenmesiydi, müzik ve kitap zevkiydi derken korku elementi ikinci plana atılmış gibi geldi. Elbette ana karakteri tanımak ve onunla bağ kurmak için bu tür bilgilere ihtiyacımız ama biraz abartılmış sanki.
Bunu söylüyorum çünkü kitabın korku elementi içeren kısımlarını gerçekten sevdim ve daha fazla, daha yoğun olmalarını dilerdim. Kitabı, gece yatakta okudum ve korku sahnelerinde ürperdiğimi hissettiğimi ve tüylerimin diken diken olduğunu reddedemeyeceğim.
Ama olayın çözümlenmesinden çok memnun kalmadım. Selin'e kafayı takan Bookstagram hesabı komşularından birine ait çıktı ve bu kadın Selin'in kitaplarını kötülüyormuş çünkü Selin ona yeterince ilgi göstermemiş, onun yerine diğer komşularıyla arkadaşlık etmeyi seçmiş. Biraz çocuksu bir sebep gibi geldi bana. Olamaz demiyorum ama sanırım daha başka bir şey bekliyordum.
En kafama yatmayan kısım da Lidya'nın hayaletinin Selin'e zarar vermek istememesi, aksine onu uyarmaya çalışmasıydı. Uyarıyordu Selin'i ki Bookstagram hesabının kimliği ortaya çıksın ve Selin'e zarar veremesin. Tam da bu noktada bir yazarın kitaplarına kötü yorumlar yapan küçük bir sosyal medya hesabının yazara ne gibi bir zarar verebileceğini düşündüm ama bulamadım. Kadını ve tarzını beğenen yine beğenmeye devam edecek, hiç okumayan okuru da kaybetmesine sebep olacağını düşünmüyorum çünkü insanlar sırf meraktan yazarın kitabını almaya karar verebilir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz.
Kısacası, korku sahneleri gayet başarılı ama diğer kısımları biraz zayıf kalmış bir kitap olduğunu düşündüm "Efsunlu Cazibe"nin ve okurken Yıldız Alatan maceralarını özlemeden edemedim.