Edebi anlamda anlatımkeyif vermedi ama konu değişikti. Körfez Savaşı sırasında Bağdat'ın kenar mahallelerinden birindeki bir çarşıda başlıyor kitap. Başlıyor ama devam etmiyor ilerleyen sayfalarda. Önceleri satışı yasak kitaplarla dolu bir deposu olan bir kütüphaneci, çalışmaları yasaklanmış heykeltraşlara heykeller yaptırarak Amerikan askerlerine tarihi eser diye satan bir mücevherci, bir kahveci ve tekerlekli sandalyeye mahkum, tesbih satan, çarşıyla aynı ismi taşıyan yoksul bir genç var. Aralarına uzun yıllar yurtdışında yaşayıp Amerikan askerlerine kılavuzluk yapmak amacıyla Bağdat'a dönmüş eski bir tiyatrocu olan Meysem karışıyor. Meysem ve tesbihçi genç dost oluyorlar, Meysem pişmanlık içinde, genci ve annesine korumasına alarak vicdan temizleme gayretinde. Araya eski sevgili de giriyor derken hepsi birlikte çok daha iyi bir kurguda birleşebilecekken kuru bir anlatım olmaktan ileriye gidemiyor...