“Bir akşamlığına bu mutfağı yönetmenin, beni boşamak kadar sıkıcı bir aktivite olduğunu sanmıyorum.”
Evliliğini bitirmeye ve İstanbul’a dönmeye karar veren ünlü şef Sarp Kuzgun, avukatı olarak karşısında yıllardır unutamadığı aşkı Çağla’yı bulur. Onları yeniden bir araya getiren kişi ise Çağla’nın sevgilisi Ahmet’ten başkası değildir.
Aşkın hükümleri hâlâ geçerli midir yoksa intikam, soğuk yenen bir yemek midir?
Üç harf, bir ünlem işareti.
Koskoca bir dünya. Pom!
İki inatçı ruhun dünden bugüne uzanan, acıyla yoğrulmuş, aşkla pişmiş hikâyesi.
“Bana kalırsa kitapların lezzeti, efsunlu kelimelerden geçer. Pom! hiç şüphesiz ki dünyasına hayran olduğum, okuduğum en lezzetli kitaplardan biri. Fazlasıyla da iştah açıcı! Kendinize bir masa rezerve edin, arkanıza yaslanın ve müstesna bir yolculuğa hazır olun.” -Dilara Pamuk, Maça Kızı 8 Kitabın Yazarı
Öncelikle kitapta bir zamanlar birbirini seven ancak yolları ayrıldığı için uzunca zamandır görüşmediği bir çiftin sürpriz şekilde tekrar yollarının kesişmesini okuyoruz. Sarp bir şef ve Çağla da bir avukat. Üstelik Sarp kendine boşanma sürecini atlatabileceği bir avukat ararken bir anda eski aşkı Çağla ona yardım etmeye başlıyor...
✨ Kitabı tek oturuşta bitirdim. Ağırlıklı olarak çerezlik kitap okuyorsanız başta kitabın betimlemeli dili sizi yorabilir ama zaten çok uzun bir kitap olmadığı için okuru boğmuyor bence. ✨ Yazarın bu kitaptaki anlatım dili beni çok keyiflendirdi. Anlatıcımız Sarp ve bütün olayları onun ağzından okuyoruz. Geçmişe gittiğimizde de Çağla'nın yaşamına göz atarken de anlatıcı değişmiyor ve benim inanılmaz hoşuma gitti. ✨ Kurgunun tabii ki de klişe yanları var ama beni rahatsız etmedi, aksine akıcı olduğu için okurken beni rahatlattı diyebilirim.
Eğer Türk yazarlara bir şans vermek istiyorum ama çok uzun bir kitap olmasın, betimlemesiyle boğmasın, sonu tahmin edilebilir olsun ki kafamı yormasın diyorsanız bu kitabı seversiniz! 😍
Elif Öner'in son çıkan kitabı Pom, yine yazarın farklı kalemiyle bizlerle buluştu. Yine kendine yenilikler katmış, zira daha önce okuyanlar bu kez ilk yapraklarda tökezleyebilir. Fakat sonra hızla alışım sürecine geçtiğiniz için sakın panik yapmayın.
Bu kez yolculuğa erkek karakterin ağızıyla çıkıyoruz. Evet, başta da dediğim gibi yazar farkını hissettiriyor. Hep o klişe kadın karakter düşüncesiyle yönlenmek yerine ana erkek karakterimiz Sarp, başarılı bir şeftir. Evliliğini bitirmeye karar vermiş ve radikal bir karar ile yurtdışından İstanbul'a taşınmıştır. Bu kitabın ismide tam buradan geliyor. Elimizde bir şef ve o adamın kırık ama yetenekli bir kalbi var. Bu yeni yolculuğunda ilk iş Pom adında bir restorant açmak olur. Ve ikinci olarak ise boşanma davasına bakabilecek bir avukat bulmak için arkadaşı Ahmet'den yardım ister.
Çağla ile ilk karşılaşmaları yıllar önceye dayanan Sarp'ın şaşkınlığına hak verirsiniz. İlk aşklar unutulur mu, unutulmaz mı işte biz bu hikayede bunu öğreneceğiz. Kesinlikle ikinci şansı hak eden bir çift okuma hevesiniz var ise önereceğim bu kitabı kaçırmayın.
Yazarın erkek karakter üzerinden anlattığı aşk hikayesi akıcı bir şekilde ilerliyor, özellikle beklenmedik dönüşler ile merak unsuru ayakta kalıyor. Yazım dili rahat, belirli aralıklarla güzel aforizmalar öne çıkıyor. Çok güzel bir yaz okuması, okurken akla iyi bir senaryo olabileceğini getiriyor