Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ankara Canavarı

Rate this book
“Üç gün içinde üç cinayet işleniyor; biri Etlik’te, biri Keçiören ve biri de Telsizler’de. Her üçü de aynı elle, aynı şekilde, bir silah ile yapılıyor. Maktullerin üçü de ayrı ayrı sosyal seviyeleri olan kimseler. Ankara’da müthiş bir cani yaşıyor. Esrarengiz bir cani. Güzel, küçük, sevimli ve temiz şehrimizin içinde henüz ele geçmemiş olan müthiş bir katil var ki, kurbanlarının karşısına onları ürkütmeyen bir yüzle çıkıyor. Ve onlar arkalarını dönünce vahşi bir hamle ile Üzerlerine saldırıp bir hançer darbesiyle onları hemen öldürüyor.”

Suat Derviş, eşi Reşat Fuat Baraner’in hapse girmesi üzerine Ankara’ya daha sık gidip gelmeye, hatta uzun sürelerle orada yaşamaya başlar. Bu dönemde, daha sonra Ankara Mahpusu adını vereceği Zeynep İçin romanından başlayarak kurmaca evrenine Ankara’yı da katar. Ankara Canavarı bu süreçte kaleme aldığı eserlerden biridir ve 1948’de Kudret gazetesinde tefrika edilmiştir. Derviş, tamamen Ankara’da geçen bu polisiyesinde, bir Ankara gazetesinde zabıta muhabiri olarak çalışan Hikmet Altıntaş’ın bir dizi cinayetin izini sürmesini, bir seri katilin peşine düşmesini anlatıyor. Ankara Canavarı‘nın, 1952’de, Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen resimli romanını da bu kitapta bulacaksınız.

273 pages, Paperback

First published January 1, 1948

3 people are currently reading
27 people want to read

About the author

Suat Derviş

47 books98 followers
Suat Derviş İstanbul’da doğdu. Tıp profesörlerinden İsmail Derviş Bey’in kızı olan Suat Derviş, çocukluk yıllarında özel eğitim aldı. Daha sonra Kadıköy Numune Rüştiyesi’yle Bilgi Yurdu’nda eğitim hayatına devam etti. Konservatuvar eğitimi için ablasıyla birlikte Almanya’ya giderek piyano dersleri almaya başladı ve edebiyat fakültesine yazılarak felsefe derslerine yöneldi. Konservatuvar eğitimini bırakıp Almanya’daki çeşitli dergi ve gazetelerde yazmasıyla gazetecilik hayatı başladı. 1932’de Türkiye’ye döndükten sonra da Son Posta, Vatan, Cumhuriyet, Gece Postası, Yeni Ay, Tan gibi gazetelerde röpotajları, hikâyeleri, romanları yayımlanarak yazı hayatına devam etti. Reşat Fuat Baraner ile birlikte Türkiye’de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan Yeni Edebiyat Dergisi’ni yayımladı. Bu dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. 1944 tutuklamaları sırasında eşi Reşat Fuat Baraner’i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komünist Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle yargılanarak bir yıl hapse mahkûm oldu. Ardından Paris’e giderek 1953-1961 yılları arasında Fransa’da kaldı. 1961’de Türkiye’ye döndükten sonra romanlarının yazımı ve yayınıyla uğraştı. Birçok ilke de imzasını atan Suat Derviş, yazı hayatına adım attığı Alemdar gazetesindeki “Hezeyan” şiiri başta olmak üzere, gerek farklı mahlaslarla gerek kendi ismiyle yazılmış birçok eseri geride bırakarak 1972’de Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu.

http://www.ithaki.com.tr/yazar/suat-d...

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (18%)
4 stars
12 (37%)
3 stars
10 (31%)
2 stars
4 (12%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for divayorgun.
195 reviews35 followers
December 22, 2023
Sonunda Etlik-Keçiören'de geçen bir kitap skdkd..

Suat Derviş okumaya bayılıyorum özellikle bu kitaba ayrı bir sevdalandım yalan yok. Gizli sırlar,cinayetler ve bunların tam ortasında tutkulu bir aşk. Çok akıcı çok da güzel bir roman Ankara Canavarı zaten içinde Ankara geçiyorsa o kitabin kötü olması ihtimali bana kalırsa yok.
Profile Image for Ömer Gökalp.
77 reviews2 followers
Read
July 11, 2024
İlk kez Suat Derviş okuyorum. Kendisinin kuvvetli kalemiyle benim Ankara sevgim bir araya gelince muazzam bir sevgi oluştu içimde kitaba karşı. En çok sevdiğim kısım da güzel havalarda insanın kim olduğundan önemsiz bir şekilde etrafına sevgi ve aşkla bakışını anlatması oldu. Şu şekilde anlatıyor;

Mavi gözlü, mavi bukleli genç bir kadın veya bir esmer güzeli benim için bahis mevzuu değildi. O gün, içimde aşka sonsuz bir açlık vardı. Adeta kalbim elimde, avucum açık Ulus Meydanı'nda dolaşıyordum ve önüme çıkıp bana iltifat edecek ilk kadına bu kalbi vermeye hazırdım.
Profile Image for Gokceb.
14 reviews1 follower
March 25, 2024
Derviş’in en sevilen eseri değil belli ki ama bayıldım şahsen. Tanıdık sokaklarda geçen bir Agatha Christie okuyorum gibi hissettim, elimden bırakamadım. Geç keşfettiğime üzüldüğüm bir yazar Suat Derviş. Suç polisiye türüne meraklıysanız çekinmeyin okuyun bence.
Profile Image for Ali Uygur Selçuk.
2 reviews
December 15, 2025
Kanaatimce bir kitabı bugünün penceresinden değerlendirirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, kitabın yazıldığı dönemi dikkate almaktır. Bir Antik Yunan Tragedyasının, modern tiyatro normlarıyla değerlendirilmesi nasıl yanlış olacaksa, 1940'lı yıllarda yazılan polisiye bir kitabın da günümüz polisiye normlarıyla değerlendirilmesi yanlış olacaktır.

Evet, bugünün penceresinden (Modern bir polisiye gözüyle) baktığımızda Ankara Canavarı romanı polisiye anlamda pek çok sorunu barındıran, fakat yazıldığı dönemin şartlarına göre oldukça ilginç unsurlar barındıran bir kitap.

Önce bu ilginçliklerden bahsedeyim. Kitap, eksenine aldığı polisiye kurgusunda 1980'li yıllara kadar tanımlanmamış "seri katil" olgusunu ele alıyor. İşlenen seri cinayetler, günümüz tanımlamasıyla kitaptaki katili "seri katil" yapar mı bilmem ancak katilin motivasyonunun araştırılması, cinayetler arasında bağ kurmaya çabalanması esnasındaki 1940'lı yılları resmeden düşünceler, "seri katil" tanımı yapılmadan hatta ülkemizde pek örneği görülmeden de evvel bu konuda enteresan fikirlerin yürütüldüğünü bizlere gösteriyor.

Kurgu, kitabın ortalarına kadar bugünkü polisiyelere taş çıkartmayacak bir şekilde ve okurda merak bıraktırarak ilerliyor. Dönemin Ankara tasvirleri yanında ana karakterin bulunduğu aşk ruh hali, kitabı klasik bir katil kim? hikayesinden ziyade romantik bir hikayeye de doğru sürüklüyor.

Baş karakterin her şeyi çözen Sherlock tarzı bir dedektiften ziyade etten kemikten, zaafları olan dahası okurun kurabileceği basit mantıkları dahi kuramayan, bunu beceremediği için kendine kızan bir gazeteci olması da ilginç bir tercih olmuş. Tabi ki bu kurgu yapılırken kitabın ilk aşamada "arkası yarın" şeklinde tefrika edildiğini, muhtemel ki bu yüzden merak unsurlarının okura bu şekilde daha çok aks ettirileceğinin yazar tarafından düşünülmüş olması olası.

Hikmet'in içinde bulunduğu ruh hali, gerçekçi cinayet yeri tasvirleri ile roman günümüz standartlarında dahi okuru tatmin edici bir polisiye heyecanı sunarken pek tabi ki olayların çözüme kavuşması, olayların açıklanması gibi hususlarda günümüz standartlarının epey gerisinde kalıyor.

Yine de bugün dahi kolayca okunabilen, dönemin Ankara'sına çok farklı bir konu etrafından bakan bu Roman, akıcı diliyle olsun, dönemin "polisiye" bakış açısını çok net yansıtmasıyla olsun, öncelikli olarak polisiye sever herkesin muhakkak göz atması gereken bir eser.
Profile Image for Ozan YILMAZ.
126 reviews5 followers
August 28, 2024
aslında bayağı kötü bir polisiye. ama işte suat derviş, her zamanki gibi aşırı sürükleyici. diğer tefrikalardan daha derli toplu, havada kalan kısımlar yok. adının ve ankara'nın hatırına dört yıldız.

sonundaki çizgi roman da eğlenceli, gerçi çizgi roman ile kitabın sonu farklı.
Displaying 1 - 6 of 6 reviews