Kitabın kapağını kapattığımda tek düşündüğüm şey “ Ah keşke Konuralp Bey ile tanışabilseydim, sohbet edebilseydim, bana gezdiği, gördüğü yerleri anlatsa, tattığı bir yemeği betimlese…” oldu. Yaşam tarzına, düşünce biçimine imrendiğim, keşke etrafımdan böyle daha çok insan olsa dediğim biri oldu. Hande Hanım ile olan aşklarına kısacık sayfalarda bile hissettim. Baba-kızın birbirini ne kadar sevdiği kitabın sayfalarından içime işledi. Deniz Hanım’ın dili o kadar güzel ki… 100 sayfada bile birçok duyguyu okuyucuya geçirebiliyor. Diğer kitabını okumak için sabırsızlanıyorum ;)