Tanımak gereken yazarlardan. Yaşadığı dönemi düşününce gerçekten görüşlerini fikirlerini dile getirmekte cesur ve atak davranmış. Yine de okurken bir yandan rahatsızlık duyduğum şeyler var. Mesela çoğu sol görüşlü, sol fraksiyondan sosyalistlerde de rastladığım üzere feminizmi bir burjuva hareketi olarak görüp küçümseme hali Kollontay'da da var. Çok rahatsızlık verici bir şey. Her şeyi sadece sınıf temeline oturtmak yanlış ve eksik bir yaklaşım olarak geliyor bana, bir çok şey sınıfsal doğru. Her şeyde sınıfsal bir hiyerarşi var doğru. Ama eksik, bütüncül bir yaklaşım değil. Sosyalizmle, devrimle ilgili yaptığım bir çok okumada ciddi şekilde karşıma çıkıyor bu durum. Kapitalizm ve sınıf eleştirisi patriyarkal, ataerkil bir yapıyla, milliyetçi muhafazakar yapıyla, militarizmle, savaş yanlısı söylem ve kültürle birlikte ele alınmadığı sürece eksik kalacak ve yerinde sayacaktır bana göre. Yine de her zaman sevdiğimiz yazarların her fikrine yaklaşımına katılmayız öyle değil mi ? Bu kitabın çevrilmesi, Kollontay'ın dilimize kazandırılmış olması önemli bir çaba.