Jump to ratings and reviews
Rate this book

1917: Öncesi ve Sonrası

Rate this book
Sovyet Devrimi’nin tarihi, sosyalist hareketin daima ilgisinin merkezinde olmuştur. Her tarih gibi daha sonra yazıldığında yaşananlar kadar, yaşananları daha da yüceltmek adına menkıbeler, abartılar ve kurgular da devreye girmiştir. E. H. Carr, Bolşevik Devrimi’nin en geniş kapsamlı, gayrıresmî tarihini gözalabildiğine bir zenginlikle yazıya geçirmiş, süreci bir tarihçinin ciddiyeti ile ele almıştır. 1917: Öncesi ve Sonrası, Carr’ın Bolşevik Devrimi tarihi üzerine yaptığı araştırmaların, verdiği emeğin bir dökümüdür. E. H. Carr, dönemin tarihini araştırırken Rusça kaynaklara, devrim sürecinde öne çıkmış aktörlerin anılarına, yazılarına, dönemin gazete ve arşivlerine büyük bir dikkatle eğilir. Sovyet Devrimi ile ilgili diğer kaynakları da eleştirel bir gözle ele alır. Bolşevik Devrimi’ni tarihteki yerine oturtmak, devrimin fikrî kökenlerini, sosyalist hareketin tarihsel mirasının ve aktörlerinin devrim fikrine ve sürecine katkısını, yıllar boyu süren araştırmaların olgunluğu ve aklıselimi ile yazabilmek bu eserin önemini artırır. Devrime ufkunu çizen ütopyayı, Sovyet toplumunun yapısını, umutlar kadar trajedileri de aynı hassasiyetle ele alan Carr, hem bir devrimin tarihini anlatır, hem de bu tarihin nasıl yazılması gerektiğini gözler önüne serer.

219 pages, Paperback

First published January 1, 1969

Loading...
Loading...

About the author

Edward Hallett Carr

162 books258 followers
Edward Hallett Carr was a liberal realist and later left-wing British historian, journalist and international relations theorist, and an opponent of empiricism within historiography.

Carr was best known for his 14-volume history of the Soviet Union, in which he provided an account of Soviet history from 1917 to 1929, for his writings on international relations, and for his book What Is History?, in which he laid out historiographical principles rejecting traditional historical methods and practices.

Educated at Cambridge, Carr began his career as a diplomat in 1916. Becoming increasingly preoccupied with the study of international relations and of the Soviet Union, he resigned from the Foreign Office in 1936 to begin an academic career. From 1941 to 1946, Carr worked as an assistant editor at The Times, where he was noted for his leaders (editorials) urging a socialist system and an Anglo-Soviet alliance as the basis of a post-war order. Afterwards, Carr worked on a massive 14-volume work on Soviet history entitled A History of Soviet Russia, a project that he was still engaged in at the time of his death in 1982. In 1961, he delivered the G. M. Trevelyan lectures at the University of Cambridge that became the basis of his book, What is History?. Moving increasingly towards the left throughout his career, Carr saw his role as the theorist who would work out the basis of a new international order.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
8 (26%)
4 stars
16 (53%)
3 stars
5 (16%)
2 stars
1 (3%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Ezgi.
361 reviews30 followers
October 14, 2023
İletişim Yayınları’nın Carr’ın çeşitli yazılarından derlediği bir kitap. Başlık yanıltıcı. Ben Carr’ın üç ciltlik çalışmasına ek olarak yaptığı bir devrim çalışması olduğunu düşündüğüm için okudum. İçindeki iki yazı dışında kitabın başlığına uygun yazılar yok diyebilirim. Bağlamı karşılamayan kopuk yazılar buldum. Çernişevski’nin Ne Yapmalı romanına ve Buharin’in Komünizmin ABC’sine yazdığı önsözler var. Önsöz olarak iyi yazılar olsa da kitapları okumayanların ilgisini çekeceğini düşünmüyorum. Isaac Deutscher’in Troçki biyografisine yazdığı eleştiri yazıları da aynı soruna sahip. Troçki ile ilgilenenler için fena yazılar olmasa da devrim üzerine okunacak bir yazı değil. İlk yazı en hoşuma giden yazı oldu. Rus Devrimi’nin tarihteki yerini tartıştığı bir yazı. Konferans konuşmasının genişletilmiş hali. Fransız Devrimi insanlık tarihindeki ilk laik devrim. Sonrasında gerçekleşen radikal hareketler aynı pratikleri ve düşünceleri uygulamaya çalışıyor. Liberaller de marksistler de 1800lü yıllarda sistemi eleştirirken hep Fransız Devrimi’nin yarattığı çatışmalara odaklanıyor. Rus Devrimi’nin bu süreci sonlandırdığını söylüyor Carr. Fransız Devrimi çağını bitiriyor. Bambaşka pratikler ve fikirleri dolaşıma sokuyor. Kitapta bağlamından koparılmış yazılar var. Daha iyi derlemeler olduğunu düşünüyorum.
Profile Image for Şilan Jakab.
33 reviews8 followers
July 11, 2020
Ekim Devrimi'ne ilişkin öncesi ve sonrası hakkında fazla detaylı olmayan, başlangıç düzeyinde bir eser.
28 reviews
Read
November 29, 2017
Ekim devrimi ve sonrasındaki gelişmeleri görmek açısından uygun bir kitap. Marksist düşünce bir ütopya olarak kalmış olsa da. Aşağıdaki alıntıda olduğu gibi devrim sonrası getirdikleri yadsınamaz.

"30 yıl içinde ancak yarısı okuma-yazma bilen ilkel bir köylüler topluluğuyla başlayıp SSCB'yi dünyanın ikinci sanayi ülkesi ve en ileri derecedeki teknolojik gelişmelerden bazılarının lideri konumuna getiren bu seferberliğin başarısı, belki de Rus devriminin en önemli icraatlarından biri olmuştur. Bu başarı yalnızca maddi açıdan değerlendirilmemelidir. Yarım yüzyıllık bir süreç içerisinde neredeyse yüzde 80'den fazlası köylü olan nüfusun yerini yüzde 60'ı kentlerde yaşayan bir nüfus, okuma-yazma eksikliğinin yerini de yüksek bir genel eğitim standardı aldı; sosyal hizmetler oluştururdu; ekonominin üvey çocuğu -ya da sorun yaratan çocuğu- olarak kalan tarımda bile ekimin yaygın aracı olan sabanın yerini traktör aldı. Değişim sürecinde Rus halkına çektirilen eziyetleri ve dehşeti azımsamak ya da göz ardı etmek yanlış olur. Bu tarihi trajedinin henüz ötesine geçilmemiş, çekilen acılar tam olarak unutulmamıştır. Yine de bugün Rusya'daki genel yaşam kalitesinin ve beşeri fırsatların elli yıl öncesine kıyaslanmayacak derecede iyi olduğunu inkar etmek boşuna olurdu. İşte bu başarı dünyanın geri kalanı üzerinde iyi bir izlenim bırakmış, sanayice gelişmemiş ülkelere kendisini taklit etmeleri için ilham vermiştir. Bu süreç Marx'ın Kapital'e yazdığı önsözde öngörülmüştü: Sanayisi daha gelişmiş olan ülke, daha az gelişmiş durumdaki ülkeye geleceğinin bir resmini sunar."
Displaying 1 - 4 of 4 reviews