Kutay Harmanlı, hayatı boyunca biri tarafından sevilebileceğine olan inancını yitirmiş bir gençti.
O soğuk, asi ve hırçın görüntüsünün aksine içinde sevilmediği için hayata kırgın bir çocuk vardı ve bir gece ansızın bilgisayar ekranına düşen bir bildirimle bugüne dek hiçbir yerde rastlamadığı bir sevgiye rastladı.
Herkesten gizlice yazılarını paylaştığı blog hesabına gelen bu bildirimin sahibi, hem onun insanlardan gizlediği Kibrit kimliğini bilen tek kişi hem de ona deliler gibi âşık olan bir hayalperestten başkası değildi:
İzmarit.
Kutay o gece, o bildirimi umursamadan uykusuna dalarken günün birinde onun için uykularından olacağını bilmiyordu. Rüyalarında onu görmek için uyku ilaçlarına sığınacağını da bilmiyordu.
İzmarit, Kibrit’in içtiği sigara izmaritlerini toplayıp bir kutuda saklarken ondan çalınan nefesleri de saklayabileceğini sandı. Altı yaşında içine düştüğü döngüden kendini kurtarabileceğini ve bu defa kendi sonunu kendisinin yazabileceğini umdu.
Ancak hayatın bu iki kırgın insan için daha önce hiç yaşanmamış olanından son bir sayfası daha vardı.
“Aşk… Delilik bana göre. Deli olması lazım bir insanın bir insanı sevmesi için.”
İzmarit ve Kibrit aynı lisede okuyan iki genç. Blog hesapları sayesinde birbirleriyle iletişime geçip mesajlaşmaya başlıyorlar. Kibrit, İzmarit’in kim olduğunu bilmiyor ama İzmarit Kibrit’i biliyor, onu izliyor ve günlerini onunla geçiriyor.
Bu romanın texting hâlini okuduğumda aklımda canlanan hikâye bu değildi. Düşündüğüm her şey farklı çıktı, Kibrit’i okuduğum her an çok şaşırdım. İlk 150 sayfa biraz yavaş ilerledi ama sonra olaylar hızlandı. Kitabın son sayfalarını okurken sürekli ağladım. Boğazım düğümlendi. Cemal’in bu kadar acımasız olmasını beklemiyordum. Sonda gerçekten okuru mahvetti. Anlatım dili ve karakterlerini sevdim ama Kibrit’i daha çok sevdim.
Dram okumaktan hoşlanmıyorum. Texting okurken dram okuyor gibi hissetmemiştim ama bu kitapta çok hissettim. Daha fazla olay yaşanmasını, aralarındaki diyalogların daha çok olmasını istediğim ve bazı sahnelerin yavaş ilerlediğini düşündüğüm için puan kırdım. +16 yaş.
6/10 Dram ve trajedi okumayı sevmeme rağmen çoğu olayın fazla dramatize edildiğini düşünüyorum. Diyalogların daha fazla olmasını ve olay akışının daha hızlı ilerlemesini tercih ederdim. Okurken bende fazlasıyla durum hikayesi okuyormuş hissi oluşturdu. Yazarın yazım dili çok bana hitap etmediği için kitabı çok sevemedim açıkçası ama yine de fazlasıyla etkilendiğim bir kitap oldu. Özel bölümü yazdığı için de yazara özellikle teşekkür etmek istiyorum. Özel bölümü okumasam kitabı okuduktan sonra kolay kolay kendimi gelebileceğimi sanmıyorum...
Aylarca elimde sürünen o kitap... İlk 200 sayfa ya kadar herşey o kadar durağan ve olaysız geçti ki kitaba elimi 3 ay süremedim. Fakat son 50 sayfada ağlamadan tek bir sayfa okuyamadım. Kalbimi o kadar kırdı ki... Hem izmarit in hem de kibrit in en başından beri sağlıklı ilişki kurmasını beklemedim. Açıkçası kızın Kutay ı takip etmesi beni biraz rahatsız etti. Yine de izmarit in iç dünyasına girdikçe bazı şeyler değişti. İlk 200 sayfa için 3/10⭐ 200 den sonrası için 9/10⭐
Kitap güzel bir Wattpad kitabı. Ancak karekterlerin yaptığı mantıksız şeyler oldukça sinir bozucu. (Özellikle izmarit.) Karekterler de bir eski wattpad karekteri havası vardı zaten. Kibritte garip bir karekterdi. Ama mesela ondan dahada garip olan Sina'yı daha çok sevdim diyebilirim.
LUTFEN GERCEKCI ROMANTIK-DRAM YAZIN ARTIK🙏🏻🙏🏻🙏🏻 aslında cok tatlı bir hikaye ama gerceklikten O KADAR uzak ki... romantik kitaplarda falan gercek hayatta gecen hikayelerin hic gercekci olmaması bir noktada cringe oluyor... ve bu kitabın bircok yerinde boyle hissettim
Dram ağırlıklı, okuması kolay bir kitapti, ağır bir dili yok. Esas kitap bu Izmarit yancı gibi hissettirdi. Izmaritte olup Kibritte olmayan cok az şey vardi. Çapraz okuma gibi bir sey yapilmasi gerekiyormuş galiba, o yuzden hangi kitabın birinci hangisinin ikinci olduğu yazmıyor sanirim burada.
Olaylara gelirsek, tahmin edilmeyen bir son degildi; zaten 2 son vardi ve daha dramatik olan kurgulanmış. Aslında en sonunda plot twiste dogru gidiyordu şizofreni tanısı ile, oradan yurunse de cok guzel olabilirmiş. Cringe yazismalar vardi, insanlarin ozellikle liselilerin bu kadar soyut konusmasi kurgudan disari atiyor okuyucuyu bence. Aileler hakkında bilinmeyen şeylerin gun yüzüne çıkması olayi esas iki karakter icin de yapılınca cok gözüme battı. Kutayinkine gerek yoktu bence.