Türkiye'de feminizmin ilk yıllarından hatta ilk günlerinden beri hareketin içinde yer alan Handan Koç'un Muhafazakârlığa Karşı Feminizm adlı kitabı, Türkiye muhafazakârlığını, kökleri, kadınlara bakış açısı ve gelişimiyle değerlendiriyor, AKP'nin ve liberalizmin egemen olduğu bir dönemde, baş tacı edilen sağcı fikirleri feminist bir bakış açısıyla ele alıyor, bu fikri iklimde toz kondurulmayan Necip Fazıl, Said Nursi gibi isimlerin yanı sıra Fetullah Gülen'in de kadınlarla ilgili yaklaşımlarını teşhir ediyor. Daha önce Destek Yayınları'nın yayınladığı kitap genişletilmiş ve gözden geçirilmiş haliyle Güldünya Yayınları'nda.
Feminist, agnostik, hayatını dine göre şekillendirmeye kadin hakları savunucusu bir kadın olarak kitabı okurken sevdiğim ve nefret ettiğim yerler oldu. Handan hanımın hayatini araştırmadım ama sözde kurtlerin hak mücadelesi derken neyden bahsettiğini anladım. Kendisi said nursiyi kitabın ilk sayfalarında eleştirirken, yine Nursi'nin başlatıp insanlari kiskirttiği Kürtçü yaklaşım kendisine sonradan cazip gelmiş şimdi Handan hanım bu durumda nurcu mu oluyor orayı anlayamadım? Sol görüşlü olmak demek terör destekçisi olmak demek sanırım bazı kesimlerde. Ben kadın bir doktor olarak bebeğimle Hakkari'de 2 yıl çalıştım. İnanır misiniz nerdeyse hiç kürt doktorumuz yoktu. Hayır madem güya topraklarına sahip çıkıyorlar yani handan hanımın deyimiyle hak mücadelesi veriyorlar gelip memleketlerinde ki insanların neden elinden tutmuyorlar?
Neyse kitabın ilk kısmını yer yer fazla sert bulsam, fetöyle ilgili öngörüleri yersiz de olsa parmak bastiği guzel noktalar oldu. Ama yani bilinmedik bir şeyden bahsetmiyor bana bir şey kattiğini soyleyemeyeceğim. Sanırım bu yüzden yazar silinip gitmiş başka bir kitabını bulamadım.
18 yaşında bir genç kız olarak bazı yerleri ağır ve anlaması zor gelmiş olsa da, benim çocukluğuma denk gelen Türkiye yıllarında feminizm, muhafazakar kesim ve bunların siyasetteki yeri hakkında çarpıcı şeyler öğrendim. Bence benim yaş kesimim kesinlikle okumalı, çünkü meğer biz sokaklarda oynarken neler oluyormuş ülkemizde…
"Benim önerim herkesin bu kırk yıllık egemen-Sünni sohbet, ilmihal, kitap, yazı toplamının eski yeni örneklerine arada sırada göz atması. Ama alay etmek veya aşağılamak için değil. Tutarlı bir ideolojik dile karşı temiz bir karşı dil oluşturmak için." (s.154)
Handan Koç tam olarak bunu yapıyor; alaycı ve aşağılayıcı olmayan çok temiz bir dille kendi fikirlerini ortaya koyup muhafazakar ideolojiye neden karşı olduğunu anlatıyor. Fanatik bir karşı olmak da değil bu, zira teoride kadın-erkek eşitliğini daha fazla savunan ama bunu pratiğe dökmekten çok uzakta olan sosyal demokratlar da bu eleştirilerden payını alıyor.
Derin bilgisine, net duruşuna ve sataşma içermeyen tertemiz bir dille kendini ifade etme tarzına hayran oldum.