Güney Okyanusu… Denizlerin Everest’i Horn Burnu arkamızda kaldı. Uzaklar II bir hayalin peşinde Antarktika’ya doğru iniyor. Vardiyayı Sibel’e devredip günlerdir üzerimden çıkarmadığım fırtına giysileri ve ıslak çizmelerle kamaranın tabanına uzanıyorum. Teknenin üzerinden aşan dalgaların sesi top atılmış gibi kulaklarımda yankılanırken düşünüyorum, “Tanrım bu yol böyle biter mi? Haydi bitti diyelim. Bunun bir de dönüşü var!” Ama koruyucu meleğimiz bu yolda da bizi yalnız bırakmıyor.
Uzaklar II ve mürettebatı Antarktika’ya giden ilk Türk teknesi ve denizcileri oluyor. Dönüş yoluna yeni bir hayalle yelken basıyoruz: Türkiye’nin Antarktika’da bir bilim üssü olmalı! Bu hayal de gerçekleşirken bir gün yolumuz bir şamanın seremonisine düşüyor. Şaman davulunu çalmaya başlıyor. O gece öleceğimi düşünüyorum. Uyandığımda şaşkınım. “Meğer zihnimizin yarattığı bir rüyanın içindeymişiz; münasebetsiz ama bazen güzel bir rüya…” diyorum Sibel’e.
Her şey gibi bu kitap da o rüya âlemine ait. Onu okurken, aslında rüyanızın içinde beliren bir başka rüyayı izliyor olacaksınız. Ama güzel bir rüyayı.
Osman Atasoy 22 Temmuz 1957'de İstanbul, Dalyan'da doğdu. Denizciliğe babasının sandalında başladı. Galatasaray ve Fenerbahçe Spor Kulüplerinde kürek ve yelken yaptı.
Poyraz adlı altı metrelik yelkenli sandalıyla Marmara ve Ege'yi dolaştı.
İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi.
1992 yılında Zuhâl Atasoy'la birlikte, deniz yoluyla yapacağı dünya seyahatine Sığacık Limanı'ndan başladı.
Uzaklar adlı 8.5 metrelik yelkenlileriyle çıktıkları dünya turunu, 1995 yılında Yeni Zelanda'da doğan ve Deniz adını verdikleri kızlarıyla 1997 yılında tamamladı.
Seyahat dönüşü Uzaklar'ı, Beşiktaş Deniz Müzesi'nde sergilenmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na hibe etti.
2008 yılında yeni teknesi Uzaklar II ile dört yıl sürecek yeni bir sefere çıktı. Atlantik ve Güney okyanuslarını aşarak Antarktika'ya ulaştı. 2012 yılında Türkiye'ye döndü. Uzaklar II ve ekibi Antarktika kıtasına giden ilk Türk ekibi oldu.
Yıllar önce Uzaklar 1’i okumuş ve Antarktika seyahatlerini Trt Turk’ten takip etmiş birisi olarak, kitabın peşine eklenmiş şaman bölümü beni hüsrana uğrattı.Bir seyahat kitabı aldığınızı düşünüyorsunuz ama peşine alakasız ve ilgi alanınızın dışında bir bölüm size adeta zorla okutturuluyor.Keşke bunu başka bir kitap yapsaydınız da isteyen alıp okusaydı.Benim merakım denizdeki çalkantılarınız,ruhsal çalkantılarınız değil. Bu arada ilk sayfadaki haritada yer etiketleri yanlış.Umarım farkındasınızdır.