Çok eski zamanlarda tanrılar, bilgelik hazinesini insanoğluna armağan etmeye karar vermişler. Bu hazineye kolayca sahip olmak değerini düşüreceğinden, onu saklayalım demişler. Biri demiş ki: "Onu en yüksek dağa koyalım", diğeri: "Okyanusların en derinine", bir diğeri de: "Uzak yıldızlara koyalım"...
Düşünmüşler taşınmışlar ve insanoğlunun bunlara zamanla kolayca ulaşacağına karar vermişler. Sonra içlerinden biri: "Gelin bu hazineyi insanın içine koyalım. Çünkü o, bilgeliği asla kendi içinde aramayacaktır"demiş.
Sevgiyi, anlayışı hoşgörüyü, kabullenmeyi hep başkalarının gözlerinde arıyor ve mutsuzluğa mahkum, ömrümüzü tüketiyoruz. Sanıyoruz ki olaylar, insanlar, sahip olduklarımız ya da olmadıklarımız mutsuzluğumuzun kaynağı.
Eğer kendi içimize bakarsak İçimizdeki Rehberin önce kısık, sonra giderek yükselen sesini duyabiliriz. O bize, aranılanın arayan olduğunu söyleyecektir.
"Küçük adamın aradığı başkasında, büyük adamın aradığı kendinde bulunur." -Konfüçyüs- (Tanıtım Bülteninden)
Öykülerle Psikoterapi, psikolojik hastalıkları hastalık olarak görmeye pek yatkın olmayan bir kuşağa hitap eden, akıcı ve kolay okunur bir kitap. Hikayeler, günlük hayatın içinden seçilmiş ve okuru sıkmadan ilerliyor. Ancak dili oldukça yalın olduğu için psikoterapi hakkında derinlemesine bilgi edinmek isteyenler için yeterli gelmeyebilir. Psikolojiye ilgisi olan temel düzeyde fikir sahibi olmak isteyenler için iyi bir başlangıç olabilir.
Yazar özgüven, özdeğer, kaygı, panik bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk gibi psikoloji kavramlarını öyküleştirerek anlatmış. Kitapta geçen öyküler bizim toplumumuzda var olan sorunlardan örnekler içerdiği için, kavramlar derinlemesine anlaşılıyor. Ayrıca öykülerden çıkaracağınız dersler kitabı sizin için bir yol gösterici haline getiriyor. Özetle, kitap hayatın koşuşturmacası içinde güzel bir durak olabilir...
Edebi bir beklentiniz olmadan şifa bulmak için okuyabileceğiniz bir kitap. Eğer bir öyküde gözleriniz doluyor, bedeniniz tepki veriyorsa kendinize iyice bakın. Belki tam da o öyküyle sarmanız gerekn bir yara vardır.
Kitaptan edebi anlamda bir beklentinizin olmaması çok önemli, bunu kabullendikten sonra dikkat edilecek şey daha önce kendine yardım niteliğinde bir kitap okumadıysanız bu kitapla başlanmaması olur. Daha önce birkaç kitap okuyup altyapı oluşturmak gerektiğini düşünüyorum, size basit bir öykü anlatılmadığını kavrayıp asıl verilmek istenen mesajı net olarak anlaşılması açısından.
tekrar eden hikayeler ve alttan eğitici olayım derken kullanılan teknik dil... ayrıca hikayenin başında bambaşka metafor kullanırken sonunda metaforun unutulması vs kötü değil sadece daha iyileri var