Yapay zekâ edebiyatı reddetmez, yeter ki edebiyat onu reddetmesin.
Bir telefon kulübesine oyun olsun diye giren İlhami, telefondan tuhaf hikâyeler dinlemeye başlar. Sonra aklına bir kurnazlık gelir, bu hikâyeleri ödevi için kullanacaktır. Öğretmenini ve sınıf arkadaşlarını böyle bir kitabın varlığına inandırmak için Çinli bir yazar adı uydurur. Sınıfta anlattığı her hikâyeden sonra öğretmenden 100 puan alır. Kitap okumayı sevmeyen İlhami için işler yoluna girmiş gibidir. Böylece "bant kaydı" sandığı hikâyeleri dinlemeye devam eder, ama asıl bilmece telefondaki sestedir.
Gerçek midir, kayıt mıdır, Yuan Huan adında Çinli bir yazar sahiden var mıdır? İlhami'nin kafası son hikâyeye kadar karmakarışıktır.
1963 yılında Ceyhan’da doğdu. Keloğlan, Jules Verne, Orhan Kemal ve Karabaşlarıyla büyüdü. Okula giderken hep karnı ağrıyordu. Yani o öyle zannediyordu... Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi, yine karnı ağrıyordu. Öğretmenlik yaptı, karnının ağrısı geçmiyordu. Yazmaya radyo tiyatroları ile başladı. Öykü, roman, masal türlerinde yapıtlar verdi. Karnının ağrısı geçti. Kitapların bütün ağrılara iyi geldiğini düşünüyor.
Gianni Rodari Çocuk Edebiyatı Festivali kapsamında düzenlenen “Premio Rodari” ödülünü aldığını okuyunca, merakla aldım ve okudum. Kitap okumayı sevmeyen İlhami’nin başına okur kuşu konar ve konmakla da kalmaz; kitabın sonunda İlhami’yi elinde bir kitapla evinin merdivenlerinden çıkarken görürüz:) Darısı diğer İlhami’lerin başına:)
Uzun süredir çocuk edebiyatından bir şeyler okumadığımı fark edince bu eksiği kapatmak istedim. Fuarda çocuklar Miyase Sertbarut’u gördüğü anda heyecanlanıyordu o yüzden onun İtalya’da ödül almış Yuan Huan’ın Kulübesi kitabını okumasam olmazdı. Ben açıkçası ne beklediğimden tam emin olmasam da aşırı beğeneceğimi düşünmemiştim. Evet bir çocuk kitabı ama içerisindeki temalarla, karakterin gelişimiyle ve olaylarla o kadar güzel ilerliyor ki kitabı okurken her anında büyük keyif aldım. İlhami kitap okumayı sevmeyen biri ve terk edilmiş bir telefon kulübesini tesadüfen arkadaşlarıyla keşfettiğinde bu kulübenin hikayeler anlattığını fark ediyor. İlhami de ben bu hikayeleri Türkçe hocama kitap okudum diye yuttururum düşüncesiyle dinlemeye başlıyor. Anlatılan hikayelerin hepsi benzersiz ve birbirinden güzeldi. Üzeri çizilmiş insanlar, yazarlar, kitaplar fikrini çok beğendim. Beni üzse de pidecideki çırak, hapishanedeki çocuklar ve geceleri ruhu okul sıralarını dolaşanlar kitaba duygusal boyut kazandırmıştı. Kitapların bizi başka dünyalara taşıdığını, kitapları bir kez sevdiğinde onlardan ayrı kalamayacağını okura iyi aktarabilmişti. Okula gidebilmenin bazıları için nasıl bir lüks olduğunu, bazen çocukların dört duvardan kitaplar yardımıyla çıkabildiklerini anlatıyordu. Ara kat hikayesi aşırı enteresandı aslında genel olarak kitap merak uyandırıcıydı, içerisindeki resimlerle birlikte okuması keyifli bir kitaptı. Çocuk edebiyatı güzel bir şekilde gelişmeye devam ediyor ve yerli bir yazarın yurt dışında kitabının basılıp yine çocuklar tarafından büyük bir beğeniyle karşılanması bence çok gurur verici. Yazarına imzalattığım bu kitabın bende güzel bir anısı olacak.
şahane bir gençlik kitabı. ortaokul çocuklarının severek okuduğunu duyduğum bu kitabı merak ederek aldım. metroda 80 sayfa kadar okuyup elimden bırakamadım. yazar, beni çocukluğuma götürdü. sokaklarda oynadığımız akşam ezanıyla son bir kez elim sende oynadığımız zamanlara... karakterlerin türk çocuklardan oluşması benim çok hoşuma gitti. kitabın isminde yuan huan'ı görünce kesin isimler de tuhaftır demiştim ama yanılmışım. hikaye, çocukların o iflah olmaz merak duygusuyla terk edilmiş bir sirk alanında unutulmuş bir telefon kulübesini bulmasıyla heyecan kazanıyor. o kulübeye hiç sihirli denmemesine rağmen ilerleyen sayfalarda anlıyoruz ki o telefon kulübesi bir hikaye anlatıcısı. üstelik telefon bağlantısı olmadan anlatan bir anlatıcı. çocukların hayal gücünün sınırlarını zorlayan onları hayal kurmaya merak etmeye teşvik eden ve tüm bunları yaparken Türkçemizi de şahane kullanan bir yazarın şahane bir kitabı.
عمل موجه للنشئ ولكن كتب بشكل ممتاز للغاية فتجد العمل خلى من التسطيح و احتوى على أفكار مناسبة جدا للفئة المعنية أعتقد أنه خيار جيد جدا كهدية أو ترشيح لشخص في بداية رحلة القرائية
11. Yaşındaki Oğlumun tavsiyesiyle okudum. Her ne kadar aslında bir çocuk kitabı olsa da beni içine çekmeyi başardı. İki günlüğüne tatlı bir rüyaya yattım.
Yuan Huan’ın Kütüphanesi İlhami, Zümrüt ve Caner aynı sokakta yaşayan okul arkadaşlar. Bir gün mahallelerine bir sirk çadırı kurulur ancak gerekli izinleri alamadıkları için bir gecede sökülüp taşınırlar. Sirk ekibi bir tek bir telefon kulübesi bırakır. İlhami telefonla oynarken ahizeden bir hikaye anlatıldığı keşfeder ve her gün öğretmeni ve sınıfa bu hikayeyi okumuş gibi anlatır. (İlhami, kitap okumayı hiç sevmeyen biridir.) Hikayeler: 1. Üstü Çizilmiş Çocuklar: Pideci çırağı olan bir çocuğun kasabaya gelen bir yazar ile tanışmasını anlatır. Çırak çocuk, patronu istiyor diye patronun çocuğunun kitabını imzalatırken yazar, adını sorunca kendi adını verir. Sonra düzeltmek için tekrar gider ve adının üstünü çizdirerek patronun çocuğunun adını yazdırır. Ardından dükkandaki tüm yazıların üstü çizilir. Bunu yapan kimdir bilinmez. Patron öfkeyle polisi arar. Hikaye burada biter. 2. Tünel Kazan Çocuklar: Çocuk ıslahevine davet edilen bir yazar, çocuklarla kütüphanede yalnız çalışma yapmak ister. Ancak kitap okumaya başlayan çocuklar teker teker yok olur. En son yazar da gider. Çünkü yazar, çocuklara kitap okurlarsa bulundukları ortamdan kurtulabileceklerini söyler. Bu hikayede telefondaki ses, “Beğendin mi?” diye sorar; İlhami telefonu hızlıca kapatır. 3. Gececiler: Bir gün anne ve anneannesi ile yaşayan bir çocuk, anneannesi hastalanınca zorla bulunan ilacı okula giderken aldığı için okulda unutunca rahatça uyuyamaz ve gece okula gidip ilacı almaya karar verir. Gece okuldan yüksek sesler gelir ve sınıflarda önlüklü kişiler vardır. Ancak kimse çocuğu görmez, onun sorularına cevap veremez. Okul panosundaki kişiler çocuğa olanları anlatır: Gece okula gelenler, okula devam etmek isteyip gelemeyenlerdir. On beşinde savaşa yollananlar, erkenden evlendirilenler, meslek öğrensin diye çırak verilenler… Çocuk eve gelip ilacı anneannesine verir ve onun da okula gidemediği için üzüldüğünü hatırlar. Sonra bir bakarlar ki anneannesinin eline tebeşir tozu bulaşmıştır. İlhami, bunu imkansız bulur ancak telefondaki ses ona “Hikayelerle her yere gidebilirsin.” der. İlhami sorar, telefondaki sese adını sorar. Ses ona “Hikayeciyim” der ve adının Yuan Huan der. (Ancak bu ismi İlhami uydurmuştur. Onun böyle demesine şaşırmıştır.) 4. Ara Kat: Çocuk büyük bir yayınevinin sahibinin oğluydu. Arada babasıyla yayınevine gider, odaları dolaşırdı. Yayınevinin sıkıntı yaşadığı yazdıkları çok sert olduğu için kitabını beklettiği bir yazar vardır ve bu yazar, aynı gün çocukla beraber yayınevine gelir. Yayınevinin asansöründe karşılaşırlar ve çocuğa aynı anda üç tuşa basarsa hiç kimsenin bilmediği bir ara kata gideceğini söyler. Çocuk, merakına yenilir ve üç tuşa birden basar ve söylenen ara kata iner. Ara katta bir hikayenin içinde donakalmış insanları bulur, cümlelerden bazıları eksiktir. Çocuk oradan kurtulmak için eline bir kömür alır ve duvarlara kurtulmak için yeni bir kapı açılır diye yazar. Bu arada çocuğun babası telaşla onu arıyordur ve kameralardan yazar ile çocuğun beraber asansöre bindiğini görür. Yazarı tekrar yayınevine çağırır ve çocuğunu sorar. Yazar da çocuğun akıllı olduğunu oradan çıkabileceğini söyler ya da kitabını basarsa çocuğunu kurtarabileceğini söyler. Tüm yayınevi hızlıca çalışır kitabı basıp çocuğu kurtarmak için. Çocuk, yazdığı cümlelerle oradan kurtulur. Kitap basımı iptal edilir. 5. Hikayecinin Hikayesi: Yuan Huan adındaki Çinli bir yazar, Parkinson hastası olduğu için bilgisayarı ile hikayelerini yazmakta zorlanır. İyi bir bilgisayar almak için bir teknoloji mağazasına gider. Satıcı, kızının en sevdiği yazar olduğu için ona çok özel bir bilgisayar tavsiye eder. Dünya üzerinde beş adet yapılan bu bilgisayarı alır ve kullanmaya başlar. Yazar, bilgisayarı çok sever; aklından geçenlerin yazıya dönüştüğünü gereksiz düşüncelerin ayıklandığını fark eder. Yazarın aklına bilincini bu bilgisayara yedeklemek gelir, böylece ölse bile hikaye yazmaya devam edecektir. Yazar, vasiyet eder: öldükten sonra bile bu bilgisayarın internet bağlantısı hiç kesilmeyecek ve bu bağlantı bilgisayarın dünya üzerindeki tüm dilleri öğrenmesini sağlayacaktır. Böylece dünya üzerindeki tüm çocuklar bu hikayeleri rahatlıkla anlayabilecektir.
Telefon kulübesi böylece hikayelerini bitirir ve belediye tarafından Arjantin’e götürülmek için sökülür. Ancak giderken İlhami’ye bir hediye bırakır. Dinlediği tüm hikayeler bir kitapta toplanmıştır. (Öğretmeni ve sınıf arkadaşları dinledikleri hikayelerin kitabını görmek için İlhami’yi zorluyorlardır o da yalanlarla onları geçiştiriyordur.) Eserin sonunda İlhami, Zümrüt’e kitabı gösterir.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Bir kitap okuyup sınıfta anlatma ödevi, kitap okumayı sevmeyen İlhami'yi biraz "yaratıcı" bir çözüm bulmaya zorluyor. Sanırım son zamanlarda okuduğum en sürükleyici kitaptı. Göz açıp kapayıncaya kadar bitirmekle beraber keşke daha "çok" olsaydı diye içimden geçirdim ama belki de bu kısa hikayeler vermek istedikleri mesajı zaten vermiştir. Üzerine düşünülecek detaylar, açılacak tartışmalar... Çok çok keyifli bir okumaydı.
“Tutti hanno una storia, Ilhami: il custode di questo parco, il cane che rovista tra i rifiuti, tutti quelli che passeggiano al parco. E tutte le storie sono preziose, le vorresti conoscere, sentire, ascoltare. Quando te le raccontano, diventano parte della tua vita. Yuan Huan ha caricato la sua coscienza dentro di me non soltanto per continuare a raccontare. L’ha fatto anche perché era curioso di sapere come finirà questa grande storia chiamata mondo. Il mondo è la storia per eccellenza, che continua a essere scritta».”
Che bel libro.
Una coccola vera.
Un ragazzino delle medie che deve leggere per l’ora di turco, ma che non ama farlo. Si ritrova a sentire una voce che parla in una cabina telefonica rotta lasciata dal circo che ha dovuto smontare il tendone.
Questa voce è quella di Yuan Huan che gli racconta delle storie.
Storie particolari e avvincenti che lui potrà raccontare a scuola e avere così un bel voto.
Non conosco molto la letteratura turca. Ma questa autrice mi è entrata nel cuore con questo libro.
Una dolcezza profonda.
La lettura e lo scoprire le storie sono i protagonisti di questo libro. L’autrice con me ha raggiunto il suo intento.
Lo consiglio a tutti, ragazzini e non.
“Questa storia non mi è piaciuta per niente. Ci sono troppe ingiustizie».
«Avevo immaginato che non ti sarebbe piaciuta».
«Se lo immaginavi, perché non l’hai cambiata mentre la raccontavi? In fondo è la tua storia, questa».
«Perché a volte le storie fanno soffrire: volevo che lo sapessi »
Oggi sono qui per parlarvi di un'altra bellissima novità arrivata nelle nostre librerie. Come sapete sono una grande amante del genere, quindi potevo mai farmelo scappare? Assolutamente no. Principalmente voglio dire che mettere a disposizione gratuitamente l'audiolibro come si faceva un tempo con i libricini minuti di audiocassette, è una bellezza! Ho adorato questo dettaglio, così raro al giorno d'oggi, perché inoltre aiuta anche i più pigri o i bambini magari ancora non troppo esperti con la lettura, a poter seguire la storia per bene e con passione. Inoltre questa storia parla proprio di lettura, e di come sia difficile amarla al primo impatto: ad esempio Ilhami che frequenta la prima media proprio non ama leggere e l'idea di dover fare un riassunto di un libro ogni settimana alla classe, la detesta. Tutto cambia però quando un giorno, entrando in una cabina telefonica abbandonata da un circo, una voce inizia a raccontagli una storia: ma lui non ha chiamato nessuno! Quindi da dove arriva quella voce? Certo è che inizia a raccontare la storia in classe e la cosa fa un successo tale che lo porta a volerne sempre di più. Ma di chi è la voce misteriosa? Una persona esistente o una registrazione?
Ho adorato davvero troppo questo libro: carino, simpatico, ironico, intrigante e addirittura misterioso per certi versi tanto che alla fine mi sono persino commossa. Un libro adatto secondo me sia ad adulti che bambini e che consiglio assolutamente a tutti.
Ilhami è uno studente di prima media che non ama leggere, così quando l'insegnante affida ai suoi alunni il compito di leggere ogni settimana un libro o un racconto per poi riassumerlo in classe, lui non sa come fare. Un giorno però al parco entra in una cabina telefonica abbandonata dal circo, e quando alza la cornetta una strana voce inizia a raccontargli delle storie. Ma chi si nasconde dietro quella voce?
Questo libro parla di storie: una buona storia si trova nei libri ma può anche essere ascoltata, ogni parola ha il potere di cambiare chi le ascolta o chi le legge, ogni storia può diventare un amico che ci supporta in un momento difficile o aiutandoci a sfuggire dalla quotidianità. Le parole raggiungono ogni luogo, anche quello più lontano, l'importante è essere sempre pronti a riceverle.
Ilhami alla fine capisce quanto i libri possano cambiare anche la concezione di tempo, di quanto possano unire le persone.
Mi sono piaciute tutte le storie che Ilhami ascolta nella cabina telefonica, i personaggi e le ambientazioni sono sempre diverse, ma tutte queste storie ci parlano della forza della parole. E poi c'è il mistero legato alla voce nella cabina!
Questo è un libro che ci porta in tanti luoghi diversi e che ci ricorda che l'amore per la lettura non può essere imposto, per nascere bisogna solo trovare la storia giusta.
Darei un 4-. Sostanzialmente è una raccolta di racconti un po’ surreali che trattano la tematica dell’amore per le storie e la lettura, il tutto messo insieme da una simpatica cornice narrativa. Leggero, senza tante pretese, ma scorrevole. Non amo particolarmente le raccolte di racconti quindi non riesco a dare un voto molto alto, altri magari lo apprezzerebbero di più.
Günümüzde teknolojinin eğitime entegrasyonu çok konuşulan bir konu. Bu kitapta da bu tema çocuklara uygun, sade ve anlaşılır bir dille işlenmiş. Bir yetişkin olarak ben de büyük keyifle okudum. Hem öğrencilerime hem de arkadaşlarıma gönül rahatlığıyla önerebileceğim, eğlenceli ve düşündürücü bir kitap olmuş :)
Un bellissimo libro, piena di diverse storie di fantasie, vissute attraverso Ilhami e una cabina telefonica, che potrebbe essere utile a far avvicinare i piú piccoli alla lettura.
Il libro è bellissimo. Bellissima la cornice, fatta di frasi e concetti da copiare per motivare i giovani a leggere, bellissime le storie. L'ambiente turco, un pochino inusuale, mi piace