“Dünyadaki her gelişmeyi yönlendiren bir gizli örgüte dair oldukça kapsamlı bir inanç da olsa, Ay’a aslında hiç gidilmediğine dair çok daha dar kapsamlı bir inanç da olsa, bir grubun gizli ve kötücül amaçlarla çeşitli eylemler yürüttüğüne dair kanıta dayalı olmayan inançlara ‘komplo teorisi’ denmektedir.”
Peki komplo teorilerine neden inanırız? Komplo teorilerine inanmak insanların bir zaafı mı, yoksa doğal bir özelliği mi? Sadece belli insanlar mı komplo teorilerine inanır?
Son zamanlarda komplo teorilerinde bir artış var mı? Sonradan gerçek olduğu ortaya çıkmış komplo teorileri yok mu? Bilimsel teoriler ile komplo teorileri arasındaki farklar nelerdir? Komplo teorilerine karşı bağışıklık geliştirmemiz mümkün mü?
Sinan Alper ve Onurcan Yılmaz, komplo teorileri hakkında merak edilen tüm sorulara bu kitapta yanıt veriyorlar. Komplo teorilerine inanmamızın ardında yatan gerçekleri öğrendiğinizde insan psikolojisinin dinamiklerini çok daha farklı değerlendireceksiniz.
Üç yıldız ile dört yıldız vermek arasında kaldım. Aslında dört yıldız vermek isterdim ama, maalesef kitabın biraz lezzetsiz olduğunu, zor okunduğunu düşünüyorum. Araştırmanın kalitesi konusunda bir eleştirim yok elbet. Ancak, bu tür popüler bilim kitaplarının daha kolay okunabilmesi için biraz lezzetlendirilmesi, renklendirilmesi gerekiyor bence. Böyle bir kaygı gütmeden, işi doğrudan akademisyenlerin eline bırakırsanız, ortaya çıkan iş daha çok akademik bir makale ya da doktora tezi kıvamında oluyor. Üstelik, yazarlar eğitimli, saygın akademisyenler oldukları için "komplo teorici" denilen, benimse bildiğin akıl hastası olarak gördüğüm kişiler hakkında oldukça saygılı, dikkatli konuşmuşlar. Esasen konu eğlenceli olabilecekken, bu dikkatli üslup bence anlatıyı biraz zor okunur hale getirmiş.
Bugün sürekli maruz kaldığımız ve herhangi bir anda bizim de içine düşebileceğimiz komplo teorilerini anlamak ve “aşılanmak” zorundayız. Kitap bunu en sade ve temiz şekilde yapıyor. Mutlaka okuyun.