Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sakinler

Rate this book
“25 Eylül Pazartesi, 20:00
Sevgili dinleyicim, kusura bakma fısıldayarak konuşmak zorundayım. Umarım söylediklerim anlaşılıyordur. Sabaha karşı bahçedeki güllerin dibine sakladığım teybin yanına çömeldim. Bu kaydı iki büklüm almaya çalışıyorum. Bu vaziyette ne kadar idare edebilirim bilmiyorum, şükür, hava artık erken kararmaya başladı. Bu garip halimi kimseler görmeyecek.”

Hande Ortaç, Sakinler’de bir rehabilitasyon merkezinde yaşayan insanların, dertlerine deva bulmak için geldikleri bu yerde günden güne nasıl daha büyük bir çıkmazın içine girdiklerinin hikâyesini anlatıyor. Bir bakıma “dışarının” aslında nasıl da her yer olabileceğini, her yeri kendisine benzetebileceğini gösteriyor. Aynı insanlar, aynı mücadeleler, aynı kırılganlıklar... İçe dönülen anları ise ayrı bir yere koyuyor, insanı kurtaracak cevheri o anlarda arıyor.

Sakinler, çağımızın karanlık yollarının derinlerine inen bir roman.

207 pages, Paperback

First published October 29, 2023

1 person is currently reading
21 people want to read

About the author

Hande Ortaç

8 books9 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
8 (18%)
4 stars
15 (34%)
3 stars
12 (27%)
2 stars
7 (15%)
1 star
2 (4%)
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
Profile Image for Renklikalem.
556 reviews185 followers
June 27, 2024
“… şimdi, şehrin köşe bucağına yerleştirilmiş kaç yüz bin bilinmeyen, unutulmuş kamerada görüntüm olduğunu düşünüyorum. Hayatımın ne kadarının kayıt altına alınmış olabileceğini ve kaç göz tarafından izlendiğini merak ediyorum. Başkasının çektiği fotoğrafın arka planında görüntüm ya da videoda farkında olmadan sesimin kaydı olabilir. Ne diyorum acaba? Yakalandığım gizli kameralar hangileri? Asansörde seviştiğim de oldu tatile gidip kaldığım pansiyonda çırılçıplak soyunup odada dolaştığım da. Gizli bir delikten ya da saklanmış bir kameradan çekim yapılması beni hep korkuttu. Paranoyakça mı yoksa yerinde bir endişe mi? Mesela burada tüm korkularımdan sıyrıldım, rahatım. Gerek yok çünkü banyolar da dahil izleniyoruz. Kendimizi öldürme tehlikesine karşı. Bizi kendimizden korumak için.”
Profile Image for İrem Hira Yuca Vurucu.
275 reviews79 followers
September 22, 2025
Değindiği konular, kurmaya çalıştığı evren hep bir çaba kokusu duyuruyor bana. Ucuz edebiyat dergileri estetiği var gibi. Aslında açılışı ve 132-136. sayfalar arasında değilinilen , ana karakterin kök hikayesi çarpıcı gerçekten. Cinsel taciz- ifşa, rehabilitasyon merkezi, çağımızın dertleri, Ermeniler Kürtler tarikatlar şeyhler, translar geyler.. ama ee? Her konuya birazcık değinilip geçilmiş , dil basit, anlattığı konular varışsız ve okurken zevk alınmasız.
Profile Image for Ömür.
13 reviews5 followers
March 10, 2024
Bu kez okuma alışkanlığımın aksi bir yoldan gidiyorum. Yazarın son kitabından başlıyorum okumaya… İlk eserlerinin öykü, bunun roman türünde olması da olabilir buna sebep, doğru zamanın şimdi olması da bilmiyorum. Zaten kitap da URSULA K.LE GUIN’in “Hayatı mümkün kılan şey sürekli belirsizliktir; yani bir sonra ne olacağını bilememek.” cümlesi ile açılıyor.

“Sakinler” dertlerine deva bulmak için bir rehabilitasyon merkezine gelen ve günden güne daha büyük bir çıkmaza giren insanların hikayesini anlatıyor. Anlatıcı, okuyucuya dinleyici olarak seslenip, bu merkezde yaşadıklarını, bulduğu kasetlere kaydederken bir yandan da hikaye ilerliyor.

Kitabı okurken, neresi içerisi, neresi dışarı diye düşünüyorsunuz? Merkez sadece bir hayal ürünü mü? Hayatın kendisi de bir rehabilitasyon merkezi değil mi? Aynı insanlar, aynı mücadeleler, aynı kırılganlıklar, aynı öfkeler bizde de yok mu? Zaten şu an yaşadığımız tam da bu değil mi? Aile şefkati, mahalle baskısı, büyük şehrin kalabalığı… Zaman zaman, hepimiz bunlardan kaçmak istemiyor muyuz?

İnsanların söyledikleri, düşünceleri, içinden geçirdikleri, kimi zaman bakışları iğne gibi batmıyor mu ruhumuza? Kendimize iyi gelen şeylerin, en yakınlarımız tarafından kabul görmemesi, kafamızı karıştırıp, canımızı acıtmıyor mu?

Utancın, güvensizliğin, olmadığı bir alana ihtiyaç duymuyor muyuz?

İşte Hande Ortaç, “Sakinler” de bize “Allah beterinden saklasın” diyerek körü körüne mutlu olmaktan daha fazlasını yapabileceğimizi, hayatı sorgulamanın delilik değil, yaşamın kendisi olduğunu hatırlatıyor.

Anlaşılmayı isteyenin, bunu bekleyenin, bir tek biz olmadığımızı, hikayesinde kucakladığı birbirine hiç benzemez, aynı zamanda tıpkısının aynı karakterler aracılığı ile kulağımıza fısıldıyor.

Asıl kurtarıcının içe döndüğümüz anlarda, orada bulacağımız kişi, yani kendimiz olduğunu, yazdığı bu kurmaca ile, yapılabilecek en zor aynı zamanda en etkileyici biçimde dile getirerek, “tek istediğim hikayeme kulak vermen” diyor.

Profile Image for Elif Sidar Ökdemir.
1 review2 followers
March 18, 2026
Hikayeyi art arda gelen ses kayıtlarıyla farklı yönlerinden tamamlamak, sanki ortasında kapalı ve büyük bir avlusu olan bir binaya her seferinde avluya dönük küçük ve farklı bir pencereden bakmak gibi. Uzunca bir süre bu pencereler açılıp kapanıyor, küçük bakış aralarıyla avlunun tamamını görmeye çalışıyoruz. Zamanla pencerelerin bakışları birleşip birbirini tamamlıyor olsa da hikaye, avluya hep pencereden bakış mesafesini koruyor sanki. Yalnız kalmış veya bırakılmış kadınlar, Kürtler, Ermeniler, Translar gibi çeşitli kimliklerin, dışlanmışlıklarının, maruz kaldıkları şiddet biçimlerinin, bağ kurarak ya da kuramayarak bir araya gelmesinin yanı sıra, aynı avlunun öte yanında kendini yalıtılmış gücüyle kurumlar ve kişiler aracılığıyla koruyan, kollayan şeyh gibi figürlerle çeşitli toplumsal çelişkileri ve çatışmaları da içeren bu avluya, okuyucu olarak hep mesafeli kalıyoruz. Kitabın sonlarına doğru birkaç pencerenin bir anda açılmasıyla yakınlaştığımızı ya da avlunun bütününü gördüğümüzü düşünsek de yazar, o mesafeyi sonuna dek okuyucuya hissettirmeye devam ediyor. Sanırım tüm bu hikayelerle ve kimliklerle daha hemhal olmanın ihtiyacını duydum okurken. Avlunun kaçış yollarını ararken örgütlenen o minik dayanışma hallerinin okuyucuya daha içinde hissettirmesini...
Profile Image for Vildan  Bayram .
20 reviews1 follower
March 25, 2024
Kitap gerçekten üzerinde çalışılmış ve derdi olan bir kitap. İlk andan itibaren nedense bende bir bilim kurgu okuyor hissi yarattı. Anlatıcı anlattığının gerçek olduğuna ikna etmeye çalıştıkça gerçekliğini ve doğruluğunu sorguladım. Sakinlerin hikayeleri çok gerçek ve bağ kurulabilir hikayeler olsa da birşeyler havada kaldı, içimde bir yerlere dokunmasını bekledim ama dokunmadı.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews