Broch was born in Vienna to a prosperous Jewish family and worked for some time in his family's factory in Teesdorf, though he maintained his literary interests privately. He attended a technical college for textile manufacture and a spinning and weaving college. Later, in 1927, he sold the textile factory and decided to study mathematics, philosophy and psychology at the University of Vienna.
In 1909 he converted to Roman Catholicism and married Franziska von Rothermann, the daughter of a knighted manufacturer. This marriage dured until 1923.
He started as a full-time writer when he was 40. When "The Sleepwalkers," his first novel, was published, he was 45. The year was 1931.
In 1938, when the Nazis annexed Austria, he emigrated to Britain after he was briefly arrested. After this, he moved to the United States. In his exile, he helped other persecuted Jews.
In 1945 was published his masterpiece, "The Dead of Virgil." After this, he started an essay on mass behaviour, which remained unfinished.
Broch died in 1951 in New Haven, Connecticut. He was nominated for the Nobel Prize and considered one of the major Modernists.
bu kitaba otobiyagrafi değil de psikolojik çözümleme dense daha doğru olur bence. broch kişiliğini oluşturan/olgunlaştıran, düşünsel kaynaklarına etki eden psikolojisini bizzat çözümlemeye girişmiş, hem de çok açık yüreklilikle. annesi ve özellikle de babası ile kardeşiyle olan ilişkilerini kendi psikolojisinin temeline oturtmuş ve sayfa sayfa çözümlemeye çalışmış. gıpta ile okudum bu açık yürekli girişimi...
3.5/5 Bir Hermann Broch aşığı olarak bu kitabı biyografi olarak kabul etmek biraz zor. Metin iki parçadan oluşuyor aslında ilki Broch'un kendine ait analiz süreci. İkincisi de daha çok dünya görüşü olarak aslında kitlelerin psikolojisi, siyaset, etik ve felsefe üzerine görüşlerini anlatıyor. Özellikle ilk kısım ilgimi çekti ama o da eksik biraz. Yazarın iç dünyasına dair pek bir şey yok. İkinci kısmı okumak da kolay değil. Broch daha önce romanlarını üzerine inşa ettiği "değerlerin çöküşü" isimli fikrine dair net bir değerlendirmede bulunuyor. Benim gibi sevenleri için yine okuması dert değil ama herkese hitap eden bir metin değil. Ama herkese hitap etmesi gerekir mi o da ayrı bir tartışma.
"Benim basit, doğal bir 'mutluluğa' duyduğum istek de diğer insanlarınkinden farklı değil ve bu özlem, yaşım ilerledikçe sanki daha iyi farkına varıyormuşçasına ağırlığını iyice hissettiriyor. Sevgi ve birbirine ait olma anlamına gelen, ortak bir gündüz düşü gibi (Tagtraum); insana bir anlam ifade eden ve insanın yaşamında kendisine gerçek bir değer atfedilebilecek bir gündüz düşü."
Hermann Broch'u kendi kaleminden tanımak oldukça ilginçti. Ancak bir otobiyografiden çok kendi kendine bir otopsi yapıyor yazar. Kitapta farklı zamanlarda yazdığı metinler var: Psikolojik Otobiyografi ve Bir Çalışma Programı Olarak Otobiyografi. Psikolojik Otobiyografi, ailesi tarafından sevilmeyen bir çocuğun yetişkinliğinde kadınlarla ilişkileri üzerinden kendi Ben'ini ve hayata bakışını anlamlandırma ve açıklama çabası. Bu noktada kuramlar ve psikanaliz üzerinden saptamalar oldukça ayrıntılı. Sanırım bu konudaki yetkin kişilerin oldukça ilgisini çekecek bir metin. Bir Çalışma Programı Olarak Otobiyografi ise özellikle 1935 ve sonrasındaki Avrupa'nın siyasi durumu üzerinden etik rölativizm üzerine kalem oynatmış yazar. Her iki metin içinde yaptığı saptamaların kendi edebi eserleri üzerindeki etkisini de ortaya koymuş. Broch okumaya devam.
“No ávido de éxito, pero sí de rendimiento, apenas estoy ya en condiciones de seguir arrastrando la enorme carga de responsabilidad y trabajo que, en el transcurso de los años, me he echado encima, y por eso he estado siempre en la situación del hombre de rendimiento que, con el apremio de sus negocios y ocupaciones, no tiene otra solución que entregar a las putas su sensualidad, al fin y al cabo existente”.
Ağırlık kadınlarla olan ilişkisi ve yaklaşımıdır. Çalışmasının sonuna doğru milletler cemiyeti için tavsiyeler ve demokrasi var. Ben birbirine bağlayamadım…Yahu sen felsefe ve matematik okumuştun…karışık işler.
textes écrits au début des années 1940 dans la nuit de la guerre. Touffus, complexes et exigeants mais si on s'accroche la récompense est au bout de la page.
Esta Autobiografía psíquica es muy interesante si se busca conocer al autor, no tanto por un valor literario. Si querías leerlo buscando un texto entretenido, atrapante y más adjetivos de este estilo, pasa de largo.
Los textos que lo conforman, como señala el editor, son textos autobiográficos que rompen con ese género, pues se centran, uno, en las relaciones con mujeres y, el otro, en cómo un problema filosófico estuvo presente durante toda su vida. Ese hiperfoco en cosas determinadas oculta los matices del medio, la vida cotidiana, las cosas mínimas que podrían estar en un diario. Uno resulta, a primera vista, completamente individual y el otro volcado completamente hacia lo histórico.
Me parece interesante hacer una lectura de estos textos a partir del concepto de "experiencia", pues Broch escribe cómo percibe su vida, y hay muchas cosas que permiten rastrear las identidades que conformaron a Broch: identidades de intelectual, burgués, la percepción sobre el otro género, el finde siécle.
Broch'un rahat okunan metinlerinden. Bu kadar açık yürekliliğe gerçekten gerek var mı sorusu zaman zaman akla gelse de, kişisel otobiyografimizdeki psikolojik katmanlarla karşılaşmamız için güzel bir fırsat sunuyor. Kişisel gelişim kitabı böyle bir içerikte olmalı. Kendi ile yüzleşmeden gelişmenin mümkün olmadığına ikna olarak başlanabilir mesela.