De tous les sociologues français du XXe siècle, Pierre Bourdieu (1930-2002) est sans doute aujourd’hui le plus connu et le plus controversé. Son œuvre foisonnante a durablement marqué le champ intellectuel en France et dans le monde. À l’origine d’une nouvelle théorie du monde social qui s’appuie sur des concepts clés tels que l’habitus, la violence symbolique ou le champ, Pierre Bourdieu s’attache à mettre au jour la réalité des rapports sociaux pour mieux la dénoncer. Cet ouvrage présente trois dimensions centrales de l’œuvre de Pierre Bourdieu : sa réflexion épistémologique sur le métier de sociologue, l’élaboration de ses principaux concepts d’analyse à travers l’étude de domaines particuliers (école et culture) et enfin sa théorie de l’espace social. Dans chacun des chapitres, sont présentés des travaux d’auteurs qui ont poursuivi la réflexion de Pierre Bourdieu ou qui s’en sont inspirés. C’est en s’intéressant aux apports et aspects critiques de la sociologie de Pierre Bourdieu que peuvent être saisies l’importance et la nature de son influence intellectuelle aujourd’hui.
Pierre Bourdieu’nün Kuramı ve Sosyolojik Kullanımları / Anne Jourdain ve Sidonie Naulin Çeviren: Öykü Elitez, 2016 İletişim Yayıncılık, 1.Baskı La théorie de Pierre Bourdieu et ses usages sociologiques, 2011 Armand Colin
Sf16 Sosyolojinin bilim kabul edilmek için yerine getirmesi gereken şartlar üzerine ilk düşünceler, 19.yyın sonlarına doğru Fransa’da Emile Durkheim tarafından ortaya atıldı.
Sf27 sosyolojinin bilimsellik sistemine dahil olabilmesi için sıradan lisan ile bir kopuşun gerçekleşmesi gerekir. Sf39 Bourdieu’nün Kabiliye’deki ilk araştırmaları, antropolog Claude Lévi-Strauss’un yapısalcılığının etkisini taşır.
Bourdieu’nün öznelciliğe getirdiği eleştiri, öncelikle, Jean-Paul Sartre’ın fenomenolojisinin sorgulanmasını temel alır.
Sf41 habitus kavramı, sosyolojideki temel karşıtlıkların (nesnelcilik/öznelcilik, bütüncülük/bireycilik, makro/mikro..) ötesine geçmemizi sağlar. Esasen habitus kavramı, Aristonun heksis kavramının Saint Thomas d’Aquin tarafından tercüme edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Aristoteles’in heksis’i eğitimle sağlanmış olan ve bireylerin eylem kapasitesinin temelini oluşturan fiziksel maharet ve davranışları ifade eder.
1960lardan itibaren okul meselesi sosyolojide yeniden ilgi çeker. Babyboom’a, uzatılan eğitim süresi eklenir. 1959da Berthoin reformuyla zorunlu eğitim 14 yıldan 16 yıla çıkarılır; 1963te Fouchet reformuyla 6.sınıfa giriş sınavı kalkar ve 1975te Haby reformuyla kurulacak tek tip ortaokulların başlangıcı niteliğinde, Collèges d’Enseignement Général kurulur.
Sf67 Eğitimin yaygınlaşması ve yığınlaşması, yaygın kanının aksine, en yoksul kesimin durumunu iyileştirmedi.
Sf68 sosyolojinin kendisi, tahakkümün temelinde yer alan yetenek ideolojisinin terk edilmesini sağlamada bir araçtır.
Lise mezuniyet diploması (bakalorya) “Yüzde 80i bakaloryalı” sloganı, ilk kez 1985te Milli Eğitim Bakanı Jean-Pierre Chevènement tarafından ortaya atıldı.
Sf72 Stéphane Beaud’ya göre “eğitim sisteminin demokratikleşmesi adı altındaki bu isteğin tek amacı, toplam nüfusa oranı gittikçe artan genç kesimi eğitim kurumlarında daha uzun süre tutarak, işsizlikle mücadele etmek”ti.
Sf85 Kant’a göre, güzel, evrensel olarak keyif verendir. Özgecil bir tatminin nesnesidir (yani ‘keyifli’den farklıdır) ve ‘sonu olmayan bir amaç’tır, yani fayda aramamamız gereken gerçek bir amaçtır. Bourdieu, La Distinction (1979)da sanatın kıymetini bilmenin evrensel ve doğuştan olduğu fikrine karşı çıkar.
Sf87 Bourdieu’ya göre, tüm kültürel seçimler, sınıfsal habitusun ifadesidir. Toplumsal sınıfların farklı yaşam koşulları, onlara kendilerine özgü bir habitus bahşeder. Habitus “pratik ve tasvirleri üreten ve düzenleyen bir ilke” olarak tanımlanır. (Le Sens Pratique, Minuit, Paris, 1980, s.88)
Sf89 Egemen sınıfın (burjuvazi) ‘doğal zevk ideolojisi’, akademik alandaki ‘yetenek ideolojisi’nin kültürel alandaki ikizidir. Yine de egemen sınıf doğru zevkin tanımında daima aynı fikirde değildir. İyi zevkin tanımı konusunda simgesel savaşlar olur aralarında.
Sf106 Bourdieu, sermayeyi iktisadi alanla sınırlamaz. 4 temel sermaye türü var onun analizinde: iktisadi sermaye, kültürel sermaye, toplumsal sermaye ve simgesel sermaye
Sf141 Okul sosyolojisi ve kültür sosyolojisi gibi kimi dallar, Bourdieu’nün düşüncesiyle derinlemesine değişikliğe uğradı.
Excellent travail de vulgarisation / synthétisation de la théorie de Bourdieu. Dans chaque chapitre, les auteurs expliquent dans un langage clair les concepts bourdieusiens (habitus, champs, espace social, légimité, capitaux, illusio,...) connus pour leur difficulté, en présentant les thèses que défendent les ouvrages de Bourdieu (et ses collaborateurs) et le contexte dans lequel ses ouvrages et la pensée de Bourdieu sont nées. Ensuite, pour nuancer les propos du sociologue, les auteurs nous parlent des critiques envers Bourdieu. Et finalement, pour nous montrer les usages sociologiques de sa théorie, les auteurs nous présentent quelques travaux en sociologie s'inspirant de Bourdieu (les remises en question, précisions, améliorations, vérifications,...) A la fin de ce livre (juste après la Conclusion) se retrouve une petite liste des articles "essentiels" de Bourdieu avec un court résumé sous chaque référence.