kaygılar, korkular, kuruntular hep k’yla başlar ardından yürür ve sürekli sana bir şey fısıldarlar nereye gitsen fare gibi peşindedirler ve yoktur susacakları anneni ararsın içinde, saçını okşasın, ben buradayım desin telaşla çarpan kalbinde, el yordamıyla bir sükûnet ararsın lokomotifleri vardır trenlerin ritmi şaşmaz, hayat kırmızıda durmaz aaa! diye bağırırsın bazen, duyanın da olmaz çoğu zaman rock’n roll günlerini özlersin, hiçbir şey sana çarpamıyordu ısıtmaya ihtiyacın var içini, ellerin hep soğuk, tenin hep soluk niyet etmen yeter derler ama niyetini de hatırlamazsın
var olmanın yok olmakla yakınlığına şaşarsın bazı günler aşk istersin, meşk istersin, güç ve neşe ve biraz da boş vermişlik rollerin arasından en sıkıcısını oynamaya karar vermişsindir
rahat edemediğin odalarda, rahatça söylemediğin repliklerle uzun düşünmeye de vaktin olmaz, bir akşamüstüne yayılamazsın hayat dediğin, hep kronometresi elinde, hep tepende… uyanma zamanın geldi demektir tüm bunlar oluyorsa! nasıl fark etmedin sırtındaki kocaman kollara benzer uzantıları? düşmeyeceksin, karanlıklarda yanıp, boşluklarda uçacaksın… anladığında: … kanatların var ruhunda!
Nil’in okuduğum ilk kitabıydı. Garip bir önyargı ile hiç bu kadar samimi yazacağını ve kelimeleri bu kadar iyi kullanacağını tahmin etmemiştim. Kitabı ikiye ayırdım, ilk 120-130 sayfasını daha çok beğendim. Sonrakiler de güzel ama biraz da kitabı doldurmak için yazılmış gibi hissettirdi. Diğer kitaplarını da okuyacağım.
Nil Karaibrahimgil'in okuduğum üçüncü kitabı. Benim üzerimde bir etki gücü bırakıyor Nil'in dili kesinlikle. Hayatımda bir itki etki aradığımda kitapevinde bir şekilde elim gidiyor. Her seferinde de hayatımda sıkıldığım o evreyi iyileştiriyor.. Okuması kolay ve keyifli. Bunun yanı sıra kelimeleri kullanışı, hayata dair çıkarımları, merakı.. bir solukta bitiriyorum. Bakalim okumadığım diğer kitaplarını ne zaman okumak isteyeceğim..