Jump to ratings and reviews
Rate this book

Çıplak Babalar

Rate this book
Margit Schreiner’in daha önce yayımladığımız “Sevmek Dedikleri” ve “Ev, Kadınlar, Seks.” kitaplarının ardından “Çıplak Babalar” ile “Ayrılık Üçlemesi” tamamlanıyor.

Kızın babaya olan sevgisinin dokunaklı öyküsü “Çıplak Babalar”da, orta yaşlarındaki anlatıcı çocukluk yıllarıyla bugünü arasında usulca salınarak bilincin sınırlarında geziniyor; şimdi Alzheimer hastası olmuş, zihni karışmış bir halde ölüme yaklaşan, çocukluğunun mükemmel babasına kendine özgü, soğukkanlı ve içten bir saygı duruşunda bulunuyor. Margit Schreiner, bu minimalist ve parçalı romanıyla okurda gömülü kalmış anıları, özellikle de varoluşun küçük, neredeyse unutulmuş çekirdeğinde saklanabilen anıları harekete geçiriyor.

“Bu anlatıcı elbette acıma duygusundan yoksun olduğu için değil, bedensel çöküşü de dile getirme ve uzun ölümü her anlamda algılama –onunla yüzleşme ve nihai gerçekliğini tanıma– arzusunda direnebilmek için acımasızdır.”

Literatur und Kritik

“Bilinçli olarak duygulardan arınmış, asla ayrıntıya girmeyen bir anlatım biçimi.”

Tilman Spreckelsen, Frankfurter Allgemeine Zeitung

“Schreiner’in romanının güzel yanı, değer yargılarının ötesinde bir dinginlikle bize kendi yaşamımıza bakmayı öğretmesi. Sadece algılıyor ve bu kabulle dünyanın gerçek zenginliğini keşfediyor.”

Berliner Morgenpost

“Avusturya edebiyatında pek az görülen virtüözce, çok hüzünlü ve komik, sözdizimi karmaşık ve müzikal bir eser.”

Karl-Markus Gauß, Die Rampe

96 pages, Paperback

First published January 1, 1997

9 people are currently reading
255 people want to read

About the author

Margit Schreiner

26 books29 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
33 (17%)
4 stars
84 (43%)
3 stars
60 (30%)
2 stars
14 (7%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 30 of 31 reviews
Profile Image for Eylül Görmüş.
770 reviews4,954 followers
February 12, 2025
"Kim bilir belki bir gün tam tersi doğarız. Yani, ben senin annen olurum sen de benim çocuğum olursun.. Ama ben o zaman sana, sen de benim kadar olana dek bekleyeceğimi söylerim."

Margit Schreiner'ın epeydir okumak istediğim Ayrılık Üçlemesi'ne sonunda Çıplak Babalar ile başladım. Ne diyeyim, mahvetti beni. Şayet benim gibi babasına çok düşkün ve onun yaşlandığını gördükçe içten içe korkudan korkuya sürüklenen bir kız çocuğuysanız muhtemelen sizi de mahvedecektir. Ona göre karar verin.

Çok süssüz ve sahici bir metin bu. İçinde öyle büyük cümleler, ihtişamlı tespitler, unutulmaz bir hikaye filan yok, tam da o yüzden bu kadar çarpıcı. Alzheimer olan ve son aylarını bir bakım evinde geçirdikten sonra ölen babasının ardından yazıyor anlatıcımız. O son ayları anlatıyor, anlatırken bir yandan da zihni onu çocukluğuna götürüyor, babasını anıyor. Yasın en temel dinamiklerinden biri olan bir şeye sabitlenme, takılıp kalma, sürekli geri dönme halini öyle güzel vermiş ki - durmadan babasının takma dişlerine dair bir şeyler söylemesi, aklının sürekli orada olması bence çok vurucuydu.

Her ne kadar son derece kişisel bir öykü de olsa anlattığı, bir yandan da yaşadıkları yerin değişimini de anlatıyor. Kapanmış fabrika, kirli sosyal konutlar, bakımsız ağaçlar, kurumuş çimenler... Babasının gidişi bir devrin de kapanışı: bir kuşak giderken içinde yaşadığı dünyayı da beraberinde götürüyor. Aralara sıkıştırdığı detaylar, sadece babanın değil kentin de yaşlanışını anlatması da çok etkileyiciydi.

Ezcümle, çok sevdim. Çok iyi yazılmış, çok katmanlı, duygusu çok kuvvetli bir metin.

Şununla bitsin: "Hadi babacığım, sana sarılayım. Sen de ben boynunda asılıyken daireler çizerek dönersin. Mavi gökyüzü etrafımızda uçuşur, o beyaz bulut her defasında daha hızlı geri gelir. Eğer başın dönecek olursa öteki yönde dönebilirsin, ben de dönen gökyüzünün altında öteki yöne uçarım."

Bir not: üçleme nedense dilimize ters sırayla çevrildi, son çıkan bu ama aslında Almancada ilk yayınlanan kitap. Gerçi hikayeler birbirinden bağımsız, sadece ayrılık teması etrafında birleşiyorlar, dolayısıyla sıralamanın çok bir önemi yok ama yine de belirtmek istedim.
Profile Image for çiğdem.
130 reviews5 followers
December 25, 2024
Başını omzuna koyduğun, seni kucağına alıp döndürecek kadar güçlü olan babanın yatağa düşmesi ve artık senin onu kaldırıp tekerlekli sandalyeye koyman. Ne çok iyi ne çok kötü bir baba-kız ilişkisinin bu kadar etkilemesini beklemiyordum. Oldukça basit, sıradan denilebilecek konuşma düzeyinde bir anlatımla öykünün gerçekliğini artırıyor. Anlatıcı kendi duygularını uzun uzun betimleyerek babasının yaşlılığının ve ölümünün kendisini nasıl etkilediğini anlatmak yerine tüm ilişkinin bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçmesini sağlıyor. Ayrıca ölüm hakkında (şuan ifade etmekte zorlandığım) düşüncelere yer açması da cabası. Çok tanıdık, çok beklendik her şey.
Profile Image for küb.
194 reviews17 followers
April 13, 2024
Margit Schreiner'in Ayrılık Üçlemesi’nin son kitabı. Kitabın özelinden ziyade seri olarak ailede başlayan düzensiz dinamikler, ilişki kurma zorluğu, bağ kuramamak, sevgisizlik, kadın ve erkek bireyselliğinin öznelliği tablosu çok güzel kurgulayarak sunan bir üçleme okuduğumu söylemeliyim.

Çıplak Babalar, baba kız bağlarının odağında fazla derin olmayan ama bütünsel dengesi güzel olan bir kitap. Sergilenen ilişki temelinde gösterilmeyen sevgi, hissedilmeyen sevgiyle geçen çocukluk anıları bugün yetişkin olan ve artık bir kız çocuğu annesi olan anlatıcımızın eleğinden bambaşka geçiyor.
Bu başkalık içinde sade, yalın, duygu yükünü sıfırlayıp hatta babayı bir unutkanlık hastalığına anneyi ise ölüm dışında kaybetmeyle sarmalıdığı bir uzaklık mesafesinden sunuyor.

"Kim bilir belki bir gün tam tersi doğarız. Yani, ben senin annen olurum sen de benim çocuğum olursun.
Ama ben o zaman sana, sen de benim kadar olana dek bekleyeceğimi söylerim."
Profile Image for Serap Becit.
113 reviews3 followers
April 24, 2025
Schreiner'in Ayrılık Üçlemesi'ni nihayet bitirmiş bulunuyorum. Serinin ilk kitabı Sevmek Dedikleri'ni pek sevememistim, sıradandı bana göre. İlk kitapla aynı anda Ev, Kadınlar, Seks'i de aldığım için bir şans daha vermek istedim yazara, okudum, ilk kitaba göre daha güzeldi. Bunun üzerine beklentim bir parça arttı, 3.kitabı da aldım ama okumasam da olurmuş, bana pek bir şey kattığını söyleyemem.
Profile Image for divayorgun.
192 reviews33 followers
January 1, 2025
Margit Schreiner'in Ayrılık Üçlemesinin son kitabı olan Çıplak Babalar ile seriyi tamamlıyorum artık.

Sevmek Dedikleri ve Ev Kadınlar,Seks kitaplarının sonuncusu olan bu kitapla hikayenin sonuna geliyoruz.

Bir kadının babasına duyduğu sevgi,özlem ve yaşayamadığı duyguları anlatan Çıplak Babalar orta yaşlarında olan genç bir kadının babasının Alzheimer hastası olmasından sonra yaşadığı sürece,duygularına,onunla yaşadığı anılarına odaklanılarak yazılan bir kitap.

Duygu geçişlerinin çok yoğun yaşandığı Çıplak Babalar okura gerçek bir okuma keyfi veriyor.
Profile Image for Oytunla Hayat.
180 reviews7 followers
June 10, 2025
Bir genç kadının babasını uğurlama hikayesi...
Beni çok etkileyeceğini ve sarsacağını düşünmüştüm konusunu okuduğumda. Ancak farklı bir dili, anlatımı var kitabın. Sanırım o sebeple içine çok dalıp o acıyı içselleştiremedim.


Profile Image for Sevim Tezel Aydın.
817 reviews55 followers
July 16, 2025
Ayrılık Üçlemesi'ni Çıplak Babalar'la tamamladım…

Kitap, orta yaşlarda bir kadının Alzheimer olmuş babası ile vedalaşmasını anlatıyor. Geçmiş ile bugün arasında gezinen metin bir baba-kız ilişkisinin kimi zaman yüreği ısıtan kimi zaman zorlu yanlarına bakıyor, onları kurcalıyor. Nedense serinin diğer kitapları kadar sevemedim...
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews226 followers
March 1, 2024
schreiner dikkatimi çeken bir yazar ama bu romanına öyle çok sevdiğim söylenemez. okudum ve sona erdi, bende pek iz bırakmadı.
Profile Image for Sirin Mitrani.
163 reviews4 followers
October 11, 2025
Üçlemenin en sevdiğim kitabı bu oldu. Öncelikle başlık seçimine bayıldım ‘çıplak kral’a gönderme sanki. Babalarımız da başlangıçta bize hayat vermeleri ve maddi manevi korumaları ile hayatımızın kralıyken yaşlandıkça iktidardan düşüyor hele hele bunama dönemine girince iyice savunmasız tamamen ‘çıplak’ kalıyorlar.
Bu kitabı okurken bir de Ralph Fiennes’in oynadığı Odysesus’un yirmi yıl sonra savaştan tamamen çıplak olarak eve döndüğü ‘The Return’ filmini seyrettim. Adamları olmadan tek başına dönmüş olmanın verdiği utançla, bir dilenci kılığında girdiği sarayda becerileriyle krallığını ispat etmek, oğlunun saygısını, karısının sevgisini geri kazanmak durumunda kalıyor. Erkeklere özgü ‘iktidar’ da böyle bir şey işte. Kralım demekle kral, babayım demekle de baba olunmuyor. Bu mertebenin içini doldurmak ve bir yerde de hak etmek gerekiyor.
Schneinar bu kitapta babasının hayatındaki yerini soğuk ve mesafeli gibi gözükmekle beraber gayet dokunaklı bir şekilde adeta bir gözlemci gibi anlatmış. Annesiyle ilgili bir önceki kitabı pek sevmemiştim. Ne de olsa çocuğun aynı cins ebeveyn ile olan ilişkisi ister istemez bir rekabet içeriyor ve sevgi biraz daha geri planda kalabiliyor. Kız çocuğun anne ile ilişkisi kadınlığını ve anneliğini etkilerken baba ile olan ilişkisi hayata duyduğu güveni belirliyor. Bu kitapta iktidardan düşmüş krala, çıplak babaya ‘ben senden razıyım’ demiş Schneiner.
Beğendim.
Profile Image for İrem Hira Yuca Vurucu.
244 reviews76 followers
November 19, 2024
9
Hepsi benzer coğrafyalarda yaşayan evlerin farklı kişilerinin ağzından çıkan ayrılık üçlemesi’nin en sevdiğim kitabı bu oldu. Genç kızın kaybettiği babasının ardından anlattıkları. Babalarının kızlarını başka bir yerden etkileyecektir..
Kısacık anlatının bir takma dişler imgesi var mesela, bu kitabı alzheimer’dan çok onunla hatırlayacağım galiba.

“Hadi babacığım, öpeyim seni, artık her şey için çok geç olmuşken.(…) ikiyüzlü davranmana gerek yok, artık beni oyalamana izin vermeyeceğim. Çoktandır bildiğim o eski hikayelerinle de. Onları başkasına anlat sen. Annenle babanın Bohemya’daki yabani ot bürümüş mezarından bana ne?” /syf85

Babamın hikayelerini taşıdığımı nereden biliyor ?
Profile Image for Cansu Gök.
124 reviews32 followers
March 3, 2024
çok iyi bir edebi metin olduğunu düşünüyorum. ama iyi bir metin olması okurken çok sıkıldığım gerçeğini değiştirmiyo. kesinlikle iyi yazılmış bir kitap olduğunu düşünmekle birlikte bende olmadı işte bi şeyler. aslında böyle hissedeceğimi biliyodum yine de sevmeyi dilemiştim. üzgünüm.
not: kapağına aşığım. 🧡
Profile Image for Hülya.
152 reviews14 followers
November 13, 2024
Ayrılık Üçlemesi’ni ne zamandır okumaya niyetliydim, serinin Türkçeye çevrilmiş ilk kitabını aldım sanarken meğerse son kitabını almışım. Baktım madem diğerleri elimde yok bunu okuyayım dedim. Aslında orijinal dilinde Çıplak Babalar serinin ilk kitabıymış. Türkçeye önce Sevmek Dedikleri , sonra Ev,Kadınlar, Seks en son olarak da Çıplak Babalar çevrilmiş. Yazar bazı söyleşilerinde serinin birbirinden bağımsız da okunabileceğini özellikle belirtmiş. Ben de öyle yaptım, pişman değilim 🙂‍↔️

Çıplak Babalar dört bölümden oluşuyor . İlk bölüm olan babamın dişlerinde yazar babasını kaybettikten annesinin kendisine zorla emanet ettiği babasının takma dişlerimden bahsediyor .kendi evinde her sabah banyo dolabında bir kutuda suyun içerisinde bekleyen , düzenli aralıklarla temizlediği dişler .. yazar buradan babasıyla olan bağını, onun çocukluktan ölüme giden yolda yaşadıklarını anlatıyor . Temelde baba kızın mesafeli ilişkisi olsa da arkada aile bağları , çocukluk, gösterilmeyen sevgi, mesafeli bağlar var .
Bence sayfa sayısı az olmasına rağmen kuvvetli bir metin Çıplak Babalar … serinin diğer kitaplarını da sipariş verdim ,bekliyorum. Onları okuyup en son Metis yayınlarından çıkan romanı varmış , onu okuyacağım ..
Profile Image for Merve Büker.
226 reviews17 followers
Read
March 2, 2025
Margit Schreiner ile tanışma metnim ve Ayrılık Üçlemesi’nden de okuduğum ilk kitap Çıplak Babalar. Orijinal üçlemede ilk yayımlanan kitap olmasına rağmen bizde son olarak çevrildi. Ancak kitaplar birbirinden bağımsız okunabildiği için sıralamaya takılmıyorum.

Yazar, bir kızın babasına duyduğu derin sevgiyi incelikle ele alıyor. Alzheimer teşhisi konan babayı hem bugünkü karmaşıklığı hem de geçmişteki şefkati ve destekleyici haliyle okuyoruz. Yazar bu derin bağı gözümüze sokmadan, usul usul anlatıyor. Bir baba ile kızının küçük anlarına odaklanan, sade bir metin.

Margit Schreiner ile tanıştığım için mutluyum. Ancak bu kitap özelinde bende büyük hisler ya da düşünceler uyandırmadı. Genel olarak ortalama bir eser olarak görüyorum.
Profile Image for Neşe.
21 reviews1 follower
May 25, 2025
Bu kitap ile ilgili ne diyebilirim bilmiyorum çünkü yoğunluğu beni çok farklı şekillerde etkiledi. Bazı yerlerde duygulandım ve hatta ağladım bazı yerlerde karakterin yanında değil sadece izleyiciydim. O anlar, bir film karesi gibi gözümün önünden hüzün dalgası ile geçip gitti.

Yazarın üslubu ve anlatım tarzını çok iyi bulsam da benim için yeri ve adı olmayan bir yerde kaldı bu kitap. Taşıdığı yas duygusundan kaynaklı sanırım…
Profile Image for Gülçin.
96 reviews1 follower
June 18, 2025
Yaşadıklarını tüm açıklığıyla yazmış; duygusal anlamda güçlü bir metin. Canım babacığımı benzer tecrübeyle kaybettiğim için beni çok sarsan bir metin oldu.
Profile Image for Duygsal.
47 reviews1 follower
June 6, 2024
Sürekli gözümden yaşlar gelerek okuduğum bir kitap oldu. Normalde serinin ilk kitaı ancak Yapı Kredi Yayınlarının çeviri sırasında son gelen kitap ‘Çıplak Babalar’ idi. Seriye ilk başlarken “Ya tabi ki orjinal sırasına göre okuyacağım Çıplak Babalar ile başlayıp devam edeceğim.” dedim. Ancak daha ilk bölümünden gözlerim dolmaya başlayınca “Ya demek ki yayınevinin bir bildiği varmış, insanların hassas noktalarını düşünüp böyle bir karar vermişler.” diyerekten Sevmek Dedikleri ile başlamıştım. Baba kaybı benim en hassas noktam olduğu için çok zor geçti. Kayıp balık Nemo’da babasını kaybetti diye ağlayan bir kızdan bahsediyoruz sonuçta… Kitap 4 bölümden oluşuyor. İlk bölümde ölüm sonrası yüzleşme, ikinci bölümde hastalığı ilk keşfettiği bölüm, üçüncü bölümde hastalığın ilerlediği bölüm ve son olarakta ölümden 5 sene sonra yasadıkları ve hisleri. Ara ara kadının çocukluk anılarına dönmesi ve en sonunda bir kız annesi olarak hissettiklerini de görmek çok güzeldi. Bu şekilde ayrılık üçlemesinden ayrılmış bulunuyorum.
Profile Image for Vina.
26 reviews
May 31, 2025
Kitapta bizi duygu yığının altında bırakan, ıstıraba boğan ve karakterin yoğun duygularına odaklanılmış bir kalem yok. Ağır, duygu yüklü ve süslü bir dil okumayı bekliyorsanız bu kitapta bunu bulamazsınız. Aksine oldukça sade, yalın ve bir karakterimizin babasıyla olan anılarına bir babasını kaybettiği zamana gidip geldiğimiz bir kalem ve olay akışı var. Dürüst olmak gerekirse bu geçmiş ve şimdiki zaman arasında çizdiğimiz keskin zikzak beni biraz yordu. Ama kalemin sade olması, süsten uzak olması bir nebze akışı kolaylaştırıyor diyebilirim. -Ben duygulara odaklanılmasını ve ağır bir dili tercih ederdim orası ayrı.- Karakterimizin kaybın ardından anılarına, annesinin verdiği babasından geri kalan tek şeye odaklanıp kalması bence aslında oldukça gerçekçi bir durum. Sadece duygudan bu kadar yoksun olmamalıydı bence. Çünkü kaybı anarken işin içinde duygu katılması insanoğlunun en doğal hareketidir bence. Sadece katılan duygu zaman geçtikçe değişir ve bu insanın iyileşmeye çalışması yüzündendir. Neyse, konu dışına çok çıkmayalım. Bu kitaptan tam olarak istediğim melankoliyi alamadım ama lütfen ifade edilen duygu yok diye kitabın yaralayıcı olmadığını düşünmeyin. Altını çizdiğim ve beni ağlatan öyle çok cümle var ki, ne olursa olsun bu kitabın içimden geçtiğini anlayabiliyorum. Daha iyi olabilir miydi, evet olabilirdi ama yine de doğru kişilerin okuması gereken bir kitap. Tavsiye ediyorum diyemiyorum, konunun hassaslığından ötürü ancak içinizden gelirse alın okuyun işte.

Güncelleme:

Daha önce söylediğim gibi. Bu kitapta duygulara odaklanılmamış evet, ancak Vedalaşma bölümünü okuduğumda fark ettim ki buna da ihtiyaç yokmuş zaten. Hayatta hangi duyguyu yaşayamadıysanız veya hangi acı verici duyguyu fazlaca yaşadıysanız özellikle son bölüm olan Vedalaşma’yı okurken onu hissediyorsunuz. Duyguyu siz ekliyorsunuz ve bu istemeseniz de olacak bir şey, kaçışı yok. Bu bölüme gelene kadar hıçkırarak ağlayacağımı düşünmemiştim ama oldu işte. Bu kitap içimden geçip gitti. Ve bir de isyan var, karakterimizin babasına inceden duyduğu bir isyan var ve bu cidden okurken nefes aldırmadı bana. Ne diyeceğimi bilmiyorum işte.
Profile Image for dinozor gibi.
169 reviews3 followers
February 21, 2025
Çıplak Babalar bir yas anlatısı… Hafıza, kayıp, özlem, ölüm ve yaşam… Ölüm varsa yaşam da var, ya da tam tersi. Bana çok dokundu, içime içime işledi.

Anlatı, ayrılığın duygusal yoğunluğunu da hissettiren ama altında da ezmeyen mesafeli bir dil kullanıyor, melankolinin dozu çok iyi ayarlanmış, ironik yaklaşım da kararında. Gündelik hayatın rutini içinde hem ölmeye giden yol hem de yas nasıl parçalı ve akışkan bir süreç… Ölümü beklemek. Ölümü beklerken. Yas. Yasın biten bir şey olduğunu neden sanıyor acaba insanlar, çok tuhaf, belki de hiç yası bilmeyenler öyle sanıyordur, bilenler de korkmasın diye söylemiyorlardır, olabilir. Anlatı diyordum, acıya boğmadan anmaya alan açıyor, okurunu kendi hatıraları ve kayıpları üzerine düşünmeye davet ediyor. Sağolsun ben daveti gönülden kabul ettim, yasın yalnızlığına iyi geldi, her zaman gelir, edebiyatın şefkati…

“ Hadi babacığım, sana sarılayım. Şimdi kucağına oturup kafamı omzuna koyayım çünkü tam oraya göre. Bacaklarımı çekip tostoparlak olayım, küçülebildiğim kadar küçüleyim çünkü kollarım ve bacaklarımla birlikte bütün bedenimin kucağına, kafamın da omzuna sığınmasını istiyorum.”
Profile Image for Çisel Aktimur.
122 reviews
January 7, 2026
Baktığınız yer neresiyse, korkularınız neyse, neyi kaybetmekten ve neyi görmekten korkuyorsanız sizi oradan yakalayacak türden. Benim baktığım dünyada korkularım ve kaygılarım annemin üzerinden şekillendiği için, başka bir biçimde baktım sanırım. Annemi, yaşlanan annemi, gençliğinde yeterince fedakarlık yapan annemi, yaşlanınca, enerjisi kendine yetmezken, bir de babama bakarken görmeye hiç katlanamazdım. Çünkü bir yıkımın görünmeyen taşıyıcıları çoğu zaman sağlıklı olanlar. Üstelik sağlıklı olanın acısının bir adı yok.

Çok acıklı bir yerden, babasına olan sevgisinin çıldırtıcılığı üzerinden ve mevcut anın kendisi açısından katlanılmazlığını anlatmıyor. Baba–kız arasındaki ilişkinin muhteşem olduğuna dair bir verimiz yok. Babasını gençlik haliyle kıyaslayan, geçmişe giden, geçmişteki babasını bulan, bugünle özdeşleştiren bir evlat. Yani ağdalı bir anlatı değil bu ve ağdalı olmamasına rağmen anlatım tarzıyla çok ilişkilenemedim. Ve bu arada anlatıcımız, çocukluğu ve yetişkinliği üzerinden hatırlıyor babasını. Gençlik dönemlerine sinen anıları üzerinden bir anlatımı yok. Belki de kayıp zamanlardır, bilemiyoruz ve belki de o yüzden çok rasyoneldir.
Profile Image for Özge.
50 reviews6 followers
May 14, 2025
Yazarın daha önce 'Ev, Kadınlar, Seks' kitabıyla çok fazla karşılaşmıştım. Ancak fırsat yaratıp da okuyamadım. Şimdi hazır okuyacakken de üçlemenin hepsini okumak istedim. Kitapların birbirinden bağımsız olduğu ve temanın ortak olduğu söyleniyor. Bakalım..

Kitabı okumaya başladığımda anlatımını, cümlelerini sevdim. Kimi zaman geçmişe kimi zaman şimdiye ait anlatımla bir kızın babasının ölümünden sonra hissettiklerini okudum. Cümleler arası bağı çok güzel sağladığı için zaman karmaşası yaratmadı.

His olarak önce normal bir okuma gibi başlayıp yavaş yavaş içim burkulmaya başladı. Ne zamanki şu cümleyi okudum, o an kitap beni dağıttı. "Hiçbir şey beni, zamanı geldiğinde babamın elini bırakmak zorunda kalmaktan kurtaramayacak." Bu cümle bana o kadar yürek parçalayıcı geldi ki, kitabın son 20 sayfasını büyük bir hüzünle okudum. Ardından gidip kendi babama sarıldım. Uzun zamandır böyle duygulandığım bir kitap okumamıştım. Benim için kitabı ve tüm duygusunu anlatan cümle kesinlikle bu oldu.
Profile Image for Zeynep Selvi.
32 reviews4 followers
November 5, 2025
Ayrılık üçlemesine yayınevinin basım sırasına göre değil de yazarın yazma sırasına göre başladım. İyi ki de öyle yapmışım. Diğer 2 kitaptan beklentim büyük :)
Canım babacığım hayatta ve sağlıklı olmasına rağmen metinden çok ama çok etkilendim.

Sadecik bir dil. Ama duyguları tüm gerçekliğiyle anlatmaya yetmiş. Süslü cümleler kursaydı bu kadar etkileyici olmazdı bence.

Neden bilmiyorum 10 günlüğüne bakımevine bırakıldığında hissettiklerini anlattığı sayfaları gözyaşları içinde okudum. çocukken dünyayı ben de böyle görüyordum dedirtti.
O kafasında kurduğu düşünceler, anne-babadan beklentileri, kaygıları ve hayal kırıklıkları.. Çok güçlü bir anlatımdı.
Profile Image for Erdem Yılmaz.
204 reviews4 followers
June 10, 2024
Çıplak Babalar (Nackte Väter 🇦🇹 1997)
Margit Schreiner (1953, 70y)
Çeviren: Serap Gülerçin Karluk

..kızın babaya olan sevgisinin dokunaklı öyküsü..
..bilincin sınırlarında gezinti..
..varoluşun küçük, neredeyse unutulmuş çekirdeğinde saklanabilen anılar..

..yaşam yolculuğumuzun varış noktası ÖLÜMdür.. -Montaigne, 1533-1592, 59y-

..hiçbir şey beni, zamanı geldiğinde babamın elini bırakmak zorunda kalmaktan kurtaramayacak..
..babam elimi bıraktığından.. beri hiçbir şey hissetmiyorum.. yine de ne isterse yapıyorum..
Profile Image for ineklibakkal.
40 reviews8 followers
August 7, 2024
Böyle kitapları okurken ister istemez hep kendi ebeveynlerimi, ailemi aynı durumda hayal ettiğimden okuması zor oldu, sık sık ağlamaklı oldum. Anlatım biraz dağınık, parça parçaydı ama vermek istediği hissi okuyucuya güzel geçirdiğini düşünüyorum. Yazar yalnızca babasının durumundan bahsetmiyor; onun durumundan dolayı annesinin yaşadıkları, ailesel bütünlüklerinin nasıl etkilendiği vb. konulara da dokunmuş. Bağlantısını tam kuramadığım ara metinler ve biraz fazla uzatılmış betimlemeler olmasa daha temiz bi metin olurdu, yine de etkileyiciydi.
Profile Image for Bircan özdağ.
159 reviews2 followers
March 13, 2025
Çıplak Babalar minimalist anlatımıyla dikkat çeken bir kitap. Yazar, aile dinamiklerini ve ebeveyn-çocuk ilişkilerini sade ama keskin bir dille ele alıyor. Ancak bu sadelik, zaman zaman anlatımı fazla yüzeysel hale getiriyor ve duygusal derinlikten uzaklaştırıyor. Kimi bölümler düşündürücü olsa da genel olarak beni çok etkilemedi. Daha yoğun bir anlatım bekleyen okurlar için biraz hafif kalabilir.
Profile Image for Hazal.
76 reviews1 follower
July 30, 2025
Babasi Alzheimer olan ve son günlerini bakim evinde geciren bir kizin gözünden cocuklugu, babasiyla son günleri ve babasindan hemen sonraki dönemi, cok süssüz, sade ve bence bu yüzden de cok vurucu bir sekilde anlatan bir romandi. Cümlelerin yalinligi, cok cok gercek hissettirdi.
Babasini kaybetmis kisilerin kesinlikle teriklenecegi bir roman. Üclemenin diger kitaplari ile kesinlikle devam edeceğim.
Profile Image for Yasemin.
2 reviews
December 15, 2024
Yas süreci, ölüm ayrılık üzerine yazılmış kısa ama vurucu bir metin.
Anlatıcının beş altı yaşlarındayken bir süreliğine çocuk yuvasına bırakılmasını anlattığı vedalaşma bölümünde, beş altı yaş zihnini, korkularını bu şekilde anlatabilmesi çok etkileyiciydi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Oya & Maya.
55 reviews
December 24, 2025
Yaslilik, olum, baba sevgisi hakkinda dusundum durdum okurken, gercekci bir dille dumduz anlatiyor sevdiklerinin yaslanmasini..
Bir de babasinin sevgisini ne cok hissetmis cocuklugunda, cocukluga flashback anilarinin hepsinde hissediliyor aralarindaki bag..
Profile Image for Deniz Arslan.
111 reviews1 follower
January 2, 2026
güzeldi. baba ile vedalaşmak benim için de zordur. baba kelimesini bile daha yeni telaffuz ederken, baba ölümü ile ilgili son dönemlerde kitaplar okumak benim için müthiş bir ilerleme. acıtasyon olmadan anlatabilmek ise daha okunur kılıyor kitabı.
68 reviews1 follower
April 8, 2025
sanırım bazı yılların sonunda kızım bu kitabı okuduğunda daha anlamlı olacak.
Displaying 1 - 30 of 31 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.