Amber kokuları... Zevk ve safanın, ihtişam ile gösterişin ve pek tabii buna bağlı savurganlığın zirve yaptığı zamanlar… Yetmedi, saray entrikaları, kadınların iktidar odağı olması,
devlet adamlarının haksız yere cezalandırılması. Hak hukuk düşüncesinin iyiden iyiye gevşeyip zayıflaması… Ekonomik hayatın çökerken ordunun zayıflaması...
Bu manzara karşısında Avrupa’nın Osmanlı’yı parçalama planlarının ayyuka çıkması.
Ahmed Refik, inci gibi bir dille, bir samur kürke dokunurcasına yazıyor. Samur Devri’nin yakalarına ve eteklerine dokunuyor.
1880’de İstanbul’da doğdu. Beşiktaş ve Kuleli Askerî İdadi’lerinden sonra Harbiye’yi bitirerek, orduya katıldı. Bir süre askerî okullarda coğrafya ve Fransızca öğretmenliği yaptı. Gazetelerde yazılar yazdı. II. Meşrutiyet’in ilânından sonra Harp Okulu’nda tarih öğretmenliği yaptı. Osmanlı Tarih Encümeni üyesi de olan Ahmet Refik, bir süre askerî sansür müfettişliği de yaptıktan sonra emekli oldu. Daha sonra tekrar orduya çağrılan Ahmet Refik, yazarlık ve hocalık yaptı. I. Dünya Savaşı’ı ertesi Darülfünun’da müderrislikte bulunduktan sonra Türk Tarih Encümeni Başkanlığı’na getirilen Ahmet Refik, 1933’teki reformdan sonra üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. 1937’de İstanbul’da öldü. Tarihî konuları yalın bir üslûpla anlatabilen ve bu anlamda tarihi geniş kitlelere sevdiren Ahmet Refik’in elliye yakın kitabı ve birçok şarkı sözü vardır.