Kitap büyük ölçüde yazarın doktora tezindeki Zeki Demirkubuz incelemesinden oluşuyor. Ek olarak yazarın doktora tezini yazma aşamaları ve bizzat Zeki Demirkubuz ile tanışması da anlatılıyor kitapta.
Anlayabildiğim kadarıyla yazar tezinin iskeletini oluşturan nihilizm ve birey sorunsalını Yazgı, Bekleme Odası ve Bulantı filmlerini merkeze alarak düşünüyor daha çok. Diğer filmler de kıyıda köşede kalmadan doyurucu bir biçimde kitaba dahil oluyor.
Belirli bağlamlarda incelenen filmlerin hemen ardından, Demirkubuz ile yapılan röportajların gelmesi çok güzel olmuş. Yazarın Zeki Demirkubuz ile kurduğu samimiyetin düzeyi de okumanın keyfini artıyor.
Kaynakçası da epey geniş. Zeki Demirkubuz sineması özelinde daha da derinleşmek isteyenler için bol bol malzeme mevcut kitapta.