This groundbreaking volume investigates the processes of globalization in one of the oldest and grandest of world cities. Istanbul usually is identified as a battleground between East and West, Islam and secularism. Yet the authors argue that beyond these clichZs lies a complex reality as Istanbulites simultaneously try to accommodate, understand, challenge, and shape the sweeping transformations that globalization has brought to their city. Explaining the course of the conflicts and the compromises involved in maintaining a precarious urbanity, this theoretically informed volume focuses on fields of struggle ranging from politics to heritage, humor to music, public space to housing.
Çağlar Keyder is Professor of Sociology at Binghamton University. Author of State and Class in Turkey and editor of Istanbul: Between the Local and the Global, most of his work has been on Turkey: historical sociology and political economy of the Ottoman Empire and modern Turkey, urbanization and globalization of Istanbul, and agrarian transformations in Anatolia.
Çağlar Keyder'inkiler haricinde diğer makaleleri okumakta zorlanmadığım, genel olarak İstanbul'u ele alış biçimi, inceleme yaklaşımını beğendiğim ve Küresel / Yerel oluşumu tartışmalarına kendi adıma giriş kitabı olarak gördüğüm bir kitap oldu.
Küreselleşme sürecinde İstanbul’un Türkiye’nin kendi iç dinamikleriyle nasıl değiştini anlatan, bu değişime farklı açılardan bakan makaleleri içeren, keyifle okuduğum bir kitap oldu. Aslında çok da keyifle okumadım çünkü yalnızca İstanbul’un geçirdiği değişime üzüldüm ve sinirlendim, çok daha iyisi olabilirdi. Ama her şeyin politik olması gibi şehirleşme de politiktir ve İstanbul bundan kötü etkilendi. Makalelerin çoğu İslamcı-laik, doğu-batı, şehirli-köylü karşılaştırmaları ekseninde dönüyor. Her makalede de sosyolojik ve ekonomik arka plan gayet iyi sunulmuştu diye düşünüyorum. Özellikle Çağlar Keyder’in makaleleri çok başarılıydı. Kitap 90ların sonunda çıkıyor, İstanbul’un yaklaşık yirmi yıl sonraki haline şu an tanık olabildiğim için, aslında o günlerin sorunlarının hala devam ettiğini görme şansım oldu bu kitap sayesinde. Sorunlar devam ediyor, ama bazıları da çözülüyor, ne kadar çözülmek denilebilirse. Ayasofya’nın cami olması ve Taksim’e cami yapılması gibi o günün sorunları bugün siyasal islamın yıllar içindeki değişimi ve gelişimi(?) sebebiyle artık bir sorun değil. Çünkü Taksim Camisi yapıldı ve Ayasofya cami oldu. Bu da Türkiye’nin son yıllarının özeti.
The book is inadequate to discuss a genuine urban theory on the globalization of Istanbul. It contains ordinary comments of Turkish history school that makes the same mistakes and criticisms on the modernization process of Turkey.