Jump to ratings and reviews
Rate this book

Duvarlar

Rate this book
“Dünyanın en büyük yokuşu insanın kendisi...”

Caner Almaz, ilk romanı Yaşamaklar’da, kırılgan bir inançla birbirine tutunan Kenan ve Füsun’un “hayatı atlatma” çabasına ortak etmişti okurunu. Şimdi Duvarlar ile hikâyenin başına, sahnenin gerisine, 1970’li yıllara uzanıyor. Bir kuşak önce, yakın tarihimizin acıları arasında kendi yollarını yürüyüp kendi seçimlerini yapan Halil, Birgül, Aysel ve Oğuz’un omuzlarındaki yüke incelikli ama serinkanlı bir üslupla ses veren Caner Almaz, aşk, dostluk, dayanışma, idealler ve
ihanetle sınanan yorgun bir kuşağın öyküsünü anlatıyor: “Umutların toplamı geçmişin yükünü sırtlayabilir mi?”

Paketten birer sigara daha alıyoruz. Evin kapısına bakıyorum: Boyası, cilası kavlamış. Damı rutubetten kabarmış evi izliyorum. Ev, diyorum, insanın mutlu olduğu yer. Birkaç saat önce evsizdim, şimdi huzurla rutubetli dama bakıyorum. İnsanın evi Halil, mutlu olduğu yer.

272 pages, Paperback

Published February 12, 2024

2 people are currently reading
19 people want to read

About the author

Caner Almaz

7 books33 followers
Okumayı ve yazmayı sever.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
9 (30%)
4 stars
14 (46%)
3 stars
5 (16%)
2 stars
2 (6%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
Profile Image for Korcan Derinsu.
592 reviews419 followers
March 4, 2024
Caner Almaz’ın ilk romanı Yaşamaklar’ı özellikle karakterlerin hüznüne okuyucuyu ortak etme konusunda başarılı bulup sevmiştim. Duvarlar’ı da bu yüzden çıkar çıkmaz edindim. Nasıl buldum konusuna gelirsek, Yaşamaklar’a göre biraz daha az sevdim. Yazar bu defa, 70’li yılların siyasi atmosferinde, farklı karakterler üzerinden akan bir hikaye anlatıyor. Dört bölümden oluşan romanın, her bölümü farklı bir anlatıcı tarafından anlatılıyor ve hikaye böylece tamamlanıyor. Halil’in anlatıldığı ilk bölüm çok başarılı. Karakterin ruh halini, içinde bulunduğu tüm koşullarla sonuna kadar hissediyoruz. Diğer bölümler ise bu bölüme göre biraz daha az etkileyici. (İlginç şekilde, Yaşamaklar’ın da ilk bölümünü daha çok beğenmiştim) Bu tarz farklı anlatıcılara sahip metinlerde dilin ayrışması bence çok önemli. Ne yazık ki burada herkes aynı dille konuşuyor. Bunun önemli bir eksi olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen karakterlerin içinde bulundukları o çalkantılı ruh halini ve gergin siyasi ortamı hissedebildim. Bunda kuşkusuz gerçek olayların yer almasının da payı büyük. Tarık Akan'ın içinde olduğu kısma ise bayıldım. Üçlemenin son kitabını da merakla bekliyorum.
Profile Image for Meltem Sağlam.
Author 1 book168 followers
August 24, 2025
Yazar bu romanı ile 2025 NDS Roman Ödülü’nü kazandı.

Bir üçleme olarak tasarlanmış bir proje. İlki ‘Yaşamaklar’ başlıklı roman, ikincisi bu kitap ve üçüncüsü henüz basılmamış. İkinci eser olan bu roman, bir dönem romanı. 1970’li yılların siyasi ortamında üniversite gençliği anlatılıyor ve birinci kitap olan ‘Yaşamaklar’ romanının kahramanlarının üniversite yıllarına götürüyor okuru. Yazar, bir röportajında; hikâyenin günümüzdeki halini de düşündüğünü ve sonraki romanda da üç kuşağı bir araya getirip bir final yazma niyetinin olduğunu ifade etmiş.

Bir dönem romanı olarak başarılı bir proje. Yeterince anlatılmamış ve anlaşılmamış bir dönemi anlatıyor olması etkileyici. Ancak hikaye tahmin edilebilir ya da beklenen olayların ardı ardına sıralanması ve anlatım tarzı olarak aynı zaman diliminin farklı kahramanlar tarafından ardı ardına anlatılması gibi çokça kullanılmış bir yöntem seçilmiş olması, kitabın ağırlığını gölgelendirmiş. Dört bölümün anlatıcıları farklı ama metnin üslubu ve kahramanların konuşma tarzı aynı, sadece hikayeleri ve aynı zaman diliminde yaşantıları farklı.

Aslında, NDS Roman Ödülleri’nin verildiği eserleri her zaman keyifle okudum.
Profile Image for Sercan Şayık.
115 reviews1 follower
April 28, 2024
Kitapta Halil'in anlatıldığı bölümlerde dil açısından vites arttırılmamış . Oğuz ve Aysel'in bölümlerinde ise git gide yazarın üslubunun sağlamlığını görüyoruz . Ancak "edebiyat yapma" tuzağına çok fazla düşülmüş.
Kitapla ilgili okuduğum incelemeler ve üzerine yapılan konuşmalar kadar insanı çevrelemiyor kitap.
Evet , kolay okunduğu için ortalama okurun 12 Eylül'ü okuma hevesini tatmin edebilir. Ancak beklediğim kadar kişiler arası ilişkileri irdelememiş.
12 Eylül'e giden süreci de 32. Gün tarzı belgesellerin verdiği yüzeysel bilgilerden o dönem yaşayan insanın derinlerine indirememiş .
Roman çok şey söyleyecek gibi ama iplerin uçları birbirine bağlanmıyor.
Profile Image for Nur.
7 reviews
March 28, 2024
Bir pazar günü, Robinson Crusoe Kitabevindeki söyleşide Caner Almaz ve "Duvarlar"la tanıştım. Çağdaş Türk edebiyatı konusunda oldukça eksik kalmış bir okuyucu olarak söyleşiye katıldım, sonrasında ‘’Duvarlar’’ı büyük bir iştahla 2 günde okuyup bitirdim.
Duvarlar, 1970’ler İstanbul’unda geçiyor. Daha doğrusu 1970’ler İstanbulunu, siyasi gerilimi, iç hesaplaşmaları biz dört gencin ağzından, kendi kelimeleriyle okuyoruz. Halil, Birgül, Oğuz ve Aysel.

Caner Almaz kitabı yazarken 1970’ler İstanbulu ile ilgili çokça araştırma yaptığını söylemişti. Fakat kitap, bir siyasi roman değil. Dört gencin bu dönemdeki var olma hikayesi, kendini arayışları, iç hesaplaşmaları ve birbirleri ile olan ilişkilerine odaklanıyor. Kitapta bir karakterin çocukluğunu kendi ağzından dinlerken birden bir bomba saldırısıyla karışı karşıya kalabiliyoruz. Tıpkı 1970 yılında İstanbul Üniversitesi’nde okuyan herhangi bir öğrenci gibi.

Kitapta adı geçen kitaplar, şarkılar, filmler gelişigüzel konmamış. Hepsinin kitap içinde bir anlamı ve görevi var. Zekice serpiştirilmiş detaylar dikkatli gözlerden kaçmasa da ikinci okuyuşta mutlaka bir başka şey göreceğime de eminim. Buna ek olarak kitabın dili öyle akıcı ki dalıp gidiyorsunuz ve elinizden bırakmanız mümkün olmuyor.

Duvarlar dört bölümden oluşuyor; Halil, Birgül, Oğuz ve Aysel. Kitapta her bir karakterin bölümünü kendi ses tonu ve üslubuyla okumak, bende okuma deneyimimi derinleştiren bir etki yarattı diyebilirim. Bazı okuyucuların bölümler arasında üslup farkı olmadığı yönündeki yorumlarına katılmıyorum. Ben kitabı okurken Halil'in hikayesini Halil'in sesiyle, Aysel'in çocukluğunu Aysel'in sesiyle zihnimde canlandırdım. Ve bence bu karakterlerin duygularını ve düşüncelerini daha derinlemesine anlamamıza olanak tanıyor. Aysel'in babasının mektuplarını babasının sesiyle okurken yaşadığınız deneyim gibi, bu yaklaşım da okuyucuyu hikâyenin içine daha fazla çekiyor ve karakterlerle daha yakın bir bağ kurmamızı sağlıyor.
Profile Image for Melis.
11 reviews
December 2, 2024
Halil bölümünün dili çok zayıftı: Yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için kötü bir kitap okuyacağımı kabul ederek başladım. Halil'den sonra daha sağlam bir çizgi tutturmuş. Sevgi Soysal'ın izlerini çok kez gördüm üslubunda, kekremsi bir tat verdi: Sesini taklit ederken ruhunu kendi de yaşamamış, dolayısıyla romanında da bize aktaramamış gibi geliyor.
İçeriğe gelince: Karakterlerin arasındaki ilişki pek irdelenmemiş. Hayatları kalıcı şekilde bağlanmış dört karakteri ayrı ayrı görmektense o bağı, ilişkilenme biçimlerini okumak daha çok hoşuma giderdi. 12 Eylül'le ilgili orijinal bir şey söylemiyor, ama solun nasıl moda gibi görüldüğüyle ilgili bir perspektif verdi bana. Oğuz diğerlerini, ne için savaşıldığının farkında olmayan naif saflar gibi görmesine rağmen kendisi de kime öfkeleneceğinin, düştüğü çaresiz çukurun nedeninin farkında değil: "Zenginler kaygısız, ufacık kız acı çekiyor; Allah'ın işi işte!" diyen; servetin nasıl, kimlere dağıtıldığıyla ilgili kafa yormayan; üretim ilişkilerini irdelemeyen solcu mu olur?
"İki taraf da ülkenin iyiliği için savaşıyor, sonunda biz ölüyoruz. Neden bu aptallık?" temasını görmekten içim şişti. Sağın arkasında bizzat devletin olduğunu, istihbarat teşkilatlarını kullandıklarını, meydanlarda bombalar patlattıklarını yazmış; kimle savaştığının farkında olmayan solun bunun karşısındaki örgütsüzlüğünden bahsetmiş. Karakterler buna hala uyanamamış, "Bu kadar kan niye?" diye soruyor. Asıl konunun bu olduğunu da düşünmüyorum, çünkü bu gerçekliği satır arasından okurken bütün karakterlerin baskın düşünceleri kitap boyunca bu yönde. Kimse gerçekten neden diye sormuyor, herkes bir şaşkınlık halinde. Bu zaten 12 Eylül'ü hatırlayanlar arasında çok yaygın bir görüş; ben bu yanılsamayı tekrar üreten değil, gerçekte olanı daha net çizen bir roman okumak isterdim.
Profile Image for Özgün.
243 reviews21 followers
March 17, 2024
Yaşamaklar romanının öncesini anlatan bu roman 1970' ler İstanbul'unda öğrenci olaylarının, siyasi hareketliliğin orta yerindeki gencecik insanların hayata ve birbirlerine tutunma çabasını oldukça serk ve keskin bir yerden anlatıyor. Benim de dikkatimi çeken dört farklı karakterin de dili çok yazardı, başlıkları okumasam dillerinin birbirinden bir minik bile farkını yakalayamazdim, bilinçli bir tercih de olabilir, bilemedim. Romanda bahsedilen yer ve zamanın kendi kimlik hikayemle çok içiçe geçmesi yüzünden biraz sarsıcı bir okuma oldu. İnsan yasamaklari bir daha okumak istiyor ;)
Profile Image for ilayda.
190 reviews14 followers
April 17, 2024
yaşamaklar’dan sonra yakın takibe almıştım kendisini yeni kitabı çıktığını görünce hemen okumak istedim. nedense yaşamaklar tarzında bir şey bekliyordum ama asssssla değil. okumayı en sevdiğim konu ve dönemlerden birini ele almış ve harika yapmış. en çok birgül’ü sevdim. halil’i de kitap bitince sevdiğimi farkettim. insanlara olan güven sorunlarım da tetiklendi biraz bir de…
Profile Image for Sibel Yaman.
44 reviews9 followers
December 24, 2025

Duvarlar kitabını şimdi bitirdim. Bu kitap da Yaşamaklar kitabı gibi beni çok etkiledi. Özellikle duvarların betimlendiği bölüm gerçekten çok çok güzel. Bazı yerlerinde nefes alamayacak gibi hissettim; hem geçmişi düşünerek hem de içinde yaşadığımız durumları düşünerek. Çok iyi bir yazar Caner Almaz. Eline emeğine sağlık.

Sıra şimdi üçüncü kitapta.
Profile Image for Safa Furkan.
208 reviews1 follower
June 1, 2025
İnsan bir edebiyat eserini en çok kendinden bir parça bulduğunda seviyor galiba. Ben bu romanda hiç kimse ile bir özdeşlik kuramadım. Kitap ödül alınca bir bakayım yazara diye almıştım. Fakat bana hitap eden bir dili yok.
Displaying 1 - 9 of 9 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.