Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gymnaslærer Pedersens beretning om den store politiske vekkelsen som har hjemsøkt vårt land

Rate this book
Høsten 1968 står en nybakt lektor på jernbanestasjonen i Larvik. Han skal snart begynne i sin første jobb, og har et sterkt ønske om å bli en normal og nyttig samfunnsborger, med jobb, familie og leilighet. Få år senere trekkes han inn i det som skal bli AKP (ml). I mange år domineres hans liv av partiet, som han fortsatt er medlem av da han nedtegner sin beretning om disse årene. Han er 42 år gammel, skilt, hybelboer, og Kina er ikke lenger den store utopi. Dette er en bok om en hel generasjons forhold til den marxist-leninistiske bevegelse i Norge.

288 pages, Paperback

First published January 1, 1982

72 people are currently reading
947 people want to read

About the author

Dag Solstad

57 books411 followers
Dag Solstad was a Norwegian novelist, short-story writer and dramatist whose work has been translated into 20 languages. He wrote nearly 30 books and is the only author to have received the Norwegian Literary Critics' Award three times.
His awards include the Mads Wiel Nygaards Endowment in 1969, the Nordic Council's Literature Prize in 1989, for Roman 1987 and the Brage Prize in 2006 for Armand V. Solstad is among Norway's top-ranked authors of his generation. His early books were considered somewhat controversial, due to their political emphasis (leaning towards the Marxist–Leninist side of the political spectrum).

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
280 (24%)
4 stars
573 (49%)
3 stars
239 (20%)
2 stars
48 (4%)
1 star
13 (1%)
Displaying 1 - 30 of 106 reviews
Profile Image for A. Raca.
768 reviews173 followers
October 19, 2020
"Dil değiştirilince hakikat de değiştirilmiş olur."

68 yılında lise öğretmeni Pedersen görev için taşraya gidiyor, ardından Komünist Parti'ye katılmasıyla kendi değişimini anlatıyor. Önce dilde değişiyor bazı şeyler. Hayatı, ailesi değişiyor hatta işçi sınıfının hakkını savunmak için öğretmenliği bırakıp işçi olmaya karar veriyor.
Tabi sadece öğretmenin başına gelenler değil, 68 tüm dünyanın hararetlendiği bir dönem ve arka planda Norveç'in bu siyasi hareketlerden nasıl etkilendiğini, insanların işlerini hayatlarını bırakıp siyasi uyanış için işçi sınıfına dahil olduğunu, kendilerini devrime adadığını görüyoruz. Ayrıca bol bol Nina'ya gıcık oluyoruz.

"Aklı başında bütün insanlar silahlı devrimden korkarlar."
Profile Image for Zeynep Haktanır Eskitoros.
137 reviews70 followers
September 14, 2021
Evet ben de Mahcubiyet ve Haysiyet'i çoook severek okumuştum o yüzden Dag Solstad'ın bu kitabı da çevrilince hemen aldım sanırım çevirildikçe okumaya da devam edeceğim.

Çok yoğun bir döneme denk gelmesine ve bu kısacık kitabı uzun bir döneme yayarak okumama rağmen her elime aldığımda tek bir paragraf bile okusam çok leziz bir tat alarak bıraktım elimden.

Çok güzel bir anlatı olmuş bence. Hem konusu, hem anlatım biçimi iyi bir yazar Solstad dedirtiyor insana. Tercüme de çok başarılı.

Hayatının, otuz ile kırk yaş arasındaki dönemini Komünist Partinin sihrine kapılarak, hayatta ona dikte ettirilen koşulları yıkmaya çalışarak geçiren bir lise öğretmeninin yaşadığı kırılmayı ve yıllar sonra Komünist Parti karşısında duyduğu endişeyi anlatıyor özetle ama dil güzel olunca, eee konu da güzel olunca işte böyle bal-kaymak oluyor.

'Nasıl bir dünya bu yaaa'
Profile Image for Hakan.
830 reviews632 followers
November 19, 2022
Norveç’in biraz uçuk ama güçlü yazarı Dag Solstad’ın bu uzun isimli romanının, konusu itibarıyla sınırlı bir kitleye hitap edebilecek bir eser olduğunu baştan söylemek lazım. Zira 1968-1980 dönemi Norveç komünist hareketinin bir kasabadaki Maocu kesiminden bir kesit veriyor. Yani Yordam Kitap da basabilirmiş bunu diyebilirsiniz:)

Şimdi böyle girince, aman bu kitaptan uzak durun anlamı çıkarılabilir. Niyetim o değil. Ben de özellikle ilk üçte birlik bölümünde zorlandım, niye bunu okuyorum ki diye sorguladım kendimi. Ama başta da dediğim gibi güçlü bir yazar Solstad. Berrak bir zihni, müthiş de bir ironi yeteneği var. Tabii bu noktada zaten hep güzel işler ortaya koymuş olan Banu Gürseler Syvertsen’in mükemmel çevirisinin de hakkını vermek lazım.

Evet, ilk 7-8 sayfada Norveç tarihinden, sosyolojisinden giriliyor ve bu roman değil galiba diyorsunuz. Sonra da genç bir kasaba öğretmenin hikayesini, ağırlıklı olarak bahsettiğim komünist harekete katılarak kendisinde ve çevresinde geçirdiği dönüşümleri, ilginç aşk hikayesini ve bol bol ideolojik tartışmaları, saftorik denilebilecek püritan sevgilisini, ideolojiyi hayata yansıtmaya çalışanların trajikomedisini birinci şahıs anlatımla okuyorsunuz. Ve tüm bu gelişmeler - yani Çin’deki Mao tecrübesini Norveç’te uygulamak gibi bir proje - romanda da dikkat çekildiği üzere, dünyanın en zengin ülkelerinden Norveç’te geçiyor. Gerçeküstü gibi geliyor zaman zaman. Ama gerçek olan bu uzun isimli romanın çok ilginç olması.
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews224 followers
August 15, 2020
Norveçli yazar Dag Solstad’ın Türkçede 2018’te yayımlanan ‘Mahcubiyet ve Haysiyet’ine vurulmuştum. Türkçeye çevrilen ikinci romanı ‘Lise Öğretmeni Pedersen’in Ülkemize Musallat Olan Büyük Siyasi Uyanışa Dair Anlatısı’ -yazarken bile yoruldum- yine benzer şekilde “Adam yazıyor” dedirtiyor. 60’ların sonundan 80’lerin başına 10 yıllık bir sürece bir kuzey ülkesinden yaklaşıyor, değişim rüzgârına bir öğretmenin bakış açısından bakıyor. Bir sonraki sayfayı merak ettiren, müthiş akıcı ve keyifli bir kitaptı. Tek kusuru ilk yarıdaki tempoyu kitabın sonlarında düşürmesi ve sonlara doğru coşkusunu kaybetmesiydi. ‘Mahcubiyet ve Haysiyet’in gölgesinde kalsa da yazarın anlatım gücüne hayran kalmamak elde değil. Norveççeden çevirileriyle tanıdığımız Banu Gürsaler Syvertsen de koca bir alkışı hak ediyor...
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews196 followers
March 16, 2021
Mahcubiyet ve Haysiyet kitabı ile ülkemizde büyük dikkat çeken yazardan yeni bir kitap daha dilimize kazandırıldı.

Norveç'in taşrasında son derece sıradan hedef ve isteklere sahip bir lise öğretmeninin hayatı nasıl siyasi görüşü ile baştan aşağı değişebilir bunu okuyoruz.
İtiraf etmem gerekirse temposunu bir noktadan sonra kaybediyor. Ama öğretmen anlatıcımızın kendisi, seçimleri ve neticelerine dair kah şaşırtan kah güldüren hesaplamalarına şahit olmak için okumaya değer.

Kitaba dair en çok memnun olduğum şey ise yazarın anlatım dilinin bir tesadüf olmayışı, su gibi berrak ve net bir tarzı var. Mutlaka tanışmalısınız bir yere kadar tarif edebilirim zira.

Keyifli okumalar 🌼

#readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #neokudum #yapıkrediyayınları #modernklasikler #dünyaedebiyatı #çevirikitaplar #dagsolstad #liseöğretmenipederseninülkemizemusallatolansiyasiuyanışadairanlatısı #iskandinavedebiyatı
Profile Image for Mak.
127 reviews
November 21, 2025
Sick bok. Me er alle villige til å gjere merkelige og beint fram idiotiske ting for å fylle våre liv med meining, fellesskap og glede. Å rope på væpna revolusjon i Norge 1970 virker ganske løk, men er det dummare enn å være flammande opptatt av ja/nei til formuesskatt, eit fotballag eller å jobbe gratis 12-timarsskift i studietida i sektlignande forhold? Det kjem an på samfunnet (men svaret er 100% ja er du galen)
Profile Image for Özgür Balmumcu.
250 reviews80 followers
September 27, 2021
Romana yönelik düşüncelerimi sadece yazar, biçim ve içerik değil, ne yazık ki Yapı Kredi Yayınları ve çeviri de etkiledi. Orijinal metin ile kıyaslama imkânım olmadığı için çeviriyi genel olarak değerlendiremem ancak en az üç tane özne-yüklem uyumsuzluğu gibi bariz hata görmek zaten zor kurduğum metinle ilişkilerimi daha da olumsuz etkiledi. Buna Yapı Kredi'nin biz okumayalım dercesine yaptığı baskı da eklenince sonunu sıkıntıyla getirdim kitabın. Bunda elbette çok sevdiğim yazarın etkisi de büyük. Bazı detayları neden okuduğuma kendimi çok zorlasam da anlam veremedim. Ve itiraf ediyorum, çok ender yaptığım bir şey oldu, bazı kısımları göz gezdirerek okudum. Ben ki kelimesi kelimesine, noktalama işaretlerine kadar her ayrıntısını somururum bir kitabın. Bu kitapta bazı noktalarda dayanamadım. Karakterlerin inançlarını ve kendilerini adayışlarını, akabinde uğradıkları hüsranları mı okuyoruz yoksa Parti, Komünizm, Marksist-Leninist görüş, Maoculuk prosedürünü mü çoğu zaman şaşırdım. Gidilen grevin detaylarını okurun üzerine bu denli boca etmenin manası var mıydı? Benimseyemedim bu yönünü. Çünkü romanın bu gereksiz hantallığı ve karakterlerin dönüşümü ile ilgilenmeyi bırakıp bahsettiğim detaylara boğulması bence romana da zarar veriyor. Nitekim Nina başta olmak üzere Pedersen ve Werner'in yaşadığı kırılmaları içselleştirmek de mümkün olmadı benim açımdan. Diğer taraftan, yazarın sol eleştirisi okuduğum en kör gözüne parmağım eleştirilerden biri. Üstelik bu eleştirileri kitap dışında yer yer benimseyen ve yapan bir okur olarak yazıyorum bunu. Hele o final; yani keşke biraz dizginleseydin kendini Solstad. Karakter mi konuşuyor yoksa sen mi hırsını alamıyorsun ayırt edilemiyor. Elbette bu durumda başta yazdıklarımın etkisi büyük. Eğer biz karakterlerin dönüşümüne ve kırılma anlarına vakıf olabilseydik gereksiz detayları okumak yerine, haliyle finaldeki eleştirileri de daha farklı bir tonda okuyabilirdik. Ne yazık ki en azından benim için bu mümkün olmadı. Bir de roman aslında isminin gereksiz uzunluğundan da kendini ele veriyormuş, yani perşembenin gelişi çarşambadan belliymiş...
Profile Image for Musab.
230 reviews
October 8, 2020
Norveç’in küçük bir endüstri kenti olan Larvik’te 1968 hareketi ve Çin Kültür devriminin etkisiyle 1960’ların sonunda başlayıp gelişen sol hareketin hikayesini anlatıyor kitap.

28 yaşındaki öğretmen Pedersen’in ilk görev yeri Larvik’te bir lise. Pedersen burada görev yaparken öğrencilerinden etkileniyor ve Markist-Leninist ve Maoist düşüncelere sempati beslemeye başlıyor. Bir süre sonra ise bu düşünceleri hayatının merkezine koyuyor. Ülkede kurulan İKP(m-l) partisinde aktif görev alıyor ve sol düşüncenin şehrinde yayılması büyümesi için yoğun çaba sarfediyor.

Hayatında daha önce bu tür düşünceler beslemeyen Pedersen’in bir öğretmen olarak işçi sınıfının haklarını araması, işçi sınıfın silahlı devrim ile yönetimi ele geçirmesini hedefleyen bir partiye üye oluşu bu düşünceleri hayatının merkezine yerleştirme sürecini okumak çok etkileyiciydi. Bu süreçte kendisinden neredeyse 10 yaş küçük bir işçinin yanında çıraklık yapan Pedersen, gazete dağıtma, standlarda yardım toplama ve kapı kapı dolaşma gibi faaliyetler yürütüyor. Tabi bu değişimi şehirde birçok insanın yaşadığını görüyoruz. İnsanlar konforlu işlerini bırakıp işçi olmaya varacak kadar hayatlarını etkileyen bir adanmışlık içerisinde. Mao’nun ölümü ile birlikte de bazı gerçekler açığa çıkıyor. Bu gerçekleri öğrenen partililerin büyük hayal kırıklıklarına şahitlik ediyoruz.

Kitabın bir propaganda veya anti-propaganda amacıyla yazılmadığını düşünüyorum. Siyasi bir romanda yazarın bunu hissettirmesi bana göre çok güzel bir iş. Ayrıca dili ve anlatımını da çok beğendim. Olayların akışına kısa bir virgül koyup okuyucu ile sohbet ettiği kısımlar yerindeydi ve akıcılığa bir zarar vermediğini düşünüyorum. Keyifle okudum bu bölümleri. Aşk, umut, hayaller, hayal kırıklıkları, işçi sınıfının yaşadıkları, sol siyasi harekete ait detaylar gibi birçok konuyu ve duyguyu çok güzel bir şekilde harmanlamış. Çevirmen de güzel iş çıkarmış. Kitapta belirsiz bir nokta kalmaması için dipnotlarda paylaştığı bilgiler kıymetliydi benim için. Kitapta beni rahatsız eden tek şey son kısımların biraz akıcı gelmemesi diyebilirim. Bitirmek için biraz çaba sarf ettim.

Son olarak kitabın adı ve arka kapak yazısı sadece Norveç’e özgü bir roman okuyacağımız hissi uyandırsa da bunun böyle olmadığını da belirtmek gerek. Sonuçta tüm dünyayı etkileyen birkaç siyasi olayın Norveç’teki bir yansımasını okuyoruz. O dönemde dünyanın birçok ülkesinde bu tür siyasi hareketleri görmek mümkün. Bu sebepten ötürü evrensel bir konu işleniyor ve verdiği mesajlar da evrensel.

Yazarın daha önce çevrilmiş Mahcubiyet ve Haysiyet kitabını da mutlaka okuyacağım.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Marte.
56 reviews1 follower
November 7, 2023
Første boka jeg har lest av Solstad, og jeg er imponert, eller «solgt» som det vel heter på godt norsk. Jeg har ikke noe nært forhold til hverken Larvik eller AKP-(ml)s storhetstid, så boka introduserte meg for det ene og det andre.

Framfor alt er jeg dypt fascinert over Solstad evne til å skape så menneskelige karakterer. Knut Pedersen er til tider latterlig og naiv, men har samtidig en ironisk distanse til seg selv og det som foregår rundt han. Dette gjør at boka på en måte får to lag. Man får se Knut både utenfra og innenfra, og dette kun gjennom hans egen synsvinkel.
Jeg er imidlertid litt usikker på hva Solstad vil oppnå med boka; om han forsøker å latterliggjøre, hylle eller kritisere folka som var knytta til kommunist-bevegelsen på 70-tallet. Men det er vel ikke så forbanna viktig, kanskje det framfor alt bare er en beretning helt uten normativ tilstedeværelse, og det er like greit, om ikke bedre. Boka var i hvert fall en fryd å lese!
Profile Image for Håvard Henriksen.
24 reviews2 followers
July 28, 2025
kjempegøy!! nå har jeg masse historisk og ideologisk juice til neste gang jeg overhører gamle drankere på løkka som snakker, med stjerner i øya, om da de var med i akp-ml på søttitallet
Profile Image for Tuva Pipilotti.
106 reviews8 followers
February 6, 2021
4,5! Artig, lett tilgjengelig, ah den som vokste opp på 70-tallet.

"Når en kvinne i det rike landet Norge, midt i smørøyet for Imperialismens goder, ser på verden, kjenner hun frykt. Det må vi ikke glømme. Det er et utgangspunkt. Det gir grunnlag for politisk arbeid."
Profile Image for Murat.
85 reviews
July 21, 2020
Mahcubiyet ve Haysiyet'in ardından okuduğum ikinci Solstad romanı oldu. Per Petterson takibimi de eklersek, Norveç edebiyatı henüz beni hayal kırıklığına uğratmadı; aksine, her seferinde üstüne daha dikkatle eğilmeye davet ediyor.

İlk kitapta üniversite yıllarını 1960'ların sonlarında geçirmiş ellili yaşlarındaki bir lise öğretmeninin üstüne hayatını inşa ettiği ve arkasında durduğu değer ve becerilerin değişen dünyada ve yetişmekte olan kuşağın gözünde hiçbir değerinin ve işlevinin olmadığını acı bir şekilde fark etmesine ve yaşadığı içsel sorgulamaya şahit olmuştuk. Daha erken dönemde yazılan ve dilimize daha geç çevrilen bu romanda ise aynı kuşağın üyesi bir başka lise öğretmeninin bir maoist komünist partiye üyeliğe varan dönüşümünü, on yılı aşkın süre içerisinde özellikle yoldaşlarıyla yaşadıklarını ve partinin etkisini yitirmesini takiben ana karakterin de aralarında bulunduğu kadroların içine girdikleri sorgulamaları, açmazları ve hayal kırıklıklarını izliyoruz. İlk kitapta öğretmen varoluşsal sancıyla çok geç ve tamiri zor bir yaşta yüzleşirken, ikincisinde ise öğretmen, ikircikli duygularına rağmen aradığı konumu bulduğunu zannediyor ancak bu durumu konjonktürel yükselişteki bir siyasi harekete şartladığı için sonunda -aksini iddia etse de- sert bir boşluğa düşüyor.

Bir on yıl sonra kaleme alınsa belki daha sinik bir dile sahip olacak romanın kimi okur için ezoterik olarak nitelendirilebilecek bir dile sahip olduğunu söylemeliyim. Ayrıca, yer yer eserin spesifik bir zaman ve mekana (Norveç - 1982) doğrudan siyasal müdahale niteliğinin roman olma vasfının önüne geçtiği hissine kapıldım. Yine de 68 kuşağının ruh halini, Amerika ve Fransa gibi merkez kapitalist ülkelerin yanı sıra ikinci ve üçüncü dünyadan devşirilen standart anlatılardan uzaklaşarak Norveç gibi sanayisi ve sosyal demokrasisi güçlü, ancak dünyaya yön veren siyasal olayların uzağındaki bir NATO ülkesinin başkentten uzakta alelade bir kentindeki devinim üzerinden dinlemek güzel bir okuma deneyimi oldu.
Profile Image for Meral.
61 reviews6 followers
July 17, 2020
Okumak nasıl zenginleştiriyor? Mesela Dag Solstad'ın yazdığını onun gibi yazan başka biri yok bu dünyada. Ve orada öyle ince nüanslar var ki, küçük küçük bir sürü aydınlanma yaşıyorsun. Sadece okuma eylemi değil, Dag Solstad okumak zenginleştiriyor düşünce dünyanı. Bu kitapta ve Mahçubiyet ve Hassasiyet kitabında, Norveç'te sıradan bir lise öğretmeninin hayatından çıkıyor bu nüanslar ve aydınlanışlar. Norveç Kuzey Avrupa'nın en kuzeyinde, 5 milyon nüfuslu bir ülke.  Havası, tarihi, sosyo-ekonomik durumu bizden çok farklı. Bu kültürden gelen, anlatacağını bu kültürün üzerinden anlatan Dag Solstad, bize, Türkiye'deki okura bile evrensel kavramları capcanlı aktarıyor. Bu duruma, edebiyatın böylesine evrensel oluşuna her seferinde şaşırıyorum.

Sonuçta, bir okur olarak Dag Solstad'ı tanımamak diye bir şey düşünemiyorum. Onun anlatısı benim düşünce dünyamın bir parçası. Öyle bir değer benim için.

Kitabın teması hakkında konuş (a) madım, yaz(a)madım, Dag Solstad hayranlığım bastırdı birden. Ama konu da şahane diyeyim.
74 reviews7 followers
July 18, 2020
Mahcubiyet ve Haysiyet son zamanlarda okuduklarım arasında beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Bunun etkisi ile hemen edinip okuduğum, yazarın yeni çevrilen bu daha eski eserinin, diğeri kadar rafine bir anlatım yoktu kanımca. Ama yine sadeliğiyle görünür olan eğlenceli ve etkileyici bir anlatım sunuyor bu kitap da. Yazar, büyük olasılıkla anlatılanı dönemde birinci elden edindiği kişisel tecrübesine de dayanarak (ama mekandaki ve zamandaki farklılıklara rağmen benim için de bir yere kadar anlaşılır olan) ortam ve karakterlerle bütünlüklü bir anlatım oluşturuyor. Yine sürüklenmeyi, gayesizliği ve bunu iyileştirmek için sorunun özü ile alakasız çözümler peşinde savrularak yaşamayı anlatan bir metin. Genel olarak beğendiğim kitap, referansı etkisinde, bu kadar yüksek beklentiyle okunmasaydı daha da etkileyici gelebilirdi belki.
Profile Image for Andreas Henriksen.
86 reviews2 followers
August 20, 2019
Jeg synes Dag Solstad skriver bra, veldig bra faktisk, men det er slitsomt å lese en hel roman av ham, det er som om han forsøker å slite ut leseren, og en roman som lett kunne fått fire stjerner, ja til og med kanskje fem stjerner på en god dag, ender derfor opp med tre stjerner i stedet, rett og slett fordi de nesten 300 sidene føltes ut som 600. Spesielt slitsomt å lese er det når det ikke fins et eneste avsnitt i løpet av hele boka, noe jeg vedder på at Dag S fryder seg over, og jeg var nesten fristet til å gi to stjerner, men så husket jeg på at det var flere ganske så morsomme deler i løpet av romanen, derfor endte jeg med tre.
Profile Image for Gaspard Grei.
85 reviews6 followers
September 27, 2024
Bokbadets bok nr 24. Ironisk nok skulle vi prøve oss på ei lettlesen og ikkje-historisk bok, som no openbert ikkje var tilfellet.

Gymnaslærar Pedersen, innskottssetninganes store meister, Lege-Ninas ridder, skal, etter å ha vakna opp i eit revolusjonært tiår i Noregs etterkrigstid, med altfor mange komma, altfor få kapittel (faktisk ingen), og utan å sjølv få puste, gjennomleve blaffet til denne politiske labre brisen, og sidan sjå attende på denne tida og teikne det ned.

Omtrent like plundrete å lese som overståande setning, er heile boka skrudd saman. Gløym spenningsoppbygginga, vink farvel til vakre skildringar - her skal tiåret teiknast ned like spartansk som møblementet i ein koreansk raskmat-restaurant. Det kan godt vere Noregs revolusjonsgarde opplevde det slik, og eg kan ikkje anna enn å tykkje litt synd på dei. Ikkje fordi dei følgde det dei trudde på, men fordi kommunistleiinga nok villeidde dei til å tru på noko som ikkje fungerte.

Boka gir godt perspektiv på kva som skjedde, ho er tidvis komisk og tar nok tidsalderen på kornet, men det er lenge sidan eg har vorte så irritert på teiknsetjinga i ei bok. Kanskje er det òg politisk grunna at Solstad lèt lesaren slite seg gjennom punktumsløysa og manglande linjeskift. For å gjenleve kommunisttida hos nokon her til lands, er nok dette likevel rette boka. Men om dette ikkje er hovudinteressa di akkurat no, ville eg la boka ligge og vald ei anna ei.
33 reviews
June 7, 2025
3,8 stjerner. Nå har jeg vært dårlig på lesingen en stund, men ble ferdig med denne idag! Solstad skriver grådig lange setninger, så lange at jeg ikke klarer å følge helt med alltid, men de er ihvertfall på et folkelig språk. Tidvis veldig fønny med ordvalgene og formuleringene sine. Pittelitt Erlend Loe vibes.
Boken er jo skjønnlitterær, og den har forsåvidt en historie-oppbygging, men formålet er vel kanskje mer en analyse av ideologi, praksis og følelsen av å være med i AKP. Syns det var interessant, men kanskje ikke akkurat spennende, så derfor er jeg litt sånn usikker på ratingen. Men hvis man er interessert i historie og kommunisme, særlig i Norge etter krigen, så kan den anbefales!
Profile Image for Aksel Henrik.
18 reviews1 follower
Read
January 7, 2024
lestn ferdig for en stund siden.
tror ikke jeg likte den :)
Profile Image for Bilge Güler.
47 reviews6 followers
December 19, 2020
Okuduktan sonra şunu düşündüm: Dag Solstad Türkçeye çok geç kazandırıldı.
Profile Image for Selime Büyükgöze.
11 reviews6 followers
July 20, 2021
Dag Solstad 70li yıllarda Norveç’in taşra kasabasında Marksist Leninist bir partide örgütlülüğü müthiş gözlem ve dil becerisi ile anlatırken kadınlara dair gözlemleri bir hayli yüzeysel. Bana neden erkek yazar okumaya temkinli yaklaştığımı bir kez daha hatırlattı. Cinsiyetçi dilden daha fena bulduğum bir şey varsa o da kadınların aklından geçenleri asla bilemediğini yazarak bin yıllık gizemli kadın mitini tekrar üreten yazarlar.
Profile Image for OM.
37 reviews1 follower
October 9, 2025
dag var skikkelig betatt av bøketrærne i larvik, jeg fikk lyst til å besøke skogen sjæl
Profile Image for Ingrid.
36 reviews
July 24, 2025
Gøy og bra! Lært masse om AKP og kommunisme, kanskje noe komplisert og langtekkelig til tider med det er vel sånn det er. Sjefen på nye jobben ga denne i sommergave til alle, så jeg har lest for å være klar for diskusjoner i lunsjen til høsten.
19 reviews
September 10, 2025
Får ikke den siste stjernen fordi en del innhold gikk over hodet på meg (er vel egentlig jeg som bør klandres jaja). Leste den for å forstå hvorfor pappa (kjent som lille Ebbe i akp ml) tilslutta seg partiet.
Displaying 1 - 30 of 106 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.