Necati Cumalı'nın Tel-Aviv'de bulunduğu yıllarda yaptığı gözlemlere dayalı güzel bir anı ve kısmen de hikâye kitabı olmuş. İçerisinde 5 hikâye bulunmakta, gerisini ise Cumalı'nın gözlemleri ihtiva etmektedir.
Eser geniş ölçüde Yahudilerin sosyal, kültürel, dini ve iktisadi hayatlarından örnekler ve gözlemlerle dolu. Bunun dışındınd büyük bir ön yargının nedenini de anlatıyor. Buna "Yahudilik" kavramı üzerinden bir cevap veriyor.
Kendi cümleleri ile alıntılarsak:
" Yahudinin sevilmeyen yanlarını tanıdıkçı alıyorum ki, Yahudi denilen yaratık, Yahudi dinine bağlı bir insan olmaktan çıkmış zamanla bir prototipe dönüşmüştü. Dini, dili, uyruğu değişik olabilirdi bu tipin. Rus, İngiliz, Fransız, Hollandalı, Türk olabilirdi. Ortodoks, Katolik, Protestan, Müslüman, Musevi olabilirdi. Arapça, Farsça, Fransızca, İspanyolca konuşabilirdi. Sonunda ulusların, dinlerin üstünde faizciliğin, tefeceiliğin, para hırsının yarattığı bir insan türüydü o. Dönekti, bencildi, korkaktı, jaristi, canına ve zevklerine düşkündü, kutsal bildiği hiçbir şey yoktu bu dünyada. Dini imanı paraydı. Vatansızdı, hiçbir toprak parçasınınsorumluluğunu yüklenmemişti ama en güzel kentlerde yaşayıp en güzel evlerde oturmasını sever, en güzel yemekleri yemekten hoşlanır, akıl almaz beden zevkleri ardında koşardı. İticiydi, her yerde herkesten öne geçmeye bakardı. Bir otobüse binince ön sıralarda tek kişilik boş bir yer görse, kadınları çocukları ite keke o boş yeri kapmaya çalışırdı. Kısacası kendisinden başka kimseye hayrı dokunmayan zavallı biriydi. Dünyanın tiksindiği bir yaratıktı. Adını bulmuştu: Pis Yahudi!"
Nefret edilen Yahudilik ile genel anlamıyla Yahudilerin bir bağı olmadığını, onların yaşadığı toplumsal dışlanmalar, hayatta kalma çabalarını doyurucu ve açık şekilde izah etmiş bu kitabında.
Musevizm ile alakalı olarak da: Drahoma, Kibutz, Şabat, Yom Kipur, Kaşer, Moşar, Sabra vs. pek çok terimi öğrenmenize de olanak sağlıyor.