Tarihsel süreci içerisinde insan,toplum düşüncesinin gelişimi ; insanın dış dünyayla kurduğu ilişkinin ve dış dünyadan,doğadan duyumsadığı şeylerin ,akıl süzgecinde soyutlamasıyla bilgiye dönüştürmesi ve bunu kavramlar ve kategorilere indirgeyerek bir mantık bilimi kurmasıyla oluşmuştur. Bunu gerçekleştiren insan ilk başta klasik,formel bir şekilde dışsal bağıntıları her olgu için geçerli olan bir dizgeye oturtmuş ve Aristotaleste olgunlaşan önermeler üzerinden bir anlama sürecine yönelik mantık kurmuştur.
Hegel'le birlikte mantık ve anlam, maddenin ,doğanın ve toplumun iç çelişkileri üzerinden açımlanan diyalektik bir düşünce yöntemiyle içsel bağıntılarla dünyayı anlama ve değiştirme bilimine dönüştürmüştür. Marx özünde idealist bir kabuk barındıran diyalektiğin bu kabuğunu çatlatarak devrimci özünü topluma,bilime ve doğaya uygulayarak komünist hümanizmayı ve marksist bilimsel metodu yaratmıştır.
Antik çağlardan düşünce tarihinin serüveniyle başlayıp , marksizmle doruğuna ulaşan mantık ve diyalektiği Aydın Çubukçu kitabındaa çok iyi bir şekilde özetlemiş.