1970’ler Ankara… Bir grup öğrenci Basın Yayın Yüksek Okulu’nun stüdyolarının olduğu katı karargâha çevirmiş orada yaşıyor, birbirlerinden hiç ayrılmıyor, adeta birlikte nefes alıyorlardı. Basın Yayın Komünü diyorlardı onlara. Devrime inanıyorlardı, gelecek güzel günlere. Ve devrimi örgütlemek için paraya ihtiyaçları vardı, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların olduğu gibi. Komüncüler düşünüp taşınıp banka soymaya karar verdiler. Ve talih yüzlerine güldü. Bir arkadaşları Ziraat Bankası’nda çalışıyordu ve İzmir’den Denizli’ye paraları taşıyacak araçta olacaktı. 20’li yaşlarındaki bir grup genç, bütün memleketin soluğunu tutup izleyeceği bir soygun planladılar. Ziraat Bankası aracında banka görevlilerine silah doğrultup, “Türkiye halkının kurtuluşu adına arabadaki paralara el koyuyoruz” dediler. Artık 4 milyonları vardı ama onlar beş parasızlardı. Soygun parasının tek kuruşuna bile dokunmadılar. Kaçışları, yakalanışları ve sonrasında cezaevinden firar edişleri masum ve ölümüne cesur bir macera olarak tarihe yazıldı.
Gazeteci Sinan Onuş, gerçek bir soygun hikâyesini birinci elden tanıklıklarla, titiz bir araştırmayla sunuyor. Halk Adına Paralara El Koyuyoruz, “en uzun koşu”nun en güzel, en heyecanlı etaplarından birini anlatıyor. Elinizden bırakamayacaksınız.
1968'de Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencilerinin oluşturduğu bir örgüt. O kadar içe kapalı ve bir arada bir yapı ki "basın yayın komünü" deniyor ismine devrimciler arasında. 12 Mart'a kadar geçen sürece bu yapı Ankara'daki tüm eylemlerde en ön safta, en aktif militan kadroları içinde barındırıyor. 12 Mart ile birlikte sessizliğe gömülüyorlar. Sonra 27 Temmuz 1971'de Denizli'de Ziraat Bankası'nın İzmir'e para taşıyan aracı bir grup üniversite öğrencisi tarafından soyuluyor. İşte bu soygun 12 Mart'tan sonra devrimci gençlerin büyük kısmı cezaevindeyken gerçekleşen bir büyük eylem.
Gazeteci Sinan Onuş, daha önce birkaç yerde parça parça ele alınan bu olayı tüm ayrıntıları ile olaya adı karışan neredeyse herkes ile görüşerek, onların anlatımlarındaki kimi çelişkili yerleri göstererek, anlatımlar, anılar, ifade tutanakları, dava dosyaları ve çok daha fazlasını inceleyerek benzeri az bulunur bir kitap yazmış.
Soygundan sonra yakalanan, tutuklanan, yargılanan, kimi 14 kimi 19 yıl hapis yatan, bazıları cezaevinden firar eden, üstelik farklı devrimci fraksiyonlara savrulan bu isimler giriştikleri büyük devrimci eylemi hak eden bu kitap sayesinde unutulmayacaklar.