Ünlü Sumerolog Muazzez İlmiye Çığ, bu çalışmasında, Türkler ile Sumerliler arasındaki kültür ve dil bağlantılarını bir araya getirerek "Sumerliler Türklerin Bir Koludur" diyor. Çığ'ın ilk kanıtı ortak adlar...
Altay Dağları'nın en yüksek noktasının adı, Üç Sumer Dağı. "Durun" hem Türkçede hem de Sumercede "yurt" demek. Sumercede "kur" Türkçede "kurgan" yeraltı demek. Sumercede "dingir" Türkçede "tengir" tanrı demek.
Sayılar da Türk-Sumer bağlantısına tanıklık ediyor... Sumerlilerde 7 dağ aşmak, 7 kapı geçmek, 7 kat gök, 7 tanrısal ışık, 7 ağaç, bu sayının önemini belgeliyor. Yazar; Tufan Efsanesi, Hıdrellez, Binbir Gece Masalları, Ergenekon, Bahar ve Yeniden Doğuş Bayramı, Dede Korkut Masalları, Cem Ayinleri ile de Türk-Sumer kültürel yakınlığını gözler önüne seriyor.
Ve kamuoyuna sesleniyor Muazzez İlmiye Çığ:
"Ben bir yol açtım. İsteyenler bu yolda yürüyerek tezimizin savunmasını yapar, onu daha ilerilere götürür, Batı'nın gözüne sokar. Ben elimden geleni yaptım, kitabın gereken ilgiyi görmesi en büyük isteğim."
Muazzez İlmiye Çığ was a Turkish archaeologist, sumerologist, assyriologist, writer and supercentenarian who specialised in the study of Hittites and Sumerian civilization. She stirred controversy in the Muslim world and received worldwide media coverage in 2006 with her assertion, outlined in her book from the previous year, that the headscarf worn by Muslim women did not originate in the Muslim world, but was purportedly worn five thousand years earlier by Sumerian priestesses as a means of initiating young men into sex.