Piyanonun, ruhu dansa iteleyen notaları bir ipe sıralanmış gibi havaya karıştı. Sihirli bir parmak tuşlara can üflüyor, kaçkın notaları dize getiriyordu. Müphem çevremde bir tur attı. Adımları acı verecek kadar aheste, asaletinden kör edecek ahenkte zarifti. Bu, aynı zamanda bir oda dolusu oksijenin ciğerlerime yetemediği ilk andı. Alessia, yirmili yaşlarda görünse de aslında binlerce yıl önce doğmuş Yaşam Kanı’dır. Günün birinde onu Doğa Ana yapan büyüsünü keşfeder ve evinin zemininde açılan bir delikten aşağı kirli, sefil ve kurtarılmaya muhtaç olan Araf’a düşer. Bu topraklara ait olduğunu ve asırlardır büyülü evrenlerde tutsak edildiğini öğrenmeden önce kaderi, imkânsız aşkı Müphem’le birleşir. Müphem, Ambrose’un günlüğünü bulup Araf’ı kurtarmaya yemin etmiş ölümcül dokunuşlu Azrail’dir ve bu yüzden eldivenlerini asla çıkarmamaktadır. Alessia’nın teniyse eldivenleri yokken dokunabildiği tek tendir. Araf, ruh yiyen bir imparatorun elindedir. Üstelik asırlardır hiçbir ruh cennet veya cehenneme gidememiştir çünkü imparator ruhlarla besleniyordur. Her biri Yaşam Kanı’nın, yani Alessia’nın bir gün bu topraklara hayat getirmesini bekliyordur. Araf’ın kaderi, Ambrose’un kayıp günlüğüne bağlıdır. Kurtuluşu arzulayan herkes bu günlük için seferber olurken, içinde yazanları okuyabilecek tek kişi Alessia’dır. Alessia ölü diyarın ölü topraklarını Müphem’le birlikte kötü kaderinden kurtaracak mıdır yoksa bu mahkûmiyeti sessizce izlemek zorunda mı kalacaktır?
Aslında güzel başlamıştı ama bir noktadan sonra olayların fazla uzatıldığını hissettim. Fantastik kitaplarda özellikle en azından bir karakteri daha çok sevmek hikayeye biraz daha fazla bağlıyor bu konuda da eksik kaldığını düşünüyorum
Bence kitap guzeldi ama biraz amatör bir dili vardı ve yazarın ilk kitabı olduğu için bu çok normal ama ben yine de daha çok ters köşe olmasını beklerdim ve bazı kısımlar nedense saçma geldi ama yazarın ilk kitabı olduğu için bu biraz normal bence
Çox fantastik kitab oxumamışam, ancaq mövzu marağı cəlb edir və yazım dili də pis deyil. Ancaq obrazların "ərgəncə" davranışları, hətta uşaqlığa varan danışıq və hərəkətləri adamı soyudur. Bəzən yetkinləşmiş, formalaşmış şəxslərin həyati önəmi olan bir məqsəd uğrunda çarpışmasını deyil də bir qrup məktəblinin bir-birinə söz atmasını oxuyurmuş kimiydim. Sadəcə Agiel obrazı bir qədər xoşuma gəldi. Bundan əlavə, obrazlar arasındakı münasibətlər sürətli və dərinlik olmadan inkişaf edir. Məsələn, baş obrazlar bir-birinə ehtiyatla yanaşan, qısa müddətdir tanış olan insanlar olsa da, kiçik bir hadisədən sonra neçə illik sevgili kimi bir-birlərinin qayğısına qalmaları anlıq özümü sorğulamağıma səbəb oldu ki, mən nəyi qaçırdım? Ya da qızın uzağı 2-3 dəfə gördüyü və çox qısa kontaktda olduğu birini bir anda artıq uğruna həyatını fəda edə biləcəyi ən yaxın dostu kimi görməyə başlaması. İnsani münasibətlərin qarşılıqlı əlaqə və paylaşımdan qaynaqlanan sevgi və güvən əsasında formalaşmasına üstünlük verilməlidir.
Masalsı bir anlatımı var. Yazar yazarken özenle yazmış ve kişiyi o büyülü evrenin içine hapsetmiş nitelikte. Ben şahsen klasik okuyan biri olarak şunu söylemeliyim ki gerçekten ama gerçekten anlam arayana bir çok anlam barındırıyor. Anlamı aramayı bilenler için etkileyici bir kitap... Dönüştürücü yönde bir yorum yapmam gerekirse bence tanrısal bakış açısıyla yazılsaydı her şeyi daha ayrıntılı anlatabilirdi. Bazı yerlerde öerak ettiğim bir çok konu vardı onları kendi hayal gücümle doldurdum ama kesinliği belli değil. Belki de yazar diğer yazacağğı serilerde daha ayrıntı verecektir. Yorumum bu yönde. Şans vermenizi öneririm. Gerçeklik ve sahteliği sorgulamanızı sağlayacak. Eğer Alice harikalar diyarı seviyorsanız tam sizin için bir kitap.
Şu ana kadar sadece yarısını okuyabildim ama şimdiden hikayenin muhteşem olduğunu söyleyebilirim. Yazar mucizevi bir şekilde birkaç türü karıştırmayı başardı. Bu kitapta herkes kendine sarılabileceği bir detay bulacak ve bu hikayeyi sonuna kadar okumak isteyecek. Ayrıca yazım tarzına da dikkat etmek gerekiyor. Bu saatlerce tartışılabilecek ayrı bir konudur. Ama kısacası yazar sadece ana karakterin değil, yan karakterlerin de tüm düşüncelerini, duygularını, hislerini inanılmaz bir şekilde anlatmayı başarmış. Bu sayede hemen hemen her karaktere empati gösterebiliyoruz. Neyse, benden bu kadar. Kesinlikle okunacak kitaplar listesine eklenmeli.
nasil bir yorum yapsam bilmiyorum cunku okuyali baya bi zaman gecti ama hatirladigim kadariyla yazacagim. yazarin yazim dili asla kotu degildi hatta ilk basta kitabi gercekten begenmistim akici ilerliyordu ama bi yerden sonra artik sıkılmaya basladim cunku evet olay oluyordu ama ayni zamanda olmuyordu tam olarak yani fazla yavas ilerliyordu bence ama ben yine de kotu bulmadim ve 2. kitabi da okudum.
Anlatımı mükemmel gerçekten şiddetle öneriyorum. Yazarı anlatırken nerdeyse yaşamış,yazarı ayrı kiyao ayrı mükemmel eksik hiçbirşeyi yoktu 2. Kitapta tamamen tamamlanacağımızı düşünüyorum:)
(Yorum sadece kendim için kitap hakkındaki duygu ve düşüncelerimi daha sonra da hatırlayabilmek amacıyla yazılmıştır. Diğer insanların okuyup bilgilenebileceği bir yorum değildir.)
✨3,5/5✨
Bu kitaba yorum yazmaktan kaçıyordum aslında ve hala yazıp yazmamakta kararsızım ama bir yerden başlamak gerek. Yorumu yazmaktan kaçıyordum çünkü kitap hakkında ne düşündüğümü, ne hissettiğimi ben de bilmiyorum.
Sanırım bu yorumu yazmak sandığımdan da zor olucak.
Öncelikle yazım diliyle başlayacak olursam yazarımız Selim'in basılı ilk kitabı olmasına rağmen yazım dili güzeldi. Yer yer şiirsel anlatımlar vardı ve çok sihirli bir dildi.
Konusuna gelicek olursak isminden ve kapağından da belli olduğu üzerekitabımız fantastik. Kitap bu fantastik dünyaya insanı birden atıyor ve kaçıyor. Zaten ana karakterimiz Alessia'nın başına bir nevi aynı şey geliyor. Yaşadığı dünyadan Araf adlı bir yere düşüyor ve o da Kordiseps/Araf denen bu yer hakkında hiçbir şey bilmiyor. Bir süre sonra kendisi hakkında da hiçbir şey bilmediğini ve kendisinin sandığından farklı biri olduğunu öğreniyor.
Kitaptaki fantastik öğeler cidden fazlaydı ve rastgele yerlerde çok fazla bilgi üzerimize atılmış gibi hissettim, bu yüzden kafam baya karıştı. Aslında verilen bu bilgilerin hepsi de birbiriyle bağlantılı ve aynı zamanda bu bilgileri aklımda tutup aralarındaki bağları çözmeye çalışırken iyice beynim yandı.Yazar gerçekten detaylı ve güzel bir evren oluşturmuş. Kesinlikle serinin devam kitapları çıkmadan okunmaması gerek bir kitaptı. Evren detaylı olduğu için ikinci kitabı beklerken evrenin özelliklerini, olayları unutma olasılığım çok yüksek. Kitabın çoğu yerinde postitlerim evrenin detayları hakkında. Unuttuğumda geri dönmek için böyle bir yönteme başvurdum ama com fazla şey yaşandığı ve öğrenildiği için neredeyse tüm kitap çok önemli.
Karakterlere geçersek aslında onlar hakkında pek bir şey hissetmiyorum. Kitaba da pek bir şey hissetmediğim gibi. Bunun kitapla alakalı olduğunu da düşünmüyorum. Bir yönden Enkaz Altındakiler 2 yorumunda da bahsettiğim gibi bulunduğum ruh haliyle alakalı olduğunu düşünüyorum.
Alessia'nın gücünü kullandığı sahneleri çok sevdim. Ve AŞIRI HAVALILARDI. Özellikle sondaki Hanzeble savaşırken dalları onu herkesten yukarı taşıdığı sahne. Mükemmeldi. Tam aklımda geçiriyordum, keşke gücünü kullansa, gücüyle kendini insanlardan yukarı çıkarsa diye ve Alessia'da aynı benim gibi düşünüyormuş. En sevdiğim sahnelerden biri kesinlikle son sahneydi.
Müphem Müphem Müphem. Senin hakkında ne düşüneceğimi bilmiyorum. Seni sevip sevmediğimi bilmiyorum, tıpkı diğer karakterler gibi...
Alessia'nın geri döndüğü sahnede Müphem'in Alessia'ya gereksiz sinirlendiğini düşünüyorum. İkisinin de haksız olduğu yönleri vardı ama Müphem gereksiz triplere girdi bence.
Alessia en başta Müphem'le olacağını söyleyip, söz verdikten sonra birden Müphem'i terk etmemeliydi. Aslında ikisi de birbirine çok hızlı bir şekilde güvendi. Müphem iki gündür tanıdığı biri onu terk ettiği için gereksiz üzüldü. (Müphem'in sebeplerini ve hislerini anlıyorum, tamam ama Alessia'da kitap boyunca birine hemen güvenme gibi bir özelliği vardı ki bu özelliği başını belaya soktu.) Alessia'da madem terk ediceksin niye başta yanında kalacağım diye güvenip söz veriyorsun. Anlamıyorum cidden ikisini de.
Müphem'in sevmediğim bir yönü daha Alessia'yı sürekli bir yerlere kapatma çabası ayrı sinir bozucuydu. Alessia tehlikeli değil odasına kitleyelim görün. Alessia kaçtı ama bir daha kaçmasın kilitleyelim. Tamam kaçtı ama niye bir yere kitliyorsun kızı. NEDEN?
Kitapta en en en sevdiğim sahne ise Müphem'in Alessia'ya dokunduğu zaman gördükleri anılardı. O kadar güzellerdi kim Geçmişte Müphem ve Alessia'nın neler yaşadığını çok merak ediyorum.
Aslında genel olarak öyle bir yerde bitti ki Alessia'nın ihanet ettiğini asla düşünmüyorum ama Müphem'e nolucak, kurtulacak mı? Daha evren hakkında bir sürü bir sürü sır var ve hepsini çok merak ediyorum. İkinci kitap bir an önce çıkmalı.
Diğer önemli karakterlerimiz Merga, Ophelia, Murphy, Agiel, Hanzeb, Ambrose...
Hanzeb hakkında konuşmaya gerek yok.
Merga'nın büyüsü, gücü ve dik duruşu çok hoşuma gitti. Onun Müphem ile geçmişini çok merak ediyorum.
Ophelia hakkında çok fazla bir şey okumadık bu kitapta ama altından çok büyük olayların çıkacağıni düşünüyorum.
Murphy renkli ve eğlenceli bir kişiliği vardı.
Agiel...
Onun hakkında da merak ettiklerim çok fazla yine Müphem ile çok derin bir geçmişleri var. Şu an ne amaçlıyor. Bu karakterin altında çok fazla sır var ve ben hepsini merak ediyorum.
Ambrose ise kurucu gibi bir şey bu dünyanın oluşmasına katkı sağlayan deneylerin başını çekiyor. Böyle birisi olduğunu beklemiyordum.
Şimdilik bu kadar, aklıma daha fazla şey gelirse eklerim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Oluşturulan evreni çok beğendim gerçekten çok derin bir evren bu kitap da evreni daha çok ve ayrıntılı okumak isterdim gerçekten. Ana karakterlerin hiç birinin bir iticiliği yok , karakterler güzel yazılmış. Agiel... Team Agiel😤. Biliyorum imkansız ama yine de team agiel😔☝🏻. Sadece bazı cümleler betimleme niyetine farklı versiyonlarda tekrar edilmişti. Bazı betimlemeler çok yerindeydi gerçekten insanın gözü önüne geliyordu o sahne ama bazıları fazlalık olmuş gibiydi. Ve karakterin iç sesi... Bı sus be kardeşim neyse onla da iyi anlaştık sonuna kadar 🫶🏻. Yazarın ilk kitabı olduğunu düşünürsek gayet başarılı ki fantasik bir evren oluşturmak çok zor çok emek isteyen bir durum. Genel puan olarak 3,50 di benim için.
Kitabın konusu olay akışı ve karakterleri gerçekten çok güzel. Okurken akıp gidiyor resmen. Ama bazı olayların tam işlenemediğini düşünüyorum yani kopuk kopuk gibi geldi bana tam içine çekileceğim anda başka bir şey oluyor aceleye getirilmiş gibiydi. Tabi henüz ilk kitap olduğu için ikinci kitabında bu durum değişir diye düşünüyorum. Alessia ve Müphem'i okumak gerçekten keyifliydi.