Bu kitaptaki tüm tartışmam şu ikili değerlendirmeye dayanıyor aslında:
(1) Bildiğimiz haliyle aile, bizim eleştirilerimizden ve mücadelemizden bağımsız bir biçimde, zaten yapısal olarak çöküyor ve üreme biçimlerimizi, cinselliğimizi ve kardeşliklerimizi örgütlemenin alternatif yollarını aramaya çoktan başladık;
(2) Aile, erkek / baba tahakkümünün temel odağıydı ve hâlâ da öyle; bu tahakküm, tüm toplumsal, politik ve kültürel alanları kapsasa da, sadece ailede yenileniyor, sadece orada yeniden hayatiyet kazanıyor. Öte yandan, yeni bir üreme, cinsellik ve kardeşlik rejimi ne kendiliğinden ortaya çıkacak, ne yokluktan zuhur edecek, ne de ütopik hayal gücümüzün, felsefi ve eleştirel mülahazalarımızın bir sonucu olacak.
Eskinin yıkıntıları üzerinde, eski, tahrip olmuş ailenin kalıntılarını, yapı taşlarını, hatta bazen köşe ve kilit taşlarını kullanarak inşa edilecek. Ne yazık ki, neyi kullanıp neyi çöpe atacağımıza karar verme, keyfimizce şunu alıp bunu bırakma konusunda da özgür değiliz yeterince. Ancak yine de bu yönde çaba gösterebiliriz, başka bir şey için olmasa bile, gelecek nesiller adına.
1956'da İstanbul, Bakırköy'de doğdu. 1972'de girdiği Boğaziçi Üniversitesinden 1981 yılında, İngiliz Edebiyatı dalında lisansüstü derecesiyle ayrıldı. 1982-83 yıllarında Montréal McGill Üniversitesinde bilimkurgu alanında doktora çalışması yaptı, ancak doktora derecesini almadan İstanbul'a döndü. 1983'ten bu yana Akıntıya Karşı, Zemin, Birikim, Demokrat ve Defter dergilerinde deneme ve makaleleri yayımlandı. 1984-1995 yılları arasında Mozaik Müzik Topluluğunun bir üyesi olarak, 1995'ten sonra ise bağımsız olarak müzik çalışmalarını sürdürdü. Metis Yayınları'nda fantazi ve bilimkurgu dizilerinin editörlüğünü yaptı. 1986-1994 yılları arasında yazdığı siyasi makalelerini Geriye Kalan Devrimdir (Metis, 1997) adlı kitabında, sevdiği şarkıların sözlerinden hareketle yazdığı denemelerini Şarkı Okuma Kitabı'nda (Metis, 2000) topladı. Tarihin Bilinçdışı (2004), Bir Şeyler Eksik (2007) ve Çokbilmiş Özne (2008) Metis yayınlarından çıkan diğer kitaplarıdır. Ütopya, Distopya ve Bilimkurgu hakkındaki yazılarını derlediği The View from the Masthead: Journey through Dystopia towards an Open-Ended Utopia kitabı 2010'da İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlandı. 2002'den beri Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Bülent Somay aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı Direktörüdür. Devrimci Sosyalist İşçi Partisi mensubudur.
yanlış kavramalar ve eksik noktalar olduğunu düşünüyorum. baba kavramını tam bir suç ve erk makinesi olarak ele almış gibi. oysa baba çocuğun dışarıya açılan ilk kapısı, tanıştığı ilk ötekidir. bu tür aile ilişkilerini okumak için dizilerden örnek vermesi bana altı doldurulamayan bir şey gibi geldi. modern family burada kapitalist post modern aileyi okumak için ne kadar iyi ve doğru bir seçim tartışılır. içgüdü, arzu ve ölüm kısmında ise marx okuması görmek bana eksik geldi. Somay’ın eserlerinde bir öneri sunmak yerine entelektüel sermayesini kullanarak varolanı açıklaması ve anlamlandırması daha başarılı geliyor bana, bu yüzdendir ki aile üzerine söylediği şeyler pek içime sinmedi.
Önsözde kitabın iki farklı dilde ayrı ayrı yazıldığı söyleniyor (ing ve tr) ama bazı cümleler ingilizceden motamot çevrilmiş gibi. Cümle tertemiz 2 3 satır boyunca olumlu olumlu gelirken, pat diye olumsuz yüklemle bitiriliyor. Hali hazırda heteroseksüelliğin aslında yanlış bir adlandırma olduğunu gerekçelendirdiği bir yerde yapıyor bunu mesela. Yani zatan kanıksanmış bir kavramsallaştırmayı dönüştürmeyi çalışıyoruz şurda... beynimize olmadık yerde 3 4 takla attırıyor böyle cümlelerle. Benzer cümle kurulumları epey var metin boyunca. Kimi fikirlerin temellendirilme şeklini tatmin edici bulmadım ben de.