Bu kitapta yer alan çalışmalar, konuya dair karşılaştırmalı bir yaklaşımla zenginleştirilen tarihi-filolojik metodolojiye dayanmaktadır. Bu da Orta Çağ’a ait Arapça metinler incelenirken toplumsal tarihçilerin, özellikle de İslam medeniyetinin alanının dışındaki toplumlardaki aile ve çocukluk tarihçileri ile Orta Doğu toplumları üzerine çalışan antropologların bulgularının göz önünde bulundurulduğu anlamına gelmektedir.
İslam’da çocukluk tarihinin hâlâ emekleme çağında olması ve bu araştırmanın, alandaki neredeyse ilk adımları atması, kitabı iddialı kılan önemli unsurlardan biridir. Elinizdeki derlemenin, İslam medeniyeti tarihinin anlaşılmasında da vazgeçilmez nitelikte olan bu ilgi çekici konunun daha sistematik ve kapsamlı şekilde incelenmesi için bir başlangıç noktası olacağını umuyoruz.
Good series of essays mainly using juridicial literature and bereavement/consolation treatises to examine mediaeval Muslims' attitudes towards children. Limitations aside, the conclusions speak to opposed tendencies of affection, children as innocent, etc., vs. children as undeveloped adults (need to be punished, controlled). Similar tensions are noted between reactions to infant mortality as sadness, grief, etc. vs restraint, acceptance of God's decree. One star off because I was hoping for more of an idea of how the idea of childhood developed, rather than an ethnography.