kitabın tanıtımını görür görmez koşa koşa edindim. büyük bir hevesle de bir çırpıda okudum. böylesi bir çabayı, emeği ve fikrin kendisinin ehemmiyetini de görmezden gelmeden hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek zorunda hissediyorum yine de. mektupların kısalığı ve çok genel geçer şeylerden bahsetmesi bir yana okuyucu olarak bana değil de, kitabı derleyenlere hitap eder şekilde yazılması ve bu tonun mektupların içeriğine sirayet etmesi beni en rahatsız eden şey oldu. yani örgüt içi olaylar, bilmem hangi oluşumda kimin kime ne demesi ve bunun hissettirdikleri gibi anlatılar hemen her mektupta var. ankara içi örgüt dedikodusu gibi okunuyor dışarıdan. kitabı tam da bir hocamla bu yaşlanma meseleleri üzerine sohbetimize binaen ona armağan etmeyi düşünüyordum, bunları okuduğum sırada aktif siparişi iptal ettim. elbette çözülmesi gereken sorunlardır, elbette karma örgütlerin kadın hareketleri ile feminist örgütlenmelerin çatışkıları çözülmelidir de bunun kitapta ne kadar sakil durduğunu kimse mi fark etmemiş. birkaç mektupta daha böyle örgüt içi yaşananlara yer verilmiş ve kitabın okuyucusunu seçtiğini düşünmek durumunda kaldım. demek ki az çok örgüt içi dinamiklere hakim birileri için derlenmiş bu kitap dedim içimden. oysa fikir ne kadar güzel hakikaten ne kadar hakkında az söz söylenmiş bir olgu feminist duruş noktasından yaşlılık deneyimi. kitabı derleyenlerin okudukları makalelerden bahsediliyor başlangıçta, keşke o okumaların düşündürdükleri ve okumalardan sonra kendi yaşlarına ve yaşlılıklarına bakışlarını içerseydi kitap. bu haliyle üzgünüm ama 2-3 metni tenzih ederek söylemek durumundayım facebook duvar yazısı gibi olmuş mektuplar.
Kitabı bitirdiğimde çok şey yazmakla susmak arasında bir yerde durduğumu fark ettim.
Eser, yaş alan kadınların deneyimlerini paylaştığı mektuplardan oluşuyor. Giriş ve önsöz bölümlerinde bu fikrin nasıl ortaya çıktığı, süreç boyunca hangi duraklardan geçildiği samimi ve okuru yormayan bir dille aktarılıyor. Terminolojiye boğulmayan bu yalın anlatım, okura başlı başına bir umut duygusu veriyor.
Mektuplarda da aynı samimiyet korunuyor. Ancak metinlerin büyük ölçüde orta sınıfa mensup, feminist hareket içinde yer almış kadınlar tarafından kaleme alınmış olması, anlatılan deneyimlerin kapsayıcılığını sınırlıyor. Bu noktada kitap, ister istemez şu soruyu açıkta bırakıyor: Bu anlatılar, köyde yaşayan, emek yükü ağır, gündelik hayat mücadelesi içinde olan bir kadına ne kadar temas edebilir?
Yine de eserin kendi girizgâhında da ifade edildiği gibi, bu alan henüz yolun çok başında. Konuşmaya, düşünmeye ve yeni sözler üretmeye ihtiyaç var. Bu kitap da bu ihtiyaca yönelik bir ilk adım olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle eseri 3 yıldızla değerlendirdim. Yaşlanma ve kadınlık üzerine okumalarımı sürdürdükçe, buraya dönüp bu düşüncelerimi yeniden ele alma ihtimali de açık. Şu an için bende bıraktığı his tam olarak bu.
Yaşını gösteren kadınlardan biri olarak, emek verenlere minnetle. 🖤
Kitaplara yorum yazmaya üşeniyorum ama bu kitap için bir şeyler söylemeden geçmek istemedim. Konu çok mühim, bu konuda konuşulması (konuşmaya başlanması) çok mühim ve sırf bu yüzden "Yaşını Gösteren Kadınlar" da bence çok mühim bir yayın olmuş. O yüzden beş yıldız. Ama hem mektupları yazanlar çok kısıtlı bir kitle hem de (doğal olarak) her biri kalemi kuvvetli, derin derin düşünülerek yazılmış mektuplar değil. Bazı mektupları ilgiyle, düşünerek ve severek okusam da bazıları çok yüzeysel kalmış; bazıları okurlar için değil, bir tek arkadaşı okusun diye yazılmış. O yüzden üç yıldız. Ortalamasını aldım :)
Yaşlanma ile ilgili düşünen herkesin zevkle okuyabileceği bir kitap. Mektup formatında yazılması fikri gerçekten çok isabetli olmuş. Hem samimi hem akıcı bir metin ortaya çıkmış. Ben bir oturuşta bitirmemek için zor tuttum kendimi. Sadece belki mektuplar anonim yayınlanabilirdi diye düşündüm, bazı daha derin yüzleşme gerektiren konular yüzeysel kalmış, örneğin anti-aging ve estetik endüstrisi ile ilişkimiz. Feminist bilinci ile bireysel olarak kimi baskılardan özgürleşmek mümkün mesajı var tek tek mektuplarda. Ama her birimiz içerde nasıl bir baskı hissediyoruz, feminist bilincimizle çelişen yerler nereler, bu meseleye herkes vücuduna istediğini yapmakta özgür bireyciliği ile mi yaklaşacağız yoksa kültürel olarak diğer kadınlara karşı bir sorumluluk hissederek hareket etmek mi doğrusu. Herkesin kendi bedeni kendi kararı mı gerçekten. Benim yaptırdığım burun estetiğinin ya da botox’un örneğin kolektif olarak kadınlığa etkisi ne, bu akımlarda hiç mi sorumluluğumuz yok gibi daha zor yüzleşmeleri okumak isterdim ben.
Benzer konuda yazılmış Türkçe bir kitap görmemiştim. Çok ilgimi çekti. Konusuna hayran kaldım. Mektup formatında yazılar olması okumayı ve takibi kolaylaştırdığı gibi satır aralarında verilen mikro mesajları alması biraz efor gerektirdi ki bunu da çok sevdim. Bu kitapların nicelerine ihtiyacımız var. 5 yıldız vermemin sebebi de türünün tek örneği olması, en azından benim karşılaştığım. Daha farklı formatlarda olanlarıyla bence daha büyük kitlelere hitap edebilir. Yazarları cesaretleri ve paylaşımları için tebrik ediyorum.
konu doğal olarak benim de üzerimde düşündüğüm bir konu dolayısıyla görür görmez almak istedim. edebi yönünün eksik olduğu yönünde eleştiriler doğru tabii ki ama doğal olarak böyle olacaktır çünkü sonuçta edebi bir eser ya da felsefi benzer değil kadınların iclerini döktükleri bir derleme olmuş dolayısıyla da kadın sayısı kadar tarz var ortada. Bence birçok gerçek kişinin neler düşündüğünü görmek açısından güzel oldu okumak.
Bazen sinirlenip, bazen şaşırıp, bazen de kahkahalarla gülerek okudum kitabı. Birbirinden farklı karakterlere ve hayatlara sahip kadınların yine birbirinden farklı ama çok benzer deneyimlerini okuyorsunuz kitapta. Okurken kendi hayatınızdan, etrafınızdan parçalar buluyorsunuz hep. Bir yandan da bunlar nasıl düzelecek diye sorgulatıyor. Sadece kadınların değil, herkesin mutlaka okuması gerekir.
Yaşlanmanın feminizmi hiç düşünmediğim bir konuydu. Kitabı okumaya başladığımdan beri yaptığım yaşlanma-romatizma-menopoz esprilerimin ne kadar sık olduğunu fark ediyorum. Keşke bir iki mektup da engelli/yaşam boyu kronik hastalığı olan yaşlı kadınlardan olsaydı…