Jump to ratings and reviews
Rate this book

Şu An Saat Kaç?

Rate this book
"Meksika kolasının farkı neydi bilmiyordum ama sordum. Türkiye’deki kolaya en çok benzeyen tat buymuş, diğerleri çok şekerliymiş, o yüzden özellikle onu seviyormuş. Böyle arabanın içinde kolaları içerken birden aklıma geldi, 'Namazı kıldıran adamın numarası var mı ki?' diye sordum. Emin Abi’nin âdemelması iniyordu aşağıya, rengi sapsarıydı, kola bazen zor içiliyor hani, zorla yutkundu. 'Onlar şirket lan, her camide vardır,' dedi ama sesi kolalı kolalı geğirir gibi çıktı."

Halil Yörükoğlu, Şu An Saat Kaç?’ta, göçmenlerin nedense hep esmer olduğu, Rocky Balboa’nın yaşadığı rivayet edilen o meşhur ülkeye, Amerika’ya göç edenlerin, daha iyi bir hayat kurma umuduyla buradan gidenlerin acı-tatlı hikâyelerini anlatıyor...

Beyaz yakalılar, mavi yakalılar, her işi yaparımcılar, oturma izni kovalayanlar, vatandaşlık alanlar, alamayanlar, arafta kalanlar, ne yapacağını bilemeyenler, içindeki özlemi dindiremeyenler, kendini hiçbir yere ait hissetmeyenler; aslında bu öyküler hepimizin öyküleri.

111 pages, Paperback

First published March 15, 2024

16 people want to read

About the author

Halil Yörükoğlu

4 books8 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
5 (21%)
4 stars
6 (26%)
3 stars
10 (43%)
2 stars
2 (8%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,459 followers
Read
April 5, 2024
insan arkadaşının kitabına dair objektif bir yazı yazamaz bence. yani objektif olmasını beklediğimiz türlerde en azından. zaten arkadaş kitaplarına dair yazılan incelemeler, eleştiriler de bu nedenle ağzımızda kekre bir tat bırakır. çünkü hele şu sosyal medya çağında biz sizin birbirinize yolladığınız kalpleri bile seyrediyoruz yahu. ne objektifliği.
ama arkadaşımın kitabına dair içini doldura doldura gönlümün istediği gibi bir deneme yazabilirim mesela. çünkü kimse bunun objektif olmasını beklemez.
halil’in “şu an saat kaç” kitabındaki öyküleri biliyorum. ilk kez başka birinin kitabının yazılışına şahit oldum hatta. attığı bir tvitin nasıl öyküye dönüştüğünü, gökyüzünde gördüğünün neye ilham verdiğini bildim.
daha uzun söyleyeceklerim olacak ama bu kitabı watsaptan atılmış “boş 42” gibi belgelerden okuduktan sonra elimde tutmak, oturup okumak çok özel bir histi benim için.
halil çok doğal bir yazar. içinden taşıyor kelimeler. yazmazsa öleceklerden. şahidim. bu kitaptaki öykülerin de yazılması gerekiyordu. hem yazarı için hem de son 10-15 yılda beyin göçüyle gitmiş, gittiği yere adapte olmuş, hayali köyünde ev yaptırmak olmayan yeni nesil göçmenler için.
kitapta çok sevdiğim, okurken ağlamadan duramadığım öyküler var. “güvercin”, “mavi kuyumculuk”, “amerikalı” gibi. güldüklerim var “huzurevi” gibi. içimi acıtan var “sınırdan koşarak on dakika” gibi. içimi ısıtan var “ gülünce gözleri japonlara benziyor” gibi… bir de “seninle şöyle olabilirdik” var ama o başka bir yazının konusu… sevmediğim öykü yok, işte objektif olamamak böyle bir şey olabilir :)
hele ailenizde ilk kez bir göçmen varsa, çocuğunuz var gücüyle adapte olmaya çalışıyor, arada düşüyor ama yine kalkıyorsa, işte o zaman uçakla ziyarete giden ana babaların yerinde buluyorsunuz kendinizi.
“şu an saat kaç” bence edebiyatımız için önemli bir kitap olacak. ya da bana öyle geliyor :) çünkü çok kalp ❤️
Profile Image for Burkem Cevher.
118 reviews51 followers
Read
June 27, 2024
Çok sevdim ben bu kitabı. Bangır bangır bağırmayan, derdini sessiz sakin basit bir dille anlatan, her şeyi açıklamayan, aforizma kasmayan öykülere hasrettik valla. Göçmen olma, yalnızlık, hasret, aşk, ayrılık acısı… Gitmek mi zor, kalmak mı? Gidenlerin gözünden.
Profile Image for Meltem.
115 reviews24 followers
April 20, 2024
Bu öykülerden uzun süredir alamadığım okuma tadını aldım. Her birinde yurtdışına taşındıktan sonra ülkeye ilk dönüşte anlatılan bir konu; her birinde yurtdışında yaşayanların mutlaka deneyimlediği bir duygu var. Anlatmak istediğini öykünün bütünüyle anlatan, cümleleri sırıtmayan, bu da olur mu ya dedirtmeyen öyküler.

Mahalle kahvecisine giderek mahalleden biri olabileceklerini sananlar, dönerin son lokması ile ayranın son lokmasını denk getirmeye tek başına gülmek zorunda kalanlar, tam ne zaman oralı olunacağını düşündükçe düşünenler, iki hayat yaşamaktan rahatsızlık duyanlar, gurbete gelen anne babaların valizinden çıkanlarla gurbette yaşananlar, ne zaman ülkeye döneceksin dendiğinde tatili anlayanlar ile temelli dönmeyi anlayanlar, ülkenin süreçlerini bilmediğinden kendine güvenemeyenler, kendini güvende hissetmeyince senaryolar yazıp duranlar, derdini kendi dilinde olsun da daha yeni tanıştıklarına ve ülkede olsa belki hiç konuşmayacaklarına bile anlatmak isteyenler…

“Seninle şöyle olabilirdik” öyküsünde de dikkatli ve sıkı takipçi okurun gözünden kaçmaz güzel bir sürpriz var 😀

Çok sevdim 🩷 en çok Amerikalı ile İş Kıyafeti’ni…

Profile Image for Neslihan Cangöz.
215 reviews14 followers
May 21, 2024
3.5 tan 4 yıldız. ABD’ye göç etmiş, çoğunlukla erkek kahramanların oraya uyum sağlama, alışma, alışmış gibi yapma, memleketi özleme ve bununla baş etme yolları üzerine kurulmuş, iyi yazılmış öyküler. ABD’deki iki yılımı hatırlayıp, kitabın isminden başlayarak “tam olarak böyleydi” diye düşündüğüm o kadar çok ayrıntı var ki, ee başka? diye yutarak okudum neredeyse. Ancak problem de bu galiba. Henüz bir ülkede yabancı/göçmen/ sürgün olmanın farkları, derinlerdeki acısı yok. Umarım sonraki öykülerinde göçmen olmanın daha karanlık, daha derinde, utançla, öfkeyle, belki yetersizlik hissiyle, aşağılanmayla karılmış taraflarına, bu kadar “işinde gücünde” olamayan göçmenlere de baktığı hikayeler okuruz.
Profile Image for Seda.
37 reviews2 followers
May 4, 2024

öykü, ne güzel şey be! iyi ki öyküler var. hep olsun, hep yazsın cağnım yazarlar. dünyanın bütün öykü severleri, yine söylüyorum birleşelim hadi.

bir park gününde yanıma alıp, okuyamam ama hadi benimle gelsin, deyip o park gününde başlayıp elimden bırakamadığım güzelim kitap. kızımı salıncakta sallarken okudum, kaydırağın başında beklerken okudum. okudum da okudum. okudum bitti işte.

her öykü yanağımda tatlı bir gülümseme bıraktı. hepsinden farklı tatlar aldım sanki. bir cenaze dönüşünde “meksika kolası” içemesem de içim yana yana buraların kolasından içiverdim. bunlar uzaklardan da olsa bizden öyküler çünkü.

en çok, “iyi gelecek şeyler listesi”ne vuruldum ben. “eşyanın bir ömrünün olması ne acı.” demiş yazar. eşyanın bir ömrünün olması mı, eşyaların ömrünün insanlarınkinden daha uzun olması mı daha acı? bilmiyorum tabii ki. ama ben ikinciyi tercih ederim. acı zaten pek garip şey efendim. unutmamak için değil iyi gelecekler için bu liste fikri harika, aklınızla bin yaşayın halil bey.

böyle… bizden öyküler işte. öyle sade ve güzel ki kelimeler akıp gidiyor cümlelerin içinden. okuyunuz, çok okuyunuz, hep okuyunuz. öykü de okuyunuz. bu da benim iyi gelecekler listem işte.

sahi, şimdi orada saat kaç?
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Duygu.
202 reviews105 followers
January 2, 2025
Gocmenlik üzerine ani tadında kısa hikayelerden olusan bir kitap, cogunlukla Amerika'daki göçmen erkekler ana karakter. Doğrusunu söylemek gerekirse kitaptaki gözlemler derinliksiz kalıyor, aslında göçmenlerin Abd'de yaşayacakları ya da duyacakları ilk anıların toplamı gibi, buradan yola çıkarak bir yere varmaya calismasini/derinlesmesini tercih ederim.

Ote yandan göçmenlik tecrübesi kendini izole eden de bir tecrübe, anlatınca kuru kalan, anlatildiginda eksilen bir yani var, bu yüzden bu hikayeleri biraz gerçekçi de buldum, çünkü Abd göçmenliği budur, derinliksiz bir ulkenin derinliksiz hikayelerinde olusan ic ice gecmis sayısız insan hikayesi, anlatılınca kuru kalan.
Profile Image for Gökmen.
1 review
July 26, 2024
Bir çırpıda okuduğum kitaplardan biri oldu. Öyküler arası geçişlerde anlatıcının kim olduğunu anlamakta zorlandım. Kitabın başından beri aynı karakter mi yoksa farklı karakterlerle mi karşılaşıyoruz anlaması zor oldu. Kitabımın bitiminde yaşadığım mahalledeki Üstün Palmie ve Banu Hoca'nın olması da kitabın sürprizi oldu.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.