Hepsini bitirmek niyetiyle baslamamistim, hepsini bitirmedim. Turk edebiyatinda son yillarda yazilan oykulerde, romanlarda bir nese eksikligi mi var? Cok fazla yeni donemde yazilmis kitap okudugumu soyleyemem, beki ben bilmiyorum ondan soruyorum, lutfen bu yorumu okuyup bi fikri olan yazmaktan cekinmesin. Kendi dilimiZde, edebiyattan da odun vermeden yazilmis ciger daglamayacak bir sey yok mu ya? Neseli olmasin tamam, ama merak uyandirsin, bizim toplum olarak tek duygumuz huzun mu?
Bu kitaptan bi kac oyku okudum, ozellikle Berdelle ilgili olan oyku beni resmen bogdu, oyku kotuydu demiyorum, ama cok kasvetli. Cocugu elinden alinmis, eline kendini assin diye ip verilmis kadin oykulerine gercekten ihtiyac var mi? Kadin kendini asmadi da, ailesini cekip silahla vurdu diye bu oykuyu iyi bitmis mi kabul etmeliyiz?
Bunu kafasinda her seyi negatife cevirebilme super gucu olan ben soyleyince de komik oluyo ama, bence gercekten toplum olarak kedere, kasvete bu kadar yogunlasmaya gerek yok.
Kendimi kandirmaksa da kandirmak, ben kitaplarin beni duygusal olarak kapkaranlik bi yere itmesine itiraz ediyorum artik.