Jump to ratings and reviews
Rate this book

Aslında Her Şey Yolunda

Rate this book
xxx

128 pages, Paperback

Published January 1, 2024

2 people are currently reading
17 people want to read

About the author

Duygu Terim

1 book1 follower

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
12 (52%)
4 stars
6 (26%)
3 stars
4 (17%)
2 stars
1 (4%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,437 followers
Read
September 17, 2025
modern çağda kadının yaşadıkları son on on beş yıldır özellikle kadın öykücülerin odak noktasını oluşturuyor. duygu terim’in öykülerinin de pek çoğu omzundaki yüklerle cebelleşen kadınları konu alıyor.
açıkçası ilk öykülerde kuramadığım bağı kitabın ortalarındaki öykülerle kurdum, herkesin bağı kendine tabii. ilk öyküdeki humour hoş ama anlatıcı gibi hayatı olan biri bu alaycılığa başvurabilir miydi, emin değilim. oysa “sarı duvar kağıdı”nda kendisini, evini, çocuğunu çekip çevirecek birine ihtiyaç duyan kadının yardım çığlığı, diğer velilerle olan aşırı gerçek diyalogları son derece inandırıcı. kadının kendince küçük cezaları da. insan tam da böyle bir şey çünkü.
kitabın iki taşra öyküsü “küçük kayalar” ve “melike” birbirini tamamlıyor. ilkini daha çok sevdim ama her ikisi de bence yazarın aslında “böyle” de öykü yazabildiğini kanıtlıyor. “küçük kayalar”ın finali özellikle çok ustaca yazılmış. bence kitabın en iyi öyküsü :)
kitapta anlatıcıların erkek olduğu öykülerle de pek anlaşamadım. özellikle “konuşacaklarımız var”daki erkeğin cümlelerini çok kitabi buldum. insan kardeşiyle böyle konuşmaz sanki. bir de genel olarak mıymıy erkek okumaya bile tahammülüm yok sanırım.
duygu terim’in hatasız, temiz bir dili, iyi bir gözlemi var ama bazen öykülerde okurun kafasını karıştırdığı yerler olduğunu ve bunların da fazlalık olduğunu düşündüm. “küçük kayalar”da en baştaki fotoğraflı bölüm, macgyver’daki rüyalar, “bambaşka bir şey”in sonundaki kütüphane kolu açıklaması… bazen yazarın düşündüğü şey okurda aynı karşılığı bulmuyor. ne kadar basit o kadar iyi.
duygu hanım hepimiz gibi çağımızın kadınlarından, aynı anda elli işi birden düşünüyor, hallediyor, bence öyküyü kurarken de bu fikirlerle karakteri tamamlıyor kafasında ama işte hepsini bilmemize gerek yok.
özellikle anneliğe ve kendi annemizle ilişkimize gerçekçi yaklaşımını sevdiğimi söyleyebilirim. “hadi elif kendine gel” bu konudaki güzel öykülerden biri.
“ölüm makamı” ve “ayrıntılar” öykülerinin de konuya uygun biçimlenmiş diliyle dikkat çekici. bütün öykülerde aynı dilin ve anlatımın kullanıldığı kitaplardan değil “aslında her şey yolunda”. ve evet, aslında hiçbir şey yolunda değil.
Profile Image for Seda.
37 reviews2 followers
January 4, 2026
aslında her şey yolunda ya da değil. böyle hikayeler bunlar. işlerin çok da yolunda gitmediği hikayeler. duygu terim, ankara’da, istanbul’da, izmir’de büyük şehirlerden dağ köylerine kadar gezdiyor bizleri. yaşamın içerisinde türlü var olma hallerimizi, yaşlılığı, anneliği, anne olmaya çalışmayı anlatıyor. huzurevinde ölümü bekleyen, genç yaşta evlenip kendini dizi senaryolarında sanan, ölümü beklerken aşka tutulan karakterleri var. psikolojik olarak derinlikli karakterler bunlar. bu karakterlerin bulunduğu yerler, gezindiği mekanlar, dokunduğu eşyalar gerçek gibi. çağımızın toplumsal sorunları, bireysel hafıza ile birleşiyor öykülerinde. dili sade, yazdıkları hem gerçek hem de rüya gibi.🙃
 
ilk öykülerinde kayıplar var duygu terim’in. kayıpların ardından kaçışlar… “sarı duvar kağıdı” öyküsünü çok sevdim. kendi anneliğimi de buldum cümlelerin içinde. “küçük kayalar” öyküsünde bizi hem var eden hem de yok eden ailelerimiz, yüzleşmeye çalıştığımız meseleler var. bu öyküyü okurken sarsıldım resmen. kitabın en sevdiğim öyküsü oldu diyebilirim. hemen ardından “melike”yi yazmış yazar. bu iki öykü birbirine göz kırparak birleşiyor aynı yerde. kitabın tek isyan eden karakteri olan melike’yi pek sevdim elbette. “hadi elif kendine gel” de sevdiğim öykülerden oldu. sıkışmışlığın arasından başını çıkarmak için direnen, kendini bulmaya çalışan elif’i okumak bana yaşama kapılıp gideken unuttuğumuz, sonra da bulmaya çalıştığımız kendimizi ve türlü hallerimizi hatırlattı. son öyküsü “lavinia” ile de kalbimden vurdu beni duygu hanım. mutluluklarımız da gölgemiz gibi gelen ışığın yönüne göre büyüyüp küçülüyor işte. gölgeler gibi mutluluklar da uzun sürmüyor elbette. ülkü tamer şiiri eşliğinde “ben belki dün ölmüştüm, sen bana çok güzeldin,” diyen bir aşkın hikayesi.

şimdi bu sonları tamamlıyorum zihnimde. çok hayal kurdum bu kitapla. gerçek ve rüya arasında kaldım okurken. bu hayalleri sevdim aslında. aslında her şey yolunda ya da değil hala “konuşacaklarımız var” çünkü.
 
“düşten düşe koşar giderim…
uçmak bile oyun gelir.”
This entire review has been hidden because of spoilers.
14 reviews
September 26, 2024
Kitabın dili o kadar güzel ki, her bir öyküde karakterin yerinde buluyorsunuz kendinizi. Aslında her şey gerçekten yolunda mi? Bunu sorduruyor yaza size.
Profile Image for franny kaplan .
21 reviews3 followers
Read
September 22, 2025
Kadın öykücülerin şehirli kadınların benzer annelik/eşlik/kadınlık buhranlarını anlatıp durmasından çok sıkıldım…. Öykülerde yeni hiçbir şey yok. Ne yeni bir düşünce, ne yeni bir karakter, ne yeni bir söz oyunu, ne yeni bir olay... Evet öykülerin neredeyse hiçbirinde elle tutulur teknik bir kusur yok, dilleri de temiz ama hepsi başı sonu belli ve yaratıcılıktan çok uzak öyküler.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.