Tarihte kanunlar veya kurallar değil, kişiler ve onların şahsî dehâları önemlidir. Tarihin doğal kanunları olduğunu zannedenler hep hüsrana uğramışlardır. Onun için bu kitapta okuyucularıma, birkaç büyük insanın çarpıcı bulduğum yönlerini anlatmak istedim. Bu ve benzeri insanlar hayatta bana kılavuz oldu. Jeolojiyle uğraşmadığımda, zamanımı genellikle bu tür büyük adamların biyografilerini okumaya ayırmışımdır. Fakat bu biyografilerde kişilerin sosyal çevresinden ziyade fikirleriyle ve onları nasıl geliştirdikleriyle ilgilendim.
Okuyucularımdan da burada hayatından kesitler okuyacakları kişilerin fikirlerine odaklanmalarını rica edeceğim. Hangi kıvılcım bu fikirlerin oluşmasına sebep olmuştur, hangi yöntem veya yöntemler bu fikirlerin gelişmesini sağlamıştır, bu fikirler arasında başarısız olanlar olmuş mudur, olmuşsa niçin olmuştur? Bunlara dikkat edilmesini bilhassa istirham edeceğim. Nasıl okunursa okunsun, insanlık tarihi esasında sürekli bir gelişim ve evrim tarihidir. Artık mağaralarda yaşamıyoruz. Yeni teknoloji dünyamızı ve dolayısıyla bizleri, onun üzerinde yaşayan diğer hayvan ve bitkileri tehlikeye atmaktadır.
Ancak şuna dikkat çekmek isterim, bu tehlikeyi fark eden de buna karşı tedbirler üreten de düşünen ve bilgili insanlardır. Büyük Atatürk, milletinin makûs talihini ancak bilim ve hür sanat sayesinde yenebileceğini görmüş ve bunu milletine empoze etmeye çalışmıştır. Bugün onun yolundan ayrılmaya çalışan bazı bedbahtlar cehaletin ürünleridir.
Bu sebepledir ki bu küçük kitabı, çeşitli alanlarda cehaletle savaşmayı kendilerine hayat düsturu edinmiş insanların hikâyesini anlatmak ve bu hikâyeye ortak olmak maksadıyla siz okuyucularıma sunuyorum. Celal Şengör
Türk jeolog ve profesör. 24 Mart 1955'te İstanbul'da doğdu. 1973 yılında Robert Kolej'i bitirdi. 1978'de State University of New York at Albany'den jeolog olarak mezun oldu ve aynı üniversiteden 1979'da yüksek lisansını bitirdi. 1981'de İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi, Genel Jeoloji kürsüsünde asistan olarak görev yapmaya başladı. 1982'de de State University of New York at Albany'den doktora aldı. 1984 yılında Londra Jeoloji Cemiyeti'nin Başkanlık Ödülü'nü, 1986'da TÜBİTAK Bilim Ödülü'nü aldı. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalında doçent oldu. 1988'de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi'nden şeref bilim doktoru (Docteur ès sciences honoris causa) pâyesi aldı. Academia Europaea'ya 1990 yılında kabul edildi ve cemiyetin ilk Türk üyesi oldu. Aynı yıl Avusturya Jeoloji Servisi muhabir üyesi, 1991 yılında ise Avusturya Jeoloji Derneği şeref üyesi oldu. Yine 1991 yılında Kültür Bakanlığı'nın Bilgi Çağı Ödülünü kazandı. 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı'nda profesörlüğe yükseltildi. 1993 yılında Türkiye Bilimler Akademisi en genç kurucu üyesi oldu ve Akademi konseyine seçildi. Aynı yıl TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi oldu. 1994 yılında Rusya Doğa Bilimleri Akademisi üyeliğine, Fransız ve Amerikan jeoloji dernekleri şeref üyeliğine seçildi. Ayrıca kendisine Fransız Fizik Cemiyeti ve École Normale Supérieure Vakfı tarafından Rammal Madalyası verildi. Şengör 1997 yılında, Fransız Bilimler Akademisi tarafından yerbilimleri dalında büyük ödül (Lutaud Ödülü) ile taltif edildi. 1998 Mayıs ayı içerisinde Şengör, Collège de France'da misafir profesör olarak bir kürsü işgal etti. Burada "XIX. Yüzyılda Tektoniğin Gelişmesine Fransız Jeologlarının Katkısı" konulu bir ders verdi ve 28 Mayıs 1998'de Collège de France'ın madalyasını aldı. 1999'da Londra Jeoloji Cemiyeti kendisine Bigsby Madalyasını tevcih etti. 2000 yılının Nisan ayında Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi yabancı üyeliğine seçilen ilk Türk oldu. Rus Bilimler Akademisi'ne Fuad Köprülü'den sonra seçilen ikinci Türktür.[2] Ayrıca 2013 yılında Leopoldina Doğa Araştırıcıları Akademisi üyeliğine seçilmiştir.[3] Şengör, jeolojide bilhassa yapısal yerbilim ve tektonik dallarındaki çalışmaları ile ün yapmıştır. Şerit kıtaların dağ kuşaklarının yapısına etkisini ortaya koymuş ve Kimmer Kıtası adını verdiği bir şerit kıta keşfetmiştir. Orta Asya’nın jeolojik yapısını ortaya çıkarmış, Kıta-kıta çarpışmasının ön ülkeleri nasıl etkilediği meselesini çözmüştür. Yücel Yılmaz ile birlikte, Levha tektoniği içinde Türkiye'nin yerini değerlendiren ve atıf klasiği haline gelen bir makale yazmıştır.[4] Jeoloji ve tektonik konularında 6 kitap, 175 bilimsel makale, 137 tebliğ özeti, pek çok popüler bilim makalesi, tarih ve felsefe ile ilgili de iki kitap ve 300’e yakın deneme yazısı yayınlamıştır. 86 ülkenin Bilimler Akademisine üye olan Şengör'ün yayınlanmış 1826 makalesi vardır ve bu makalelere 12658 atıf yapılmıştır. Bunların 1997-1998 yılları arasında Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki "Zümrütten Akisler" köşesinde çıkmış olanları Yapı Kredi Yayınları tarafından 1999'da "Zümrütnâme" başlığı altında kitaplaştırılmıştır. Fransa, İngiltere, Avustarya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmalarda bulunan Şengör, Collège de France dışında İngiltere'de Oxford (Royal Society Araştırıcı bursuyla), ABD'de California Institute of Technology (Moore Distinguished Scholar olarak) ve Avusturya'da Salzburg Lodron-Paris Üniversitesi'nde misafir profesörlük yapmıştır. Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör, yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır.
Kitap güzel başlayarak bende yarattığı beklentiyi maalesef devam ettiremedi. Yazarın samimiyetine inanmayı seçsem de, yazarın iyi arkadaşlarını ayarsızca övdüğü kısımlar beni yordu.
Atatürk, duygusunu ve hırsını aklının önüne geçirmeyen, tarihin gördüğü en büyük komutan ve devlet kurucularından biridir.sf15
Onları affet çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.sf16
Onları kendi mertebeme çıkarayım ben onlar gibi değil onlar benim gibi olsunlar
Çünkü tüm dünyaya bakin benim milletime ,ben bunun içinden çıktım diye göstermek istemiştir. Sf17
Tek bildikleri ve gördükleri Atatürkün her kafasına koyduğunu yapmasıdır sf19
Atatürk gülümser, parmağıyla başını göstererek "Bak İsmet, zafer burada kazanılır ,Papulas burada kaybetti! " der.sf25
Yine bir gülnihal şarkısı
Atatürkün dahasını gösteren en önemli özelliklerden biri de elindeki imkanları iyi bilmesi ve öncelikle sorunu iyi tanımlamasıdır.sf32
Atatürk güzellik arayan, memleketinin de güzel olmasını isteyen bir liderdir.
İhtiyatlı adam
Atına, bukreş,sofya, belgrad
Gökçen göğün aşığı
Bir gün sana ihtiyaç olacak. O zaman geldiğinde hazır olmalısın .
Atatürk, "Tehdit esasına dayalı ahlak, ahlak olmadığı gibi güvenilir de değildir. " der.
Mahmut bakalın bizim köy kitabı Grimm kardeşler Eflatun cem güney gökten üç elma düştü Doğan kardeş yayınları Robinson crusoe
Hasan Ali Yücel, hayatı pahasına devleti korumak ve hayatı pahasına milletini yüceltmek isteyen bir aydındır. Atatürkü en iyi anlamış kişidir. Tüm kişilerden çok daha kaliteli ve başarılı olmuş bir eğitimcidir. İnanılmaz çalışkandır ve ufku çok geniştir.
Moğollar hep kendilerinden büyük orduları yenmiştir çünkü çöm süratli ve daha bilgililerdir.
Cengiz Hanın savaşmayanlara saygı göstermediği anlamına gelir. (Karı gibi ağlayacağınıza savaşsaydınız.
Şu oku kirsana hepsini birden kirsana oklar gibi olun birbirinizden ayrılmayın
İftihar
Fatih tam bir serbest düşünürdür. Hiçbir şeyin kendisini sınırlamasına izin vermez.sf 103
Boyut yayınları atlas
Neyi alırım neyi satarım
Einstein'la "zeka nedir?"i konuşurlar, "Bakın, dehanın yüzde beşi ilhamdır. Yüzde doksan beşi terlemektir. Çok çalışmanız lazım. Ben ömrüm boyunca çok çalıştım. Benim zekam o kadar olağanüstü değil, olağanüstü olan benim merakım der ,"sf161
Einstein ın en büyük özelliği anlamak için çalışmasıdır. Bir gün yine neden bu kadar çok çalıştığı sorulunca , "Ben tanrının kafasından ne gecibunu merak ediyorum " diye karşılık verir.
Rubailer
This entire review has been hidden because of spoilers.
Cok sukur, jeoloji muhendisi Celal Sengor'un bu kitabi sayesinde, tarihteki onemli kisileri ogrenip, cahilligimizden bir parca kurtulduk(!).
Turkiye'de ki aydinlar(!) kadar, halki kucumseyen baska bir gurup dunyanin hic bir yerinde yoktur herhalde.
"Ilber cok zekidir. Ama ben de cok zekiyim." "Fuat Köprülü Rusya Bilimler Akademisine kabul edildi. Ama ben de kabul edildim." Ben, ben, ben, ben,.......
Celal Şengör'ün “Cehaletten Kurtulma Sanatı: Kim Kimdir?"adlı kitabı, bilim, tarih, sanat ve siyaset gibi çeşitli alanlarda önemli izler bırakmış 22 kişi hakkında kısa bilgiler içeriyor. Bu kişiler, kitapta yer aldığı sırayla, şunlar:
Mustafa Kemal Atatürk İsmet İnönü Sabiha Gökçen Kazım Taşkent Fuat Köprülü Hasan Ali Yücel Cengiz Han Timur Fatih Sultan Mehmet İlber Ortaylı Fatih Altaylı Eduard Suess Charles Darwin Isaac Newton Nicola Tesla Albert Einstein Carl Segan Hanna Reitsch İbni Sina Ömer Hayyam Katip Çelebi Evliya Çelebi
Şengör, bu kitabında tarihsel gelişmeleri kişilerin bireysel yetenekleri ve fikirleri üzerinden ele alıyor ve bu isimlerin dünyayı nasıl etkilediğini anlatıyor.
Kitap sade ve anlaşılır bir dille yazılmış. Ancak bahsedilen kişiler hakkındaki açıklamalar bence oldukça yüzeysel. Sanırım Şengör bu tarzı ile esas olarak okuyucu üzerinde merak uyandırmayı ve okuyucuyu araştırmaya teşvik etmeyi amaçlamış.
Listede yer alan birkaç kişinin adını hiç duymamıştım. Birkaç kişinin bu listede yer almasına şaşırdım. Geri kalanlar hakkında oldukça detaylı bilgim vardı. Bu kişiler hakkında başlangıç seviyede bilgi almak isteyen okuyucuların ilgisini çekebilecek bir kitap.
Ataturk, Inonu, Carl Sagan, Tesla gibi tarihte onemi bulunan cesitli insanlar hakkinda bilgiler vermis. Bunlarin arasinda yakin arkadaslari Ilber Ortayli ve Fatih Altayli da var. Hizla okunuyor, faydali bilgiler de veriyor.
Evet, tarihi yüzlerce kitap okumuş ve İlber Ortaylı gibi Türkiye'nin en kalifiyeli insanlarıyla arkadaşlık edip sohbet etmiş, tarih hakkında tartışmış, ülkemizin ulusal çapta takdir ettiği bir jeoloji profesöründen dinleyeceksiniz.
Kesinlikle herkesin okuyup öğrenmesi gereken bilgileri anlatan güzel bir kitap. Aynı zamanda Celal Şengör'ün hayatını öğrenmek için de güzel bir fırsat.