‘Less is more’, her geçen gün daha sık duymaya başladığım bir söylem. Kendime de sıklıkla soruyorum, az çok mudur gerçekten?
Henüz kesin bir yanıt bulamama rağmen yaklaşmış gibiyim, ‘az yeterlidir’.
“Çokluk yerine yeterlidir demek, iyi bir yaşam-yani mülkiyet ethosundan, üretim ve sahip olma kaygısından bağımsız, azın ucu ucuna yeterli olacağı bir yaşam- sürmek için neye gerçekten gerek duyduğumuzu yeniden belirlemektir.”
Kitabında belirttiği gibi az sadece azdır, romantize edilmemeli ya da ideolojiye dönüştürülmemelidir.
“Az çok değil, az yalnızca azdır.”
Kesinlikle iyi bir derleme ve zihin yazısı olmuş. Güzel eleştirlere yer verilmiş. Her bölüm beni bambaşka bir sorgulamaya götürdü, tekrar tekrar okumalıyım! Yakın zamanda okuyacağım…