Türkiye’de geleceği kuracak kadınların niteliklerini, ekonomik çaresizliğin kadın-erkek eşitsizliğini nasıl yıkacağını; kültüre, tarihe ve
mizaha dokunan kalemiyle işliyor sayfalarında.
“‘Ben dün gece hovardalıkta idim. Maksim’e gittim, para yedim.’ ‘Kimmiş bu hovarda?’ ‘Neriman.’ ‘Neriman mı?’ ‘Evet Kerimcan ya da İrfancan falan değil, Neriman.’ ‘Kime söylemiş?’ ‘Evlenmeye hazırlandığı Şinasi’ye. Üstelik eklemiş, Macit’le beraberdik, diye.’ ‘Yok canım? Sen nereden biliyorsun?’ ‘Fatih-Harbiye tramvayında öğrendim.’”
İstanbul’un yakın tarihine, yeme-içme kültürüne, eski-yeni ve gelecekteki insanına dokunan bir hayat kitabı: Ud Çalan Kadınlar – Sana Michelin’li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul.
Çok akıcı, zaman zaman komik ve ince espriler ile süslenmiş, akıcı bir kitap. İstanbul’da otursam belki daha da iyi anlayabilirdim bazı yerleri ama 90’lı yıllarda 4 sene öğrenci olduğum bu güzel şehirde o zamanın İstanbul’unu ben de iyi yakalamışım gene de diye düşündüm.
"Yaşamak güzel şey!" Diye biten kitap boyunca İstanbul'un yakın tarihinde geziniyoruz. Sürekli Sisifos'un kayasını itmeye çalışırken bir soluklanmak istediğimizde başa dönüyoruz.
Seviyorum yazarın geniş entelektüel ve yaşam birikiminin ortaya çıktığı kitapları. Selçuk Altun sevmem bundandır. Bundandır bu kitabı okurken Selçuk Altun'u, Aristo'yu, Virgina Woolf'u, Peyami Safa'yı, Ahmet Hamdi'yi karşımda bulunca sevinmem. Adeta onlarla beraber Yakup'ta, Koço'da, İsmet Baba'da, Refik'te demlenip ardından Mikla'dan eşsiz İstanbul manzarasının tadına varıyor insan kitap boyunca... Michelin ya da İncili Gastronomi'nin olmadığı günlerdeki İstanbul damak tadından yıldızlı restaurantlara ve onların bu toprakların, kültürün değerini bilen aşçılarına yolculuk yapıp Mehmet Gürs'e, Fatih Tutak'a bir saygı duruşunda bulunuyorsunuz okurken.
Reha Tanör'ün okuduğum ilk kitabıydı. Deneme yazıyor türünde. Ben sohbet derdim🙂 Adeta kendisiyle sohbet ediyormuş gibi hissettim. Bazı deneme yazarları okuru içine çekemiyor. Oysa bu kitabı okurken en çok hissettiğim şey, ben şimdi bir yorum yapsam konu o yönden devam edecek şeklindeydi.
Ben içerik yazmayayım, minimalist seviyorum🤣 (kitabı okuyanlar ya da okuyacak olanlar son bölümünde anlayacaklar ne kastettiğimi).
Yakın dönem İstanbul'u yaşayanlar, hatırlamak isteyenler, yaşamayıp sonsuz bir nostalji tutkusuyla yaşayanlar bence okuyun kitabı... #kitap #books #bookstagram #ithaki #rehatanör #okuyorum #kitaptavsiyesi @ithakiyayinlari @rehatanor