Jump to ratings and reviews
Rate this book

Beyaz Leke #1

Mahkumiyet

Rate this book
“Bıçak sana saplanmadan acıyı hissetmeyecek misin? Unutma, acıyı hissetmiyor ve ses çıkarmıyorsan elinde bıçak tutan sensindir.”
BL

Sene 2027.

Ülkede artık yasalar değil, Krallık’ın koyduğu kurallar geçerlidir ve o kurallar kişilik haklarını zedelemekte, kendi taraflarında olmayanları suçlu saymakta, kadınlarla çocukları ikinci plana atmakta, halkın sessizleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Başarılı Avukat Eftalya Atalar, yasaklı bir kitabı okuma suçundan idam cezasına çarptırılan milletvekili babası Adnan Atalar’ı kurtarmak için çaba gösterirken hayatının dönüm noktasını yaşar. Krallık’a başkaldıran BL Örgüt Lideri ve Kurucusu Mahkûm Tugay Demir Çeviker’le hapishanede tanışması kendi içinde yaşattığı başkaldırı fitilini ateşler. Bir yandan da herkesin korktuğu Örgüt Lideri aslında senelerdir bağlı olduğu Eftalya Atalar’a iç savaşın ortasında aşkı bahşeder ve zaman ilerledikçe ikisinin zekâsı ve gücü, Krallık’ı devirmek adına işler; Ölüm Timi ise geçmişten gelen sırlarıyla oradadır.

Tek istedikleri özgürlük, kaçtıkları ise ölümdür. Aşk ise bu savaşın ortasında bir mahkûmun güneşi görmesi kadar imkânsızdır.

"En büyük savaşların ortasında kurak topraklarda bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze.”

768 pages, Hardcover

First published May 12, 2024

62 people are currently reading
520 people want to read

About the author

Aslı Arslan

16 books124 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
455 (61%)
4 stars
158 (21%)
3 stars
80 (10%)
2 stars
26 (3%)
1 star
19 (2%)
Displaying 1 - 30 of 117 reviews
Profile Image for azra presley.
212 reviews11 followers
August 15, 2024
bu kitap ve fanlarindan nefret ediyorum. tugayin o kokusmus agiz kokusuyla edebiyat yapmasi midemi bulandiriyor iyi gunler
Profile Image for Bushra.
22 reviews
May 4, 2025
İlk başta çok beğendim. Kurgu güzel akıyordu ve merak da uyandırıyordu fakat belli bir bölümden sonra "bombastic side eye" atmaya başladım. Evet, distopik bir ülke kurulmuş ama tutarsızlıklar ve aşırı imkansız olaylar kurgunun bütünlüğünü bozmuş. Ülkenin kaderini belirleyecek bir direniş hareketini aşk için tehlikeye atmayı aklım almıyor. Ya çok realist düşünüyorum ya da kurgu gerçekten eksik. Fantastik kurgularda bile kurgu öyle kurulur ki olağanüstü/doğaüstü olayları anlamlandırabilirsiniz ve abes kaçmaz fakat bu kitapta hiçbir şey akla yatmıyor ve komik duruyor. Özellikle hapishanedeki isyan kısmında kahkaha attım. ( Gülünç ve rezalet bir sahneydi hhsahahaa)

Baş erkek karakterimizin birçok kişiyi öldürmüş bir katil olmasına rağmen baş kadın karakterimizin yanında minnoş bir kediye dönmesi İNANILMAZ saçma. Yanınızdaki bir insanın şiddete eğilimi varsa o eğilim bir gün mutlaka sizi de vurur. "İyi insanlara dokunmayan fakat kötüleri öldüren yakışıklı katilimize romantik diyaloglar yazalım da sevilsin" fikrinden vazgeçin artık. Kitapta iyi bir ilişki yok, birisi siz hariç herkese kötüyse o kişi size karşı iyi değildir, sadece kötü olmadığına manipüle ediyordur. Dünyaya, medyaya bakın biraz ve gerçekleri görün. Yanlış davranışları, psikolojik rahatsızlıkları romantize etmeyin. HER ŞEYİ ROMANTİZE ETMEYİN.

(Bu arada kitap aşırı uzun. Yarım bıraktım, daha fazla devam edemeyeceğim.)
Profile Image for Esmanur.
29 reviews1 follower
May 6, 2024
GURURLA OKUDUĞUMU YAZABİLİRİM ARTIKKKKKKK
Profile Image for zeynep.
46 reviews6 followers
May 20, 2024
kıyas yapmam ne kadar doğru, bu tartışılır fakat sokak nöbetçileri'nde yazdığı ana karakterlerin iki üç gömlek üstündeydi beyaz leke'deki karakterler. sn ve bl karakterlerinin aynı kişinin kaleminden çıkmış olduğuna hâlâ inanamıyorum.

sn'nde temel problem, karakterlerin duruşuydu. benim aradığım daha dik başlı kadınlar ve daha saygılı adamlar okumaktı. karakterlerin verdiği kararlar, aldığı aksiyonlar o kadar tersti ki bana, "şu durumda olsaydım ne yapıyorlarsa tam tersini yapardım" dedirtiyorlardı her seferinde.

fakat beyaz leke'de, durum tam tersine döndü.
eftalya atalar; duruşuyla, düşünceleriyle, karakteriyle tam olarak okumak istediğim o kadındı.
inadıyla, iç hesaplaşmalarıyla ve kendinde gördüğü eksiklerle birlikte kusursuz bir bütünü oluşturuyordu. kafasında dönen tilkilere rağmen dışarıya ördüğü duvarlarla güçsüzlüklerini gizleyişi çok gerçekti.

tugay'ın eftalya'ya nazik yaklaşımı, eftalya'nın çelik gibi duruşunun, tugay'ı daha da etkilemesi... kısacası sevdiği insanı sürekli yükseltmeye çalışan, özgüvenini artırıp kendisiyle barışması için elinden geleni yapan ve eftalya'nın saygıyı hak eden bir kadın olduğunu her fırsatta dile getiren tdç, kitabı bambaşka bir boyuta taşıdı.

ayrıca bu kitabın en büyük inandırıcılığı, hiçbir karakterin garantisinin olmayışıydı.
tdç; öyle derin acılar çekiyor, öyle büyük işkencelere maruz kalıyor ki tugay'ın içinde yanan intikam ateşine bizzat siz şahit oluyorsunuz.
bekliyorsunuz ki bu nefret; etrafındaki herkesi yakıp kül eder, onun karşısında kimse duramaz.
ancak durum sanılanın aksine her zaman böyle olmuyor.
öyle satırlar okuyorsunuz ki tugay'ın yaşadığı o çaresizliği siz hissediyorsunuz.
anlıyorsunuz ki tugay; alıştığımızın aksine, sevgilisinin başı her sıkıştığında mucizevi bir şekilde ortaya çıkıp günü kurtaran o wattpad erkeği değilmiş.
bize alıştırılan o "kurtarıcı erkek" beklentisiyle tugay'ın, eftalya'yı kurtaracağını düşündüğüm hiçbir anda onu kurtaramadı ve ben şaşkınlıkla kalakaldım.


-spoiler başı-
.

.
mesela eftalya'nın damgalandığı sahneyi hâlâ atlatamıyorum, cidden çok etkileyiciydi.
tugay'ın son ana kadar eftalya'nın onlardan biri olmadığı yalanını haykırması, direnecek gücü kalmadığı için yüzüstü yere düşmesi ve kendinden geçene kadar eftalya için mücadele edişi...
sanki orada bulunan bir seyirciydim ve yaşananlara bizzat şahit oldum
.

.
-spoiler sonu-



kaba saba erkekler, erkeğin peşinden ayrılmayan özgüvensiz kızlar, güç gösterisini sadece onu seven insanlara yapan karakterler... sokak nöbetçileri bu saydıklarımın kıyısında bir kitaptı. fakat beyaz leke, bunların taban tabana zıttıydı. okumaktan çok keyif aldım.

içimden bir ses, yazar bir noktadan sonra kitabı uzattıkça uzatacakmış gibi geliyor. fikrimce beyaz leke, maksimum 2 kitaplık bir seri olmalı. fakat wattpad'te yazmaya hâlâ devam ediyor, bu da demek oluyor ki benim istediğim sayıdan fazla kitabı olacak. bu çıkarımdan muhtemelen bir noktada boğacağını düşünüyorum. yine de dilerim ki çizgisini bozmaz ve ilk kitabı okurken aldığım tadı diğer kitaplarda da alırım.
Profile Image for Çağla Eren.
8 reviews1 follower
May 6, 2024
Yata kalka, sürünerek koşarak, ağlayarak zırlayarak okuduğum, bebeğim gibi olan muhteşem eser💖🐊🥹
Profile Image for Berrin Nur.
66 reviews15 followers
January 9, 2025
• Bu kitap 768 sayfaydı ve ben 766sına bayıldım. Sevmediğim o 2 sayfayı mi meral ediyorsun? Son 2 sayfa. Bak o plot twist çok güzel. Ama bi sor. Ne olmuş. Neden olmuş. Ne yapmış. Nasıl yapmış. Bam diye sağına alıyorsun. Tugay çok güzel yazılmıştı ama bazi sahnelerde <özellikle son> bu sahneyi Aslı Arslan değilde ev kedisi mi yazdı diye dusundum açıkçası. Veya, asker sertliği yüzüme çarptı ve ben askeri kurgu sevmediğimi farkettim.

• Bu kitap çok fazla uzundu. Şunu 3 kitaba bölebilirsiniz mesela. Kac tane yerde kitap sonu yapabilirsin.

• Red, Ufuk, Gamze, Sinan, Meryem, Nida, Nigar hepsi baya gereksiz karakterlerdi. Ölüm timinde kimsenin adı mantıklı değildi. Kız sürekli deliyim cirkinim yanlizim bıktım öldüm diyor, sonraki sayfada cenneti yasiyor. Ay babam idam edilmesin diye kırk takla atıyor, edilince ve edildikten sonra tık yok. Bari bıraksaydın Keremi bogsaydi Tugay. Kerem demişken keremin eftalyaya yalvarmasi da ayrı rezillikti.

• Tugay gerçekten son 2 sayfaya kadar belkide okudugum en güzel yazilmis erkek basroldu, ama son sayfa bana hiç de NE AMA NEEEEEEEEEEE BOYLE BITIREMEZSIN ASLA YA OYLE DEME AMA hissi vermedi. Ikinci kitap okuma istedim de yok çünkü 768 sayfa zaten fazla uzundu ikinci kitap da bir Bu kadar olursa herhalde 30 yanımda hala bunlar kavusamamis olur.

Bu kitaba yüksek beklentilerim vardı. Tugay hepsini karşıladı. Ve onları tamamen yaktı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for melike.
153 reviews
Read
August 20, 2024
onları çok seviyorum kim ne derse desin aga
Profile Image for Looren B.
16 reviews
September 3, 2024
Kitabın ilk 200 sayfası o kadar iyi ki O KADAR İYİ Kİ bir oturuşta 350 sayfa okudum. Sonrası ise tamamen kocaman bir “ne?”

Öncelikle kitap zaten 750 sayfa falan e yazıları da küçücük okurken sıkıldım. İlk kitabı ikiye bölselerdi olayları daha düzgün yazsalardı sizi içine öyle bir alırdı ki.. bu yüzdendir ki ilk 350 sayfa inanılmaz hoşuma gitti ve su gibi aktı gitti sonrası ise tamamen kitaba para verdiğim için ve bitirmiş olmak için okumamdı.

Kitabı alırken wattpad kitabı olduğunu bilerek aldım. İlk sayfaları o kadar güzeldi ki.. karanlık sırlarla dolu niye, ne olmuş, ne olacak dedirten cinstendi. O düzeyde devam etseydi bu kitap 5 yıldız olurdu. Zaten gerisi tamamen wattpad olduğunu kanıtladı.

Suçlardan aklamak istediğiniz bir müvekkiliniz var ama sürekli suç içindesiniz? Orayı patlatalım, şurayı kıralım, onu öldürelim.. e yeter da. Bir durun bi mahkeme konuşun nasıl kurtaracağız seni diyin.

Zaten kitapta iki tane mahkeme sahnesi var ikiside hahsbjdkddj bu şekilde. Kitabın sonlarını okurken başkası adına utanmak eylemini sonunaa kadar yaşadım.

Kitabın sonu zaten tamamen 12. Bölümde aslında sonu gelen ama reyting için 30 bölüm daha çekilen Türk dizisiydi bilginiz olsun.

İkinci kitabı çıkarsa alır mıyım almam. Ama denk gelirse olur muyum belki?

Profile Image for Betül.
32 reviews
January 28, 2025
Yine başarısız bir Wattpad kitabı. 200 sayfaya kadar sarıyor sonrasında aynı olaylar aynı diyaloglar tekrarlayıp duruyor. Max 350 sayfa olacak bir kitap bu yüzden 750 sayfa olmuş. 750 sayfa boyunca elimize hiç bir şey geçmiyor. Sayfalarca süren ve -yine- tekrara düşen iç monologlar... Hiç bir sonucu olmayan ve düşünülmeden yazılmış aksiyon sahneleri... Bir sayfadan sonra bitirmek için sadece replikleri okudum. Yazarın oluşturduğu evden, düzen kısacası kurgu çok zayıftı. Uzun uzun eleştirmek isterdim ama zaten günlerimi bu kitapla harcamışken bir de yorum yazmaya vakit ayırmayacağım. 11-12 yaş kitlesine hitap edebilir ama asla yetişkinleri tatmin edebilecek bir kitap değil.
Profile Image for ezgi.
132 reviews18 followers
July 24, 2025
öneri üzerine başlamıştım ama uzun süredir kendini bu kadar zorla okutan bir kitap okumamıştım… neredeyse her sahnesi tiktok editi yapılması için yazılmış gibiydi. potansiyeli olabilecek bir kurgu ama yazarın dili beni çok zorladı anlatım bozuklukları, mantık hataları ve akla yatmayan dünya kurgusundan dolayı. bir distopya kurulmuş ama oldu bittiye getirilmiş, zemini olmayıp varlık gösteren bir evren olmuş tamamen. karakterler evet sempatik ama inandırıcılıkları pek yoktu sürekli slogan atar ya da şiir okur gibi konuşmaları olduğu için.
Profile Image for derin.
18 reviews1 follower
September 2, 2024
11 yasinda v for vendetta izledikten sonra gordugum ruyalar. kisaca konusu tugayin tum kitap boyunca miy miy konusmaktan devrim yapamamasi
Profile Image for yaren.
85 reviews6 followers
October 19, 2025
yoğun şekilde okuma yaptığım dönemlerde araya bu tarz kitaplar almayı çok seviyorum. hele de öylesine okuduğum kitap iyi çıkınca keyiften dört köşe oluyorum.

sadece okudukça ve hoşuma gittikçe beklentim yükseldiği için sonunda kendi adıma havada kalan birkaç şey oldu.
öncelikle evrenin atmosfer anlatımını biraz eksik buldum. tamam bazı şeyler netti ama bunlar bize bu böyle şu şöyle diye hazırdan verilmiş. bu da bir tercih tabii ama okurken bu dünya hakkında daha çok şey bilmek istedim. süreci yani en azından.

bir diğer durum tugay’ın içerde olduğu halde her şeyi HER ŞEYİ kontrol edebilmesi. yani tamam içerde ve dışarda adamları var, burayı anladım, hiçbir sıkıntı yok ama bunu nasıl yapıyor mesela? eftalya’ya her gün bir çiçek gelebiliyor veya bir anda yirmi tane çiçekli elbise timin özel evine girebiliyor falan. sadece adamları olduğu için bunları yapabilmeye gücü yetmesi pek ikna etmedi beni. çünkü inanılmaz denetimli bir ortam söz konusu.

bir de zaman zaman diyalogların amerikan filmlerine yapılan türkçe dublaj gibi durması biraz gözüme battı.

onun haricinde sonunda da anlayamadığım şey sinan madem duyduğunu söyledi ve defne boşu boşuna ölmüş oldu, giray neden biz böyle bir şey konuşmadık demedi? çok anlayamadım orayı. ikinci kitapta öğrenirim galiba.

NEYSE genel olarak okuttu kendini zaten yedi yüz küsür sayfayı bana bir haftada okutabilmişse demek ki bir sürükleyicilik var bu kitapta. ikinci kitap için de heyecanlıyım, hiç bekletmeden başlayacağım.
Profile Image for Fleur.
211 reviews5 followers
July 19, 2024
Yapabilecegim bir yorum yok acikcasi. Biraz hirpalandim kitap tarafindan. Asli'nin kalemiyle sokak nobetcilerinde degil de emarede barismistim. Emare gecen sene bu zamanlarda okudugum ve ustune cokca dusunup iyi anladigimi dusundugum bir kitapti ve okunmasi her ne kadar zor olsa da cok sevmistim. Beyaz leke emareden daha kolay bir kitapti ama gercekligi daha sert vuruyordu. Ben aslinda gercekle bu kadar bagdasan kitaplar okumayi pek sevmiyorum ama bu sefer gercekle cok bagdastigi ve direnc gosteren insanlar oldugu icin daha cok sevdim. Bu yuzden, ozgurlugumuze!
Profile Image for Selin.
13 reviews1 follower
October 18, 2025
Kitabın sonuna doğru anladım gelicek olan plot twist i ve bence 761 sayfada yazılmış olan Tugay Demir Çeviker'in son 3 sayfada davranışları karakterine o kadar terski. Kız öldün sanmış, kardeşiyle tehdit edilmiş, Hakim Ali nin baban olduğunu öğrenmiş ve kendisini kurucu olarak göstererek sattığına inandırılmaya çalışılmış ona rağmen sana ihanet etmeyi aklından geçirmezken senin gibi zeki adam Sinan'ı kurtarmak için bunları söylediğini anlamıyorsa üzgünüm ama ben bu kadar sayfa yanlış kişiye hayran olmuşum. Umarım ikinci kitapta buna inanmamdığını gösterirsin ve karakterine uygun yazılmışsındır. Son olarakta Defne'nin ölmesine üzüldüm ama asıl ah GPÇ sen bunları hak etmedin üzümlü kekim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Rüya.
9 reviews
November 16, 2025
2. Kitaba baslamamak icin zor duruyorum. Hiç bir şekilde sıkılmasamda bir kac eksigi var kitabin. Mesela Tugayin point of view’u lazim bence…
Profile Image for Ethelswx0.
24 reviews
January 25, 2026
0,5

(Giriş bölümünden açık bir spoiler var sadece, o da ne kadar spoiler sayılır emin değilim)

Bırakın iyi olmasını, okunacak gibi bile değil.

Bir distopya kitabının temelini dünyası oluşturur. O dünyanın kuralları, işleyişi, insanları. Bunların iyi düşünülmüş olması gerekir ki kitap ta en baştan düşmesin.

Ama bu kitap dünyası üzerine hiç düşünülmemiş olduğu ve saçma sapan ve ortada kabak gibi duran mantık hatalarıyla dolu olduğu için ta en baştan düşmüş elbette.

Giriş bölümünde Eftalya ilk defa birini öldürüyor. Nefesini tutuyor, elleri buz kesiyor, sonra titriyor, midesi bulanıyor... Ama nasıl oluyorsa iki dakika içinde toparlanarak ödül almaya gidiyor??? İki dakikadan bile az diyebilirim. İlk cinayetini işlemiş birinin bu kadar kolay toparlanıp bir de sahneye ödül almaya çıkması oldukça garip.

Öldürdüğü adam bir hakim ve Eftalya da adamı Krallık yanlısı olan ve önde gelen avukatların, savcıların, hakimlerin olduğu çok önemli bir davette adamı öldürüyor ama nasıl oluyorsa yakalanmıyor.
Kamera kayıtları nerede?
O sırada o tarafta başka kimse yok muydu?
Hadi yoktu diyelim, kimse onu tuvaletlere giderken veya çıkarken görmedi mi?
Hadi kimse de görmedi diyelim, oraya giderken GÜVENLİKLERİN YANINDAN GEÇTİ. Bu adamlar bayıltıldılar evet ama hiçbir şey hatırlamıyorlar mı?
Koruması Sinan'ı da adamları bayıltırken nasıl kimse görmüyor anlayamadım :D.

Eftalya birinci bölümde BL yanlısı (elbette Krallık karşıtı) insanların kendilerini savunmak için ellerine para geçtiğinde ekmek vb. almak yerine silah temin ettiklerini söylüyor. Hemen sonraki sayfada o insanlar tarafından taciz edildiğini, çantasının çalındığını söylüyor. Daha sonra da bu insanlara mezar bile verilmediğini, maaş bağlanmadığını, el altından öldürüldüklerini öğreniyoruz.
Bir silahın fiyatıyla bir ekmeğin fiyatı arasındaki uçurumu anlayamayacak biri yoktur. Ellerine de zor para geçiyorsa nasıl hemen silah temin edebiliyorlar? Açlıktan ölmeleri lazım o zamana kadar.
Bunun yanında anlıyoruz ki bu insanlar Krallık'a karşı olan ve Krallık için çalışan avukata saldıran kişiler. Silah temin etmelerine neden izin veriliyor? Avukata saldırdıkları için neden hapse atılmıyor veya ceza almıyorlar?

Eftalya, Tugay'ın (ülkenin en büyük mahkumlarından biri) avukatı oluyor ama savcı olan nişanlısı da dahil kimsenin bundan haberi olmuyor. Mahkeme sahnesinde Tugay'dan Eftalya'nın ne kadar ateşli olduğunu ve onu ne kadar fazla öpmek istediğini dinliyoruz :D.
Hatta hangi kitapta oluyor emin değilim ama Eftalya mahkeme sırasında herkesin önünde Tugay'ı öpüyormuş??? Dalga mı geçiyorsunuz?

Tugay'a kafalarına göre işkence eden gardiyanların aynı zamanda önünde korkudan tir tir titremeleri, korkudan kelepçelerini kilitlememeleri çok ayrı bir saçmalık. Yazar dram olsun diye karakterin çok acı çekmiş biri olmasını istemiş ama o karanlık, kudretli (!) havasından da ödün veremeyince ortaya bu saçmalık çıkmış.

Gösterilmek yerine sürekli anlatılıyor. Eftalya'nın kardeşi Meryem'in adı geçiyor. Eftalya hemen Meryem'i ve yıllar önce kardeşinin başına gelenleri tek tek anlatıyor. BL'den bahsediliyor ve Eftalya yine hemen anlatmaya başlıyor. Sürekli ve sürekli yaşanıyor bu, yazarın biraz bekleyip yavaş yavaş göstermeye sabrı ya da becerisi yok gibi görünüyor.

Kaleminin söylendiği kadar güzel olduğunu asla düşünmüyorum, beni hiçbir şekilde etkilemedi ve bir yerden sonra baydı. Her şeyi uzatmayı sevdiğini zaten duymuştum ama bu kadar saçmaladığını düşünmemiştim. Sizin de görmeniz için ana karakteri anlattığı kısmı aşağıya bırakıyorum.

Güçlü değildi, güçsüz de. Savaşçı değildi ama savaş meydanından da kaçmazdı. Saatlerce ağlamazdı ama ağladığında da gizlenmeye çalışmazdı. İnsanlardan nefret etmezdi ama onlara ihtiyaç da duymazdı. Ölmek istemezdi ama yaşamak için de bir çabası olmazdı. Kahkahalarla gülmezdi ama gülmeyi de severdi. Renkli kıyafetler giymezdi ama çiçekli elbiseler almayı severdi. Çikolatalara aşık değildi ama yarın ölecek korkusuyla koca bir pastayı yiyebilirdi. Hassas değildi ama kalbi kırıldığında ayakta durmakta bile zorlanırdı. Yalancı değildi ama gerektiğinde kendisini bile yalanlarına inandırabilirdi. Korkak değildi ama geceleri yalnız uyuyamadığında bir tek babasına sarılmak isterdi. Mutlu bir çocukluk geçirmemişti ama çocukluğuna da küs değildi. Annesi onun saçlarını hiç okşamamıştı ama kendi saçlarını sevmeyi kendine öğretmişti.

Kendisine aşık değildi ama boynuna bir urgan bağlayıp kendini asacak kadar da kendinden nefret etmezdi.

Ve...

Hayatı boyunca hiç aşık olmamıştı ama aşık olursa bir başkasının boynundaki idam ipini kendi boynuna geçirebilecek kadar gözü kararabilirdi.


Belki aranızda tamamını okumadan buraya atlayanlarınız bile vardır. Bu örnek yeterlidir diye düşünüyorum.

Edebiyat yapmaya çalışmış ama olmamış, sadece aralarda alıntılanabilir birkaç cümle var. Diğer wattpad yazarlarının kalemlerinin genellikle çok daha basit olması sebebiyle bu kadar abartıldığını düşünüyorum.

Eftalya'nın örgüte ilk götürüldüğü zaman örgüttekilerin ona gösterdikleri, üzerinde önemli kişilerin ve birbirleriyle bağlantılarının yazdığı panonun köşesinde içli köfte (çorba veya başka bir şey de olabilir hatırlamıyorum) tarifi yazması gibi ciddi sahnelerin ortasına konulmuş saçmalıklar da havayı tamamen bozuyor ve kitabı ciddiye almanızı ekstradan zorlaştırıyor.

Eftalya'nın kötü anıları bitmek bilmiyor. Her beş sayfada bir araya girip mıy mıy depresif depresif konuşup travmalarını anlatmaya başlaması öyle bıktırıcı ki... Annesi ona çok kötü davranıyormuş, babası yüzünden dövülüyormuş, paten sürerken düşmüş ve eli öyle kötü yaralanmış ki az daha kesilecekmiş, aç kalıp yemek yapmayı öğrenmiş, her şeyi çok geç öğrenmiş ve annesi ondan bu yüzden nefret etmiş... Bunları bir de uzun uzun anlatıyor. Bir yerden sonra ehh yeter be deyip okumadan geçmeye başladım. Daha ilk 50 sayfadan bıktırdı. Yazar neden karakterlerine 3726 tane travma yazmak zorundaymış gibi davranıyor anlamıyorum. Üstelik bu travmaların hikayeye hiçbir katkısı yok. Travmalar, etkilerini karakterin hareketlerinde görebildiğimiz durumda o karaktere derinlik vermiş olurlar, öyle sadece anlatmakla kaldığında değil. Bomboş ve gereksiz bir dram sadece.





Aşkları o kadar geçmedi ki... Çünkü en basit tabiriyle saçma sapan yazılmış

Yazar, Tugay'ı son yüzyılın en iyi book boyfriendi yapmak için bayağı çaba göstermiş ama yazılan şeyler dediğim gibi saçmalıktan ibaret. Aşırı derecede zorlama olmuş.

Bırakın iyi bir distopya olmasını, iyi bir kitap bile değil bu.

Bu kitap bir distopya bile değil. İki karakterin distopik bir evrende yaşadığı aşkı konu alan romantik bir wattpad kitabından fazlası değil. Yazar da bu kitabı umuyorum ki bunu amaçlayarak yazmıştır, gerçekten de bir "distopya" yazmayı amaçladıysa büyük bir sıkıntı var çünkü.
4 reviews
January 26, 2025
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birisi oldu açıkçası. Şahaneliğini açıklamaya kelime dağarcığım yetmiyor.
24 reviews1 follower
January 20, 2025
Kitabın aslında anlatmak istediği güzel lakin çok havada kalan şeyler var çok uçuk olaylar var ve sürekli hüzünlü bi kitap hani hiç nefes aldırmıyo nerdeyse tebessüm edilebilecek yerler bi elin parmağını geçmez bi yerden sonra içini sıkıyo insanın
Profile Image for Eda.
23 reviews
August 31, 2024
bu kitap okuduğum en iyi kitaplardan biri olabilir, sonunda güçlü kız ve güçlü erkek ilişkisi. En sevdiğim. Sürekli lan noluyo dediğim ve kurgusu akıllıca işlenmiş. Aslı Arslan’ın kitaplarına kesinlikle söz vereceğim hepsini merak ediyorum ama beyaz lekenin kalbimde büyük bir yeri var. Fazlasıyla sevdim ve bir an önce 2. Kitabının çıkmasını bekliyorum + Marco T favorilerimden ahahjjaj
128 reviews
September 9, 2024
When you first start reading the book, you are immersed in a black and white world. And towards the end of the book, colors slowly begin to appear. A perfect production that foresees the future. My only hope is that we don't end up in such a miserable world.
Profile Image for Yaprak TURK.
35 reviews1 follower
May 14, 2024
en sevdiğim kitaplar arasında olacağını ben de tahmin etmemiştim…
51 reviews
June 18, 2024
bir seyler rahatsiz ediyo ama cozemedim tugay iyisin iyi
Profile Image for Ria K.
198 reviews3 followers
February 26, 2025
Homofobik olmasam 5 yıldız verirdim
2 reviews
January 21, 2025
nereden başlasam ki.. o kadar muazzam bi kitap ki okuduğuma bin kere şükür ediyorum. Şöyle, bu kitap benim için bi dönüm noktasıydı, ben aylardır ateşpare, ihtilal gibi kitaplar okuyorum ve sonunda kitap okumadığımı fark ettim, bi süre sonra çok ama çok sıkılmaya ve soğumaya başladım.. resmen smut dolu, BANA GÖRE saçmalıklarla dolu kitaplar okuyordum. Ama bu kitap öyle farklı ki.. en önemlisi distopya tarzı kitaplara bayıldığımı fark ettim ve şu an 1984’ü okumaya başladım (önceden de okuyordum ama bu kitaptan sonra emin oldum), ikincisi, yazar kusurlu karakterler yazmış, eftalyanın lekeleri olması, eftalyanın küçükken kilolu olması, kendisini sevmemesi, dışlanması, tugaya yakıştırılmaması vesaire kitabı çok sevdirdi bana.. yani sonunda kusurlu karakterler var, sonunda güzellik algısına göre yazılmamış karakterler var. karakterler cidden bi o kadar kusurlu ama bi o kadar kusursuz.. Tugayın bazen insan dışı tepkiler vermesi saçmaydı (balta olayı gibi) ama onun dışında yazar karakterleri çok iyi yazmış, eftalyayı kedime aşırı ama aşırı benzettim, onunla empati kurabildim, onu o kadar anladım ki bazen sahnelerini okurken dalıyordum. VE EN ÖNEMLİSİ bi insanın bi dava uğruna kendini feda edişini o kadar iyi anlatmış ki👏🏻 davanın önemini ve bi insanın davası olmasının ehemmiyetini o kadar muhteşem bir şekilde yazılmış ki cidden tebrik ediyorum. Çeviker kardeşlerinin kardeşliği de tabii ki harika, biraz daha yan karakterlere yer vermesi lazımdı, Ufuk’a mesela ya da Helen’e. Bunun dışında ben slow-burn kitaplarını severim bu yüzden BL’yi sevdim, Aslı’nın yazım dili zaten sürükleyici ve mükemmel, sürekli o kadar olay var ki ben kitabın ortasında yavaş dedim, biraz mola ver wkwjkekekeke. O kadar acı çektiler ki keşke daha fazla mutlu oldukları sahneler okuyabilseydik, sürekli plot twist var SÜREKLİ AMA, hiç beklemediğiniz ve ummadığınız bi anda bi şey oluyor, cidden harika bi kitap. Ve karakterlerin travmaları o kadar güzel işlenmiş ki artık travmalarım oldu sanki.. çiçeklerin anlamına, tugayın nazikliğine ve eftalyaya destek olmasına, küçük düşürmemesine ve sürekli övmesine, saygı duymasına cidden bayıldım. BL’nin 2. Kitabında smut var ama o kadar dengeli ve güzel yazılmış ki, ne fazlaydı ne azdı. Yani bu kitap benim için bi dönüm noktası başta dediğim gibi, çok düşündürüyor… eftayla o kadar güçlü bi kadın ki bu kadarını beklemiyordum, güçlü olduğunu biliyordum ama bu kadar güçlü bi karakter beklemiyordum!! Eftalyayı o kadar kedime benzettim ki, anlatamıyorum o duyguyu ama çok seviyorum, yeterince abartılmadığını düşünüyorum . İkincisinin tamamını okumak için sabırsızlanıyorum ve çok heyecanlıyım (4 gün sonra çıkacak).

⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Heyzılll.
182 reviews13 followers
January 18, 2026
Sevdiğim şeylerden başlayayım.. Tugay.. smdmsmsms İlk sahnesinden itibaren zaten hoşuma gitti. Eftelya’ya karşı tavrı, konuşması, kibarlığı, her gün çiçek göndermesi vs. vs. sürekli sırıtmama sebep oldu🫰🏻

Hisleri yoğundu benim için, çoğu yerde sanki ordaymışım gibi ağladım. Ve mesela bir kaç saat boşum, oturmuşum kitabın başına okuyacağım ama 1 saat sonra “daha fazla devam edemeyeceğim.” hissiyle kapatıyorum. Ağır geldiği ve ara verme ihtiyacı hissettiğim yerler oldu.

Tugay’ın hisleri zaten yeterince inandırıcı hissettirdi ama Eftelya’nın hislerinin oluşma kısmı çok gerçek gelmedi. Her ne kadar hisleri bana geçse de o aşamayı belki daha sindirerek olmasını isterdim. Başlarda sözleriyle davranışları uymuyordu pek.. hoşuma gitmedi..

Krallık yer yer salak mı diye sorgulattı. Keremin her şeyden habersiz olması ve Eftelya’nın bu kadar rahat olması ? Ve Tugayın Eftelya’yı tanımadan ona inanarak tüm planı başlatması gerçek dışıydı bence.
Tugay’ın Eftelya’nın canını yaktıkları zaman yıllardır süren mücadelesinin umrunda bile olmaması, gerekirse tüm planın dahi bozulabileceği durumlarda sadece Eftelya’yı düşünmesi inanıllllmmaaazzdııı😮‍💨 Ve buldukları her saniyeyi değerlendirmek istemesi de çok anlamlıydı, düşününce çok duygulandıran an’lardı🤍

Marco..❤️‍🔥 Kitabı okumadan merak ettiğim bir karakterdi ve ne taraftan bakarsam bakayım sevilesi bir karakter sjkxksms bazı karakterler için şey hissederiz ya “olmasaydı kitap çok eksik olurmuş..” Marco onlardan biri gerçekten, bayıldım🤍

19. Bölüm kesinlikle favorimdi. Çok gerçek hislerle tartıştılar ve ilk kez onları öyle gördük, çookkk hoşuma gitti o yüzden..

Genel olarak okuması zevk verdi, ikinci kitabı okumaya cesaretim olduğunda hemen ona başlayacağım👍🏻
Profile Image for Aslı.
72 reviews
August 18, 2025
İşler nasıl bu noktaya geldi bu kitap nasıl all time favourite kitabım oldu bilmiyorum ama çok sevdim her parçasını çok sevdim çok etkilendim. Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı böyle bir kitap okumayı hiç beklemiyordum belki de o yüzden her etkilendiğimde şaşırıp daha fazla sevdim kitabı. Kitapta yaratılan korkunç dünya bazı yönlerden uçuk uzak gelse de bir yandan da kötülüğün olduğu dünya çok rahat bu hale gelebilirmiş gibi hissettiriyordu o yüzden okurken hikayenin içindeydim verdikleri savaşı acıyı hissettim. Ve o ikisi Tugay ve Eftalya ilk anlarından son ana kadar aralarındaki çekim uyum o his artık neyse o o kadar hissediliyordu ki bayıldım ana çift evet aşk olacak ama sadece aşk değil yani bu ikisi arasında okuduğum hissettiğim çok daha derin çok daha anlamlıydı bu yüzden çok güzeldi. İki karakter de kendi savaşlarıyla yaşadıklarıyla ve birbirleri için yaptıklarıyla çok anlamlıydı sanki ve ben böyle hissedebilmiş olmayı çok seviyorum. Bir de ilk defa bir kitapta bütün iyi yan karakterleri de sevdim bu çok nadir olur ama genel BL ekibi ve diğerlerini sevdim. Ama kitap o kadar dolu ki o kadar çok şey oldu ki hangisini düşüneyim şaşırdım. Çok şey yaşandı ve ben her bölüm sonu ne kadar etkilendiğimi hissederek bıraktım kitabı. Hikayenin iyi ya da kötü bir şekilde hep kalbime dokunması çok özeldi. Aslında son iki sayfada olanlar bir zorlama ve sinir bozucu hissettirse de kitabın geneline olan iyi hislerimi değiştiremedi. Şimdi ikinci kitabın da bu hisleri değiştirmemesini ve çok sevebilmeyi umuyorum bakalım.
Profile Image for Tugce.
13 reviews2 followers
October 2, 2025
Okuduğum üçüncü Wattpad kitabıydı. İlk iki deneyimim o kadar kötüydü ki “Bir daha asla Wattpad kitabı okumam!” diye kendime söz vermiştim. Ama bu kitap hakkında hem çok övülen hem de çok eleştirilen yorumları görünce merak ettim ve şans vermek istedim.

Evet, hiçbir edebi değeri yok. Bolca mantık hatası içeriyor, bazı sahneler kesinlikle olmaması gereken yerlerde çıkıyor karşımıza. Ama işte asıl mesele bu değil… Çünkü okurken hissettirdikleri gerçekten çok güçlüydü. Karakterlerin yaşadığı çaresizliği,nefreti,acıyı, intikam duygusunu ben de hissettim. Tugay ile Eftalya’nın sahnelerini bazen gülümseyerek okudum, bazen gözlerim doldu. Beni bir duygudan diğer duyguya sürükledi,bu zamana kadar bunu başaran sayılı kitaplar oldu.Bu yüzden de favori kitaplarım arasına girmeyi başardı.

Özellikle son 150 sayfayı elimden bırakamadan okudum. Tam her şey bitti derken hiç beklemediğim gelişmeler yaşandı. Finalde ise öyle bir cümleyle karşılaştım ki kalbime işledi:
“Bütün dünya uğraştı, seni solumdan sağıma geçiremedi. Sen nasıl kendini sağ tarafıma layık gördün Eftalya?”

Kısacası, eğer “Bir kitap okuyayım, beni duygudan duyguya sürüklesin, günlerce etkisinde kalayım” diyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun. Ama “764 sayfa okuyacaksam bana bir şeyler katsın, yeni şeyler öğretsin” diyorsanız, bu kitap kesinlikle o kitap değil!
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for duvuu (ahududu;).
13 reviews1 follower
December 16, 2024
“Bütün dünya uğraştı, seni solumdan sağıma geçiremedi. Sen nasıl kendini sağ tarafıma layık gördün Eftalya?” dedi TDÇ ve ağlamaya başladım. İhanetin yoktur bir nedeni demişti ama Sevgili Avukat’ı ihaneti yapanı koruyarak ihanet işlemiş oldu. İhanet artık üzerine giydiği kanlı bir gömlekti…

Özgürlük için başkaldırmaktan korkmayan ve savaşın ortasında bile kalbinin sesini dinleyenlere yazılan bu kitapta “Mahkumiyet hiçbir zaman tek taraflı olmaz.” dedi TDÇ. (kesinlikle TGÇ’ye takıntılıyım bu arada) İhanetleri, acı gerçekleri, sevgiyi, acımasızlığı ve içinde birçok duygu ve durumu bulunduran bu hikayenin final kitabını SABIRSIZLIKLA bekliyorum ama kesinlikle korku ve endişeyle bekliyorum. Ne olcak diye düşünürken düşüncelerim aklımı yer bin tane olasılık düşünürüm o yüzden bi alıntı daha yapayım,

Özgürlüğümüze…
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 30 of 117 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.