Jump to ratings and reviews
Rate this book

Fil Gözü

Rate this book
Gece olup da onu kendi yatağında hafif bir iniltiyle, huzurla uyurken görünce, hayatı boyunca anımsayacağı, olur olmadık yerlerde yoklayacak o derin boşlukla karşılaşacaktı. İçi bin bir istek ve arzuyla, pişmanlık ve neşeyle, merhamet ve özlemle dolu o boşlukla. O an anlayacaktı kafasını okşarken hissettiğinin ne olduğunu ve bir daha unutmamak için o duyguya bir isim verecekti.

İlk iki kitabında yakaladığı özgün dil ve zengin öykü dünyasıyla çağdaş edebiyatımızda haklı bir başarıya ulaşan Mevsim Yenice, üçüncü öykü kitabı Fil Gözü’nde spot ışığını karanlığa tutuyor. Öykülerin her birinde özenle kurduğu farklı atmosferle boşluğu doldurup karaktere dönüştürüyor. Boşlukta sürüklenen, boşlukla yaşamayı öğrenen ya da hayatındaki boşlukları doldurmaya çalışan insanların öykülerini anlatıyor. Ortaya çoğumuz gibi, kendilerine söyleyecek çok şeyleri olan ama kulak vermeye mecalleri kalmayan kişiler çıkıyor.

Fil Gözü, kayıp parçalara aldırmadan yapbozu tamamlamaya çalışanların kitabı.

96 pages, Paperback

Published May 14, 2024

5 people are currently reading
120 people want to read

About the author

Mevsim Yenice

8 books1,271 followers
1985’de İzmir’de doğdu. Üniversitede fizik öğrenimi gördü. Açık Artırma öyküsüyle, 2015 altKitap Öykü Yarışması’nda birinciliğe layık görüldü. 2015 ve 2016 yıllarında farklı iki dosyayla Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde öykü dalında “dikkate değer” bulundu.

İlk kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi (Everest Yayınları) Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri'nde Mansiyon Ödülüne layık görülmüştür.

2016 yılından bu yana altkitap ve altzine yayın kurulunda yer almaktadır.

İkinci kitabı Bilinmeyen Sular 2019 Mayıs'ta Can Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
80 (36%)
4 stars
80 (36%)
3 stars
44 (20%)
2 stars
10 (4%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 30 of 34 reviews
Profile Image for Argos.
1,266 reviews493 followers
June 29, 2024
Epeyce bekledik Mevsim Yenice’yi, sekiz güzel öyküyle döndü. Depresif bir ruh halinde yakaladıklarını kaleme aktarmış, kitaba adını veren Fil Gözü öne çıkıyor. İlk iki kitabından çok daha sıkı ve etkileyici buldum öyküleri, tek kusuru sayıca az olmaları, keşke birkaç tane daha olsaydı diye içimden geçti. Sevgili Mevsim umarım kararlı okurlarını çok bekletmez yeni kitabıyla ve yeni ruh haliyle.
Profile Image for Deniz Balcı.
Author 2 books824 followers
June 3, 2024
"Dünyayı dünya yapan ilişkiler her gece kuruluyor, sonra her sabah dünya yeni baştan, sirk gibi sökülüyordu." Syf94

Öykülerle ilişkim oldu olası sıkıntılıdır. Kısacık parçanın ağırlığı, okur olarak beni hep zorlamıştır. Koca romanlarda konsantrasyonum bozulmadan eseri saatlerce dikkatle okuyabilirken, öykülerde hemen dağılıp, metinden kaçınır hale gelirim. Mevsim Yenice'nin ilk öykü kitabı olan 'Tekme Tokatlı Şehir Rehberi' bu mesafeyi kısaltan, aradaki duvarı yıkan eserlerden biri olmuştu. O zamandan beri bende yeri ayrıdır. Haliyle 'Fil Gözü'nü heyecanla elime aldım, aldım da adım adım kendi karanlığıma daldım.

Evvelden unuttuğumuzu sandığımız ya da içindeyken hasır altı yapmayı tercih ettiğimiz enstantaneler durup duruken kendini gösterir ve eylemlerimize-hislerimize-düşüncelerimize onarılmaz kesikler atarlar. Bu kesiklerin çoğu acıtır ama bir yandan da kötü kanı dışarı akıtır. Mevsim Yenice o anlara öyle güzel yakından bir bakış atıyor ki, anın içinde saklanmış kalmış donmuş varlığın; kendinden daha büyük sonuçlarını ve anlamlarını görünür kılıyor bizim için. Öykülerin incecik akan damarlarında, kendi hayatımızdaki bazı acıların nabzını duyuyoruz. Akan kan hem bize iyi geliyor. Öyküler aracı oluyor, kendi gerçekliğimizle yüzleşiyoruz.

'Fil Gözü' içerisinde sekiz öykü barındırıyor. Bunlardan altısı beni döndü durdu kalbimden vurdu. İçimizdeki karanlık farklı farklı karakterlerde can bulup, başka ama eminim benzer şekilde kendini gösteriyor. Bir geçit töreni gibi öyküler. İnsanı köşeye sıkıştırıyor, unuttuklarımla beni vurma dedirtiyor. Karanlığımıza tutulmuş bir ayna misali, gölgemizde bizi gezindiriyor.

Mevsim Yenice hep yazsın ve daha nice öykü kitaplarıyla bizi kendimize göstermeye devam etsin.

Herkese tavsiye ediyorum.
Profile Image for Sinem A..
490 reviews293 followers
June 19, 2024
Tekme Tokatlı Şehir Rehberi ile tanıdığımız çağdaşımız Mevsim Yenice bize üçüncü kitabıyla muazzam bir deneyim yaşatıyor.
Aslında bu deneyim iki boyutlu. Birincisi hep birlikte bir yazarın gelişimine tanık oluyor ve heyecan duyuyoruz. Sanırım edebiyatı çok seven biri olarak çağdaşım yazarları okumayı seviyorum. Onların taa ilk eserlerinden bugüne nasıl geldiklerini nasıl gelişip serpildiklerini görmek inanılmaz bir keyif. Devamlılıklarının olması bizi bırakmaması bir sonraki kitabı için bizi meraklandırması. Bir gün belki edebiyat araştırma kitaplarında göreceğimiz o yazar gelişimini bugün yaşamak bana çok kıymetli geliyor. Oldukça heyecanlandırıyor.

Mevsim Yenice'nin bize yaşattığı deneyimin ikinci boyutu ise öyküleri ile hayat buluyor. Kitabı elime aldığımda yine kısacık öykülerle uzuunn soluklu etkiler bırakacağından emin olarak başladım okumaya. Bu hissi bir anda bitirmemek için her gün en fazla bir öykü ile kendimi sınırlamak durumunda kaldım. Her öykü ile her bir gün kendi içime fil gözleri ile derinleşmeye başladığımı ve gerçek benzerlikler bulduğumu fark ettim. Hiç yaşamadığım şeyleri okuyup en çok yaşadığım deneyimler ile karşılaşmak inanılmazdı.

Kitabı okuyalı birkaç hafta oldu ama Fil Gözü'ndeki Çetin ve Dayısı hala benimle birlikteler zaman zaman. Bu durum benim için eseri başarılı kılan en önemli noktalardan biri. Bir eserin kahramanı/kahramanları ile birlikteliğimiz kitap bittiğinde bile devam ediyorsa eser ve ben artık özel bir bağ ile bağlandık demektir. Mevsim Yenice işte bunu başarıyor. "Fil Gözü" bence şu an için bu konunun zirvesi olabilir. Tam da kitabın ortasında yer alması ve öyküleri başka bir yere taşıması özelliği ile de bana biraz Schweblin in Yedi Boş Evi'ndeki Mağaramsı Nefes i hatırlattığını söylemek isterim.

İyi ki varsın Mevsim Yenice iyi ki...
Daha nice kitaplarını okuyabilmek dileğiyle....
Profile Image for A. Raca.
768 reviews172 followers
May 9, 2024
Eveeet kaç yıl aradan sonra Mevsim'in yeni kitabına kavuştuk. O kadar heyecanla bu günü bekledim ve hemen bitti. Yutarak okudum, zevkle. Öykülerde bir ait olamama, sıkışmışlık teması hakim. Günümüzde hepimizde olan gidememe ama kalamama hissi. Zaten Bilinmeyen Sular'da da bu temalar hakimdi. Bu sefer öykülerdeki karakterler daha da gelişmiş daha net ifade ediyorlar kendilerini. Ben de kendimi bazı öykülerde sıkışmış hissettim, çünkü çok gerçek çok ben gibi. Tabi ki yazarın ironik dili daha etkileyici kılıyor. Gidemeyen biri olarak kendimi düşündüm, sonra Bilinmeyen Sular'ı okurken de bunları hissettiğimi farkettim. Geçen birkaç yılda bir şey değiştirememişim. (farkındalık moment)  


Çok beğendim kitabı, bu kadar incecik olması üzücü. İnsan günlerce okumak istiyor veyahut her gün bir öykü olarak mı okumalıydım. Ama dayanamazdım herhalde. Dönüp dönüp okunacak bir kitap. Çok sade, asla yormayan keyifli bir dil. 


Konveksiyonel Akım ve Lokal Anestezi öyküleri beni en çok etkileyenler oldu. Karakterlerin iç seslerini dinlemek, yaşadıkları olaylarla kendilerini bağdaştırmaları en beğendiğim noktalar oldu. 


Beklediğimize değdi. 


A. Raca 2024 
Profile Image for Özgür Atmaca.
Author 2 books110 followers
September 22, 2024
Mevsim Yenice’nin karakter yaratma gücüne hayranlık duymamak mümkün değil. Özellikle öykülerine başladığında, 3-4 cümle içinde karşınıza hayatınız boyunca tanıdığınız, sokakta ya da metroda rastladığınız ve hep orada olduğuna emin olduğunuz insanları çıkarıyor. Yalnızca birkaç detayla, onların iç dünyalarına ve günlük yaşamdaki mücadelelerine dair bir sezgiye sahip oluyorsunuz. Yenice, karakterleri inşa ederken hem gerçekçi hem de derinlikli bir portre çiziyor; okuyucuya bir ayna tutarken, o aynada kendini ya da bir başkasını görme fırsatı veriyor.

Mevsim'in öykülerinde diyaloglar, hikâyenin duygusal derinliğine katkı sağlarken, okuyucuyu taraf olmaktan uzak tutuyor. Anlatılanların içine çekilseniz bile, sizden bir yargı beklenmiyor. Okuyucuyu üçüncü bir göz olarak tanıklık etmeye, sessizce gözlemlemeye davet ediyor. Bu, okuma deneyimini daha soyut ama bir o kadar yoğun bir hale getiriyor.

Özellikle dikkatimi çeken bir yapı var ki, bunu “üçlü bellek inşası” olarak adlandırıyorum. İlk olarak anlatıcı rolüyle yazarın zihninden hikâyenin genel hali başlıyor, Ardından karakterler ortaya çıkıyor ve o zihinlerin anlatısı başlıyor, yazar kendi zihin halinden onlara geçip karakterlerin iç dünyasına dalıyor ve hikâyeye sahnede oyun başlatıyormuş gibi giriyor, bu 2. yapı olsun. Buraya kadar normal giden akış, Mevsim'in öykülerinde kırılıyor; 3. yapıda, karakterlerin zihinlerinde yeni bir paralel evren kuruluyor. Onların anıları, travmaları, arzuları, geçmişe ve geleceğe kurdukları köprülerle 4.5. ve hatta sonsuz sayıda karakter, mekan, algı ve zaman ağları örülürken, buradan sonra çıkmanız zorlaşıyor, çünkü kendinizi mekanın merkezinde, karakterlerin gözünde buluyorsunuz. Bu katmanlı anlatımın bence en önemli özelliği, öykünün; yazar bitirmek istese de artık onun kontrolünden çıkması hali diyebilirim. Bunu bir önceki kitap olan Bilinmeyen Sular'da “Bataklık Balığı” öyküsüyle ve hatta ilk kitaptan beri sabahları "Yalandan Kim Ölmüş Ltd Şti" gittiğimi düşündürten örneklemesiyle de açıklayabilirim.

Yenice’nin üçüncü kitabıyla birlikte, yazınsal yolculuğunda 'kendimce' bir duygu grafiği çıkarmak gerekirse, “Tekme Tokatlı Şehir Rehberi”, kara mizahıyla güçlü bir giriş yapmıştı. İncelikli karakter gözlemleriyle bu kitap, duygu grafiğinde ani bir yükselme yaratmıştı. “Bilinmeyen Sular” ile yazarın vites küçülttüğü zannedildiğini hissetmiştim, ama aslında bu, daha derinlikli ve içsel bir arayışa yönelmenin göstergesiydi. Yüzeyde sakin görünen bu eserde, alt metinde yoğun bir zihinsel kaos bulunuyordu. Bu kitapta ise, yer alan sekiz öykü, özellikle insanın kendisiyle olan mücadelesini ve modern yaşamın birey üzerindeki etkilerini anlatıyor. Fil Gözü’ndeki karakterler, sürüklenme ve varoluşun boşluğunu doldurmaya çalışırken, okuyucuya tanıdık gelen ama aynı zamanda yabancı bir dünyayı keşfetme fırsatı sunuyor. Bu kitabın dili de , daha minimalist ama derin; sade cümlelerle karmaşık duygular ve zihin oyunları inşa ediyor. Bu yönüyle, okuyucunun da karakterlerle birlikte bir arayışa girdiği, duygusal bir yolculuk niteliği taşıyor.



Ne diyelim,
Mevsim hep yazsın, bizler de okuyalım,
Saygılar.
Profile Image for Hakan.
833 reviews633 followers
June 30, 2024
İlk kitabından beri takip ettiğim, ilgiyle okuduğum bir yazar Mevsim Yenice. Üçüncü öykü kitabını da merakla elime aldım. Burada yazılanlar epey övgü dolu. Beğendiğim yazarlardan Hakan Bıçakçı da kitap hakkında çok olumlu bir yazı kaleme almış. Tüm bu unsurlar tabii ister istemez bir beklenti yaratıyor. Bu her zaman iyi bir şey değil tabii. Peki benim açımdan sonuç? Dili çok iyi kullanan bir yazar Yenice. Orada tartışma yok. Ama ben yeni kitabıyla bir eşik atlamasını beklerdim bu yetenekli yazarımızdan. Biraz kendini tekrar etmiş gibi geldi bana. Oysa müthiş bir zekaya, özellikle keskin bir mizah gücüne sahip olduğunu daha ilk kitabıyla belli etmişti. Bizim özellikle genç kuşak öykücülerimizde baskın bir eğilim de galiba ne kadar iç karartıcı, hüznlü hikaye yazarlarsa o kadar makbul karşılanacaklarını düşünmeleri. Belki de Yenice artık sahip olduğu yeteneği daha uzun metinlerde ve daha cesaretle kullanmayı denemeli, bir roman yazmayı değerlendirmeli. Bize söylemesi kolay tabii. Yaratıcılığın ne kadar zorlu, sancılı bir şey olduğu ise aşikar.
Profile Image for Renklikalem.
552 reviews178 followers
July 23, 2024
Mevsim Yenice’nin yeni kitabı Fil Gözü onca zaman sabırsızlıkla beklediğime değdi. “Öykü ya da öyküler beklediğime değdi” demiyorum çünkü kitap ıskalamadan, bir bütün olarak beni çok mutlu etti.

Fil Gözü benzer sancılardan doğan sekiz öyküden oluşuyor. Öykülerin her birinin atmosferi çok güçlü. Okura anlatmayıp gösterdiği hikayeleri ve karakterleriyle tüm öykülerin empati kasımı ayrı ayrı çalıştırdığını söyleyebilirim. Fil Gözü’nde hamamın yoğun buharından havasız kalırken, O’nda kendi derime, tenime, Sifon’da ise şehre sığamadım. Buzda Balık Avı’nda donmuş nehrin altında nefesimin kesildiğini hissettim adeta.

Atmosfer ve dil anlamında ne eksiği ne fazlası olan bu öykülerin, güçlü metaforlarla da inci gibi işlendiğini öyküler üzerinden örneklerle vermek isterim.

İlk öykü Konveksiyonel Akım’da ayrılığın karakterin zihnindeki çağrışımına bakar mısınız? Bu nasıl bir ifade ediş biçimi diye sormadan, karnınıza ağrılar girmeden okuyabilmek mümkün mü burayı?

“Onun benden ayrılan, kopan kenarlarına bakıyorum. Tek gözünü kısışındaki çocuksuluk benden ona kalmış bir iz olabilir mi? Belki de gülerken dudağının kenarında beliren çukuru benim çıkık elmacıkkemiklerimden ayırdılar. Televizyon seyrederken uyuklamayı, yaz kış çorap giymeyi kim kimden aldı? Kıtalar ayrıldığında sabahları şarkı söyleyerek duş almak kimde kalacak?”

Fil Gözü’ndeki öykülerin en sevdiğim özelliği de her birinin ayrı ayrı kabına sığmayan, kendine sığmayan karakterleri üzerinden üstü örtülen, anlatılmayan, konuşulmayan, adı konulmayan dertleri dert ediniyorlar. Karakter kimdir, necidir, şimdiye kadar ne yapmış ya da yapmamıştır hatta bazen ne düşünür, ne yapar bunları bilmeden, bilmeye ihtiyaç dahi duyurmadan anlatıyor derdini öykü. Boşlukları okurun zihni dolduruyor. İşin eğlenceli kısmı da burada başlıyor. Çünkü yazar burada her okura kendi yaralarını kaşıyabileceği özel boşluklar bırakıyor.

Buzda Balık Avı öyküsü, bir belgesel üzerinden insan denen hayvanın sert kabuklarının altındakileri düşündürdü bana.

“Güneş ışınları buz tabakasının üzerinde parıldıyor. O kalın bariyerin altında canlı bir hayatın var olduğunu, bir nehrin hiçbir şeye aldırış etmeden akmaya devam ettiğini, balıkların devinimle bir an suyun yüzüne çıktığını hayal etmek, buna inanabilmek epey zor.”

İlk açlığımı giderdikten sonra kitabı ikinci kez okumak istedim. Bu sefer öykülerin sıralamasını da çok sevdiğimi, konu ve üslup olarak kitabın çok bütüncül olduğunu fark ettim. Bir noktada öyküler hem birbirinden apayrı hem ilginç bir şekilde çok iç içe geçmiş gibi gelmeye başladı. Tıpkı bu kitapta da kendine yer bulan Sifon öyküsündeki gibi büyülü bir andan, yazarın adeta anlattığı şeyi biçime dönüştürmesinden bahsediyorum.

“Sonra arkadan gelen garson kızın, masadaki anneyle oğulun, önlerinde tamamlayamadıkları yapbozla eksik parçalarının, sokağın, karşı duvarın, kadının siyah paltosunun, dünyanın, kirin, pasın, tüm parçaların camekanın yansımasında birleştiği büyülü bir an oluyor. Tüm parçalarınızla bir diğerinizin boşluğunu tamamladığınız büyük ve karışık bir yapboz oluveriyor bir an. Üç boyutlu bir birleşme anı. Büyüleniyorsun. Kımıldamadan izliyorsun. Çok geçmeden garson kız ayrılıyor bütünden. Elindeki boş pasta tabaklarıyla mutfağa doğru yok oluyor. Oğlunu tuvalete götürmek için masadan kalkıyor annesi. Topuğun kırılmış parçasını eline alıp sendeleyen yürüyüşüyle sokaktaki kadın da siliniyor. Geriye bir tek içerideki lambaların yumuşak, yorgun yansımasıyla sen kalıyorsun.”

Kitaba adını veren Fil Gözü öyküsü farklı okumalara açık oluşuyla kalbimi kazandı. Daha önce ilk öykü kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’nde -bence yıllara meydan okuyan ve hâlâ en özel olan- Açık Artırma öyküsündeki Ahmetcan ve dedesi gibi tatlı bir karakter öyküsü gibi başlayan, herkesin dede torun zannettiği Çetin ve dayısının hikayesi tam bir ters köşe oldu benim için. Oldukça rahatsız edici bu öyküde “annesinin hastalıklı bir sevgiyle bağlandığı abisi”ne bakmak zorunda kalan ve “birbirlerine ölesiye benzeyen mavi kısık gözleri ve incecik bedenleri” ile Çetin ve dayısının hikayesini okuyoruz. Çetin bir noktaya kadar her şeyi kabul edilebilir bulsa da “tanımadığı bir adamı yıkama görevini kabullenemez” Sonuçta annesinin önerisiyle dayısını yıkanmak üzere hamama götürmeye karar verir.

“Tüm bunlar dayısını evde yıkamamak içindi. Neden? Onu çıplak görmemek için mi? Kendini. Evet kendini. Çocukluğunda, annesi onu banyoda sertçe sabunlarken, sırtının tam ortasına geldiğinde oradaki beni öperdi. Dayısında da aynı yerde, aynı büyüklükte bir ben olduğunu anlatırken sesi çatallanırdı. ‘Büyük adam olacak dayısı gibi benim oğlum!’ Uzuvlarına bakardı Çetin, minik ellerine, ayaklarına, ince bileklerine ve iki bacağının arasından sarkan küçük çıkıntıya.”

Kitabın finalinde artık daha yumuşak, tabiri caizse başımızı okşayan, hafif bir öykü beklerken Buna Şans Denirse öyküsü geliyor ve adeta tokatla başlayan kitap, tokatla bitiyor. Yine oldukça rahatsız edici, kasvetli, sıkışmışlık hissini iliklerinizde hissedeceğiniz çok yoğun bir öykü. Sekiz odalı ve bir zamanlar yaşam dolu olan kocaman bir evde artık tek bir oda ve avluda yaşamını devam ettiren büyük hala, yeğeni ve kirpi Titi’nin karanlık ve tekinsiz bir karnaval tadındaki hikayesini okuyoruz.

“Yine de onun için üzülüyorum. Yolunu şaşırıp bu avluya geldiğinde minik bir bebek kirpiydi. Büyük hala onu bulduğuna çok sevinmişti. Gitmemesi için kaçabileceği her deliği kapadı.”

Bir çekirdekten yola çıkarak, parçadan bütüne giden, metaforlarla zenginleştirilip o bağlam çevresinde örülmüş diyebiliriz Fil Gözü’ndeki öyküler için. Hatta öyle ki, o tek çekirdekten çıkan dert, bütün bir kitaba yayılıp, bir nakış gibi işlenerek katman katman açılarak sekiz adet sihirli hikaye ortaya çıkarmış.

Lokal Anestezi öyküsünün girişindeki epigraf tercihinde yazdığı gibi “kanserin başladığı, kalbin kırıldığı ve ruhun bulunmayabileceği bir iç dünyaya” dair çiçek gibi bir öykü evreni kuran Mevsim Yenice’nin Fil Gözü’nü öykü sevsin sevmesin herkese mutlaka tavsiye ederim.

https://10haber.net/kitap/fil-gozu-ok...

Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books631 followers
May 14, 2024
Her Mevsim Yenice kitabı benim nezdimde heyecan verici bir üretim aşaması ve merakla okunan bir esere delalet ediyor. Açıkçası uzun süredir onun kalemini özlemekten midir bilemiyorum ama daha kapağı açarken açlıkla başladım öykülere. Önceki kitaplardan daha duru, anlatısı daha net, daha vurgulu ve daha bireysel pencereler, sade dili ve bölünmeyen konsantrasyonu ile çok daha rafine bir tat aldım. Zaten iyi bir yazar olan Mevsim bence bir ödüle, ödüllere göz kırpıyor. Burada söylemeden edemeyeceğim; uzun süredir Türkçe edebiyatta kadınların çok daha iyi yazdığını düşünüyor ama en büyük handikaplarının (haklı olarak) toplumsal gerçekçi bazı trajedilere, dramlara saplandığını düşünüyorum. Hatta naçizane benim yazdığım şeylerde bile bu görünür oluyor. Mevsim'in "Fil Gözü"nde ise çok başka, sevindirici bir şey gördüm. Bundan sıyrılmış, yine toplumsallık var ama toplumdan çok bireye yönelik bir kamera açısıyla. Daha psikolojik daha basit hayat (ama derin ve girift) gerçekleri. Tebrik ediyorum. Onun için çıtanın yükseldiğini ve çok daha iyi şeylerin geleceğini tahmin edebiliyorum.
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews582 followers
May 21, 2024
Ağaç kovuğundan çıkmak: bu deyişi çok severim. Yalnız olmadığımı, dünyaya öylesine gelmediğimi anımsatır bana.
Ağaç kovuğundan çıkmadık, var elbet bir annemiz babamız. Ama, bir aması da var.
Herkesin kovuktan çıkmaması kendine, herkesin ebeveyni bir değil. Biz nasıl ki bir değiliz~
Kimimizin halası annelik yapar, kimimizin babası en yakın sırdaşı. Fil Gözü bu ağın ortasına çekti beni. Bir cümbüşün içine.
Ağaç kovuğundan çıkmamış ama bir ağacın kovuğuna sığınanları okudum sanki.
Koşmuş da yorulmuş, çok duymuş da kulaklarını tıkamış, dönmüş durmuş da yönünü bulamamışları..
Bir de kirpileri, kuşları, filleri..
.
Mevsim Yenice, bir pencerenin arasından sızan ışığı yüzümüze tutuyor. Gözlerimizi kaçırabilir ya da o pencereyi biraz daha açabiliriz.
Fil Gözü’ndeki sekiz öykü de sarmaladı beni (özellikle Buzda Balık Avı ve Lokal Anestezi), gök dolsun içeri diye pencereyi açanlardan oldum ben. Belki siz de öyle yaparsınız~
.
Ata Uzuner kapak tasarımıyla ~
Profile Image for Peki-peki-anladık.
48 reviews2 followers
October 17, 2024
Mevsim Yenice bence karakter yaratmak konusunda çok iyi bir yazar. Bu metinde de bunu görüyoruz. Kitap, içerisinde kısa hikayeler olan ve bizi sıradan insanların hayatlarının bir anına tanıklık ettiren bir öykü kitabı. Bu türden kitaplar okumayı seviyorsanız keyifli vakit geçirebilirsiniz. Fakat bir kitabı okurken,(benim gibi) ben karaktere bağlanayım, beraber yolculuğa çıkalım, sonda bu karakter bir yere varsın ya da içsel bir çıkarımda bulunsun, bir değişim yaşasın şeklinde beklentileriniz varsa bu kitap size göre değil. Hiç sevmezsiniz. Yenice, sanki bir sürü güzel hikaye karakteri yaratmış ama hiçbirini bir kurguya oturtamamış ve bir son yazamamış. Yanlış anlaşılmak istemem. Bu, tabi ki yazarın bir tercihi de olabilir. Ama ben bu tercihi sevmedim. Mesela en beğendiğim öykü Solo Test oldu. Bana ana karakter o kadar ilgi çekici geldi ki yüzlerce sayfa yazsa okurdum. Ve yazmamıştı. Biraz sinirlendim açıkçası. Kısaca okuma zevkinize bağlı sevip sevmemeniz. Benden 2 yıldız aldı.
Profile Image for Sanem Turgut.
7 reviews
May 16, 2024
Yine hissini asla unutmucağımız bi’ kitap yazmış Mevsim Yenice.
Profile Image for Josefina Wagner.
603 reviews
January 15, 2026
Göteborg Şehir kütüphanesine yaptığım başvuru ile nihayet yazarın en son eserini okuyabilecegim ben bitirince kitabi iade ettigimde en azindan Türkçe okuyanlar da alip okuyabilirler.Sehir Kütüphanesinin okurlara halkına yaptığı bu hizmete minnet duyuyorum açıkçası.

Genç yazarımızın kısa hikayelerini zevkle okudum bence zamanla daha da iyi uzun öyküler yazacağını görebiliyorum.Oldukça değişik bir tarzda yazıyor içerikleri genel Türk edebiyatına paralel gittiğini söyleyemem kendine has tarzı bana çok ilginç geliyor ilerde çok daha iyi ve kapsamlı olacağını düşünüyorum ve umuyorum yolunu ne kesiyor bilemedim dün akşam kitaba ara verip ''Pandoranın Merakı'' adlı bir proğramda onu tekrar izledim.Oldukça güzel samimi bir sohbet Mevsim Yenice' nın kesinlikle çok şey vaat ettiğini gördüm.Umarım ben yaşarken yazmış olur o kapsamlı olacağını düşündüğüm eserini.
Profile Image for Gonca Gül.
101 reviews2 followers
June 18, 2024
Fil Gözü; hamamın sıcaklık bölümünün kubbesinde bulunan, içerinin ışık almasını sağlayan küçük pencere. Mevsim Yenice, her öyküde bize, fil gözünden sızan ışıkla farklı bir anlam bulduruyor.
Muazzam.
Profile Image for Cansu Kargı.
122 reviews72 followers
January 4, 2025
"Dünyayı dünya yapan ilişkiler her gece kuruluyor, sonra her sabah dünya yeni baştan, sirk gibi sökülüyordu."

Sekiz öyküde en çok sevdiğim şey benzetmelerin güzelliği ve de öykü içinde karakterlerin içinde kurulmuş öyküler. Geçmiş-şimdi harmanı oldukça güzeldi.
İyi öykü bulunca da kaçırmamak gerek, iyi öykü okumak isteyen herkese öneririm.
Profile Image for Selin Cantürk.
90 reviews13 followers
May 30, 2024
3,5/4

kitaba adını veren öyküyü çokkkk başarılı buldum, bu akşamın en iyi detayı bu öykü oldu. kalanlar bence mevsim yenice’nin standardına göre ortalama, yine de kendisini yıllar sonra yeniden okuyabilmek çok tatlı bir his <3
Profile Image for Canan.
113 reviews
July 16, 2024
Mevsim Yenice'nin dilini çok sevsem de bu kitaptaki öyküler bana gerçek hissettirmedi, sevemedim. En beğendiğim öykü "Buzda Balık Avı" oldu.
Profile Image for Seyma.
201 reviews16 followers
November 30, 2024
Bir iki öyküsü etkileyici ve düşündürücü olsa da, genel olarak kitaptaki öykülerin ruhu bana geçmedi.
Profile Image for Sevda Sen.
127 reviews
June 23, 2025
Kısacık bir oturuşta bitecek bir kitap, bazı öyküleri daha çok sevdim genel olarak bakarsak güzeldi keşke daha fazla öykü olsaydı
Profile Image for erkamdiyorum.
108 reviews6 followers
September 28, 2024
mevsim yenice'yi ve kalemini çok seviyorum :) bu kitabını da bayıla bayıla okudum. lokal anestezi hikayesi en sevdiğim, kendimden yer bulduğum hikayesi oldu. umarım hep yazar ve biz de okumayı sürdürürüz :) var olsun.
Profile Image for Hayrullah M..
96 reviews2 followers
November 19, 2024
Not: 3.5'tan 4
Bu öykü kitabıyla birlikte, 2024'te Mevsim Yenice'nin tüm kitaplarını okuduğumun farkına vardım. Kendisinin belli bir standardı var diyebilirim. En azından öykü meraklılarının takip edebileceği bir yazar.

Bu kitap özelinde de, başta kitaba adını veren "Fil Gözü" olmak üzere, "Lokal Anestezi" ve "Buzda Balık Avı" öykülerini, diğerlerinden daha etkili buldum.
Profile Image for İrem Hira Yuca Vurucu.
234 reviews73 followers
July 30, 2025
Yayınlanmış 3 öykü kitabını da okudum, tekme tokat beni iç tellerimden vurmuştu, benzer bir his geldi yine. Çok küçük detaylarla çarpabiliyor insanı, “tanıdık” haller, bizzat başına gelmesen bile bir yerden bildiğin.. bu kitapta daha baskın biçimde hayvanları görmekten pek bir mutluyum, hayatımızın önemli parçaları ve dahil oldukları öyküyü de dönüştürüyorlar bence. Bazen, sanki yazılırken belli bir tekniğe uyulmuş gibi geldi, okurken başı-sonu kurgusu düşünülmüş uğraşılmış ama güzel bir uğraş, lezzetli bir yemeği yerken içindeki domateslerin işte rendelendiğini ve ne bileyim içine tarçın konulduğunu farketmek gibi. Elinize sağlık Mevsim Hanımcım🤍
Profile Image for Deniz Ata.
280 reviews15 followers
May 29, 2024
Başlarda her karakterin içinden sanki yazar ile sohbet eder gibiydim . Fil gözü öyküsü ile birlikte kırıldı ve baska biçime geçti sanki öyküler .Bir sürü detay detay detay .... zaten okurken keyif almak için yazılmamış belli bir süre sonra beynimde dönecek hepsi .Peşpeşe değil ama ara ara ele alınıp okunası ve düşünülesi bir metin topluluğu.
Profile Image for Arzu Onuklu.
973 reviews9 followers
March 3, 2025
Kısacık ama derin bir kitap. Mevsim Yenice'nin kalemini seviyorum. Bu kitapta en çok etkileyen öyküleri;Sifon,Lokal Anestezi ve Fil gözüydü. Karakterleri çok net yansıtıyor ve biz fil gözü deliklerinden içeri bakıyoruz.
Profile Image for Meltem.
115 reviews24 followers
August 8, 2024
Kitabı almadan önce 100% çok seveceğimi düşünüyordum, kitaba başladığımda ve kitabı okurken hiç sevmediğimi düşünüyordum, kitap bittiğinde çok sevmiştim 😀 (ve kimi yerleri o tamamlanmışlıkla dönüp bir daha okudum).

Öykülerin birinde bile bir tane tanıdık hisse rastlamadım, öyküler tam içine girip kaptırmışken bitiveriyordu, karakterler nasıl uzak nasıl soğuktu… Öte yandan her öyküde o tanımadık hisleri anlatışı, her birindeki orijinal detaylar (ve hayvanlar) ve günlük hayatla bir olmaları, iyi ki yazıyor, iyi ki okuyoruz dedirtiyor Mevsim Yenice 😀

Hep düşündüğüm gibi, tanıdık yerden okuyup sevmek kolay ve keyifli ama tanımadık yerden okuyup, anlayıp, sevebilmek ayrı bir zevk 🎈

Çok zekice yazılmış, birbirinin tekrarı olmadan aynı hissi anlatan, “boşluklarını” neyle doldurduğunu düşündürten öyküler okumak isteyenlere tavsiye ederim.


Burda da Hakan Bıçakcı çok güzel anlatmış: https://10haber.net/kitap/mevsim-yeni...
Profile Image for Ilteris Demir.
1 review
May 23, 2024
Aslında her öyküye ayrı yorum yazmak isterdim. Her öyküde aslında yüzeyde olana ama aynı zamanda da derinlere dokundu öyküler; tarif etmesi güç. Zaten heyecanla beklediğim kitabı bir solukta okuduğumu söyleyemeyeceğim. Çünkü her öyküden sonra durup biraz sindirip tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Mevsim Yenice'nin kalemi mi, bende dokunduğu yerler mi, kısacık bir paragrafla karakterle bağ kurmamı sağlayan öğeler mi, günlük ve hatta anlık olay ve hisleri bu kadar iyi yakalayabilmesi mi bunu sağlayan bilemiyorum. Muhtemelen hepsi. Heyecanla beklediğim kadar varmış. Okudum diye işaretledim, ama tekrar tekrar okuyorum diye bir şık olsa onu işaretlemeyi tercih ederdim. İyi ki varmış Mevsim Yenice, iyi ki Fil Gözü!
Profile Image for Ayse Dilsad Cetin Ozyurt.
201 reviews16 followers
July 7, 2024
@mevsimyenice’nin son kitabı Fil Gözü’nü çıkar çıkmaz aldım; okumak da geçen hafta yıllar sonra bindiğim uçak yolculuklarında nasip oldu. Birlikte Stuttgart’a gidip geldik; Alpler’i gördük.

Önceki kitaplarını çok sevmiştim; bu kitap onlar kadar iyi değil. Yine de Mevsim’in öyküleri çok güzel. Fil Gözü ve Solo Test öykülerini çok beğendim. Okumanızı tavsiye ederim. Bir oturuşta okuyup bitirmelik.

4/5

#okudumbitti #filgozu #mevsimyenice #canyayinlari #oyku
Profile Image for Ceren Ulusaler.
162 reviews
September 24, 2024
Mevsim Hanım ne yapıyorsunuz, yine ne şahane öyküler bunlar. Kitabı kapatınca unutup gitmediğim, atmosferik, hüzünlü ama gerçek.. Bırakıp gitmek istesek de bırakamamaların hikayeleri bence. Favorilerim “Lokal Anestezi” ve “Sifon” oldu. Yine yazsın, hep okuyalım.
Profile Image for Aslıhan Levend.
15 reviews
August 8, 2024
İzmir’in hiç girmediğim ara sokaklarında dolaştım ilk üç öyküyle. Mevsim Yenice’nin her kitabı yeni bir kıpırtı yeni bir heyecan benim için. Bir sonrakini heyecanla bekliyoruz:))
Displaying 1 - 30 of 34 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.