Derin ve rahatsız edici psikolojik temalarıyla ünlü, karanlık romantizmin ustalarından Nathaniel Hawthorne’un farklı yıllarda yayımlanmış en tekinsiz öykülerinden “Genç Beyefendi Brown”, “Dr. Heidegger’in Deneyi”, “Doğum Lekesi”, “Roger Malvin’in Cenazesi”, “Güzelliğin Sanatçısı” ve “Akrabam Binbaşı Molineux” bu derlemede bir araya geliyor.
Tuhaf gece yarısı ayinleri, çılgın biliminsanları, saplantılı sanatçılar, iç kemiren karanlık sırlar ve bir o kadar ürpertici tema ve karakterler, Hawthorne’un cüretkâr psikolojik gözlemleriyle, tekinsiz olduğu kadar heyecan verici bir okuma deneyimi sunuyor.
Nathaniel Hawthorne was a 19th century American novelist and short story writer. He is seen as a key figure in the development of American literature for his tales of the nation's colonial history.
Shortly after graduating from Bowdoin College, Hathorne changed his name to Hawthorne. Hawthorne anonymously published his first work, a novel titled Fanshawe, in 1828. In 1837, he published Twice-Told Tales and became engaged to painter and illustrator Sophia Peabody the next year. He worked at a Custom House and joined a Transcendentalist Utopian community, before marrying Peabody in 1842. The couple moved to The Old Manse in Concord, Massachusetts, later moving to Salem, the Berkshires, then to The Wayside in Concord. The Scarlet Letter was published in 1850, followed by a succession of other novels. A political appointment took Hawthorne and family to Europe before returning to The Wayside in 1860. Hawthorne died on May 19, 1864, leaving behind his wife and their three children.
Much of Hawthorne's writing centers around New England and many feature moral allegories with a Puritan inspiration. His work is considered part of the Romantic movement and includes novels, short stories, and a biography of his friend, the United States President Franklin Pierce.
#nathanielhawthorne çok sevdiğim yazarlarsan. #doğumlekesi #hawthornesshortstories kitabından kesilen kırpılan hikayelerden oluşuyor. Kırpılan dedim çünkü orjinal hikaye kitabında 24 hikaye var iken can yayınları ticari kaygılar ve stratejilerle kısa klasiklere parçalamak istedi. Biz okur olarak minik kitaplar yerine koleksiyonluk kitapları seviyoruz aslında.. rappacciniyi başka bir kitap olarak çıkarmayı ben hoş görmüyorum. Esas 24 hikayelik kitabın ciltli bir baskısı yapılsa süper olurdu.
İçindeki hikayeler karanlık ve kasvetli, ahlaki sorgulamaların olduğu sarsıcı metinler. Günah, suçluluk psikolojisi, insanın doğaya müdahelesi, melankolia, sanatın yeri, toplumda soyutlanma, gibi kavramları görüyoruz. Bu bölüp bölüp yayınlamaya hangi hikayeler dahil oldu derseniz: 👹genç beyefendi brown: young Goodman brown, bir adamın şeytanla yolculuğundan vazgeçmesi ama en sevdiğini şeytanın yolunda görmesini hatta tüm kasabanın ve din insanlarının yolunun sapmasına şahit olmasını anlatıyor. 5/5 " Dünya üzerinde iyi diye bir şey yok ve günah da sadece bir isimden ibaret. Gel, şeytan; Çünkü bu dünya artık senin olmuş." 🧪Dr. Heiddegger'in deneyi: yaşlı bir doktor 4 arkadaşını bir deney için davet eder. Onlara gençleştirwn bir suyu içirir. Türlü pişmanlıklara sahip ağır geçmişi olan 4 arkadaş kendilerini yine benzer bir durumun içinde bulur 4/5 💄Doğum lekesi: kitaba ismini veren bu hikayede çok güzel bir kadın yanağındaki doğum lekesi yüzünden kocasıntarafı dan zorbalanır. Kocası onu çyle kabullenmez ve silmek için yöntemler araştırmaya başlar. Ancak güzellik hırsı ona büyük bir kayıp verdirir. Aşırı kötü bir anlatım vardı çeviriden sanırım anlaması baya zordu. 1/5 🪦Roger Malvin'in cenazesi: Reuben kayınpederi Roger ile birlikte kızılderililerle savaştıktan sonra ağır yaralanan Roger'ı bir taşın altında bırakmak ve yardım aramak için gitmek zorunda kalır. 3/5
Gotik edebiyat, psikolojik hikayeler, karanlık romantizm, sembolik hikayeleri sevenlere öneririm.
Gotik ve doğa üstü öğelerle ruhani bağlamın birleştiği altı hikayeyi büyük bir keyifle okuduğumu söylenilirim. Yazarın dilinin akıcılığı beni resmen büyüledi ve kendimi keşke her hikayeyi uzun uzun anlatsaydı derken buldum. Favorim ise kesinlikle “Doğum Lekesi” oldu, onu gerçekten her detayıyla okumak isterdim. Fazla özet hissiyatıyla kaldım…