Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kocan Kadar Konuş #1

Kocan Kadar Konuş

Rate this book
"Türkiyede kadınların DNAlarına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş atasözü, anneannem Peykerin lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.

Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"

Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.

Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.

Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…

220 pages, Paperback

First published March 1, 2014

20 people are currently reading
221 people want to read

About the author

Şebnem Burcuoğlu

6 books31 followers
Şebnem Burcuoğlu, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü takiben yüksek lisansını Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları bölümünde tamamladı. Kurumsal İletişim alanında yönetici olarak çalışan Burcuoğlu, aynı zamanda köşe yazarlığı yaptı. 2014’ün en çok satan kitaplarından biri olan ilk eseri Kocan Kadar Konuş, BKM tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
304 (23%)
4 stars
327 (25%)
3 stars
386 (30%)
2 stars
172 (13%)
1 star
84 (6%)
Displaying 1 - 30 of 119 reviews
Profile Image for Özlem.
156 reviews93 followers
August 27, 2016
Ben edebi değeri olmadıkça bu yüzden Türk yazar okumuyorum işte, arkadaşlar. Vakti zamanında Pucca'ya çok laf etmiştim ama şu an onu mumla arıyorum. Bugün 23 Nisan diye neşeyle dolan içim, şimdi havası kaçmış balon gibi ve oturdum bu yazıyı yazıyorum.

description

Bu kitap öyle bir beğenildi ki, uğruna neler yapılmadı neler... Reklamı için koca afişler basıldı, turlar düzenlendi, haftalarca yok sattı, yetmedi filmi yapıldı. Dedim ki kendime "Özlem yapıver bir istisna, ne olacak? Çerezlik niyete okunacak bir şey olduğu çok belli. Eğlenirsin biraz. Kime ne zararı var?"

Geçen birkaç saatte zor bir yoldan öğrendim ki, çok büyük hata yapmışım. Şimdi gelelim niye bu kadar dellendiğime...

İlk başta Efsun böyle cool, benim kafadan bir kızcağızdı. [Tabi ki yazımın oturmamışlığından kaynaklanan sorunları vardı] Çevresindekilere bakarak içimden hah dedim, kitap boyunca anlatılan şu beyinsiz tipten kızlara mantıklı karakterin gözünden esaslı bir taşlama geliyor.

Sonra bir baktım ne, benim cool kız oldu onlardan biri. Neyse dedim, bir iki kere devam eder, sonra Sinan'a her şeyi açıklar ve esas eğlence başlar. Bekledim bekledim, öyle bir şey olmadı. Elim böğrümde öylece kaldım. Kitap bir an önce bitsin diye sayfa saydım. Sonra en sonunda doğru düzgün konuşmaya/davranmaya başlamıştı ki, "Benimle evlenir misin?" bombasını ortaya bırakıp işin içine sıçtı.

Sonra bir de şu Medeni Kanun esprisini (!) araya sıkıştırmışlar. ALLAH YARABBİ. ALLAH. YARABBİ. SANA GELİYORUM. NEDEN? NEDEN? Yemin ediyorum içim öyle bir acıdı ki, gözümden yaş geldi. Kör olaydım da bir hukuk öğrencisi olarak böyle bir şeyi görmeyeydim. HAYIR YANİ NEDEN? TMK'nin ne suçu vardı da alet ettiniz onu böyle bir şeyin içine? NEDEN YAHU?

description

Sabahattin Ali'yi ve Kürk Mantolu Madonna'yı bile benim için mahvetmeyi başardılar. Öyle salak durumlarla özdeşleştirdi ki güzelim kitaptaki o dokunaklı ifadeleri. Niye diye sorarlar adama! Sanki benim hoşuma giden her şeyi kirletmeye adamış bu kitap kendini. Allah'tan Murathan Mungan'a falan çok sarmadı da o henüz mahvolmadı.

Özetle;

description
Profile Image for Çavlan.
145 reviews118 followers
February 25, 2022
Bir değil de iki yıldız vermiş olmamın tek nedeni var: şimdiye dek tek yıldızı sadece bitiremeyeceğim kadar fena çıkmış kitaplara vermiş olmam. Evet bunu bitirdim, 2 saat bile aldığını zannetmiyorum ama sonuç? Eğer genç bekar türk kadını ve Bridget Jones'vari komik maceraları tadında bir chick-lit arıyorsanız, bundan yüzbin kat daha iyi yazılmış ve büyük ihtimalle bunun yüzbinde biri kadar anca satmış bir kitap önereceğim: İletişim Yayınları'ndan Ayşegül Boşanıyor. Hâlâ baskısı var mı bilmiyorum ama, okuduğum en zekice yazılmış, en eğlenceli türk çiklitlerindendi.

Gelelim Kocan Kadar Konuş'a: Aylardır her yerde gördükten sonra merakıma (ve "bu kadar satıyorsa bir olayı vardır" yönündeki son derece yanlış çıkan inancıma) yenilip satın aldım. 200 sayfalık kitaba 20tl vererek. Bu arada 6. baskısını yapmış ve bu baskıda 50.000, evet 50.000 adet basılmış bir kitap bu (incecik olmasına rağmen 20 lira olduğunu söylemiş miydim?). Roman, yüzeyde, bazı kadınlarda özellikle son yıllarda giderek artıp adeta bir toplu histeriye dönüşen "evlilik merakı"nı eleştirir gibi başlayıp, pat diye bu tepeden baktığı, yerden yere vurup küçümsediği hatun tipine dönüşen bir kadınla ilgili.

Kahramanımız 30 yaşında, iddiasına göre bol bol kitap okuyan, yayıncılık yapan, şimdiye dek sevgililerden yana şansı pek açık olmamış, bekar, ama ne istediğini bilir ve aklı başında görünen Efsun. Efsun'un bir takım para/koca meraklısı kızkardeşleri, kuzenleri, annesi, anneannesi, teyzesi falan var. Hepsi aynı apartmanda yaşıyor. Efsun, patetik komik olma girişimleri (bkz sayfa 16: "Benim önceliğim, evlenme olayının ötesinde sağlıklı bir ilişki kurabilmek. Sağlıklı ilişki derken, beni evden ambulansla alsın, ayağımızda galoşlarla dolaşıp sabah akşam tentürdiyot içelim demiyorum.") ve pek mantıklı sayılamayacak, hatta onu kendini beğenmiş gösteren bir takım çıkarsamaları (bkz. sayfa 18: "Çok konuşuyorum. Bunun tek sebebi çok okumam ve çok düşünmem.") gözardı edilecek olursa, çok da sinir bozucu olmayan bir karakter. Biraz fazla akıl veriyor, aslında çok basit birkaç gerçeği tekrar tekrar dile getirip dururken pek derin gözlemlerde bulunduğunu zannediyor ama, olsun. En azından kitabın başlarında normal bir insan. Derken yıllardır görüşmediği ilk aşkıyla karşılaşıyor. Çocuk kızımıza çok fena aşık, belli ki geçen 14 yıl boyunca hep onu sayıklamış (fakat ne hikmetse hiç aramamış). İşte bu noktada Efsun, çocuğu kaybetmemek adına dünyanın en yarım akıllı, en gıcık, en sinir bozucu roman karakterlerinden birine dönüşme işlemini gerçekleştiriveriyor (temelsiz, gereksiz, manasız bir şekilde, iki sayfada). Akrabalarının saçmasapan ilişki tavsiyelerini dinleyen, onlara hak veren ve hatta uygulayan, bunun sonucunda da deli gibi aşık olduğu adamla ilişkisini sabote eden bir yaratığa dönüşüyor. Neden? Kitabı dolduracak konu çıksın diye. Kitabın her sayfası buram buram zorlama komiklik koksun diye.

Çünkü bütün, evet bütün kitap böyle geçiyor: Efsun'un Sinan'ın mesajlarına saatlerce yanıt vermeyip, verdiğinde de soğuk ve iki kelimelik yanıtlar vermesiyle, onu aramaması, gerçek bir insan gibi davranıp kendisi gibi iki cümle kurmamasıyla, tuhaf tuhaf tripler atıp, onun en sevdiği tatlıyı unutmuş olmasından kavga çıkarmasıyla, asla yapmadığı yemekleri yapıyor gibi davranıp, kendine ve zevklerine dair yalan söyleyip, sevmediği futbolu seviyor gibi görünmesiyle, erkeğe muhtaç gibi görünmek adına restoranda yiyeceği yemeyi seçemeyip onun adına Sinan'a sipariş verdirmesiyle, sürekli gelecek planlarıyla ve evliliğe nasıl baktığıyla ilgili onu sıkıştırmasıyla, çocuk onu "elde ettikten sonra hevesi kaçmasın" diye dudağından bile öpüşmemesiyle, Sinan tuvalete gittiğinde masada bıraktığı telefonunu karıştırmasıyla, işte böyle bir sürü saçmasapan küçük oyunlarla... Burası spoilera girecek, kitabı okumamış ama okumayı düşünen biri varsa bu paragrafın kalanını okumayıversin: en sonunda Sinan "sen benim hatırladığım kişi değilsin" diyerek görüşmeyi kesmek isteyince de, kızımız çocuğun evine gidip onu çok sevdiğini, kendisini bırakmamasını vs. söylüyor ağlayarak. Bu noktada bile şöyle bir kendine gelip, gerçek anlamda iletişim kurup neden böyle manyak gibi davrandığını (gerçi onu okuyucu da anlamış değil), aslında nasıl bir insan olduğunu, yıllar önce mektuplarına neden cevap vermemiş olduğunu vd. vd. anlatmak aklına gelmiyor. Onun yerine asansörde çocuğun dudaklarına yapışıyor. Ateşli bir öpüşmeden sonra da evlenme teklif ediveriyor. Ve bu çok anlamlı, derin, yaratıcı romanımız, bu evlilik teklifiyle bitiveriyor. Allahım sabır.
Profile Image for Nihann~.
200 reviews
September 13, 2016
Öncelikle şunu söylemeliyim ki "Türk Kızı, Kezban" gibi kavramları oldukça tasvip etmeyen birisiyim.
Bu kavramlar altında hep bir aşağılama, küçümseme, ötekileştirme ve yargılama açıklamaları olduğundan dolayı tasvip etmiyorum.
Çünkü eğer bu ülkedeki kadını; kadına yapılan toplumsal baskıdan, gördüğü şiddetten, maruz kaldığı tacizlerden, lafta göklere çkarılıp ayakları öpüldükten sonra uğradığı haksızlıklarla ne oluğunu şaşırtacak derecede maruz kaldığı davranışlardan bağımsız değerlendirmek çok saçma. Ki bu kavramlar da bu saçmalığın ürünü.

Beklentim bu baskılara eğlenceli dille bir eleştiriydi.
Güldüğüm yerler de oldu olmadı deyemem ama komik olsun diye çok zorlama olaylar ve tasvirler de vardı.

Karakterin önce bahsettiğim kavramları küçümseyip sonra "istekli bir şekilde" ona dönüşmesi, kendi ilişkisini bu sebepten mahvetmesi, bu yanlıştan geri dönememekte ki ısrarı ve her şeyin mantıklı bir şekilde açıklanacağı bir sahne gerekliliğini batırmak beni tamamen hayal kırıklığına uğrattı.

Hemcinsimin karşı cinsi etkilemek ve "kapaklamak" için uğraşları, stratejileri ilk kez karşılaştığım şeyler değil ve bunlar beni hala daha şaşırtmaya devam ediyor. Bu konu hakkında en kolay yolu seçip küçümseyerek yadırgama sonrası kabullenmekdense, bunun sebeplerine eleştirel bir atıfı tercih ederdim.
Eleştiri bekleme sebebim çok popüler olan bu kitabı yeni nesil de okuyor, günümüz toplumuna eleştiride bulunmalı ki sorgulama yetisi hakkında fikir vermeli diye düşünüyorum.
(Muhtemelen şu an bunu okuyan siz "Gerçekten bu kadar derinlikte bir kitap bekleyecek kadar saf mısın?" sorusunu sormuşsunuzdur. Evet sanırım öyleyim.)

Eğlenceli ve kısa diye başladım ama sinir olup kitabın kendinden iki kat uzun eleştirilerle kapadım.

Not: Zaten derin olmayan ve geyiğine bir yazı olduğunu ana karakterin "Kıbrıs sadece kumarı çağrıştırıyor" sözünden sonra anladım. Evet gerçkten üzlerek kabul ediyorum ki memleketimin adı geçince ilk akla gelen durum bu.
Ayrıca adını bilmediğim ama alıntılardan okuğum kadarıyla laf arasında Kıbrıs Kızı tavrında ötekileştiren ve küçümseyen bir kitap daha varmış.
Kişisel önerim Kıbrıs'ı, kumarın döndüğü arka sokak haline getiren sebebi bilmeden, sosyolojik durumunun yıllardır süregelen durumunu bilmeden eleştirmemek lazım.
Yazılan, savunulan düşüncelerin altı doldurulmalı bence.
Düşünüp ve sorgulayıp standarttan farkımız olmalı.

Sabredip okuduysanız teşekkürler.
Profile Image for Esra Kara.
418 reviews36 followers
February 29, 2020
Yazar güldürmek için fazla zorlamış, maalesef beğenmedim. Ayrıca kadın karakter de fazla iticiydi.
Profile Image for Beril.
387 reviews
April 17, 2014
32 yaşında pek çoğuna göre geç sayılabilecek bir yaşta evlenmiş birisi olarak ana karakterin neler yaşadığını az biraz anlayabildiğim bir kitaptı her şeyden önce. ilk 100 sayfada yüksek sesle güldüğüm "amaan biliyoruz biz bunları canııım" dediğim yerler oldu. türk kadınının 30'undan sonra evlenmediğinde yaşadıklarını komik bir dille anlatmış yazar. kitabın ikinci yüz sayfalık bölümü ise kızımızın koca bulabilmek için kendisi kişiliksizleştirip moda tabirle "kezban" a dönüşme süreci maalesef. kitap okuyan kadın koca bulamaz, az biraz makyaj yap, topuklu giysene senle başlayan saçmalıklar, trip atmalar, facebook üstünden özlü sözler paylaşmalar ve hayatının aşkının lisedeki arkadaşı olması vs vs. klişe ve gereksiz olmaya başlayan bir hale bürünüyor kitap. özellikle sonu çok saçma. kitap merak unsuru bırakan bir yerde bitmek istemiş ama başarılı olamamış. iyi vakit geçirmek için fena değil ama edebi bir değeri olduğunu söyleyemeyeceğim.
Profile Image for Tuba Özkat.
Author 72 books208 followers
June 15, 2014
Gayet nötr bir şekilde başladım kitabı okumaya. Öncelikle sayfa sayısından dolayı şaşırdım. Çok kısaydı. İlk 50 sayfa falan su gibi gitti ama öyle gülmekten öldüren su gibi gitti tarzında değildi. Dili basitti. Olabilir... Pucca'nın ilk kitabını çok sevmiş bir insanım... Ama Pucca'nınki kitaptı abi... Tamam, anısını vs. anlatıyordu ama bundan daha çok kitaptı.

Bu daha çok... Uzatılmış bir köşe yazısı gibiydi. Olay odaklı, detaydan ve çeşitli anlatımlardan uzak, güldürü amaçlı bazı kısımların aşırı anlatımlı olduğu bir şeydi. Hani güldürerek eleştiride bulunan köşe yazıları vardır ya... Heh! Aynen öyle bir şeydi işte.

Hele o son... Yarabbim o son! Beni mi sınıyorsun dedim... Kitap mı yarım kalmış dedim... Bendekinin mi son bölümü yok dedim. Uzun bir müddet bakındım ve en sonunda bir arkadaşıma sordum, evet öyle bitiyor dedi. O bir kitap sonu olamaz, olmamalı. Sanki 'Bu haftalık yazımızın sonuna geldik, devamı haftayaaa' der gibi zırt diye bitirilmiş. Herkes kitap çıkarmasın yaa... Valla diyorum bak. Epey reklamı yapıldı, afişleri asıldı falan ama... ı ıhhh, olmamış. Niye o kadar reklamının yapıldığını da yeni fark ettim. Kız bu yazar harbi köşe yazarıymış ya :O :O :O

2 yerde çok güldüm, bak onu itiraf edebilirim. "Gılı gılı" diye mesaj atmış olduğunu fark ettiği kısımda ve şu mehmet efendinin "valla onlara damat olarak içgeysi olarak giderdim," dediği yerlerde epey güldüm. Hatta o kadar ki, babam epey kızdı bu salak niye kendi kendine gülüyor diye... Ama 2 satır için de değer mi bilemedim.

Onu da geçtim 200 sayfalık kitaba 19 liralık etiket koyan DEX, yuh yani. Ama bunun kapağı, kağıdı, gideri, bık bık bık o kısımları beni bağlamaz. Ben 200 ve 19 rakamlarının yan yana ne kadar yakışıksız durduğuna bakarım. Şahsen ben iyi ki de satın almamışım diyorum.
Profile Image for aysu.
121 reviews93 followers
August 20, 2015
Tam yaz mevsiminde okumalık, kafa dağıtıcı bir kitap. Çoğu yerde Efsun'a sinir olsam da güldüğüm yerler de vardı. Dediğim gibi kafa dağıtmak için çok rahat okunabilir.

* Üresin ile Türesin yeni favori çiftim
Profile Image for Eren Nadir Akşamoğlu.
65 reviews300 followers
December 15, 2014
İki kitaptır duygusal yoğunluktan bunalınca bir kendime geleyim iki gülüp neşeleneyim diye tekrar okuyayım dedim. Aslında amacım bir iki bölüm okuyup neşelenmekti ama tutamadım kendimi. İyi geldi. Efsun Ezgi Mola oldu, Sinan Murat Yıldırım, Peyker Nevra Serezli daha bir güzel oldu bu sefer ^^
Dipnot: Uyku düzenimi yine bozdum hadi hayırlısı
Profile Image for Esra.
41 reviews
June 15, 2014
Eksi bin beş yüz veriyorum. -,- Birilerinin hatırına katlandık işte :P :P
Profile Image for Simay Yildiz.
735 reviews183 followers
March 24, 2014


Orijinali, 23'üncü ÜKG Blog Turu kapsamında Zimlicious'ta.

"Koca bulmaya programlanmış kız" dediklerinden değilim ben. Bunun için anneme, teyzeme ve anneanneme hep minnettar oldum. "Koca böyle bulunur" demek yerine, öncelikle kendi ayaklarım üstünde durmam gerektiğini öğrettiler bana. Bu açıdan çok ama çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Ancak şöyle de bir şey var; aileniz sizi Türk kızı gibi yetiştirmedi demek, etrafınızda bu muhabbetler dönmüyor demek değil. Malum, Ocak ayında 30 oldum. Hala yalnızım; kafayı taktığım, takabileceğim biri bile yok. Son iki yıldır kaç düğüne gittim bilmiyorum. Çocukluk arkadaşlarım evlenmekle kalmadı, bir de bebeklendi... Hadi birlikte iç çekelim Efsun, "oooof, offf!"

Tanımayanlarla tanıştırayım, Efsun yeni kankam. Kocan Kadar Konuş'un ana karakteri kendisi. Sevdiği bir işi var, bol bol kitap okuyor, aşırı makyajla, her an topuklu ayakkabı giymekle, platin sarışına dönüşmekle alakası yok. Efsun dolu dolu bir kız iken, aile büyükleri ve kızkardeşleri koca bulmak için sahipsiz, zavallı bir kedi olması gerektiğini söyleyip duruyor. Hoşlandığı çocuk evlerine yemeğe geldiğinde sorduğu sorulara Efsun'dan önce annesi cevap veriyor. Annesinin yaptığı böreği, Efsun yapmış gibi bile yuttutuyorlar! E bir de çocuk kızı tam kapının önünde öpecekken kafasına terlik atıyorlar! Bu anne terliği dediğin (gerçi baba terliği attılar ama olsun) sınır tanımıyor; özellikle de iş koca bulmaya gelince.

Yazar Şebnem Burcuoğlu, Türk kızları olarak içinde bulunduğumuz bu acıklı durumu inanılmaz komik bir şekilde kaleme almış. Tabii herkes hayatını paylaşacağı, hep yanında olan birini ister ama bunu bulamayanlar neden topa tutuluyor? Hepimiz evlenmek zorunda mıyız? Koca bulmak için neden binbir takla atarak numara yapmamız gerekiyor? Neden kendimiz olamıyoruz? Kendimiz olunca sevilmez mi oluyoruz yani?

İşte Efsun bunların hepsini kendine soruyor; kitabın sonunda da cevabı buluyorsunuz aslında. Kocan Kadar Konuş'ta biraz kendinizi, biraz arkadaşlarınızı, biraz ailenizi, biraz da bugüne kadar dizlerinizin çözülmesine neden olan erkekleri bulacaksınız. Kültürümüzün içine işlemiş olan "koca bulmak lazım" kafasından kurtulmadan işimiz çok ama çok zor!
Profile Image for Elif.
Author 6 books29 followers
December 29, 2018
Okundu ve bitti. Ben de gülmekten bittim. Çok ama çok güzel bir kitaptı. Efsun benim gözüm de artık Türk kızlarının süper kahramanı. Kitapla ilgili tek sıkıntım sonuydu. Hem çok çabuk bitti (bitmeseydi iyiydi. Okurdum ben daha :D) Hem de o son beni tatmin etmedi. Başka bir şey bekliyordum. Kitabın yanlış basımını mı aldım acaba? Var ben de o potansiyel :D Yorumum yakında okuryazar15.blogspot.com.tr de olacak :) takipte kalın :) #Dex
Profile Image for Zeynep.
106 reviews28 followers
November 20, 2015
Sevemedim. İlk kısımlarda biraz gülsem de sonraları o kitap okuyan kızın gidip yerine bir kezbaniçenin gelmesi çok sinir bozucuydu. Bazı olaylar da sırf olsun, oralarda bi yerlerde bu olay bulunsun diye yazılmış gibiydi. Zorlamaydı yani. Kitabın sonu da başarılı değildi bana göre, heyecan yaratıp beklenmedik bir yerde bitirme çabası var belli ki ama olmamış.
Profile Image for Merve Özcan Özkan.
Author 29 books45 followers
March 26, 2018


DEX bu ay bize güzel bir sürpriz yaptı ve ilk defa bir Türk yazardan çıkma kitabını okuyucu ile buluşturdu. Kitabın kapağı ve tanıtımıyla da hemen okuyucunun ilgisini çekti. Kapağı da anlamlı hani, dünyalar güzeli yazarımız poz verdi. ÜKG'cek aşık olduk ama ilk ben gördüm. Tüyap'ta imza günü olacak, o zaman sohbet fırsatı elde etmeyi planlıyorum. Kısmet. :D

Bir İstanbul Masalını, Çirkin Bethy'i kim bilmez? Kocan Kadar Konuş, işte bu ikilemenin sentezi olarak raflarda yerini alıyor. Amazon'a dönmüş bir evde -buradan kasıt kadın kaynayan- evlilikle ilgisi olmayan tek kişi olan Efsun, 23 yaşındaki kuzenin evlenme hazırlıklarına girmesi ile kayışları koparıyor. 30 yaşına gelmesinin de bu depresyonu hafiflettiği söylenemez tabii. 3 sevgilisinin onu aldattığı kadınlar evlenmesi ve birbiri ardına hanzo adamlara denk gelmesi işi yokuşa sürüklüyor. Sonunda iş BANA BİR KOCA LAZIM'a dönüyor.

Oldukça kısa ama bir o kadar da komik ve yer yer depresif bir kitap. Şebnem Burcuoğlu Türk kızının bu beşikten düğüne uzanan macerasını 200 sayfada hem çok güzel özetliyor hem de çok güzel dalgasını geçiyor. Eğer kadınsanız evlenmeniz lazım, orası kesin.

Konu evlilik olur da aşk olmaz mı? Efsun'un bu koca bulma telaşı ilk aşkı Sinan'ın tekrardan hayatına girmesi ile hemencecik kuzeye yöneliyor. Ancak her şey öyle hadi evlenelime gelmiyor tabii. Ailenin iş bilir kadınlarının verdiği tavsiyeler Efsun'un elinde bir öcüsavara dönüşüyor ve kurtuluş bir düşüş oluyor.

Bu kitapta acınacak halimize gülüyoruz ya, kitabı bitirince o koyuyor aslında. Onca yıl okuyorsun, belki kariyer yapıyorsun ama işin sonunda o yüzüğü takıyorsun ve toplumun sana dayattığı mevkiye oturuyorsun. Mecbursun. Herkes bunu bekliyor senden.

DEXPlus biz kızlara da çok güzel bir test hazırlamış; buradan uygulayabilirsiniz. Ben umutsuz vaka çıktım. Sizin durumunuz nedir ey kaderdaşlarım? :D

Ufak spoilerlı bir ip ucu. Kitabın içinde asansörde öpüşme var. Hani direkt akla, NE VAR BU ASANSÖRLERDE? gelioor. ;D

Şeblem Burcuoğlu'ndan koca avına çıkmış kızlara bir kaç öneri.

- Yeni flört etmeye başladınız, adam size mesaj attı.
Hemen mi cevap verirsiniz? YANLIŞ! En az yarım saat beklemeniz, iki kelimeden fazla yazmamanız gerekiyor.

- Bir yere gittiniz, sipariş vereceksiniz. Tavrınız ne olur?
Ben veririm mi diyorsun? BAK BAK GÖRÜYOR MUSUN GÖKTE SÜZÜLEN ŞEYİ. İşte o senin kaçan kısmetin.

-Futbolu seveceksin. Playstationa tapacaksın. Erkek erin olacak, ama onu peşinde koşturacaksın. Yok öyle ben gelirim giderim tavrı.

-Ayrılıktan sonra asla tek başına sarhoş olmayacaksın; sağlam kişilerle kafa dağıtacaksın. Öyle telefondan abuk sabuk mesaj çekmeyeceksin. Facebookdan, ölü kuş twitterdan dokundurmalı güncellemeler paylaşacaksın.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Hatice_.
151 reviews62 followers
May 13, 2016
İkinci kitabı daha çok sevmiştim...
Profile Image for Menekse Ozcelik.
16 reviews1 follower
October 2, 2020
Oldukça gerçekçi verilerle yazılmış, iyi bir gözleme dayandırılmış tanıdık bir hikaye. Yazım diline bayıldım.
Profile Image for Deniz Atakan Çamlıca.
179 reviews16 followers
August 20, 2015
"Kocan Kadar Konuş" önce filmini izlediğim sayılı kitaplardan... Gerçi bu benim için dezavantaj oldu ama o ayrı mesele... Kitap filme bu kadar iyi uyarlanmış olunca -bence yazar bu konuda inanılmaz şanslı ;)- filmi tekrar izliyormuş gibi oldum. O yüzden bazı yerleri beni sıktı. Filmin benim için iyi yönü kitabı okurken karakterler gözümde hayat bulmuş oldu, sahneler gözümün önüne geldi falan...

Evettt bahsedildiği kadar eğlenceliydi. Evett kabul ediyorum çoğu sahne çok komikti ama benim için o kadar abartılacak seviyede değildi açıkçası... Tam yaz aylarında okunmalık bir kitap... Tatile gidemediğim için benim deniz, güneş ve kitabım üçlememde yer alamasa da yolculuk esnasında bana arkadaşlık etmiş oldu. Ama kitap sadecee okurlara keyif ve eğlence verme üzerine kurulmuş sanki... Sinan ve Efsun'un o unutulmaz aşkından zerre bir şey anlamadım ve hissetmedim de... Öyle lay lay lom okudum yani, aşk manasında kitap bana hiçbir şey geçiremedi. Efsun desen, benim için kitap aslında tam kıvamında başlamıştı sonrasında kız acaip bir şeye dönüştü. Bu derecede olmaz yahuu, yeter yapma artık Efsun demekten dilimde tüy bitti. Bir yerden sonra bile bile lades demesi bunalttı beni artık... İzlerken yine katlanıyorsun da okurken çok zor! Zaten sonu desek ne alakaydı anlamadım. Zaten adama evlilik muhabbetinden gınağı gelmiş o konuşma da nerden çıktı öyle... Bu arada Murat Yıldırım olmasa Sinan'ı da pek sevemedim ya neysee ;)Umarım 2. kitap daha iyidir. herkese iyi okumalar :)
Profile Image for Nisa Akcay.
49 reviews22 followers
November 16, 2015
Kitabı okurken hoşlanmadığım yerler yok denecek kadar azdı fakat tam puanlık bir kitap olduğunu da düşünmediğimden 4 yıldızda karar kıldım.
Kitabı okurken birçok yerde güldüm. Şebnem Burcuoğlu'nun diline hayran kaldım. Uzun zamandır böyle akıcı,esprili bir dili olan kitap okumamıştım ve Kocan Kadar Konuş sıkıcı kitaplardan dert yandığım vakitte derdime deva oldu.
Konu çok başarılı bence. Günümüz Türkiye'sinde evlilik büyük dert. Ve bu "derdi" böyle komik bir dille ele alıp okuyucuya sunmak da ayrı başarı.
Reading-slunpta iseniz veya azıcık kafa rahatlatayım diyor iseniz Kocan Kadar Konuş biçilmiş kaftan. Yalnız büyük beklentilerle başlamayın, çünkü pek bir olayı yok lakin benim gibi sıfır beklentiyle başlarsanız çok keyif alırsınız.
Profile Image for Şilan.
69 reviews
May 7, 2014
Açıkçası okumaya çok önyargılı başladım. Böyle kitap mı olur falan diye. Ama cidden kahkaha attığım yerler oldu. Güzeldi güzel. Tam da yerinde bitti ama devamı falan çıksın. İstiklal Akarsu havaları sezmedim değil. Yazar onu okumuş mudur bilmiyorum ama bana zaman zaman İstiklal Akarsu okuyorum gibi geldi. Tabii onun amatörü ama olsun :DDD
Profile Image for Büs.
34 reviews
April 6, 2015
Kitabı daha önceden okumuştum. İkinci okuyuşumda ilkinde güldüğüm, sevdiğim kadar sevemedim nedense. Ama filmi... Bir harikaydı, gılı gılı sahnesinde öyle güldüm ki karnıma ağrılar girdi :D Ezgi Mola olsun Murat Yıldırım olsun gerçekten çok iyiydi. Ama orda bi Sabahattin Ali hayaleti vardı ki.. Adamın sesi öyle güzeldi ki saatlerce otursun o adam konuşsun ben dinleyeyim istedim. Mükemmeldi <3
Profile Image for Duygu.
34 reviews10 followers
May 8, 2014
Okurken metroda orda burda kendime hakim olamayip kahkahalara boguldugum ama sonu baya kotu olan kitap. Allah da seni guldursun. Komiksin kadin. Sevdim cok. Bir de sonu guzel olsaydi...
Profile Image for Fulya Arman.
106 reviews3 followers
September 1, 2014
Anlatım dili ve karakterler açısından oldukça komik ve hızla okunabilen bir kitaptı. Edebi değeri olduğunu sanmıyorum ama ağır bir kitaptan sonra kesinlikle okumaya değer.
Profile Image for Umut.
355 reviews161 followers
August 21, 2015
Summer read with lots of smiles...
Profile Image for Tamara.
706 reviews227 followers
April 27, 2015
3.5 yıldızcık

Kocan varsa varsın yoksa yoksun kızıaam!!!


Türk kadınlarının DNA’larına kodlanmış olan evlenme ve evlendirme saplantısı, ‘2 trip atim de çocuk değerimi anlasın, peşimden koşsun’ ve ‘Kaçan kovalanır’ muabbetleri bu kitapta hayat bulan temalardan sadece birkaç tanesi. Nedense her evlenmemeyi seçen kadına, sanki böyle bir seçim yapılmazmış gibi, acımasızca yapıştırılan ‘evde kalmış bu, bak görüyon mu’ etiketi yapıştırıldığı, evlenmemenin/geç evlenmenin/çocuk sahibi olmamanın (veyahut olamamanın) tabu olduğu, evlilik programlarıyla yatılıp kalkındığı bir toplumda çok da ‘normal’ kalmak mümkün değil galiba ama Efsun gayet iyi idare ediyordu işte. Ta ki canına tak edene kadar.

Konuyu özetlemek gerekirse; Efsun tüm ilişkileri hüsranla son bulmuş bir kızımızdır. Yaş 30’a merdiven dayayınca her Türk ailesi gibi Efsun’un ailesi de kızımızın başının etini yemeye başlar. Onlara göre sorun Efsun’un ilişkilere ve karşısındaki kişiye bakışında ve davranışlarındadır. Bu zamana kadar trip mirip atmamış, Whats up’lardan karşısındaki kişinin en son ne zaman ‘gördüğünü’ takip etmemiş, başkasının cep telefonunu karıştırmamış şahsiyet, ailesinin yönlendirmeleriyle 180 derece dönüp kendisiyle yakından alakası olmayan Kezbanımsı bir karaktere bürünüyor. Bu oyunda da diğer başrolü ilk aşkına veriyor. Ancak, tabi hiçbir şey beklediği gibi gitmiyor Efsun’un.

Tam bir Türk ailesi komedisi olan bu kitap yer yer aşırıya kaçarak ’aman be, bunun da kurgu olduğu belli’ dedirtse de kendisini zevkle okutuyor. Özellikle çoğu konuşmanın ve bazı durumların cuk diye oturduğunu söyleyebilirim. Pucca ve türevlerine nazaran ben bu konuda bu kitabı daha başarılı buldum açıkçası. Sanki daha elit ve belli bir gruba yönelik değil de bazı yönlerden daha geniş bir kitleye hitap ediyor. Sanki daha bizden; sadece Büyükşehir kitlesine, oradaki bazı yaşamlara yönelik değil. O kitapları yadırgadığımdan değil ama sanki bu kitap biraz daha bizden gibi. Biraz daha sevimli.

Kafası evliliğe kodlanmış Türk kızı vb. betimlemeler gerçekten hedefi tam 12’den vurmuş hissi uyandırıyor insanda okurken. Ben böyle şeyler yapmıyorum ki deyip sonradan kendinizin yalancısı çıkmayın yalnız, dikkat!




Dil basit ve kolay anlaşılır. Bir çırpıda bitirilebilir kitap. Oldukça kısa, yani bir an' ama ben 19 TL’yi buna mı verdim? Bu niye bu kadar kısa?!' dedim açıkcası ama gereksiz uzatmasındansa hooop diye kısacıktan kesmesi mevzuyu daha iyi olmuş galiba. O sonla bu kitabın devamı gelmezse bu kitabı da devamı gelmeyen hüzünlü kitaplar kategorisine eklicez mecburen.




Bütün bunlar ne yazık ki arada türünün klişelerine kapılıp gitmediği anlamına gelmiyor kitabın. Sonradan gey çıkan ve iyi arkadaş olunan erkek kadrosu burada da Selindrella gibi doldurulmuş hemen. Böyle şeylere ihtiyacı yokmuş bence kitabın, sırıtıyor burada sanki biraz bu mesele.

Ya da . Yani ne gerek var bunlara,laf olsun da torba dolsun diye eklenmiş bunlar resmen.




Kore dizisi izliyorum zannettim kendimi bir an ben de. Her şeyin çözümlenmesi son dakkalara kaldı ama son gene bağlanmadı, gene bağlanmadı. Ben şimdi devamı için nassı 1 sene beklim? Bu işkence değil de ne, sorarım size.

En ‘kıl' olduğum mesela ise sayfa 203’te Kürk Mantolu Madonna’nın sonunun söylenmesi. Ya bu kadar olur ya, pes! Niye söylüyorsun sonunu bacım? Spoiler seven bünyem bile kaldıramadı bu kazığı. Yaslardaydım. Yakın bir zamanda okuyacaktım ben o kitabı, halbuki.



Sevgili yazar sonraki kitapta napıyoruz, buna dikkat ediyoruz. Evet tekrarlayalım;



ALINTILAR

Gerçek şu ki Türk kızının altındaki bezi atıp, lazımlığa oturmaya başladığı an ile çevresindeki tüm kadın akrabaların onun adına iyi kısmet dilemeye başladığı an aynıdır.

Bazen karşınızdakinin gözlerinde bir anlam yakalarsınız belki de o an için gerçekten samimi olan. Sonra adam işe yaramazın teki çıksa bile siz yakaladığınız anlama kilitlenip kalırsınız. Adamı değil o anlamı seversiniz aslında. Buna literatürde ‘vakit kaybı’ denir.’

Kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde bu böyle olmayabilirdi düşüncesi, yoksa insan mukadder telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazır.

Bazı insanların kalbi iyilikle doludur. Size enerji verirler, yükseltirler. Bazıları da kararmış tahta masalarında sizi de yanına oturtur, kanınızı emerler. Siz tükendikçe kendilerine bağladıklarını sanırlar. Onlara gül verirseniz, 'Dikeni elime battı' derler. Siz güvenmek isterseniz, onlar ‘Kızım, herkes birbirini aldatır, gerçek dünyaya dön’ diye sizi sarsarlar. Bu dangalaklarla uğraşırken bir de bakarız iyi olan elimizden kaçırmış.

Ey Türk kızı! Birinci vazifen, 10 saniyelik basit bir konuyu 1 saatlik problem yumağına dönüştürmek üzere erkeğine trip atmak, onu çıldırmak, zıvanadan çıkarmaktır!

Kadın tecrübe edindikçe kalbini daha hızlı açıp hemen sonuç almak istiyor. Karşısına çıkan her erkeğe ‘bu mu acaba’ diye potansiyel gözüyle bakıyor ve beklenti çıtasını yükseltiyor. Bir ilişki yaşamaya başlayınca da sabır kotası dolduğu için ‘haydi sonuca varalım hemen durumuna geçiyor.Çünkü yanı zamanda kadının biyolojik saati de işliyor.


Kıssadan Hisse: Valla benimkiler iyi gene. Daha ananem benim evlendiğimi görmeden ölmek istemediğini söyleyip her ortamda ağlama yetisine sahip kıvama gelmedi. Ya halen gencim -ki öyleyim evet- ya Oscarlık performans sergileyemiyor kendisi ya da beni pek sevmiyor. Hep kuzenimi daha çok sevdiğinden şüphelenmişimdir zaten, erkek çocuğu değil mi hıh al bak kanıtım var artık. Hain anane, elmamı bile kuzenimin aksine kendim soyuyorum ben.


Profile Image for Freyja (semi-hiatus).
190 reviews3 followers
September 20, 2016
Bir şekilde okuyup bitirdiğim için iki yıldız verdim.

Öncelikle başkarakter ve anlatıcı Efsun bana kitabın ilk bölümlerinden itibaren itici gelmeye başlamıştı, karaktere bir türlü ısınamadım. Sonra da ısınamadım. Kitabın hiçbir yerinde Efsun'a karşı olumlu bir şey hissetmedim.

İlk başlardaki sebep " ben çok okuyan bir kızım, o yüzden ben çok düşünürüm, diğer kızlar slk, onlar düşünemiyor, diğer kızlar gibi değilim, öyle kendime bakım falan yapmam, kuaför yüzü bile görmedim ben, çok doğal ve çok marjinal bir kızım ama diğer kızlar değil " tarzı modlarıyken;

Diğer kısımlardaki sebepse burada kendini "çok çok ayrı tuttuğu" ve aşağıladığı kız tipini dibine kadar, ölümüne bu karaktere yapışarak yaşıyor olması. Üstelik iki anne pışpışı, bir anneanne bakışı, bir kardeş gazıyla. Yani resmen fiyasko bir başkarakter, ne olduğu belli değil. Hayatı boyunca kendine yalan söyleyerek mi yaşamış yoksa yaşayan bir şaka mı anlam veremedim.

Yani o kadar anlamsız ki. Kitapta ele alınan iki tipi anlatıldığı üzere iki uç nokta karakter olarak ele alırsak, bir insan nasıl birbirinden bu kadar uzak iki noktayı bu kadar içselleştirerek yaşayabilir? Kardeşlerinin "nehh" diye baktığı hareketlerini ya da bir şey dediklerinde "Ay öyle şey mi olur!?" gibisinden tepki verdiği bir durumu iki saniye sonra uygulamaya koyması...

Ayrıca arada şunu da eklemek istiyorum, bir hanımın veya fark etmez bir erkeğin kendisiyle ilgilenmemesi "cool" mu oluyor? Bir insanın kendisine olan özsaygısından dolayı kendisine bakması, görünüşüne özen göstermesi gerektiğini düşünen bir insanımdır ben. Ama herkes elbette istediği gibi yaşar, buna da bir şey demiyorum. Ama kendisine ilgisiz olmak "övünülecek" türden bir davranışmış gibi sürekli bir yerlerde bir şeylerle dile getirilmeye çalışılması zorlama karakterimizi iyice iticileştirdi benim için.

---

Bir de kadın kadına konuşma seansları var... Bu evin anne, anneanne, kız kardeşler, teyzeler, kız kuzenler popülasyonunun yaptığı muhabbetler. Cidden bir yerden sonra kusarak okuyacaktım artık.

Bütün bu saçmalıklar silsilesini de geçtim, o evdeki baba figürü nedir Allah aşkına? Yani cidden? Var mı böyle evler? Babasının oturduğu kanepede yanına kendini atıp adam orada yokmuş gibi bir elinde cımbız kaşlarını alan, baba evdeyken kızlar toplanıp ağda partisi veren? Bu nedir cidden ya?

Bu kitaba bu kadar yorum fazladır değildir bilemem de cidden o kadar sinir oldum ki. Yani gerçekten! Spoiler vermek de istemediğimden daha birçok ilgili düşüncemi de burada belirtemedim. Aaa spoiler demişken...

Özellikle sinir olunan nokta: Çok çok sinirimin bozulduğu ve artık tamamen kopma noktasına geldiğim bir konu ise benim senelerdir okumak isteyip de bir türlü okumaya kısmet olmayan Kürk Mantolu Madonna kitabıyla ilgili spoilerın Allahının verilmiş olmasıydı. O paragraf yazılmasa, o bilgi verilmese de gayet olurdu ki bahsedilenle de açıkçası alakasız buldum zaten. Daha ne kadar olabilir derken ilk bomba burada ikincisi de son cümlede patladı. Cidden neden kitabın sonunu söylüyorsun be kadın? Senin kitabını okuyan herkes okumuş mu olmalıydı bu kitabı? Hayır, kitabın hiçbir yerine anlam falan veremiyorum.
Profile Image for İlkim.
1,470 reviews11 followers
March 23, 2014
23. ÜKG blog turu dahilinde yazdıklarım Kitap Esintisi adresinde.

Profile Image for Sıla Filiz .
158 reviews12 followers
June 22, 2014
Bu kitabı aldıktan sonra hakkında ufak bir araştırma yaptım. Çünkü normal insanlar benim yaptığımm bu işi kitabı almadan yapıp, kitabı almaktan vazgecebiliyorlar. Huyum kurusun!!! Anlatılanlara göre kitap tam bir kezban manifesto kitabıydı. Kitaba başlamadan aldığıma pişman oldum. Hatta böyle aldığım ''tırt'' kitapları daha önce okurum ki gözümün önünden toz olup, kitaplığın en ücra köşelerinde çürümeye yüz tutsunlar diye daha önce okurum.( iskender kebabın pidelerini önce yiyip etlerini sonradan keyifle yemeye saklamak, lakin doymak gibi bişey bu!!!) Aman yarabbii okudum bitiyor bitti derken kapağı bir kapadım. Ben kezbanların önde bayrak tutanıymışım.... Bi hoşuma gitti bi hoşuma gittii. Efendim daha resmiyet kazanmasada gayri resmi olarak hayatımı 20 kediyle paylaşıp, cesedimin 30 gün sonra bulunacağı kesinleşti. Aslında bakarsak hepimizin içinde bir efsun var, başkalarının gazıyla biz biz olmaktan çıkıyoruz. böylece burnumuz dertten çıkmıyor. Doğal bir anlatım, hoş bir konu. Hepimizin hayatından kareler var. Bu yüzden çerezlik bir kitap olaraktan okuyunuz. Valla benim yüzümü güldürdü. azıcık eğlendim, hayat tantanasından biraz uzaklaştım. Lakin bir ''oyş be kitaba bak'' kitabımı hayır. Bir kült olabilir mi asla. :)
Profile Image for Buse Tüzün.
Author 53 books34 followers
September 19, 2014
Aslında, zamanında çok olumlu yorumunu okuduktan sonra başlamadan hemen önce de olumsuz yorumlarını okuyup, beğenmem eğer böyleyse diyerek başladım kitaba. Başlarında biraz sıkıldım diyebilirim. Daha sonradan aktı gitti. Gerçekten yazar eğlenceli bir dil ile yazmış. Benzetmeleri çok hoştu. Fakat karakterimiz Efsun bir ara beni çıldırtacaktı. Kızım yıllar sonra bulmuşsun Sinan'ı. Sen ne dinliyosun milleti ? Adam seni sen olduğun için seviyor di mi? Neyse onu da artık evde kalmanın verdiği paniğe veriyorum :D Kitap eğlenceli olsada kahkahalar ile gülmedim. Gülümsedim sadece. Biraz da abartıldığını düşünüyorum açıkçası. Sonuna gelince. Kitabın sonunda, okumak istediğim Kürk Mantolu Madonna'nın sonunu öğrendiğim için, ne desem bilemiyorum -_- spoiler yedim resmen. Çok garip bi şekilde bitti ama Sinan artık ne der bilmiyorum. Haklı çocuk. Neyse belki 3.5dan 4 verebilirdim ama. 3 veriyorum. Okusanız pişman olmazsınız. Ama okumasanız, bir şey kaybetmezsiniz.
Profile Image for DeeDee.
86 reviews8 followers
January 26, 2015
Abartisiz yuzumde hep bir gulumsemeyle okudum dersem yeridir, hatta trende kendime engel olamayip, tum dikkatleri uzerime cekerek sesli bile guldum :))
Oldukca eglenceli, ozellikle 30unu gecmis ve bekar olanlarin hergun maruz kaldigi (ki ben bizzat cok iyi bilirim) diyaloglarla dolu.
Sonu pek bekledigim gibi olmasa da, cok rahat okuyabileceginiz ve bol bol guleceginiz bir kitap.

Kocan varsa varsin, yoksa da gecmis olsun. Hele ki bir de 30'una gelip de bekar kaldiysan bu dunyada yatacak yerin yok!

Evli misin?
Ya nisanli?
Sevgilin var mi?
O da mi yok!
Yas Kac?
Hmm anlasildi.
Sen en iyisi bu kitabi bir oku. Yalniz degilsin Turk  kizi! Senden cok var- ay bunuda yanlis anlayip trip atarsin sen simdi.
Yok, oyle demek istemedik. Ailen, cevren, esin-dostun-arkadasin-kankan, hepsi evlilik lafi ediyor degil mi? Ama zor is.
Koca bulmak COK zor is arkadas…

Cok yasa Efsun!!
Profile Image for Gülay Akbal.
589 reviews18 followers
July 17, 2016
yorumları okuduğum zaman filminin çoktan izlemiştim, niye bu kadar düşük puan verildiğini anlayamadım açıkçası. bende çok yüksek bir puan vermedim belki ama kitabı yerden yere vurmyacağım. yüksek sesle gülüp, altını çizeceğim bir kaç yer bile var kitapta. Kısaca su gibi okunan be eğlenceli bir kitap. belki fiyatı daha uygun olsa daha da çok satar...
Profile Image for Merve Şahin.
478 reviews18 followers
October 16, 2020
Pucca'dan sonra bu türde okuduğum ve keyif aldığım sayılı kitaplardan biri. Yazara öncelikle çok şaşırdım. Kurumsal hayattaki birinin böylesine sıcacık bir romantik komedi yazmasını hiç beklemezdim. Efsun belki de her kitapsever kızın kendini gördüğü bir karakter oldu. Gerçekten bu kitabı herkese tavsiye ederim. İnsanın içini tarçınlı kurabiye gibi yapıyor.
Displaying 1 - 30 of 119 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.