“Haksız tahrik indirimi, isyankâr itaatsizleri öldüren erkeklere ‘erkeklik indirimi’ uygulayarak kadına şiddeti yasal şiddet şeklinde meşrulaştırma aracıdır. Eril tahakkümün hukuk kültüründeki kalesidir.”
Haksız tahrik indirimi, Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde cinsiyete dair herhangi bir ifade bulunmasa da, asıl olarak kadın cinayetinin cezasının indirilmesi anlamına geliyor. Bu indirim, cezasızlık sorununun bir parçası olduğu kadar, hukuk düzeni ile ataerkil düzen arasındaki “fikir birliği”ne de işaret ediyor. Feminist hareketin “erkeklik indirimi” demesi, boşuna değil! Erkeklerin hangi “haksız” fiiller karşısında tahrik olabilecekleri konusundaki fikir birliğini, verilen haksız tahrik indirimlerinde izleyebiliyoruz: “Cilveli cilveli” saat sormak, beyaz tayt giymek, erkekliğine laf etmek, doğum kontrol hapı kullanmak, eşinin ikram ettiği portakal suyunu içmemek…
Haksız Tahrik’te Eylem Ümit Atılgan, sayısız mahkeme tutanağı, karar metni ve gazete haberini inceleyerek, buradan çıkan bulguları derinlikli bir okumaya tâbi tutuyor. Feminist bir hukuk akademisyeni olarak, “haksız tahrik” düzenlemesinin lafzını ve uygulanmasını hukuk sosyolojisinin ve felsefesinin ışığında yorumluyor.
hazmı zor bir kitap kuşkusuz. bence oldukça iyi kotarılmış ve genel okuyucuya hitap eder bir dille yazılmış. anlaşılması güç bağlamlarla kangren edilmemiş, aksine savların, fikirlerin gerekçeleri gayet güzel verilmiş. karşıt sayılabilecek kimi fikir sahiplerinin savları da şerhi düşülerek aktarılmış. yoğun bir emekle yazılmış ama bilgiler boca edilmemiş. hazmının zorluğu dilinden, terminolojisinden, teknik hukuk bilgisinden değil yani. her kadın cinayeti davasının sonunda, isyanla karışık şaşkınlığımızın hemen ardından gelen "e tabii, erkek adalet" dediğimiz şeyin içini daha derinden anlayabilmek adına çok önemli bir çalışma olmuş. metinde, pierre bourdieu'nün "eril tahakküm" teorisi kitapta yapılan analizin çerçevesi olarak kullanılmış. hukuk düzeni ile hukuk kültürü ayrımı, hakimlerin kadın cinayeti davalarında verdikleri kararların aslında yerleşmiş hukuk kültürüne içkin kararlar olduğu, bu kararların halkımızın örf ve gelenekleri uyarınca şaşmaz bir şekilde nasıl fail erkekler lehine, haksız tahrik indirimleri ile karara bağlandığı anlatılmış pek çok örnekle. haksız tahrik unsuru sayılmış örnekler arasında beyaz tayt giymek, izinsiz terlik almak, verilen portakal suyunu içmeyi reddetmek gibi akıl almaz şeyler var. dürüst olmak gerekirse yazarın onca titiz açıklamasına, onca literatür araştırmasına rağmen, aklımın almayı reddettiği, okuduğumu anladığımdan emin olduğum ama sanıyorum bir "başa çıkma mekanizması" olarak beynimin anlamamayı seçtiği de çok karar var metinde. ama ne var ki, bulunabildiğimiz her davada neden bulunmalıyız bence onun da cevabı var burada...
Mahkeme salonlarında kadınların öldürülmelerinin gerekçelendirilmesinde kullanılan haksız tahrik indiriminin hukuk kültürü ve uygulamalar açısından ne anlama geldiğini inceleyen yılın en iyi kurgu dışı kitabı olduğunu düşünüyorum. O dava dosyaları içimi yaktı yalnız. Okurken oldukça zorlandım.
Benim bu kitapla ilgili %100 objektif olamam çünkü yazarı en iyi arkadaşım. Bununla beraber verdiğim her yıldızı sonuna kadar hak ediyor. Günümüz Türkiye’sinin en güncel ve ciddi problemini ele alan bu kitabı okumanızı ısrarla tavsiye ederim.