An illustrated biography drawing on Hesse's own work and on the recollections of his family and friends
Bernhard Zeller depicts Herman Hesse's ancestry and childhood, spent in the small German town where Hesse was born in 1877, and traces his adolescence and early manhood. He describes his relationship with his first wife, his emigration to Switzerland in protest against German militarism, his Jungian psychoanalysis, the visit to India which inspired his narrative masterpieces Siddhartha and Journey to the East, and the breakup of his marriage. Hesse's growing literary reputation coincided with his brief second marriage, and with his peaceful later years in Montagnola spent in the company of his third wife, Ninon, whom he married in 1931. His stature was not fully recognized outside German-speaking countries until after his death in 1962. Zeller also recalls Hesse's circle of friends, including his famous contemporaries such as Thomas Mann and Andre Gide. This valuable documentary portrait is illustrated with photographs from Hermann Hesse's private collection. In addition, it includes a bibliography and chronology.
Hesse’nin yapıtlarının içeriğini kendini anlatım, kendini çözümleme, kendisiyle ve çevresiyle hesaplaşma çabası oluşturuyor genellikle; romanlarında bile bir deneme havası soluyorsunuz. Onun yaşam serüveninin izlenmesinde ek kaynaklara ihtiyaç yok, yapıtları yazarın dış ve iç yaşamına açılan kapıyı aralıyor önümüzde; hatta Hesse’nin yaşamıyla örtüşüyor.
Manastır okulunda okuyor, kütüphanede, kitabevinde çıraklık, kalfalık yapıyor. İçten içe Tanrı’yla, dünyayla cebelleşip duruyor, kendini çoğu zaman dışlanmış, terk edilmiş hissediyor... İçkili lokantalara dadanıyor bir dönem, sağda solda sürtüyor, ona buna borçlanıyor; Heine’yi, Gogol’ü, Turgenyev’i, Goethe’yi elinden düşürmüyor. Ruhunda esen havanın barometresi, taşkın bir neşe, hüzün ve ahlaki bir mahmurluk arasında alçalıp yükseliyor.
Yapıtlarıyla kalabalıklara değil, tek kişilere yönelmek ister Hesse, yazdıklarının yayınlanmasına fazla değer vermez. Hayatının gerçeğini hep eylem oluşturur, 85 yaşına kadar çalışkanlığını ve akıl sağlığını yitirmez. Yazarlar, ressamlar ve müzisyenlerle sıkı dostluklar kurar (Kendisi de bir sürü resim yapmıştır).
Politika, milliyetçilik, hatta vatanseverlik, ona uzak kavramlardır. Yazar olarak “bireysel insanlık davasının” yanında yer almayı tercih etmiştir, toplumsal değil! Ancak yine de yazdığı yazılarda Alman ulusunu kendini tanımaya ve sağduyulu davranmaya çağırmıştır.
Yapıtları genelde bir ruh biyografisidir. İki kutup arasında gidip gelir yaşam; yalnızca içgüdüyle-us ya da ermişlikle-sefahat düşkünlüğü arasında değil, sayılamayacak kadar çok kutup çiftleri arasında... Kendisi de içedönüklükle dışadönüklük arasında gidip gelir ömrü boyunca; bu ikisi arasında Budizm’i andıran bir “orta yol” bulmak istercesine. Aynı şekilde yerleşiklikle göçebelik arasında da gider gelir, birini öbürüne tercih edemez görünür, ama benim tespitim, göçebelik ağır basar çoğu zaman. Diğer gidip gelmede de içedönüklük ağır basar bana kalırsa. Onun uygulamaya çalıştığı dışadönüklük ve yerleşiklik biraz zorlamadır bana göre, ya da diğerinden bıktığı zaman koştuğu bir sığınaktır.
Birkaç HH kitabı okuyup özümsedikten sonra onun biyografisini de okumak farzdır.
Hermann Hesse'yi okuyanlarin sevbilecegi bir eser yine de mutlaka okunmasi gerekir diye dusunmuyorum. Hesse zaten romanlarinin cogunda kendi yasantisindan yansimlari bir sekilde anlatiyor. Ve bunlari onlarin serlri icinde gören bir okuyucusu olarak tekrari yasadim diyebilirim. Guzel bir anlatim yazar hakkinda kacirdiklarim var mi diye merak ederseniz okuyun derim.
Çok iyi bir biyografi. Koyu bir Hesse sever olarak ben çok keyif aldım okurken, yazara dair birçok detay öğreniyorsunuz. “Edebiyatın yaşam gerçeği üzerine etkisi” cümlesi ile bitiriyor biyografiyi Zeller. Derin yaşam sorgusunda hep yanımda hissettiğim Hesse’ye bir mektupta ben yazmak isterdim.
1930’da bir okuyucuya yazdığı mektupta Hesse; Benim için Knulp ve Demian, Siddharta, Klingsor, Bozkırkurdu ya da Goldmund’dan her biri bir ötekinin kardeşidir, her biri ele aldığım temanın bir çeşitlemesidir. Diye açıklar. Yapıtlarının çok odalı evindeki başkişilerin tümü Hesse’nin kendi ruhunun biyografileri, kafada üretilen yeni yeni yaşamöyküleridir.
Fairly decent biography, by all accounts. It covers the vastness of Hesse's life, but tends to get bogged down in publication details at the expense of larger themes (at points). This is not to say that the larger through-lines of Hesse's life are not covered; rather, the balance is not always struck. Strikingly, there is almost nothing of his relationships to his children (if there were any — though two served as his pallbearers, so they must have had some sort of relationship) and barely anything about his wives. We get some names and dates, but nothing of substance, which seems odd. The biography presents a great deal from Hesse's letters and journals, which augments the text enormously and gives us a good glimpse into Hesse's head from his own point of view. I'd say that one should read this biography only after reading widely of his works, and then probably alongside another biography to fill in the cracks.
Kitaptan: "Yapıtlarının çok odalı evindeki başkişilerin tümü Hesse'nin kendi ruhunun biyografileri, kafada üretilen yeni yeni yaşamöyküleridir. Benim için Knulp ve Demian, Siddharta, Klingsor, Bozkırkurdu ya da Golmund'dan her biri bir ötekinin kardeşidir, her biri ele aldığım temanın bir çeşitlemesidir"
Książka pozwala głębiej wejść w świat Hermanna Hessego, lepiej zrozumieć przekazywane przez niego treści i "złożyć w całość" jego życie z twórczością. Hesse pisze prostym językiem o skomplikowanych emocjach, które można zrozumieć tym łatwiej, że znajduje się ich odbicie w sobie. Martin Buber: "Hesse służył temu samemu celowi zarówno przez to, co pisał, jak i przez to, jaki był w działaniu jako człowiek, jako homo humanus, występując zawsze tam, gdzie było trzeba, w imię całości i jedności istoty ludzkiej."
I suppose I would have liked this a bit better if I had read more books by Hesse, because now a lot of this didn't make that much sense to be and I also didn't want to be spoiled. The writingstyle was a bit dry and there were too many, too long quotes by Hesse used througout the book, but overall it was okay.
Hermann Hesse'nin bu biyogrofisini okumamla ona olan hayranlığım kat be kat arttı. Gerek Hesse kitaplarından alıntılarıyla gerek dünya görüşünün bilmediğim yönleriyle vurgalanmasıyla muazzam bir eser!
The three stars are a shot at objectivity. The biography is an interesting read, properly written, to the point and "close" to the author. But it's by no means a riveting read. But if you have a strong liking for Hesse you should not hesitate and read it.
A very basic biography of Hermann Hesse, somewhat randomly enriched by black and white photographs. It is a good overall introduction into the life of Hesse, but it could have done with better source references.