Paperback. 14,00 / 21,00 cm. In Turkish. 288 p. "Annem Kur'an okurdu, babam ansiklopedi. Ahlakimi annemden, bilimimi babamdan almisim. Çocuklugum sefertasi gibi bir apartmanda geçti. Üç katliydi, kizartma kokardi." April Yayincilik heyecanla sunar. Bahadir Cüneyt Yalçin. Yeni bir eve tasiniyorsunuz. Deli saçmasi, Ispanyol paça mektuplar almaya basliyorsunuz. Mektuplari yazanin semtinizde bulunan hapishanedeki bir mahkûm oldugunu anliyorsunuz. Bir aksam eve geliyorsunuz ve… Deli mahkûm karsinizda… Ve sizin kahramani oldugunuzu söylüyor! Kus kafesi kokan, duvarlari kitap sayfalariyla kapli bir evde spor yazilari yazan inovatif anarsist Ali. Ugruna hapisten kaçilan Selin, ugruna hapise düsülesi cevval Sevval. Pirlanta asker Muhterem, utanmaz mafyöz Tanju. Aleksi bir polisiye, Aleksi bir dram, Aleksi Pavloviç. Tren, katir, traktör ve kahkaha dolu bir yol hikâyesi… Mütevazi Bir Intikam. "Bizi kelimeler kurtaracak."
1982’de doğdu. Dergâh, GQ, Penguen, OT, Sabit Fikir dergilerinde, Afili Filintalar internet sitesinde yazdı. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Ankara’da yaşıyor. Kitapları: Mütevazı Bir İntikam, Hep Lunapark, Eski Karım Uzaya Gidiyor, Serüvengiller, Kuş Lokumu Sözlüğü, Şapşallar, Kral Kule, Öpüyorum Avantajlarından, Yine Şapşallar
"Dönmedolap yuvarlak; yükselsen de, alçalsan da bindiğin yerde ineceksin. Bir gün vaden dolacak, mezara gireceksin; o zaman artık tozdan ve çamurdan şikâyet edemeyeceksin." Çok zekice yazılmış bir kitaptı. Ve kurgusunun da oldukça özgün olduğunu düşünüyorum. Alper Canıgüz bir, Bahadır Cüneyt Yalçın iki. :)
"Yılan da biraz talihsiz.O sarılır, sen saldırıyor sanırsın."
"Pirincin içindeki taş gibiyim. Beni arıyorlar ama dışlamak için"
"Işık gölgeden eski. Yetmez mi? Biraz iyimser ol"
"Halat çekme yarışı 1900 - 1920 arasında olimpik spordu. Sonra ilkokul piknikleri müfredatına girdi. Allah kimseye böyle bir kariyer düşüşü nasip etmesin."
"Çünkü modern küçük acılar geri planda yankılanmayı sürdürerek beyni meşgul eder ve işletim sistemini yavaşlatır"
"katiller de okur"
"Yirmi birinci yüzyıl insanının en büyük pişmanlıklarından biri, uyandığında yapması gerekenleri yapmayıp uyuduğu için duyduğu pişmanlık değil mi"
"Özleyeceğini bile bile gitmek olmasaydı ne edebiyat ne de kargo şirketleri hayatta kalabilirdi"
"Otis Taylor’dan ‘Nasty Letter"
"Televizyon kumandasının hiç basılmayan tuşları gibiyim. Renkli ve güçlüyüm ama hiçbir şeyi değiştiremem"
"İnsanların kirpiklerinin beyazlayıp beyazlamadığını düşündüm. Galiba kirpikler hep genç kalıyordu"
"Tarihte ilk sırıkla atlamacı aynı zamanda ilk asker kaçağıydı"
"Halat çekme yarışı 1900 ile 1920 arasında olimpik spordu. Sonra ilkokul piknikleri müfredatına girdi. Allah kimseye böyle bir kariyer düşüşü nasip etmesin"
"Kadınların en iyi yaptığı şeydir, kendini suçlu hissetmeni sağlamak. Beraber olsan da olmasan da. Bana bak, hayatta her şey geçer ama bazı şeylerin izi kalır... Sivilcelerin prensibi de budur"
"Ben aldığım kitabın kasa fişini içine koyarım. Okurken yediğim çikolataların, çiğnediğim sakızların kâğıtlarını filan da arasına koyarım. Kafamdan düşen saç telini de. Hatta ne içiyorsam ondan küçük bir damlayı sayfaya zerk ederim. Zaten altını çizdiğim satırlar oluyor. Nadiren not alırım ama onlar da var. Böylece kitap bir hatıra defterine dönüşür"
"Birbirini tanıyan ve seven kimseler kavga ediyorlar, birbirini tanımayan ama sevmeye başlayanlarsa şakalaşıyorlardı"
"Algının Geometrisi’ idi değil mi? Jacques DeVilla"
"Askere gittin mi sen?” “Hayır, tecilliyim.” Bu soruyu ister babanız ister üç yaşındaki yeğeniniz sorsun, genelkurmay başkanı sormuş gibi cevap veriyorsunuz"
"Yani ileri görüşlülük diye bir şey yoktur, kafein ve konsantrasyon vardır"
"Mark Twain; ‘Kurgu ihtimalleri bir araya getirir. Gerçek bunu yapamaz’ diyor. Sadece gerçeğe odaklanırsan hakikati kaçırırsın"
"Düşünde bisiklet alınmış, uyandığında gerçek olmadığını anlayan çocuk gibi içim buruluyor"
"Kutadgu Bilig gibiyim. Herkesin bildiği, kimsenin okumadığı"
Zekice bir araya getirilmiş kelimelerle dolu bir serüven! Serviste, otobüste okunmaması tavsiye edilir. Kendiniz olaylara kaptırmış gülerken, çevrenizdekilerin de size güldüğünü farketmenizi sağlar..
Kitaba başlarken böyle bir olay örgüsü beklemiyordum. Benim için çok farklı bir kitap oldu Mütevazı Bir İntikam. Karakterler sıradışı oldukları kadar içimizden biriydiler. Yazım dili çok içtendi, sadeydi. Ama bu kitap için aklımda hiçbir şey yok nedense. Belki de alışılmadık olduğu içindir...
Tek kelime ile harikaydi. Baslarda cok fazla karakter var ve sikici gidiyor falan diye huysuzluk etmistim fakat bir yerden sonra elimden birakamadim :) Edebiyatimizda boyle guzel ve eglenceli romanlara daha cok ihtiyacimiz oldugunu dusunuyorum
BCY sanki cümle değil de, rakamlar yerine mizah kullanılmış denklemler kuruyor. Afilifilintalar'ın ayrılıklarla durgunlaştığı dönemde siteyi tek başına ayakta tutan bir yazardan başka türlüsünü beklemek olmazdı zaten. Velhasıl iyiydi, çok iyiydi. "Bizi kelimeler kurtaracak."
"Evlilik geceleyin akla gelen parlak fikre benzer.Sabah kalktığında hala heyecanlandırıyorsa iyi fikirdir." "Kadınlar neden böyle?Neden en acil durumlarda bile kandırıldıklarını,kullanıldıklarını sanıyorlar?Bir uçurumun kenarından düşmek üzereyken elimizi uzatıp yardım istesek,Ellerim olmasaydı gene beni sever miydin? diye soruyorlar." "Kutadgu Bilig gibiyim.Herkesin bildiği ,kimsenin okumadığı." "İnsanlık tahterevalliye binmeye benzer.Ağır ya da kalabalıksan kontrol sendedir ama böyle gökyüzüne yükselemezsin." "Pirincin içindeki taş gibiyim.Beni ayıklıyorlar ama dışlamak için." Hoşuma giden bir kaç cümleyi buraya yazayım diye başladım ama baktım ki sonu gelmeyecek bu cümlelerin.Herkese hitap etmeyebilir ama absürd roman sevmeyenler bile kitaba bir göz gezdirmeli.Cümleler çok zekice kurulmuş ,benzetmeler çok komik.Kitaba çok ara vermeden okumak karakterleri olayları karıştırmamak açısından iyi olur.Bahadır Cüneyt yeni bir kitap yazsın da okuyalım bence,çok keyifliydi.
Konu bayağı bir ilerleyip de Şevval karakteri dahil olana dek sayfa başlarındaki sembollerin anlamsız olduğunu düşünmüştüm.
Bölümler heyecanımı kestiği için okurken daraldım.
Afilli abiler buraları okuyor mu bilmiyorum ama belirtmek isterim ki hemen hemen hepsinin neredeyse aynı tarzda yazması çok sıkıcı. Yapmayın. Murat Menteş, Murat Menteş olarak kalsın. Barış, Barış olsun falan. Lütfen utanın ve biraz kendiniz olun.
Eğlenceli miydi? Evet biraz. Güldüm bazı yerlerde. Aleksi'nin bazı cümleleri de güzeldi. Ama aşk mektupları facia.
Senaryosu tekrar çekilmiş bir türk filmi izliyormuş gibi okudum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Aklıma çokça deli defterini getirmiş, eski dostum Cüneyt'in bana Alsancak kokan kitabı.
Çok inat ettim okumayacağım diye ama sonunda merakıma yenildim.
İlk kitapta herşeyi birden söyleme, hatta boca etme isteğine yenildiğini öncelikle söylemeliyim. Ama çok eğlenerek okudum. Gülümseten bir yazın bulmak bu kadar zorken sen gülümsetmeyi çok güzel başarmışsın. Biraz geç de olsa tebrik ederim.
Roman arasında karakter geçişleri çok karmaşık olmuş. Bir kaç sayfa okuduktan sonra anlatıcıyı keşfettiğim çok oldu.
Bahadır Cüneyt Yalçın kesinlikle şans vermeniz gereken bir yazar. Bu da onun ilk kitabı. ilk kitap için oldukça iyi. Kitabın başlarında sıkılabilirsiniz ama sakın elinizden bırakmayın devam edin ortalarına geldikten sonra sonu nasıl gelmiş anlamayacaksınız. Murat Menteş seviyorsanız Bahadır Cüneyt Yalçın ı da severek okursunuz.
Esprili, eğlenceli ve sürükleyici. Karakterler bazen birbirine karışsa da zaman içinde taşlar yerine oturuyor. Lakin kahramanları hep çok "doğru." Kişisel zaafları, yanlışları olmayan, hataymış gibi sunulan özellikleri ise meşru görülecek durumlardan kaynaklanan kişiler. Kötüler ise elbette çok kötü. Cinsiyetçi genellemeler ise TR'de yazılan romanlardaki ortalama kadar.
'Afili filintalar' qrupuna aid yazarlarda həqiqətən işıq var, amma ədəbi ideya dərinliyi yoxdu, açıq danışaq. Dönə-dönə vurğuladığım 'la syndrome de turka' ,yəni ki, türklük sindromudu bu. Sujet qurmağı bacarmırlar. Kotabı yazmağa başlayanda çox əla ideyalar, zəngin fikirlər, rəngbərəng personajlar. Amma zamanla ideyanın təkəri boşalır. Çünki kitabı yazmağa başlayanda əldə ideya yox idi, sadəcə maraqlı personajlar var idi.
İkincisi, eyni üslub Murat Menteş və Alper Canıgüzdə də var idi, bu məlumatbazlığın aazı bir az çox olmadı ki, yoldaşlar?
''Rakamlar zengin edebilir hatta mutlu bile edebilir, ama bizi kelimeler kurtaracak''
Afilli filintiların Kuş Lokumu. Bahadır Cüneyt Yalçın romancılığa harikulade bir kitapla başlamış. kitabın başlarında Ali'leri ayırt etmek güçleşiyo bu nedenle İlk bölümleri dikkatli okumak lazım. Kitabın tanıtımda da dediği gibi ''Aleksi bir polisiye, Aleksi bir dram, Aleksi Pavloviç''. Ne ararsan var bu kitapta. Okuyun, Okutun!
April Yayınevi ve absürt mizah öğelerini gördüğüm için hemen aldığım kitaptan beklediğimden daha fazla keyif aldım. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki alanının en bilinen yazarı Murat Menteş'in kitaplarından bile daha akıcı gitti roman. Hem olay örgüsü hem de karakterler gayet güzel işlenmiş. Yer yer güzel bilgilere de rastlıyorsunuz.
Murat Menteş'in kitaplarındaki gibi bi konuda bi karakter çok bilgili ve o bilgisini olur olmadık yerde söylüyo. Hikaye güzel, Ali'ler çok fazla. Ara vermeden okunmalı yoksa kaçıyo ipin ucu. "afilli filintalar"
Kitapta bir tane bile gereksiz kelime diyalog yoktu diyebilirim. Olay örgüsü o kadar iyi düzenlemiş ki kendinizi olayın içinde buluyorsunuz. Alper Canıgüz sevenlerin seveceğinden eminim. Mütevazı bir intikam gibisi yoktur okuyun derim :)
Polisiye olduğunu iddia eden bir romanda birden fazla tesadüf keyif kaçırır. Dili güzel, tipler neşeli, laflar eğlenceli. Bir sonraki romanı çok daha güzel!