Papalık makamı ve devletinin kurucu yasası, Vatikan'ın gizli arşivlerinde "Donatio Constantini" başlığıyla yer alan Büyük Konstantin'in vasiyet belgesi, dünya tarihinin en büyük sahtekârlığı, Avrupa'yı Asya'dan ayıran siyasal oluşumun temel yalanıdır.
Böyle bir vasiyet yoktur. Papalık devleti bir tezgahtır ve Papa'ların ne ruhani, ne de siyasal meşruiyeti vardır. Büyük Konstantin'e atfedilen sahte vasiyet, Hıristiyan dünyaya önderlik ve devletler üstü yetki makamını, Konstantinopolis'ten Roma'ya kaydırmaya yaramıştır.
Bir Hıristiyan Masalı, 1684 yıl önce dünyanın merkezi İstanbul'a karşı kurulan çokuluslu komplonun, polisiye tadında tarihidir. İstanbul, 1123 yıl süreyle Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi. Sadece 561 yıldır bizim mülkümüz. Geçmişini doğru okuyamazsak, geleceğini çaldırabileceğimiz bir mücevher.
Mine G.Kırıkkanat, Ankara doğumlu bir İstanbul’ludur. Fevzi Atlıoğlu İlkokulu, Notre Dame de Sion Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunudur.
Türkiye’nin ilk kadın mizah yazarı olarak başladığı yazın yaşamına, Cumhuriyet’in İspanya, Milliyet’in Fransa muhabirliği ve Radikal’deki köşe yazarlığıyla devam etmiştir.
TV5Monde kanalının yabancı gazetecileri arasında yer alan Kırıkkanat, edebiyat alanındaki varlığını roman, öykü ve deneme türünde pek çok eserle sürdürmektedir.
İsminde yer alan "G." kısaltması oğlu Gökçe Asova'nın isminden türetilmiştir.
İlk eşi olan ünlü yazar Çetin Altan'dan sonra bir ara da Daniel Colagrossi ile evlendi. Bu nedenle yaşamının farklı dönemlerinde, kaleme aldığı kitaplarda farklı isim ve imzalar kullandı. En bilinenleri Mine G. Kırıkkanat ve Mine G. Saulnier'dir.
Mine Kırıkkanat ın kitabını bitirdim ama aynı konuyu tekrar tekrar anlatması ve tek konu temelinde internet üzerinden bulunabilecek bilgileri derleyerek resimlerle biraz uzatılmış bu kitabı oluşturması bana yeterli gelmedi. Okuduğum diğer araştırma kitapları ile kıyaslayınca çok zayıf kalıyor. Arka yüzünü okuduktan sonra 186 sayfa okumaya da çok gerek yok diyor insan.
kitap vatikan devletinin ve papalik makaminin meşruiyetini sorguluyor. benim için oldukça bilgilendirici oldu. hıristiyanliga, mezheplerine dair bilgim arttı. ancak kitapta asıl hoşuma giden ıstanbul un geçmişine dair bilgiler oldu. kariye muzesinden, fatih camiinden önce orda ne olduğundan haberdar oldum, istanbul un kurucusu büyük konstantinin hıristiyanlar ve tarih için ne denli önemli bir sahsiyet olduğunu öğrendim. netice olarak gerçekten bilgilendirici bir kitap.
Öncelikle çok özgün bir konu, güzel bir dille anlatılıyor. Hıristiyanlık tarihinin en temel ayrımının aslında nasıl bir emperyal mücadele nedeniyle doğduğunu, dil ve dinin toplumlar üzerindeki etkisini ve yakıcı sonuçları çok güzel özetliyor. Yazar malum, kendi politik görüşü ve fikirlerini de esere zikretmekten geri durmuyor. Kitabın son kapanış cümlesinde roma ve osmanlı’ya atıf yapıp sıra bize ne zaman gelecek denmesi; diğer bir deyişle kitabın istanbul ne zaman el değiştirecek anlamına gelen soruyla bitirilmesi ise yazarın densizliği olarak yorumlanmalı.
Tarih sever bir kişi olarak beğendim. Bazı olaylar, diğer başka kitaplarda daha farklı anlatılıyor. Sonuçta tarih dediğimiz şey üzerinde anlaşmaya varılmış masallar. Dolayısı ile hangisinin doğru olduğuna dair bir yorum yapamam. Yazarın ilginç bir de tezi var. Bunu ilk kez duydum. Ortodoksluk ile Katoliklik arasındaki ayrışmanın öncelikle lisan temelli olduğunu ileri sürüyor. Kısaca bence güzel, okuyun.
Vatikan'ın gizli arşivlerinde "Donatio Constantini" başlığıyla yer alan Büyük Konstantin'in vasiyet belgesi, dünya tarihinin en büyük sahtekârlığı bu kadar güzel anlatılmazdı. Harika bir kitap...
Tarih seven okurlarin hosuna gidecektir. katolik nedir, ortodoks nedir, hiristiyan mezhepleri niye ve nasil olusmustur sorularina cevap bulabilirsiniz. Cevaplari bulurken hikayenin istanbul etrafinda sekillenmesi biz Istanbullular veya Türkler icin ayrica ilginc. Uzerinde yasadigimiz topraklarin tarihini ve onemini hatirlamak takriben de kiymetini bilmek icin bu kitap cok hos bir firsat. Negatif noktalara gelecek olursam; Degerli yazarimiz kendi de belirttigi gibi bazi bölümler cok kisa özetlenmis ve yüzeysel kalmis, bir de kaynakcada www.wikipedia.org görmek hosuma gitmedi.
Israrla "Hristo" İsa'nın Yunancası'dır diye yazmış yazar. En az üç yerde geçiyor. Bu temel bilgi dahi yanlış. Tarihlerde ve kronolojide yanlışlar var. Çarpıcı kitap yazmak isterken gerçeklerle hayallerin bir çorbasını yapmış yazar. Ancak mezhep ayrımını dil üstünden tarifi dikkat çekici. Sırf bu vurgu için okuduğuma pişman olmadım. Ama araştırma kitabı denemez. 3. sınıf lisans öğrencisi ödev olarak bu kitabı yapmış olsa orta-yüksek bir not verirdi hocası muhtemelen.
Kitap içerisindeki konu örgüsünün bir tutarlılığı yok. Yazarın erken Hristiyanlık tarihi konusunda paradigma değişimine yol açacağı iddiaları olmasına bu konuda detaylı Teoloji, Latince, Yunanca ve hatta tarih bilgisine sahip olduğu konusuysa tartışmalı.
Mine Kirikkanat muhtesem bir yazar oldugu icin kitabin biraz daha iyi yazilmis olmasini beklerdim ama konu muhtesem, ilgiyle okudum, cok sey ogrendim. Umarim tercume edilir.