What do you think?


Bir Dem Ankara
Ankara deyince çoğunlukla aklımıza devlet bürokrasisinin asık yüzü gelir. Ankara’yı bilmeyenler için haberlerde izlenenler öncelik taşır, ağırlanan yabancı devlet adamları, yapılan basın toplantıları, meclis görüşmeleri… Oysa Ankara, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Türkiye aydınlanmasının da başkentidir. İlk zamanlarından başlayarak yeni kurulan bir devletin benimsediği yeni yaşam biçiminin de temsilidir. Bu nedenle İstanbul’un imparatorluk tozuna bulanmış ışıltısından farklı bir kültürel vahadır. Lokantaları, mekânları ve aydınlarıyla, özellikle de yetmişli yıllarda Türkiye’nin geleceğe dönük yüzünü taşır. Ankara’da doğup büyümüş, aydın kimliklerini ana babalarından devralmış iki aydın, Eren Aysan ile Zeynep Altıok Akatlı, çocukluklarından beri tanığı oldukları bu Ankara’yı anlatıyorlar bize. Okudukları, dinledikleri ve yaşadıklarıyla… Onlara adlarını dizinde de bulabileceğiniz binden fazla kişi eşlik ediyor.
340 pages, Paperback
Published January 1, 2024
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 1 of 1 review
August 8, 2024
Doğma büyüme Ankaralı Eren Aysan ve Zeynep Altıok Akatlı, çocukluklarından beri tanığı oldukları Ankara’yı lokantaları, barları ve mekanlarından yola çıkarak anlatıyorlar, anlattırıyorlar.
Ankara’nın edebiyat mahfilleri, yazarların sanatçıların buluştuğu kahvehaneleri, pastaneleri, lokantaları, barları daha önce de araştırmalara konu olmuştu. Başkentin simgesi haline gelmiş Ankara Palas, Karpiç, Üç Nal Lokantası, Fresko Bar, Kürdün Meyhanesi, Gar Lokantası, Kalem Meyhanesi, Şükran Lokantası gibi mekanların öykülerini, müdavimlerinin anılarını biliyorduk ama bu araştırmalar genellikle 70’li yıllara kadar geliyordu. Zeynep Altıok Akatlı ve Eren Aysan “Bir Dem Ankara”da bu mekanları tanıtarak anlatarak, anlattırarak başlıyorlar ama bence esas ağırlık noktası 70’ler ve sonrası.
70’ler deyince de herkesin ilk aklına gelen Piknik olmuş. Daha sonra Tavukçu, Mülkiyeliler Birliği, Körfez Lokantası, Kardelen Ankaralı edebiyatçıların buluşma noktaları olarak belirginleşiyor. Ama çok özgün yerler de var. Net Piknik, Keremeyle, Siyah Beyaz, Kumsal gibi bazılarını biliyordum ama Cappodocia, Su’dem, Valör gibi adını duyup gitmediklerimin öykülerini öğrenmiş oldum. Tabii ki Ankara Ulus ve Kızılay’dan ibaret değildi. Küçükesat’ta, Aşağı Ayrancı’da da hoş mekanlar varmış. Onları da öğrendim.
Ankara’nın bir özelliği de meslek birliklerinin lokalleridir. Mülkiyeliler’in yanında Ormancılar, Jeoloji Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Çağdaş Gazeteciler gibi sivil toplum örgütlerinin lokalleri de edebiyatçıları ağırlardı. Ben de Ankara Garı’nın bir köşesine gizlenmiş Demiryolcular lokaline gittiğimizi anımsarım.
Zeynep Altıok Akatlı ve Eren Aysan “Bir Dem Ankara”da güzel bir yapı kurmuşlar. Önce mekanları tanıttıktan sonra oranın müdavimlerine ve mümkünse sahiplerine ya da işletmecilerine anlattırmışlar. Bu yazıları tamamlamak üzere de çerçeve yazılar diyebileceğim, Ankara’nın yaşadığı kültürel değişimi, kaybedilen insanları, mekân ve değerleri ve yaşam biçiminin muhafazakarlaştırılmasını yorumlayan makalelere yer vermişler. Kitabı okuyup bitirdiğinizde cumhuriyetin kuruluşundan 2000’lere dek Ankara’nın yaşadığı değişimi mekanları izleyerek, tanıkları dinleyerek okuyor, öğreniyorsunuz. Çünkü “Bir Dem Ankara”da anlatılan sadece mekanların öyküsü değil aynı zamanda o mekanlarda şair ve yazarların yaşadıkları, anıları da. Oralardan edebiyat eserleri, yayıncılık projeleri, dergiler çıkmış. Onların da öykülerini öğreniyorsunuz.
Ankara’nın edebiyat mahfilleri, yazarların sanatçıların buluştuğu kahvehaneleri, pastaneleri, lokantaları, barları daha önce de araştırmalara konu olmuştu. Başkentin simgesi haline gelmiş Ankara Palas, Karpiç, Üç Nal Lokantası, Fresko Bar, Kürdün Meyhanesi, Gar Lokantası, Kalem Meyhanesi, Şükran Lokantası gibi mekanların öykülerini, müdavimlerinin anılarını biliyorduk ama bu araştırmalar genellikle 70’li yıllara kadar geliyordu. Zeynep Altıok Akatlı ve Eren Aysan “Bir Dem Ankara”da bu mekanları tanıtarak anlatarak, anlattırarak başlıyorlar ama bence esas ağırlık noktası 70’ler ve sonrası.
70’ler deyince de herkesin ilk aklına gelen Piknik olmuş. Daha sonra Tavukçu, Mülkiyeliler Birliği, Körfez Lokantası, Kardelen Ankaralı edebiyatçıların buluşma noktaları olarak belirginleşiyor. Ama çok özgün yerler de var. Net Piknik, Keremeyle, Siyah Beyaz, Kumsal gibi bazılarını biliyordum ama Cappodocia, Su’dem, Valör gibi adını duyup gitmediklerimin öykülerini öğrenmiş oldum. Tabii ki Ankara Ulus ve Kızılay’dan ibaret değildi. Küçükesat’ta, Aşağı Ayrancı’da da hoş mekanlar varmış. Onları da öğrendim.
Ankara’nın bir özelliği de meslek birliklerinin lokalleridir. Mülkiyeliler’in yanında Ormancılar, Jeoloji Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Çağdaş Gazeteciler gibi sivil toplum örgütlerinin lokalleri de edebiyatçıları ağırlardı. Ben de Ankara Garı’nın bir köşesine gizlenmiş Demiryolcular lokaline gittiğimizi anımsarım.
Zeynep Altıok Akatlı ve Eren Aysan “Bir Dem Ankara”da güzel bir yapı kurmuşlar. Önce mekanları tanıttıktan sonra oranın müdavimlerine ve mümkünse sahiplerine ya da işletmecilerine anlattırmışlar. Bu yazıları tamamlamak üzere de çerçeve yazılar diyebileceğim, Ankara’nın yaşadığı kültürel değişimi, kaybedilen insanları, mekân ve değerleri ve yaşam biçiminin muhafazakarlaştırılmasını yorumlayan makalelere yer vermişler. Kitabı okuyup bitirdiğinizde cumhuriyetin kuruluşundan 2000’lere dek Ankara’nın yaşadığı değişimi mekanları izleyerek, tanıkları dinleyerek okuyor, öğreniyorsunuz. Çünkü “Bir Dem Ankara”da anlatılan sadece mekanların öyküsü değil aynı zamanda o mekanlarda şair ve yazarların yaşadıkları, anıları da. Oralardan edebiyat eserleri, yayıncılık projeleri, dergiler çıkmış. Onların da öykülerini öğreniyorsunuz.
Displaying 1 - 1 of 1 review


